Ana Sayfa
Tarİhçe
F.Meçhuller
Faİller
Garİplİkler
Delİller
MeclİsRaporu
Yok mu?
Ö.H.Daİresİ
Örgütlenme
Yenİ Hedef
Laİklİk
Tasfİye
Susurluk
Arşİv
Kİtaplar
A.Harun
İletİşİm
Dİğer
ManŞetlerİmİz
TARTIŞMAFORUMU
13.08.2001 'den beri:
 Ziyaretçi: 2317306
Her Tür Hak İhlallerini İhbar edin ki Elbirliği ile zulmü engelleyelim ve Adaleti Sağlayabilelim.. Adalet Platformu
 Adresimiz www.kontrgerilla.com veya kontrgerilla.brinkster.net veya ergenekon.ws şeklindedir. Emektar adresimiz http://www24.brinkster.com/aharun hizmetini sürdürmektedir.
AnaSayfa | Tarih | FMeçhul | Fail | Gariplik | Delil | TBMM | Yokmu | ÖHD | Örgüt | YeniHedef | Laiklik | Tasfiye | Susurluk | Arşiv | A.Harun | İletişim | Diğer | Manşetler | Forum | İHBAR ET
Ergenekon, Balyoz ve benzer soruşturmaları engelleme çabalarıErgenekon soruşturma sürecinde ele geçen silahlar
 •  Yeşil yaşıyor, yakalama kararı çıktı  •  Balyoz davasında 73. duruşma  •  İkinci Ergenekon'da 156. duruşma  •  Dink cinayetinde 'Özel Harp' izi
Balyoz davasında 72. duruşma. Balyoz davasına 72. duruşma ile deva..
İkinci Ergenekon'da 155. duruşma. İkinci Ergenekon davasına 155. d..
Dink cinayetinde 18 karanlık nokta. Hrant Dink suikasti davasından..
Eşref Bitlis olayının karakutuları. Eşref Bitlis’in 19 yıl önce uç..
En büyük gasteci bizim darbeci!. Ergenekon davalarında tutuklu yar..
Çillioğlu'nun otopsisi lojmanda yapılmış. Albay Kazım Çillioğlu’nu..
Kozinoğlu kalp krizinden ölmemiş. Odatv davasının tutuklu sanığı i..
Doğan'dan tutuksuz sanığa muhbir iması. Balyoz davasına 71. duruşm..
Ergenekon işkencesine 45 yıl hapis. Üç astsubayı hipnoz ve işkence..
Temizöz davasında 29. duruşma. Temizöz davasında tutuklu sanık Ciz..
Manşetlerin tümünü görmek için tıklayın

SON HABERLER

 HABERLERİN TÜMÜ

Yeşil kod adlı Mahmut YıldırımYeşil yaşıyor, yakalama kararı çıktı
Albay Kazım Çillioğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılık, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ile 'Bozo' kod adlı Yusuf Geyik için mahkemeden yakalama kararı çıkarttı. Savcı, yurtdışında yaşadığına dair çok sayıda tanık ifadesi bulunan Yeşil'in kırmızı bültenle aranması ve yakalanması için Adalet Bakanlığına da müracaatta bulundu.

07.02.2012 12:31 Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürüttüğü 1994 yılında lojmanında intihar ettiği iddia edilen Albay Kazım Çillioğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılık, ''Yeşil'' kod adlı Mahmut Yıldırım ile ''Bozo'' kod adlı Yusuf Geyik'in yakalanması için mahkeme kararı çıkarttı. Malatya Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı başvuruda, bu kişiler hakkında arama ve yakalama kararı çıkarılmasını istedi. Mahkeme de, savcılığın talebini olumlu bularak, bu kişiler hakkında arama ve yakalama kararını çıkardı. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği ayrıca, ölümleri şüpheli bulunan Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ile Eski..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(07 Şubat 2012 12:31)

Balyoz davasında 73. duruşma
Balyoz davasına 73. duruşma ile devam ediliyor. 365 sanıktan 226'sının katıldığı duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Tutuksuz sanıklardan emekli Yarbay Mehmet Seyfettin Alevcan'ın savunmasında soruşturmayı başlatan savcıyı alaya alması üzerine mahkeme başkanı tepki gösterdi. Sanık Alevcan daha sonra mahkeme başkanına bazı sorular sormaya başladı. Soruların devam ederek sanığın hakimi sorgulaması gibi tuhaf bir durumun ortaya çıkması üzerine mahkeme başkanı tekrar tepki gösterdi.

07.02.2012 14:02 2003 yılında Birinci Ordu Komutanlığı'nda 'Balyoz' kod adıyla darbe planlandığı iddiasına ilişkin, Orgeneral Bilgin Balanlı, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu'nun da aralarında bulunduğu 249'u tutuklu 365 sanıklı davanın 73 duruşması görülüyor. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(07 Şubat 2012, 14:02)

İkinci Ergenekon'da 156. duruşma
İkinci Ergenekon davasına 156. duruşma ile devam ediliyor. Savunmaların alınmasına ara verilen duruşmada, sanık ve avukatların talepleri alınıyor.

07.02.2012 12:12 İkinci ''Ergenekon'' davasına 156. duruşma ile devam ediliyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan küçük salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekili olan gazeteci Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun da aralarında bulunduğu 15 tutuklu sanık ile 'Odatv davası' kapsamında tutuklu olan bu davanın tutuksuz sanığı Yalçın Küçük katıldı. Tutuklu sanıklardan 1. Ordu eski Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon, CHP Zonguldak Milletvekili ve Başkent Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün gelmediği duruşmada, tutuksuz sanık Mehmet Ali Çelebi de hazır bulundu. Tutuklu sanık Mehmet Haberal, tutuklandığı 17 Nisan 2009 tarihinden bu yana duruşma salonuna hiç gelmediği gibi..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(07 Şubat 2012, 12:12)

Dink cinayetinde 'Özel Harp' izi
Hrant Dink cinayeti davasında beraat eden polis muhbiri Erhan Tuncel'in Dink cinayetinde araştırılması gereken 18 karanlık noktaya dair açıklamaları büyük yankı uyandırdı. Sabah yazarı Mahmut Övür, Tuncel'in açıklamalarındaki bazı ayrıntılara dikkat çekiyor. Dink cinayetinde birbirine topuk selamı veren kişilere dikkat çeken Övür, cinayetin ardında Özel Harp Dairesi'nin (ÖHD) bulunduğunu iddia ediyor, iddiasını başka bulgularla da destekliyor.

07.02.2012 10:39 Pazar günü Star gazetesinde Helin Şahin imzalı çok önemli bir haber vardı. Haberde, Hrant Dink davasının neden ve kimler tarafından kilitlendiğini en iyi bilecek isimlerden biri olan "muhbir" Erhan Tuncel'le konuşulmuştu. Tuncel, cevabı aranan 18 madde sıralamıştı ama içinden birkaçı bilinen bir adresi işaret ediyordu. Cinayetin kilit ismi Yasin Hayal'in Bayrampaşa Cezaevi'nde kimlerle görüştüğünden, Trabzon'daki Jandarma'ya sık sık gidip gelmesine, ilgili polislerin sorgulanmamasına hatta İstanbul emniyetinde bilinçli bir görmezlikten gelmenin..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(07 Şubat 2012, 10:39)

Dink cinayetinde 18 karanlık nokta
Hrant Dink suikasti davasından 18 gün önce beraat eden Erhan Tuncel, cinayetteki 18 karanlık noktayı anlattı ve 'Yasin Hayal cezaevinde bu cinayet için bizzat hazırlandı. Onu ziyaret edenlerin listesi ortaya çıkarılmalı' dedi.

05.02.2012 21:11 Suikast sonucu öldürülen gazeteci Hrant Dink cinayeti davasından 18 gün önce tahliye edilen Trabzon Emniyeti eski Yardımcı İstihbarat Elemanı Erhan Tuncel, Dink cinayetinde karanlıkta kalan noktaları anlattı. Star gazetesinin haberine göre, Ergenekon yapılanmasının cinayetin tam merkezinde olduğunu söyleyen Tuncel şunları söyledi: "Cinayete gelinen süreçte bir hedef gösterilme aşaması var. Cinayeti Ergenekon örgütü işledi. 2009 yılında tamamlanması düşünülen bir darbe planı vardı. Hükümeti uluslararası alanda yalnızlaştıracak, güvenlik bürokrasisini alt üst edecek çok ince planlanmış bir cinayet işlenmek istendi. Hrant Dink’in seçilme nedeni ise, Türkiye’yi dışarıda iyi temsil ediyor olmasıydı. Dink, Türkiye’yi zor durumda bırakmak isteyen ulusalcıların hedefiydi. Yasin gerçekten Ergenekon yapılanması içinde..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(05 Şubat 2012, 21:11)

Eşref BitlisEşref Bitlis olayının karakutuları
Eşref Bitlis’in 19 yıl önce uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi olayında verecekleri bilgilerle olayı aydınlatabilecek ancak susmayı sürdüren 3 isim tespit edildi. Suikast olasılığını içeren şüpheli kazanın kara kutuları olarak adlandırılan bu isimler; dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, dönemin Kara Havacılık Okulu Komutanı Tuğgeneral Armağan Kuloğlu ve uçağa son anda binmekten vazgeçen dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin. İlk isim olan Güreş'in savcılığa ilginç bir itirafta bulunduğu, buzlanma diye gösterilen düşme sebebinin kendilerince uydurulduğunu belirttiği ortaya çıkmıştı. Kuloğlu, uçağın buzlanmadan düştüğü raporunu veren yetkiliydi. Güreş'in başka ne bilgiler verdiği, diğer iki ismin niçin ısrarla sustukları merak ediliyor.

05.02.2012 11:03 Eşref Bitlis’in 19 yıl önceki şüpheli ölümü sonrası Doğan Güreş’in hafta içinde yaptığı itiraflar gözleri yeni isimlere çevirdi. Şüpheli bir uçak kazası sonucu 17 Şubat 1993 tarihinde şehit olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in hayatını kaybettiği uçak kazası soruşturma..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(05 Şubat 2012, 11:03)

Mustafa BalbayEn büyük gasteci bizim darbeci!
Ergenekon davalarında tutuklu yargılanan gazeteciler bazı çevrelerce basın kahramanı olarak yansıtılıyor, sadece gazetecilik faaliyetinden dolayı hapiste tutuldukları iddia ediliyor. Bugün gazetesi yazarı Gülay Göktürk ise köşe yazısında, bunun böyle olmadığını, örneğin Ergenekon tutuklusu gazeteci Mustafa Balbay'ın darbecilere nasıl akıl verdiğini ve yol gösterdiğini somut örnekle açıklayarak yargılananların darbeciler ve darbecilik olduğunu gösteriyor. Odatv davasından da örnekler veren Göktürk, darbecilerin Ergenekon soruşturmasını etkisiz kılmak için şimdiye kadar çeşitli yöntemler denediklerini, son olarak da basının susturulmak istendiği yalanını dillendirdiklerini belirtiyor. Göktürk, Ergenekon'un çökmediğine, en az zayiatla hayatta kalmaya çalıştığına da dikkat çekiyor.

04.02.2012 14:57 Gülay Göktürk (Bugün): Darbeciden basın kahramanı yaratmak.. Hani bütün o süreçleri birebir izlemesek; Mustafa Balbay'ın darbeci paşalarla nasıl birlikte iş tuttuğunu, kalemini onların hizmetine vermekle kalmayıp bir de başarılı bir darbe yapmak için nasıl akıllar verdiğini kendi..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Şubat 2012, 14:57)

Kaşif KozinoğluKozinoğlu kalp krizinden ölmemiş
Odatv davasının tutuklu sanığı iken cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde 'cinayet' şüphesi arttı. Adli Tıp'ın ön incelemesinde, Kozinoğlu'nun kalp krizinden ölmediği tespit edildi. İncelemelerde herhangi bir kan pıhtısının kalp damarlarını tıkamadığı görüldü. Kriz vakalarının en önemli sonucu sayılan kalp dokusu ölümü de tespit edilemedi. İkinci aşamada, alınan örnekler üzerinde zehir taraması yapılacak.

04.02.2012 12:25 MİT'çi Kaşif Kozinoğlu, Oda TV soruşturmasının en dikkat çekici isimlerinden biriydi. Devletin 'gizli' belgelerini Oda TV'ye sızdırmakla suçlanan Kozinoğlu, 10 Mart 2011'de Silivri Cezaevi'ne gönderildi. Hâkim karşısına çıkmasına 13 gün kala hayatını kaybetti. Ancak iddia edildiği gibi kalp krizinden ölmediği ortaya çıktı. Alınan bilgilere göre, otopside doku örneklerini inceleyen Adlî Tıp uzmanları 'kalp krizi' vakalarında rastlanan temel verileri tespit edemedi. Damarlarda darlık olduğu fakat bunun kriz geçirtecek kadar ciddi olmadığı belirlendi. Herhangi bir..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Şubat 2012, 12:25)

Doğan'dan tutuksuz sanığa muhbir iması
Balyoz davasına 71. duruşma ile devam ediliyor. 365 sanıktan 197'sinin katıldığı duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Balyoz lideri olmakla suçlanan tutuklu sanık eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, savunmasını yapan tutuksuz sanıklardan emekli Tümgeneral Abdülkadir Eryılmaz’a dolaylı suçlamada bulundu ve onun gizli tanık ya da muhbir olduğunu ima etti. Herkesin tutuklanmasına karşın Eryılmaz'ın tutuklanmadığını, üstelik de Balyoz seminerinde sunum yapmış olması ses kayıtlarıyla da ortaya çıktığı halde tutuklanmadığını belirterek 'açıkça siz kayrılmışsınız' dedi.

03.02.2012 13:09 2003 yılında Birinci Ordu Komutanlığı'nda 'Balyoz' kod adıyla darbe planlandığı iddiasına ilişkin, Orgeneral Bilgin Balanlı, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu'nun da aralarında bulunduğu 249'u tutuklu..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(03 Şubat 2012, 13:09)

Ahmet Zeki ÜçokErgenekon işkencesine 45 yıl hapis
Üç astsubayı hipnoz ve işkenceyle sorgulayan Zeki Üçok için savcı 45 yıl hapis istedi. Askeri savcı Zeki Üçok, işkence ve hipnozlu sorguyu uygularken Ergenekon bağlantılı 'Karargah Evleri' askeri soruşturmasını yürütmekteydi. Sonradan Ergenekon savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulanıp tutuklanmasıyla da ortaya çıktığı gibi Ergenekon'un TSK'ya sızmış en gizli askeri yapılanmasına karşı yürüttüğü bu soruşturmayı savsakladı. Hipnozlu sorgularla elde edilecek ifadelerle Karargah Evleri soruşturmasına karşı 'Işık Evleri' soruşturması oluşturulacak ve ardından yürütülecek operasyonlarla büyük bir gürültü koparılarak Ergenekon soruşturması baltalanmaya çalışılacaktı. Bu girişim Albay Dursun Çiçek'in kaos planındaki direktiflere de birebir uygundu.

03.02.2012 15:11 Kayseri Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı'nda görevli üç astsubayın hipnozla işkence altında ifadelerini almak suçundan yargılanan Askeri Savcı Ahmet Zeki Üçok ile hipnoz uzmanı ve emekli Yarbay Gürol Doğan'ın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya mağdur..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(03 Şubat 2012, 15:11)

OYAK'ta belge imha paniği
Emniyete 'OYAK grubunun Ergenekon ilişkilerini gösteren belge ve CD’ler imha ediliyor' ihbarı geldi. Ertesi gün yapılan teknik takip bu ihbarı doğruladı. İhbara göre, TÜBİTAK’ın 'Alparslan Arslan’ın görüntüleri silinmiş' raporunun ardından OYAK şirketlerinde Ergenekon’la ilgili belgeleri imha paniği yaşandı. Emniyete mektupla gelen ikinci ihbarda da, tüm OYAK şirketlerinde, grubun Ergenekon ile bağlantılarını gösteren belge ve CD’lerin üç gün süren bir imha operasyonundan geçtiği iddia edildi.

03.02.2012 11:09 Danıştay saldırganı Alparslan Arslan’ın keşif günü görüntülerinin silinmesi ve saldırı günü Danıştay güvenlik kamera sisteminin devre dışı bırakılması soruşturması kapsamında yeni delillere ulaşıldı. Arslan’ın görüntülerinin silindiğine yönelik TÜBİTAK bilirkişi raporunun medyaya yansımasının ardından OYAK’ta imha operasyonu yapıldığı iddia edildi. Emniyete gönderilen ‘OYAK grubunun Ergenekon ilişkilerini gösteren belge ve CD’ler imha ediliyor’ ihbarından bir gün sonra teknik takibe takılan bir telefon görüşmesinde, şüphelilerin OYAK arşivindeki..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(03 Şubat 2012, 11:09)

İlker BaşbuğBaşbuğ iddianamesi mahkemede
İnternet andıcı kapsamında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame mahkemeye gönderildi. İnternet andıcı davasıyla birleştirilmesi istenen iddianamede Başbuğ, örgüt yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüsle suçlandı.

02.02.2012 15:42 İnternet andıcı soruşturmasında tutuklanan eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında iddianame hazırlandı. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede Başbuğ tek şüpheli olarak yer aldı. İstanbul Başsavcı Vekili Fikret Seçen tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde gönderildi. İddianamenin, internet andıcı davasıyla birleştirilmesi talep edildi. 39 sayfalık iddianamede tek şüpheli olarak yer alan Başbuğ'un "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(02 Şubat 2012, 15:42)

27 Nisan muhtırasına soruşturma açıldı
Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmayı 12 Eylül soruşturmasına bakan Savcı Kemal Çetin yürütecek. Platformun daha önceki suç duyurusu üzerine 28 Şubat darbe süreci için de soruşturma başlatılmıştı.

02.02.2012 10:08 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı.Adalet Platformu Başkanı Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan açıklamasının sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan açıklamasıyla ilgili olarak dönemin askeri sorumluları hakkındaki suç..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(02 Şubat 2012, 10:08)

Başbakan: Menemen ile Danıştay aynı
Başbakan Erdoğan: 'Danıştay olayı patlak verdiği zaman yandaş basınlarıyla beraber bize saldırdılar. Bu ülkenin muhafazakar insanlarına, dindar insanlarına saldırdılar, 'irtica bu işi yaptı' dediler. Kendi gazetelerini gidip bombalayanları, kalktılar bize fatura etmek istediler. Arkadan İttihat-Terakki'nin devamı olan zihniyet çıktı. Bizzat Gazi Mustafa Kemal'in kurdurttuğu Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın başına gelenlere bakın. 27 Mayıs öncesindeki provokasyonlara bakın. 12 Eylül öncesinde, 28 Şubat öncesinde yaşananlara bakın. Encümen-i Daniş'e bakın. Neler dönüyor neler. Kahramanmaraş olaylarının Çorum olaylarından, 1 Mayıs hadisesinin Sivas olaylarından, Menemen hadisesinin Danıştay saldırısından farkı, sadece zaman ve mekan farkıdır. Yoksa senaryo aynıdır.'

02.02.2012 11:30 Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısını böyle yorumladı: "Danıştay olayı patlak verdiği zaman yandaş basınlarıyla bize saldırdılar. Bu ülkenin muhafazakar insanlarına, dindar insanlarına saldırdılar, 'irtica bu işi yaptı' dediler. Ancak arkadan İttihat-Terakki'nin devamı olan zihniyet..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(02 Şubat 2012, 11:30)

Yarbay kontrgerillayı deşifre etti
Dün internette yayınlanan bir özel kuvvetler yarbayının ses kaydı gündemi sarstı. 12 sene Özel Kuvvetler'de aktif görev yapmış olan Yarbay Nesimi Soner Dedeoğlu'nun açıklamaları kamuoyunda 'kontrgerilla' olarak bilinen bu güçleri tekrar gündeme getirdi. Yarbay ses kaydında, Ergenekon yapılanmasının ve PKK terör örgütünün kontrgerilla ya da Gladyo olarak da bilinen Özel Kuvvetlerle ilişkisini anlatıyordu: 'Özel Kuvvetler'de maalesef Ergenekon diye bir şey var. Ergenekon'dan tutuklu olan herkesin nerde görev yaptıklarını, nerde ne şekilde kullanıldıklarını biliyorum. Abdullah Öcalan da Murat Karayılan da devletten gayri nizami harp eğitimi almış kişilerdir. Cem Ersever, Abdullah Çatlı'dan farkları 10 yıl görev yaptıktan sonra öldürülememiş olmalarıdır.'

01.02.2012 16:06 Dün internette yayınlanan bir özel kuvvetler yarbayının ses kaydı gündemi sarstı. 12 sene Özel Kuvvetler'de aktif görev yapmış olan Yarbay Nesimi Soner Dedeoğlu'na ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı, Ergenekon yapılanmasına ve PKK terör örgütünün Gladyo/kontrgerilla olarak da..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Şubat 2012, 16:06)

Nazlı IlıcakHer taşın altında 'The Cemaat' mi var?
Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak'ın son kitabı, Ergenekon, Balyoz, Dink cinayeti ve Oda TV davası gibi gündemdeki birçok konuya ışık tutuyor. Yazar, resmi belgelere dayanarak dile getirdiği analizlerde, bir kesim tarafından Ergenekon davalarını karalamak için yapılan dezenformasyona dikkat çekiyor.

30.01.2012 11:58 Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak'ın son kitabı "Her taşın altında 'The Cemaat' mi var?" yayınlandı. Ergenekon, Balyoz, Dink cinayeti ve Oda TV davası gibi gündemdeki birçok konuya ışık tutulan kitapta Ilıcak, resmi belgelere dayanarak analizler yapıyor ve bir kesim tarafından Ergenekon davalarını karalamak amacıyla yapılan dezenformasyona dikkat çekiyor. Ergenekon davalarını etkisiz kılmak ve kendilerini perdelemek için, 'en iyi savunma saldırıdır' taktiği ile hareket eden bu kesimler her taşın altında Fethullah cemaatini arıyor. Yıllardır laik kesimleri en hassas yerinden vurarak kışkırtmayı amaçlayan, 28 Şubat sürecinde aczmendileri ön plana çıkararak darbeye meşruluk kazandırmaya ..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(30 Ocak 2012, 11:58)

Muhittin YenikeçeciSu uyur cuntacı uyumaz: İşte ispatı
İnternet sitelerinde dün yayınlanan ve İstanbul Garnizon Komutanı Tuğgeneral Muhittin Yenikeçeci'ye ait olduğu iddia edilen ses kaydı, 'Türkiye'de vesayet bitti' diyenlere açık ve net bir cevap oldu. Yeni Akit Ankara Temsilcisi Yener Dönmez 'her şey bitti, vesayet rejiminin beli kırıldı, Türkiye normalleşti. Balyoz'dan içeride olan üst düzey subaylar bırakılmalı, Ergenekon davasında da tahliyeler yapmak lazım' diye atıp tutanlara bu ses kaydını dinlemeleri tavsiyesinde bulunarak, şöyle sordu: 'Normalleşme bu mudur?'

28.01.2012 13:08 Yener Dönmez (Yeni Akit): Paşayla açık açık.. Türkiye'de sorunların çözümsüzlüğünün en önemli nedeni çifte söylem, çifte görünüm. İnsanlar etnik kimliklerini, dinlerini, ideolojilerini, dünya görüşlerini gizliyor. Bu gizlilik nedeniyle de “kripto” dediğimiz faaliyetler gerçekleşiyor. Ülkemizin zayıf kalması için bilinçli olarak yapılmış bu. Osmanlı'da aksine herkesin kimliğiyle, diniyle, mezhebiyle, milliyetiyle, etnik yapısıyla bilinmesi için özel önem gösterilmiş. Her şey açıklık üzerine kurgulanmış. Kemalizm “tek tip”i dayatarak, aslında farklı etnik ve dini..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(28 Ocak 2012, 13:08)

Baykal'ın kasedi Kılıçaroğlu'nu gerdi
CHP'yi yeniden dizayn etmek için piyasaya sürülen skandal kasedin örgütlü suç kapsamında incelemeye alınması, kaset sayesinde liderliğe gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu rahatsız etti. Eski lider Baykal'a ait kaset soruşturmasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, 'Önümüzdeki günlerde göreceksiniz, özel yetkili savcı, CHP ile ilgili bir dosya çıkaracaktır. İsimsiz ihbar mektuplarını koyacaktır herhalde' dedi. Diğer taraftan olayın arkasındaki örgütün ortaya çıkarılmaması için CHP'deki Brütüs'ler ne gerekiyorsa yapmış. Baykal'ın o dönemdeki avukatı Şahin Mengü'nün, soruşturmanın kadük kalmasına yol açacak şekilde başvuru yaptığı anlaşıldı. Soruşturmayı savsaklayan savcı ise Ülker Tarhan döneminde YARSAV'a girdi ve daha sonra başkan yardımcılığına getirildi.

27.01.2012 10:16 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal ile milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen uygunsuz görüntülerle ilgili soruşturmayı 'örgütlü suç' kapsamına alırken, dosyada yaklaşık iki yıldır hiçbir ilerleme kaydedilmemesinin arkasında yatan gerçekler..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(27 Ocak 2012, 10:16)

Üzeyir GarihErgenekon savcısı Garih dosyasını açtı
Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın işadamı Üzeyir Garih cinayetinin 'müstakil' olarak yeniden soruşturulmasına karar verdiği ortaya çıktı. Dosya Ergenekon Savcısı Cihan Kansız'a teslim edildi. Garih'i öldürmek suçundan müebbet ağır hapis cezası alan Yener Yermez'in avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, 'Garih cinayeti basit bireysel bir eylem değildir' ifadelerini kullanıyor. Dosya 2010'da Ergenekon savcısı Zekeriya Öz tarafından açılmış ve Yermez sorgulanmış, ancak somut herhangi bir ilerleme yaşanmamıştı.

24.01.2012 11:56 İşadamı Üzeyir Garih, 25 Ağustos 2001'de İstanbul Eyüp mezarlığında Küçük Hüseyin Efendi'nin mezarını ziyaret ettikten sonra, arabasına binerken, bir hayat kadınıyla ilişkiye girmek üzere Eyüp Mezarlığı'nda bulunan Yener Yermez tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Üzeyir Garih'in katil zanlısı Yener Yermez, Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(24 Ocak 2012, 11:56)

OYAK, Ergenekon talimatıyla kuruldu
Danıştay saldırısında kameraları kararttığı gerekçesiyle 7 kişinin tutuklandığı OYAK güvenlik şirketine yönelik soruşturmada Ergenekon sanıklarından ele geçirilen kritik bir belge gündeme geldi. Tuğgeneral Veli Küçük, Ümit Oğuztan, Şener Eruygur, Ufuk Akkaya, Tuncay Özkan gibi isimlerde ele geçirilen 'Security A.Ş. Uluslar Arası Güvenlik Şirketi Projesi İstanbul/26 Haziran 2000' isimli dokümanda 'istihbarat görevlerinde uzmanlaşmış emekli bir albayın başkanlığında güvenlik şirketi kurulacağı' belirtiliyor. OYAK Güvenlik şirketi ve onun tutuklanan genel müdürü emekli albay Orhan Çoban'ın özellikleri belgeye tam olarak uyuyor.

24.01.2012 10:09 Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay saldırısında, OYAK Güvenlik yeniden tartışmaların merkezine oturdu.Şirkete 3 Ocak'ta yapılan operasyonun ardından önemli bilgiler gündeme geliyor. Tutuklanan eski OYAK Güvenlik Genel Müdürü Orhan Çoban'ın (emekli albay) Emniyet'teki sorgusunda, şirketin Ergenekon'la irtibatı üzerinde durulduğu öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Çoban'a sanıklarda ele geçirilen "Security A.Ş..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(24 Ocak 2012, 10:09)

Erhan Tuncel de Ergenekon dedi
Hrant Dink davasında beraat eden Erhan Tuncel, karar duruşmasından önce, cinayetin arkasında Ergenekon terör örgütünün olduğunu iddia etti. Öldürülen Dink'in yakınlarının ve avukatlarının, yargılanan sanığın, yargılayan hakimin ve savcının, kısacası davadaki tüm tarafların örgüt var dediği halde davanın örgüt yok şeklinde sonuçlanması kamuoyunun kafasını karıştırdı. Öyle görünüyor ki, Danıştay davasının benzeri yaşanacak. Yani, Ergenekon ile irtibatlarını gösteren bulgular nedeniyle Yargıtay, Dink davasının Ergenekon davasıyla birleştirilmesini isteyecek. Ardından Dink cinayeti, en baştan ele alınarak soruşturma derinleştirilecek.


20.01.2012 10:54 Hrant Dink davasında beraat eden Erhan Tuncel, karar duruşmasından önce Zaman'ın sorduğu soruları el yazısıyla kaleme aldığı mektupla cevapladı.Tuncel, avukatı aracılığıyla gazetemize ulaştırılan mektubunda, cinayetin arkasında Ergenekon terör örgütünün olduğunu anlatıyor. Dink'in, hayatının son üç yılında hedef gösterildiğini ve işlenen cinayetin masum kitlelerin üzerine yıkılmaya çalışıldığını aktarıyor..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(20 Ocak 2012, 10:54)

İlhan CihanerCihaner'e şok: Yeniden yargılanacak
CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Erzincan Başsavcılığı sırasında, 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' çerçevesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla Yargıtay'da yargılanacak. Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi, Cihaner'in milletvekili dokunulmazlığının terör suçu için geçerli olmadığına karar vererek dosyayı Yargıtay'a gönderdi.

17.01.2012 18:08 CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Erzincan Başsavcılığı sırasında, "İrticayla Mücadele Eylem Planı" çerçevesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla Yargıtay'da yargılanacak. Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi, Cihaner'in milletvekili dokunulmazlığının terör suçu için geçerli olmadığına karar vererek dosyayı Yargıtay'a gönderdi. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erzurum'da yürütülen soruşturmanın Adalet Bakanlığı'ndan izin alınmadan yapıldığını belirterek, dosyayı Adalet Bakanlığı'na geri göndermişti. Dosyayı inceleyen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi ise, Cihaner'in yargılanması gerektiği görüşüyle dosyayı Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(17 Ocak 2012, 18:08)

Ergenekon davası gerekli mi?
Ergenekon ve benzer davalar uzadıkça bazıları bu davaların kıymetini kaybettiğini iddia ediyor. Bu iddiaları eleştiren Star yazarı Laçiner, 'Ergenekon Davası’na gerek var mı?' sorusuna somut gerekçelerle net yanıt veriyor. Dava öncesi ve sonrasını değerlendiren Laçiner, 'Ergenekon’dan sonra ne bir Danıştay Saldırısı oldu, ne de bir misyoner cinayeti. Ayrıca asker-sivil ilişkileri de kademe kademe rayına girmeye başladı' diyor. Laçiner, davalar kapatılırsa Ergenekon'un tekrar devreye gireceğini de belirtiyor. Yeni dava ve soruşturmaların açılması, örgütün hala aktif olduğunu, dava ve soruşturmaları engellemek için faaliyet yürüttüğünü gösteriyor. Hatta Başbakanın gizli ve resmi telefon görüşmelerini yayınlaması da Laçiner'in haklılığını gösteriyor.

17.01.2012 13:10 Ergenekon ve benzeri davalara gerek var mı? Bu davalar maksadını aştı mı? Artık mahkemelere ihtiyacımız kalmadı mı? Ergenekon Davası ve benzeri davalar uzadıkça bazılarının bu davaların kıymetini ve işlevini unuttuğuna dikkat çeken Star yazarı Sedat Laçiner, 'Ergenekon..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(17 Ocak 2012, 13:10)

Kılıçdaroğlu Ergenekon'a üye olabildi mi?
Ergenekon davası hakimlerine 'militan' diyerek hakaret etmesi ve davayı etkileme girişimleri nedeniyle geçtiğimiz günlerde hakkında fezleke düzenlenerek soruşturma başlatılan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adı iki farklı Ergenekon iddianamesinde geçiyor. Seyfi Oktay'ın Kılıçdaroğlu ile görüşmeleri Ergenekon davası ve soruşturmasını etkilemeye yönelik açılan davanın delil klasöründe yer alıyor. Ergenekon kapsamında açılan diğer bir dava olan OdaTV davasında da, tutuklu sanık olarak yargılanan gazeteci Nedim Şener’in Kemal Kılıçdaroğlu ile mizansen haber yapılması konusunda yapmış oldukları telefon görüşmeleri basına yansımıştı.

15.01.2012 21:46 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, akıl hocasının eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay olduğu ortaya çıktı. Yargıdaki kadrolaşmanın mimarı Seyfi Oktay’ın, Deniz Baykal’ın kaset olayının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdiği, kurultay öncesi kendisini yönlendirdiği belgelendi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, akıl hocasının eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay olduğu ortaya çıktı. Yargıdaki kadrolaşmanın..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(15 Ocak 2012, 21:46)

Kaşif KozinoğluAydınlık'tan Kozinoğlu'na sansür
Odatv sanığı MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nu kahraman ilan eden Aydınlık, mektuplarına ise sansür uygulamış. Aydınlık'ın yayınlamadığı satırlarda Kozinoğlu, Deniz Feneri davasının, Alman İstihbaratı’nın AK Parti’yi zor durumda bırakmak için uydurduğu bir dava olduğunu belirtiyor. Mektupta ayrıca Kozinoğlu, o dönem CHP milletvekili olan ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat Alman İstihbarat Teşkilatı (BND) görüştüğü ve BND’nin Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığını desteklediği’ şeklindeki ifadelere de yer veriyor.

11.01.2012 11:59 Aydınlık Gazetesi, haftalarca süren yayınlarında, cezaevinde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nu “Türkiye’nin kaybettiği milli bir kahraman ve yiğit bir vatan evladı” olarak lanse etmişti. Ancak Aydınlık’ın Kozinoğlu ile ilgili yayınlarında kamuoyunun dikkatinden kaçırılan üç önemli nokta deşifre edildi. Aydınlık Gazetesi, Kozinoğlu’nun mektubunu bile sansürlemiş. İşte toplum mühendisliği ve sansür: “Kaşif Kozinoğlu’nu ‘kahraman’ ilan eden Aydınlık’ın, Kozinoğlu'nu 15 yıl önce CIA elemanı ilan ettiği ortaya çıktı.. Aydınlık..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(11 Ocak 2012, 11:59)

Soruşturma yargıya da uzanacak mı?
Ankara'da dün gerçekleşen Danıştay saldırısı operasyonları dikkatleri bir kez daha saldırıdaki ayrıntılara çevirdi. Ergenekon soruşturmasında ele geçen bilgilerle birlikte baştan sonra çok planlı yapıldığı anlaşılan saldırıda, kameraların karartılması saldırının önemli sacayaklarından biriydi. Diğer bir ayak ise saldırının Ankara'daki mahkeme tarafından adeta örtülmesi olmuştu. Dün başlayan operasyonların davaya Ankara'da bakan mahkeme üyeleriyle soruşturma savcılarına da uzanabileceği ileri sürülüyor.

04.01.2012 11:54 Danıştay saldırısına bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Orhan Karadeniz, kameraların o gün çalışmaması ve diğer bir çok ayrıntıyla ilgilenmedi. Bu dava sürerken İstanbul'da Ergenekon soruşturması başladı. Savcı Zekeriya Öz, saldırının Ergenekon'la bağlantısına dair elde ettiği delil ve bulguları bir mektupla mahkemeye bildirdi. Ancak mahkeme bu mektubu hiç dikkate almadı ve davayı dinci kalkışma hükmüyle adeta apar topar kapattı. Dolayısıyla Hakim Orhan Karadeniz’in yaptığı eksik bir yargılama. Hakim Karadeniz, kamera..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Ocak 2012, 10:54)

OYAK: Devleti korumak ayıp değil
Kanlı Danıştay saldırısına ait güvenlik kamera kayıtlarının silindiğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dün İstanbul, Ankara ve Zonguldak'ta 21 adreste arama yapıldı. Danıştay saldırısı olduğunda OYAK Güvenlik Müdürü olan Orhan Çoban ile birlikte 8 kişi gözaltına alındı. Halen Oyak Genel Müdürü olan Coşkun Ulusoy ise gözaltına alınmadı. Sadece evi ve ofisi arandı. Coşkun Ulusoy'un, Danıştay saldırısında kameraların karartıldığı iddialarında adının geçmesinden şikayetçi olan MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'na, 'Devleti korumak ayıp değil günah değil' dediği dinlemeye takılmıştı.

04.01.2012 10:23 Danıştay saldırısında delilleri kararttıkları iddiasıyla Ankara ve İstanbul'da 21 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı doğrultusunda gerçekleşen operasyon çerçevesinde İstanbul'da Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy'un ev ve iş yerindeki ofisinde arama yapıldı. Ankara'da ise aralarında OYAK eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Ç.'nin de aralarında bulunduğu 8 kişinin gözaltına..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Ocak 2012, 10:23)

Işık KoşanerIşık Koşaner'e soruşturma açıldı
Ankara Özel Yetkili Savcılığı, eski Genelkurmay Başkanı Koşaner'in internete düşen ses kaydıyla ilgili soruşturma başlattı. Koşaner, medyaya yansıyan şok ses kaydında, Dağlıca, Hantepe ve diğer baskınlardaki ihmaller ile TSK'daki diğer bir çok hatayı gündeme getirerek halimiz tam bir kepazelik diyordu. Koşaner'in, ses kaydında Balyoz belgelerinin 1. ordudan çıkarıldığını itiraf etmesi Balyoz davasına bakan mahkemeyi de harekete geçirmiş, ses kaydı deliller arasında yerini almıştı. Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in şikayet dilekçesi üzerine harekete geçen savcılık dilekçeyi işleme koydu.

Görev süresi dolmadan istifa eden eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'in internete düşen ses kaydı ile ilgili Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nca soruşturma başlatıldı. Savcı, bilgi istediği MİT ve Emniyet'ten gelecek cevabın ardından Işık Koşaner'in ifadesine başvuracak. Böylece Koşaner, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde şüpheli olarak ifadesine başvurulan ilk Genelkurmay Başkanı olacak. Koşaner..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(08 Aralık 2011, 12:19)

28 Şubat için soruşturma başlatıldı
Ankara Özel Yetkili Başsavcılığı suç duyuruları üzerine 28 Şubat sürecine ilişkin soruşturma başlattı. Gerek duyulması halinde dönemin komutanları da ifadeye çağırılacak. Adalet Platformu, Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, Avukat Yunus Akyol, Genç Siviller, Mazlum-Der, Özgür-Der, İnsan Hakları Derneği, Hukukçular Derneği, Adaleti Savunanlar Derneği gibi sivil toplum örgütü ve kişiler tarafından çok sayıda suç duyurusu yapılmıştı.

12 Eylül'ün ardından 28 Şubat süreci de soruşturulacak. Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı süreçle ilgili soruşturma başlattı. Gerek duyulması halinde dönemin komutanları da ifadeye çağırılacak. Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, kuvvet komutanları, Sincan'da tankları yürüten Erdal Ceylanoğlu hakkındaki suç duyurularını dikkate aldı. Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesi uyarınca, cebir ve şiddet kullanmadan Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(22 Kasım 2011, 21:02)

Naziler, Alman Ergenekonu’nun kılıfı
Dönerci cinayetleri olarak adlandırılan Almanya'daki Türklere yönelik cinayetlerin arkasından Alman derin devletinin çıkması, Alman Ergenekon örgütü ile Türk ve Alman uzantıları arasındaki irtibatları gündeme getirdi. Alman derin devleti üzerine yazdığı kitaplarla tanınan yazar Jürgen Elsasser, Almanya ve Türkiye’de 'uyuyan gladyo/kontrgerilla hücreleri' bulunduğunu ve Türklere yönelik cinayetlerde bu hücrelerin parmağı olduğunu savundu. Neo Nazi katillerin daha büyük örgütleri saklamak için kılıf olarak kullanıldığını söyleyen Elsasser ekledi: 'Hatta hiç Nazi bile olmayabilirler.'

ALMAN derin devleti üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınan yazar Jürgen Elsässer, “Dönerci cinayetleri”nde ölen Türklerden sorumlu tutulan Neo Nazilerin, gizli servis operasyonları için sahte bir kılıf olduğunu söyledi. Cinayetlerden sorumlu tutulan iki Alman’ın belki de Nazilikle hiçbir ilgisi bile olmayabileceğini savunan Elsässer, Almanya ve Türkiye’deki “uyuyan gladyo hücreleri” olduğunu ve cinayetlerde bu hücrelerin parmağı olduğunu..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(22 Kasım 2011, 15:15)

PKK'dan itiraf: İskenderun İsrail işi
Mersin'de yakalanan PKK'lı teröristten korkunç itiraf: İskenderun'da 7 askerin şehit düştüğü saldırıyı örgütün Amanos lideri düzenledi. Sık sık İsrail'e giderdi. Burada gizemli bir kadınla birlikteydi.

Madalyonun öteki yüzü ortaya çıktı, kalleş terörün arkasındaki güçler birinci ağızdan açıklandı. Mersin Aydıncık'ta geçtiğimiz günlerde 3 PKK'lı terörist yakalandı. "Özgür Murat" kod adlı Barış Kızılçay, "Fırat Siverek" kod adlı Kenan Yıldızbakan ve "Sefkan Amed" kod adlı Cengiz Nergiz sorguya alındı. Ve gelen itiraflar, herkesi şaşırttı! Barış Kızılçay adlı terörist, Kenan Yıldızbakan'ın PKK'nın Amanoslar Yapılanması Antalya Grubu'nun sözde lideri olduğunu açıkladı. Kızılçay, 31 Mayıs 2010 gecesi, İsrail askerleri Mavi Marmara'ya çıkarken, İskenderun Şehit Remzi İlboğa Kışlası'na yapılan ve 7 askerin şehit düştüğü roketatarlı saldırıyı Kenan Yıldızbakan ve Cengiz Nergiz'in gerçekleştirdiğini söyledi. Kızılçay'ın peşi sıra gelen itirafları, hainlerin korkunç yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi: * Bu saldırıda roketatarı Cengiz, M-16'yı ise Kenan..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(20 Kasım 2011, 22:21)

Turgut ÖzalÖzal suikastinde çember daralıyor
1988 yılında Turgut Özal'a yapılan suikastle ilgili önemli bilgilere ulaşıldı. Soruşturmayı yürüten savcı, çemberi iyice daralttı. Suikastı o dönem soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede kızının kaçırıldığı ve eski MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiği iddialarını doğruladı.

Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, merhum cumhurbaşkanına 1988 yılında yapılan suikastla ilgili önemli bilgilere ulaştı. Kartal Demirağ'ın gerçekleştirdiği suikastta, Özal baş parmağından yaralanmıştı. Suikastı soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede kızının kaçırıldığını ve eski MGK Genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiğini söylediği belirtildi. Yüksekova Çetesi'ni ortaya çıkaran eski Jandarma İstihbaratçı Hüseyin Oğuz da Özal suikastı soruşturmasında Tonik'e dikkat çekmişti. Fikri Sağlar ise "Soruşturmayı rütbeliler engelledi" demişti. Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal bir gazeteye verdiği..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(19 Kasım 2011, 12:52)

'Mesaja mesaj' ses kaydı
Dün internete düşen bir ses kaydında, 2010 yılında MİT ve PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan çatışmaları durdurma ve PKK'nın silahsızlanması amaçlı görüşme yapıldığı iddia edildi. Ses kaydının medyaya çıktığı saatlerde Başbakan Erdoğan Mısır'da tüm dünyaya yönelik bir konuşma gerçekleştirmekteydi. Ses kaydının yayınlandığı Dicle Haber isimli web sitesi, kaydı kendilerinin yayınlamadığını, sitelerinin hacklendiğini açıkladı. Mesaja mesaj olarak yorumlanan ilginç zamanlama ve ses kaydının site hacklenerek verilmesi, istihbarat operasyonu gibi görünen bu olayın arkasında İsrail'in olduğu kuşkusunu doğurdu. Hatırlanacağı gibi birkaç gün önce İsrail hükümet yetkilisi Lieberman Türkiye'ye karşı PKK'yı destekleyeceklerini açıklamıştı.

İnternete dün düşen bir ses kaydında, MİT ve PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da bir görüşme yapıldığı iddia edildi. Ses kaydı, önce, önceki akşam 18:00’da PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat News’te, ardından dün sabah 09.30’da Dicle Haber Ajansı(DİHA) sitelerinden yayınlandı.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(14 Eylül 2011, 13:39)

Dursun Çiçek, Abdurrahman YalçınkayaBiri yalan uydurdu diğeri dava açtı
İnternet andıcı iddianamesinde AK Parti'ye açılan kapatma davasına ilişkin ilginç ayrıntılara da yer veriliyor. Buna göre, psikolojik harp teknikleriyle kamuoyunu yönlendirerek hükümeti yıpratmak için kurulan 'kara propaganda' sitelerinde kapatma davasını destekleyen yazı ve yorumlar yer alıyor. Bu yalan haberler Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya tarafından AK Parti'ye karşı açılan kapatma davasında delil olarak dosyaya konuldu. Anayasa Mahkemesi'nin incelemesinde ise yalan olduğu tespit edilen çok sayıda delil dosyadan çıkarıldı. Söz konusu siteler ayrıca Abdullah Gül'ün seçilmesini engellemek için 11. cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yürütülen kontrgerilla harekatı kapsamında da aktif olarak kullanıldı.

'İnternet andıcı' davasında AK Parti'ye açılan kapatma davasına ilişkin önemli bilgiler yer alıyor. Kapatma davasında kullanılan gazete kupürleri ile TSK'nın internet sitelerindeki haberler örtüşüyor: "Türkiye irtica tehdidi altında, AKP'de kadına yer yok, Atatürkçü cumhurbaşkanı istiyoruz, Yargı kuşatmada.."

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Ağustos 2011, 11:03)

İşte darbecileri korkutan 13 general
İkinci Balyoz davası delil klasörlerinden şok belgeler çıktı. Balyoz darbesi başlatıldığında, şu an Balyoz'da tutuklu sanık olan Tuğamiral Kadir Sağdıç ve Fatih İlgar’ın da aralarında olduğu 24 subay, 'darbeye karşı geleceği' düşünülen 13 üst düzey komutanı tutuklamakla görevlendirilmiş. Tutuklamayı yapacak subaylara 'Ateş gücü yüksek MP-5 marka silahlar yemin metni okutulup, imzalatılarak' teslim edilmiş. Belgenin altında Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevinden alındıktan sonra Balyoz Davası’nda tutuklanan Abdullah Gavremoğlu’nun adı da yer alıyor. Darbeciler, başarısızlığa uğramamak için Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk ve ailesine yönelik faaliyetler de planlamış.

İkinci Balyoz Davası’nın, önceki gün avukatlara verilen ek delil klasörlerinde bulunan belgelerde, Balyoz Planı’na karşı çıkan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli 13 komutanın nasıl ve kim tarafından tutuklanacağı bilgisi yer aldı.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(13 Temmuz 2011, 13:09)

Atabeyler davasında neler oluyor?
Beş yıldır savcı değişiklikleri nedeniyle ertelenen ‘Başbakan’a suikast’ planını içeren Atabeyler Davası savcısı üçüncü kez değişti. Emniyet'in 'başbakana dört dörtlük suikasttı' dediği ve Özel Harp Dairesi (ÖHD) elemanlarından meydana gelen Atabeyler grubuna yönelik soruşturmada hiçbir 'üst' bağlantı aydınlatılamadı. Şubat ayındaki son duruşmada esas hakkındaki mütalaasını veren savcı sanıkların sadece ‘patlayıcı madde bulundurmak’tan yargılanması gerektiğini savunmuştu. Kararın bu haliyle çıkması durumunda örgütün uzantıları ve kimden talimat aldığı ise açığa çıkmayacak. Kamuoyunda davanın tıpkı Danıştay saldırısı davasındaki gibi örtbas edilmeye çalışıldığı kanaati hakim.

Ergenekon davasına bakan mahkemenin listesini istediği Başbakan’a yönelik suikast dosyalarının başında Atabeyler davası geliyor. 5 yıldır süren davada yarınki (Salı) duruşmasında karar çıkması bekleniyor. Ancak Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın savcısı üçüncü kez değişti.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(11 Temmuz 2011, 12:02)

Kavakçı'ya linç, Balbay'a saygı
Milletvekili seçilen tutuklu Ergenekon milletvekillerinin mahkemelerce tahliye edilmemeleri Ergenekon medyasında 'milli iradeye saygısızlık' olarak gösteriliyor. Oysa 1999 yılında, milletvekili seçilmiş olan ve herhangi bir hapis cezası da olmadığı halde sadece başörtülü diye Fazilet Partisi milletvekili Merve Kavakçı'ya Meclis'te inanılmaz saygısızlık ve hakaret yapıldı. Kavakçı, adeta 'vurun kahpeye' şeklinde çok adice bir lince tabi tutuldu. Kendisi de o dönem milletvekili seçilen ve Kavakçı'yla birlikte Meclis salonuna girerek ona destek olan Nazlı Ilıcak o gün Meclis'te yaşanan o tarihi rezalete en yakın tanık olan kişiydi.

Nazlı Ilıcak (Sabah): Nerede millet iradesi?.. Bugün, tutuklu oldukları için yemin etmeyen milletvekilleri hakkında "milli iradeye saygı duyulması gerektiğini" hatırlatanlar var. Tabii ki milli irade her şeyin üstünde olmalı. 1999'da Merve Kavakçı hakkındaki yorumları hatırlatmaktan maksadımız, "Dün bana, bugün sana" mesajı vermek değil. Ama, meslektaşlarımızın yüzüne bir ayna tutmak da vazifemiz. Bakın neler yazmışlar:

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(05 Temmuz 2011, 12:15)

Hurşit TolonBüyükanıt bizi sattı, Doğan boşboğaz
İkinci Balyoz İddianamesi'ndeki en önemli delillerden biri, Zirve katliamı soruşturması kapsamında Malatya'dan çıkan bir belge oldu. Orgeneral Hurşit Tolon’a ait olduğu iddia edilen belgede, 'Çetin Paşa her fırsatta duyulur mu duyulmaz mı dikkat etmeden hükümet aleyhinde konuştu. 1. Ordu Plan Tatbikatı’nda onlarca subay içinde neredeyse yapacağımız hareketi açıkladı. Milli mutabakat hükümetinin kurulmasından bile söz etti. Bunlar hükümet dahil her yerde duyuldu. Çetin Paşa’nın pervasızlığı yüzünden basının desteğini alamadık. Basın patronları, Çetin Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olacağına ve böylece hükümetin de bir süre sonra yıkılacağına inandırılsaydı hükümeti destekten vazgeçerdi.' şeklinde darbe girişimini itiraf eden şok ifadeler yer alıyor.

Harp Akademileri Komutanı tutuklu Org. Bilgin Balanlı’nın da aralarında olduğu 28 sanıklı 2. Balyoz Davası’nın en önemli delili İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü’nde görevli Prof. Dr. S.C.’nin bilgisayarında bulunan ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Org. Hurşit Tolon’a ait olduğu ileri sürülen bir belge oldu.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Temmuz 2011, 12:42)

Kazım ÇillioğluŞok fotoğraf: Çillioğlu infaz edildi
İntihar etti denilen ancak şüpheler üzerine dosyası tekrar açılan Albay Kazım Çillioğlu'nun ölümünün ardından olay yerinde çekilen fotoğrafı ortaya çıktı. Gündemi sarsacak fotoğraf şüpheleri gideriyor ve Albay'ın intihar etmediğini, dövüldüğünü, kurşunla infaz edildikten sonra, cesedinin oda içinde sürüklendiğini gösteriyor. Kısa süre önce mezarının açılmasıyla yapılan otopside kaburga kemiğinde bir kırık ve sırtında da bir delik tespit edilmişti.

Uçak kazasında hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis'in komutanlarından Albay Kazım Çillioğlu'nun şüpheli ölümüne ışık tutacak olay yeri fotoğrafı ortaya çıktı. Fotoğraf, intihar denilerek kapatılan dosyadaki resmi tutanakları yalanlıyor. Ailesinin duygusal durumunu düşünerek mozaiklediğimiz fotoğrafta, sırtüstü yatan Çillioğlu'nun, dudak çevresindeki şişlik ve kan izleri ölmeden önce darp edildiğini gösteriyor. Resmi tutanağa geçen 'masada sağ eliyle intihar etti' tespitini çürütüyor.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(27 Haziran 2011, 10:35)

Cunta, subayların ihbarından korkmuş
Balyoz planını hazırlayan cuntanın, darbe karşıtı subayların müdahale hazırlıklarını öğrenmesinden rahatsız olduğu, müdahalede 'Görev Verilecek Personel' listesi ile 'Güvenilmez Personel' listelerinin hazırlandığı ortaya çıktı. Cuntanın korktuğu da başına geldi. Hatırlanacağı gibi Balyoz belgeleri ve ses kayıtları bir valiz içerisinde Taraf gazetesine teslim edilmişti. Benzer şekilde ıslak imzalı Kontrgerilla belgesinin aslının da Genelkurmay karargahında apar topar yapılan evrak imha girişiminden kurtarıldığı, gizlice dışarıya çıkarılarak savcılara gönderildiği anlaşılmıştı. Ergenekon soruşturması sürecinde başlatılan örneğin Amirallere Suikast, Özel Harp Dairesi'nin bir kamyon el bombası nakli ve diğer bir çok soruşturma da gelen ihbarlarla başlatılmıştı.

Eskişehir'de ele geçirilen bir belgede, "İç ve dış faktörler olmak üzere iki durumda başarısızlığın yaşanabileceği ifade edilmektedir. Birinci husus planın kendi içimizde müdahale karşıtı kişiler tarafından öğrenilebilmesi..." deniliyor.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(26 Haziran 2011, 10:50)

Hüsnü Mübarek, Çetin DoğanMısır ve Türkiye için tarihi gün: 11022011
13. duruşma balyoz sanıklarına şok getirdi. Balyoz davasının dünkü duruşmasında tarihi bir karar verildi. Eski kuvvet komutanları ile muvazzaf generallerin de aralarında bulunduğu 163 sanık için tutuklama kararı verildi. Dün için beklenmeyen bu şok gelişme Türkiye'yi sarstı. Sanıklar tutuklamaya direndi, güvenlik güçlerine teslim olmak istemedi. Aynı saatlerde Mısır'dan gelen Mübarek'in istifa ettiği, halkın kutlama için meydanları doldurduğu haberleri balyoz tutuklamalarıyla ilginç bir benzerlik oluşturdu. Tüm dünyada demokrasiye, halkın tercihlerine dayalı yönetimlere rağbet var. Mısır halkı, Türkiye'deki demokratik gelişmelere özendiğini protesto gösterilerinde sık sık dile getirmişlerdi. 11 Şubat 2011, Mısır ve Türk balyozculara vurulan darbe ile iki halk için de tarihi bir gün oldu.

Dün 13. duruşması yapılan Balyoz davasına 196 sanıktan 167'si katılmış, 29'u ise mazeretli olarak katılmamıştı. Duruşmada müdahillik başvuruları görüşülmeye devam edilirken söz sırası savcının talebine geldi. Savcı Gölcük'ten çıkan yeni belgeler nedeniyle 180 sanık hakkında tutuklama..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(12 Şubat 2011, 12:42)

Kılıçdaroğlu çıldırdı: Durum ağır, ihtilal hak!
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İsmet Paşa’nın Menderes için söylediği, 'İhtilal, millet için meşru bir hak olur' sözüne destek vererek, 'Evet aynı durum, hatta daha ağır' dedi. CHP'li milletvekilleri ve yöneticilerin son günlerde sürekli sokak çatışmasından ve direnişten bahsetmesi ve seçimler çok yaklaştığı halde bundan çekinmemesi dikkat çekiyor. Bu durum, CHP'nin seçimlerden umudu kestiği, Mısır lideri Mübarek gibi tek güvendiği kurum olan asker içindeki cuntaya umudunu bağladığı şeklinde yorumlanıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Menderes dönemi gibi baskıların yaşandığını savunarak, gerekirse ihtilal bile olabileceğini ima etti. İsmet Paşa’nın Menderes için söylediği, “Demokratik rejimi baskı rejimine çevirirseniz ihtilal, millet için meşru bir hak olur” sözüne karşılık Kılıçdaroğlu’nun, “Evet aynı durum, hatta daha ağır” ifadesini kullanması dikkat çekti.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Şubat 2011, 13:03)

Süheyl BatumBatum: 50 bin kişiyle Silivri'yi basalım!
CHP'nin, başka milletvekili adayı bulamamış gibi Ergenekon Terör Örgütü mensuplarını milletvekili yapmayı ve Haziran seçimlerinde seçilmelerini sağlayarak, cezaevinden ve davalardan kurtarma planı giderek netleşiyor. Son olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, Silivri'deki Ergenekon sanıklarını korumak için her yöntemi uygulayacaklarını açıkladı.

Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün 18. yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri için İzmir'e gelen Batum, 'Ergenekon' sanıklarının milletvekili yapılarak cezaevinden kurtarılması teklifini değerlendireceklerini belirtti. Batum, "İçeride yatan Atatürkçü aydınları korumak için elimizden geleni yapacağız." dedi. Bunun için her yöntemi uygulayacaklarının altını çizdi. Batum, "Biz terör örgütü falan değiliz. Biz, AKP hükümetinin bilerek ve isteyerek Atatürkçü aydınları içeri tıkmak suretiyle, Türkiye'de kendi iktidarını hiçbir engel olmadan kurmak istediğini düşünüyoruz. Buna kesinlikle izin vermeyeceğiz. Buna izin vermemek her yöntemle olabilir. Oradaki Atatürkçü aydınları partiye alarak veya..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(24 Ocak 2011, 12:42)

Gülseven Yaşer'Darbe olmazsa Ergenekon bizi bitirecek'
Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer'in mahkeme kararıyla yapılan dinleme kayıtlarında tüyler ürperten ifadeler yer alıyor. Yaşer, Ergenekon gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması gerektiğini söylüyor: 'Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır, artık bir tek o kaldı onu yaparlarsa, yoksa bitmiştir.'

Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında iddianame hazırlanan Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer, Ergenekon gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması gerektiğini söylüyor. Yaşer, mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerde Ocak 2009'daki Ergenekon operasyonunun yapıldığı gün Siminsu Baytok Uçak'a "... Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır... Yoksa bitmiştir." yorumunu yapıyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve ÇEV iddianamesi geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından kabul edildi. Derneğe yönelik ağır suçlamalar vardı. İddianamede ÇYDD ve ÇEV'in Ergenekon terör örgütüyle işbirliği yaptığı ileri sürülüyor ve PKK'lı öğrencilere burs..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(25 Aralık 2010, 13:55)

ERGENEKON DAVASI HAKİM VE SAVCILARINA TARİHİ UYARILAR!..
Bugün görülmeye başlanacak dava süreci Türkiye'miz için çok hayati önemde. Ne Avrupa Birliği müzakereleri, ne BM güvenlik konseyine seçilmiş olmamız ne de benzeri gelişmelerin hiçbirisi bu dava kadar önemli değil.

Çünkü devleti koruma adına hareket ettiğini iddia eden, hem sivilleri hem devlet görevlilerini öldüren, sakat bırakan, öldürme yemini ettiren, silahlı yemin törenlerinde evlilik nikahları kıyan, pkk, hizbullah, dhkp-c, ibda-c ve benzeri terör örgütlerini maşa gibi kullanan, bizzat onlara veya onlar yaptı süsü verilip devlet görevlilerine eylemler düzenleten, müslüman-laik, türk-kürt, alevi-sünni, sağ-sol ve benzeri kışkırtmalarla Türk halkını yıllardır bölen ve halen de bölmeye çalışan, bebelere kurşun sıktıran, insanlara dışkı yedirerek, köylerini yakarak, aşağılayarak, devletten nefret ettiren, bu baskıların da etkisiyle gençleri dağa çıkaran, bir kardeşi dağda bir kardeşi askerde birbiriyle vuruşturan, binlerce anne-babayı yaşadıkları sürece unutamayacakları tarifsiz
evlat acısına boğan, birçok kadını kocasız, çocukları babasız bırakan, bir çok gazilerimizin ömür boyu sakat kalmasına yol açan, Türkiye'mizi içine kapatan bu menfur, melun terör organizasyonunu kısmen de olsa konu alan bir davaya bakacaksınız! Hiçbir terör örgütü bunlar kadar bu ülkeye zarar veremez!

Bu melun terör organizasyonundan korkmayınız, Türk halkından korkunuz. Şemdinli savcısının başına gelenleri, Şemdinli davasına bakan Van mahkemesi üyelerine yapılan baskıları, İstanbul Organize'ye nöbetçi mahkeme kararı aldırarak baskın yapan ve hukuk dışı şekilde yeni ergenekon soruşturma gelişmelerini kopyalamaya çalışan meslek yüzkaralarını unutmayın! Sizler Türk Halkı adına karar vereceksiniz! Sakın kurtlar vadisindeki gibi, bu adamları, millet adına yaptıkları hizmetlerden dolayı suçlayamayız, beraat ettirmeliyiz, diye düşünmeyin. Bu melun terör organizasyonunun polat alemdar ve ekibiyle hiçbir benzerliği yok, üstelik de bu terör organizasyonu bir film değil, bir gerçek. Yukarıda sıraladığımız cürümleri de önünüze sunulan belge ve bilgilerde!..

Bu adamların işledikleri bu suçlar, insanlık suçlarıdır, en temel suçlardır.. Bu suçlar ve ülkeye yaptıkları kötülükler, ne Türk Milleti adına ne de devlet adınadır.. Eğer onlardan korkarsanız, yanlış tarafta yer alırsanız bu aziz millet bunu da görecektir! Onların hesabı bugün olmazsa, sizler eliyle olmazsa, bir gün mutlaka ama mutlaka görülecektir. Unutmayınız ki kimse bu dünyada kalıcı değildir. Önemli olan geride kalanların bizi nasıl hatırlayacağı, rahmetle mi lanetle mi?

Çok şeyler söylenebilir ama siz arif insanlarsınız, Türk Halkı adına demek istediklerimizi anlamışsınızdır. Yüreğinizden korkuyu silin, sonu ne olursa olsun, hukukun gereğini yerine getirin. Gerekçesi vicdan huzurunuzdan temellenen, milletin de onaylayacağı kararlar verin! Böyle olan tüm yiğit hukuk adamlarımıza Türk Halkı adına başarılar ve kolaylıklar dileriz.


Abdullah Harun, (20 Ekim 2008)

Kontrgerilla, Ergenekon Örgütü müdür veya Kontrgerilla mı Yargılanıyor, Tasfiye Ediliyor?
Ergenekon iddianamesinden net olarak anlaşılmıyor ama eğer Ergenekon örgütü kontrgerilla'nın kendisi midir derseniz, Hayır! O değildir, onun kullandığı alt örgütlerden birisidir. Kontrgerilla vardır, halen devam etmektedir ve Ergenekon'la aynı değildir. Kesinlikle böyledir. Bizce buna en büyük delil, Genelkurmay'ın 1990 yılında yaptığı brifingindeki açıklamasıdır:..Özel Harp Dairesi yalnız antikomünist değildir. Din devrimine de karşıdır...Devrim kelimesi kullanılmış. Başörtüsü taleplerinin en fazla dikkat çektiği “toplumsal hayatta İslam'ın gittikçe daha çok yer alması”nın, brifingi verenlerce din devrimi süreci olarak görüldüğü, dolayısıyla Kontrgerilla'nın, eski adı Özel Harp Dairesi (ÖHD), yeni adı ise Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) şeklinde değiştirilen ve başlangıçta ABD finansmanıyla kurulan, başbakan Ecevit'in bile haberdar edilmediği çok gizli bir devlet örgütü olduğu ve doğal olarak da varlığını halen sürdürdüğü, hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gayet net anlaşılmaktadır. Öyle ayrıcalıkları vardır ki bu örgüt elemanlarının, mevcut kanunlara tabi değildirler, yakalanırlarsa soruşturulmazlar. Genelkurmay Başkanı'nın 'tanırım, iyi çocuktur' dediği ve yargılanmalarına açık müdahalenin yapıldığı Şemdinli olayı subayları buna canlı bir örnektir. Bu sitenin ilgili bir çok sayfasında bunları yıllardır belirtmiştik ama özellikle sitemizin en önemli bölümünü teşkil ettiğine inandığımız Kontrgerilla'nın varlığını gösteren klasik  Deliller  sayfamızı, Özel Harp Dairesi Kontrgerilla mıdır? sorusuna cevap arayan  Ö.H.Dairesi  sayfamızı, Kontrgerilla-Ergenekon-Gladio ve bağlantılı konulardaki güncel haberleri aktaran  Manşetlerimiz  sayfamızı ve tabi  forum  bölümümüzdeki ilgili tartışma başlıklarını okumanızı tavsiye ederiz.

Ergenekon soruşturması ile kuyruğundan yakalanan Kontrgerilla canavarı, kurtulmak için mücadele etmeye başlamıştır. Soruşturmanın yukarılara tırmanmaması için, tıpkı Kurtlar Vadisi'ndeki İskender'in yakalanışıyla adamlarının tüm ülkeyi bombalı ve silahlı saldırılarla cehenneme çevirmeye çalışmaları gibi gözdağı eylemlerine girişmekte ve “daha ileriye gitmeyin” demektedir. Soruşturmanın seyrine göre bu eylemler devam edecek veya şimdilik duracaktır. Son örneklerini teşkil eden Balıkesir Altınova ve benzeri yerlerde sivillere, Aktütün Karakolu'nda askerlere, Diyarbakır'da polislere yönelik peşpeşe düzenlenen saldırılar, 12 Eylül öncesinde başarılan sağ-sol kavgasının günümüzde Türk-Kürt kavgası şeklinde başarılmaya çalışıldığını, kışkırtmaların çok sırıtmasına rağmen bunun yapılmasının ise iç-dış, türk-kürt, sağ-sol, asker-sivil gibi birbirine karşıt unsurların birlikte çalıştıkları statükocu kontrgerillacıların çok zor durumda olduklarını göstermekte. Yıllarca Meclis'teki komisyonlara ifade vermeye tenezzül bile etmeyen General Veli Küçük gibi önemli elemanlarını feda etmeyi göze almaları da kontrgerillacıların köşeye sıkıştığını, şiddetle çırpınmakta olduklarını ve bu telaş yüzünden iyice planlayıp örtemedikleri sırıtan hata dolu operasyonlar yürütmekte olduklarını, en az hasarla kapandan kurtulmaya çalıştıklarını gösteriyor. Benzer durum İtalya'daki Gladio soruşturması sırasında yaşanmış, soruşturmayı engelleme girişimleri dolaylı ve doğrudan devreye sokulmuştur. Belki de yıllar önce, 1980 öncesi başbakanlığı döneminde Kontrgerilla ve Özel Harp Dairesi (ÖHD) iddialarının üzerine somut şekilde giden, kendisine Çiğli Havaalanı'nda suikast girişiminde bulunulan Bülent Ecevit'in, “Özel Harp Dairesi'nin sivil uzantısının açığa çıkarıldıklarında girişebilecekleri tehlikeli tertiplerden duyduğu korku” , bugünkü çılgınca katliam tertiplerini en çarpıcı şekilde anlaşılır kılan, Ergenekon soruşturmasının aslında nerelere kadar tırmanması gerektiğine ışık tutan ilk ve en üst düzey net açıklamadır. Ecevit'in başbakanı olduğu hükümetin koalisyon ortağı Necmettin Erbakan'ın, Uğur Mumcu cinayeti üzerine, bilinen ama kolayca ve normal koşullarda söylenemeyen gerçeği, onbinlerce kişi “Kahrolsun Kontrgerilla!” diye haykırırken dile getirdiği: “Türkiye'de Özel Harp Dairesi var. Bunların CIA'nın emrinde olduğunu, birçok provokasyonda bulunduğunu biliyoruz. Uğur Mumcu'nun öldürülmesine benzer birçok cinayet profesyonelce işlendi. Bu cinayetlerin Özel Harp Dairesi'nin marifeti olduğunu biliyoruz.” sözleri de diğer bir net açıklamadır.

Evet bir örgüt tasfiye ediliyor, adı Ergenekon, ama tıpkı Susurluk'taki gibi kısıtlı tasfiyeden başka bir şey değil bu. Evet bu da bir şeydir, güzeldir şüphesiz. Ama asıl örgüt, asıl beyin veya beyin takımı şu an dışarıda, işinde gücünde insanlar görünümündedir. Muhtemelen çok yakından tanınan kişiler olup ellerini kollarını sallayıp gezinmekte, halka karşı yürütecekleri yeni operasyonları planlamaktadırlar. Boş durmayı sevmezler. Yani kendimizi kandırmayalım, bu iş bitti demeyelim. Yukarıda işaret ettiğimiz ÖHD kaynaklı örgütü ve bunların yurt sathına yaydıkları, gerçek amacı yurt savunması ve yurdumuz işgale uğradığında öğrendikleri, “ortalığı karıştırma, dış düşmana terör uygulama ve böylece halkın direnişini örgütleme, moral verme, dış düşmana karşı direnişi başlatma” gibi görevler üstlenmiş ve bu amaçtan sapmayan, ÖHD'nin sivil uzantısı gizli gerillaları istisna edelim. Ama bu amacını unutup kendi halkını, müslüman insanımızı, kürt insanımızı iç düşman olarak görüp, 12 Eylül darbesini olgunlaştırmak için aynı silahla hem sağcı hem solcu vuran, kahvehane tarayan, bombalama eylemleri yapan, darbe şartlarını olgunlaştıran, Atabeyler Grubu gibi Başbakan'a suikast planları yapan, Şemdinli'de PKK kitapçısını bombalayıp PKK yaptı süsü veren, Güneydoğu'da PKK'ya karşı mücadele ederseniz hapisten firarınızı sağlarız, yakalanırsanız da sizi tanımıyoruz deriz diye MHP'lileri yönlendiren, ister tam ister yarı resmi isterse de gayrı resmi gizli devlet görevlilerinin oluşturduğu gizli gerillaları ne yapalım, onları unutalım mı, bu dosya kapansın mı? Biz istesek de bu dosya kapanmaz. 100 yıldır ittihat terakki komitacılarını konuşuyorsak bir 100 yıl sonraki nesillerimiz hala bu gizli kontrgerilla örgütünü konuşmalı mı? Susurluk'ta sınırlı tasfiye oldu da dosya kapandı mı, hayır. Tam demokrasi tam demokratik kontrol mekanizması kurmak zorundayız. Düşüncesini, yaşam tarzını beğenmediği kendi halkını iç düşman görüp örgütlü terör ve şiddet uygulayanları en şiddetli cezalarla cezalandırıp sindirmedikçe, var olan tüm örgütlenmeleri dağıtmadıkça bu dosya hep açık kalacaktır. İnşallah o meş'um dosyanın kapandığı günleri gelecek nesillere kalmadan bizler de görürüz!..

Abdullah Harun, (27 Temmuz 2008), son güncel.: (13 Ekim 2008)


Kontrgerilla, Gladio, Özel Harp Dairesi, Nato, askeri darbeler, 12 Eylül öncesi-sonrası, siyasi terör Komando - 4.51kB olayları, sonuncusu Uğur Mumcu'yu hedef alan faili meçhul siyasi cinayetler, Başbakan Ecevit'e, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yönelik suikast girişimleri... Tüm bu sözlerle ülkemizin karanlık bir yönü anlatılıyor. Yeraltında birşeyler oluyor, ama ne ?.. 

1990 yılında İtalya'da patlak veren Gladio skandalı ve o sıralarda ülkemizde işlenmekte olan laiklik cinayetleri bu konuyu pek yoğun şekilde gündemimize soktu. Birileri için şok edici bir gelişmeydi. Suçüstü yakalanmışlardı, açıkça itiraf etmeseler de!.. Skandal patladıktan sonra kısa süre içinde tüm Nato üyeleri, ülkelerinde Gladio uzantılarının bulunduğunu kabul ettiler, bir tek Türkiye hariç. Oysa Nato'nun en hassas kanadı bizdik ve en kanlı ve yoğun faili meçhul siyasi terör olayları bizim ülkemizde meydana gelmişti. Buna rağmen pişkinlikle örtbas edildi. Olası bir dış güç işgaline karşı terör uygulamak için eğitilenler mi yaptı terörü yoksa maceracı gençler mi, bir yazarın dediği gibi?.. 

Buradaki bilgiler yeni değil, daha önce yayınlanmış bilgilerin tekrarı. Basılı medyada yayınlanmış bu bilgiler. Ama internet ortamının getirdiği mühim bir avantaj var, o da karşılıklı etkileşim. Bu sitenin bir amacı da bu. Eleştirilerde ve katkılarda bulunabilirsiniz. Eksik ya da hatalı gördüğünüz bilgiler hakkında görüş belirtebilirsiniz. 

Bizi izlemeye devam edin...

Abdullah Harun
13 Ağustos 2001

En iyi görüntü Internet Explorer 1024 x 768 veya tercihen üstü ile izlenir. Mozilla Firefox 2.0 ve üstü ile de büyük ölçüde uyumludur.
 
Orjin Krem Complex 41 V-Boom
Orjin Complex V-Boom
Formula 21, My Slimmer Hermoriva Moliva
Formula Hermova Moliva
Tütüne Son Gastromid Dermana Krem
TütünSon Gastromd Dermana
Gain Max hCG Damla Nicdur
Gain Max hCGdmla Nicdur