Ana Sayfa
Tarİhçe
F.Meçhuller
Faİller
Garİplİkler
Delİller
MeclİsRaporu
Yok mu?
Ö.H.Daİresİ
Örgütlenme
Yenİ Hedef
Laİklİk
Tasfİye
Susurluk
Arşİv
Kİtaplar
A.Harun
İletİşİm
Dİğer
ManŞetlerİmİz
TARTIŞMAFORUMU
İDDİANAMELER
13.08.2001 'den beri:
 Ziyaretçi: 2864195
Her Tür Hak İhlallerini İhbar edin ki Elbirliği ile zulmü engelleyelim ve Adaleti Sağlayabilelim.. Adalet Platformu
 Adresimiz www.kontrgerilla.com veya kontrgerilla.brinkster.net veya ergenekon.ws şeklindedir. Emektar adresimiz http://www24.brinkster.com/aharun hizmetini sürdürmektedir.
AnaSayfa | Tarih | FMeçhul | Fail | Gariplik | Delil | TBMM | Yokmu | ÖHD | Örgüt | YeniHedef | Laiklik | Tasfiye | Susurluk | Arşiv | A.Harun | İletişim | Diğer | Manşetler | Forum | İHBAR ET
Ergenekon, Balyoz ve benzer soruşturmaları engelleme çabalarıErgenekon soruşturma sürecinde ele geçen silahlarErgenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerErgenekon, Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları  
Ergenekon'da 184. duruşma. Ergenekon davasına 184. duruşma ile dev..
Eymür: Suikast timi uçaktaydı. Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür kat..
Genelkurmay dvd'yi gönderdi. Ergenekon sanıklarında yakalanan ve d..
Danıştay: Artık rüya görmüyoruz. Danıştay Başkanı Hüseyin Karakull..
Darbeci Baro'ya darbe. Balyoz davasıyla ilgili yasa hazırlığı iddi..
Ergenekon'da 183. duruşma. Ergenekon davasına 183. duruşma ile dev..
Balyoz'da hakaret davası. Balyoz davası hakimlerine hakaret ettikl..
MBK üyesi: 27 Mayıs ifadesi veririm. 27 Mayıs darbesini yapan suba..
28 Şubat'ın bir kolu Yargıtay'da. Sivas olaylarında; slogan atan s..
Çillioğlu'da 1 gözaltı daha. Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı gör..
Manşetlerin tümünü görmek için tıklayın
 YEDİNCİ ERGENEKON İDDİANAMESİ (ISLAK İMZA)    (Toplam 184 sayfa)

T.C. İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü) TUTUKLU/ birleştirme taleplidir • Soruşturma No : 2008/1756 Esas No : 2010/373 İddianame No : 2010/264 iddianame istanbul 13. ağır ceza mahkemesi başkanlığına (cmk.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü) davacı müştekiler : K.H. : ADALET VE KALKINMA PARTİSİ adına 1-İDRİS NAİM ŞAHİN (Milletvekili), Söğütözü Caddesi No:6 06520 Çankaya/ANKARA adresinde bulunur. 2-HASAN HÜSEYİN TANRIVERDİ, MEHMET ALİ Oğlu HASİBE'den olma, 24/06/1977 doğumlu, Necatibey Cad. Lale Sok. 7/8 Sıhhiye/ANKARA adresinde ikamet eder. 3-SÜLEYMAN KÜÇÜKSUCU, REŞAT Oğlu YÜKSEL'den olma, 05/02/1975 doğumlu, Büyük İhsaniye Mah. Kazım Karabekir Cad. Selçuk Apt. No:74/5 Selçuklu/ KONYA adresinde ikamet eder. 4-ALİ AYDIN, AHMET Oğlu KAMİLE'den olma, 29/07/1965 doğumlu, Sahabiye Mah. Otak Sok. N:32 Velioğlu Ism. K:2 Kocasinan/KAYSERI adresinde ikamet eder. 5-MUSTAFA COŞKUN, Atatürk Cad. No: 4 SİVAS adresinde ikamet eder. şüpheliler 1-bedrettın dalan, HALİL DURAN Oğlu HÜNKAR'den olma, 18/07/1941 doğumlu, İSTANBUL ili, KADIKÖY ilçesi, SUADİYE köy/mahallesi, 20 cilt, 1612 aile sıra no, 1 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Kuzu Sk. Suadiye Mah. No:6 İç Kapı No:4 Kadıköy/ISTANBUL adresinde ikamet eder. W « V 4, 1

SAYFA: 1   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

müdafii suç suç tarihi ve yeri yakalama karar tarihi sevk maddesi Av. M. BENAN ŞENBAYRAM - istanbul Barosu Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme 2008 yılı ve öncesi tarihler - İSTANBUL 12/04/2010 Türk Ceza Kanunu 312/1, 314/1, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53 ve 58/9. maddeleri müdafii suç suç tarihi ve yeri tutuklama tarihleri tahliye tarihleri sevk maddesi 2-dursun çiçek, BEKİR Oğlu HALIME'den olma, 25/01/1960 doğumlu, TOKAT ili, REŞADİYE ilçesi, UMURCA köy/mahallesi, 94 cilt, 72 aile sıra no, 32 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Karaca Sk. Kazım Özalp Mah. No:8 İç Kapı No: 19 Çankaya/ ANKARA adresinde ikamet eder. Av. MUSTAFA ÇEVİK - Ankara Barosu Silahlı Terör Örgütüne Uye Olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme 2008 yılı ve öncesi - ANKARA İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)'nin 30/06/2009 tarih ve 2009/75 sayılı kararı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)'nin 11/11/2009 tarih ve 2009/77 sayılı kararı 01/07/2009 - 13/11/2009 Türk Ceza Kanunu 312/1, 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53, 58/9. ve 63. maddeleri müdafii suç suç tarihi ve yeri 3-serdar ozturk, ABDULHAMIT Oğlu BAŞAK'den olma, 10/10/1968 doğumlu, ili, AKDENİZ ilçesi, CAMİLİ köy/mahallesi, 44 cilt, 9 aile sıra no, 69 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Bestekar Sk. No: 17/2 Kavaklıdere Çankaya/ ANKARA adresinde ikamet eder. Halen Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda tutuklu. Av. DEMET REÇBER - Ankara Barosu'na kayıtlı. Açıklanması Yasaklanan Gizli Bilgileri Temin Etme, 327/1 maddesindeki suç ile Devletin Savaş İmkanlarının Tehlikeye Sokulması, Silahlı Terör Örgütüne Uye Olma, Devletin Güvenliğine ilişkin Belgeleri Tahrip Etme Amacı Dışında Kullanma Hile ile Alma Çalma, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma 04/06/2ÛÛ&S ANKARA

SAYFA: 2   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

GÖZALTI TARİHİ TUTUKLAMA TARİHİ SEVK MADDESİ 05/06/2009 İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)'nin 07/06/2009 tarih ve 2009/67 sayılı karan Türk Ceza Kanunu 314/2, 326/1, 327/1, 334/1, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar île Diğer Aletler Hakkında Kanun 13/1 maddeleri ile 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53, 58/9 ve 63. maddeleri MÜDAFİİ suç SUÇ TARİHİ ve YERİ GÖZALTI TARİHİ TUTUKLAMA TARİHİ SEVK MADDESİ 4-UFUK AKKAYA, HÜSEYİN Oğlu ŞEMSI'den olma, 07/10/1983 doğumlu, SİVAS ili, KANGAL ilçesi, TEKKE köy/mahallesi, 131 cilt, 16 aile sıra no, 81 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Kadı Mehmet Mah. Yeni Çeşme Sok. Birlik Apt. D:7 Beyoğlu/ İSTANBUL adresinde ikamet eder. Halen Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu. Av. İBRAHİM ERDOĞAN - İstanbul Barosu Devletin Güvenliğine ilişkin Gizli Belgeleri Temin Etme, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek, Silahlı Terör Örgütüne Uye Olma, Hukuka Aykırı Olarak Kişiler Verileri Kaydetmek, Devletin Güvenliğine ilişkin Belgeleri Tahrip Etme Amacı Dışında Kullanma Hile ile Alma Çalma, Kayda alınan konuşmaların basın,yayın yoluyla yayınlanması 08/11/2009 -İSTANBUL 08/11/2009 İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)'nin 09/11/2009 tarih 2009/67 sayılı kararı Türk Ceza Kanunu 314/2, 133/Son, 134/1, 135/2,326/1, 327/1, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53, 58/9 ve 63. maddeleri MÜDAFİİ SUÇ 5-MEHMET DENİZ YILDIRIM, CENGİZ Oğlu ZEYNEP'den olma, 07/06/1977 doğumlu, İSPARTA ili, KEÇİBORLU ilçesi, KOZLUCA köy/mahallesi, 25 cilt, 1 aile sıra no, 107 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Firuzağa Mah. Hayriye Cad. No:6 D:7 Beyoğlu/İSTANBUL adresinde ikamet eder. Halen Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda tutuklu. Av. İBRAHİM ERDOĞAN - İstanbul Barosu Kişiler Arasındaki Aleni Olmayan Konuşmaları Kayıt Etmek, Özel Hayata ilişkin Görüntü ve Sesleri ifşa Etmek, Devletin Güvenliğine İlişkin Gizli Belgeleri Temin Etme, Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Devletin GüvenUğljftaTİJ^Çin^ Belgeleri Tahrip Etme Amacı Dışında

SAYFA: 3   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

SUÇ TARİHİ ve YERİ GÖZALTI TARİHİ TUTUKLAMA TARİHİ SEVK MADDESİ Kullanma Hile ile Alma Çalma 08/11/2009 - İSTANBUL 08/11/2009 istanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)*nin 09/11/2009 tarih 2009/67 sayılı kararı Türk Ceza Kanunu 314/2, 133/Son, 134/1, 136/1, 326/1, 327/1, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53, 58/9 ve 63. maddeleri MÜDAFİİ suç SUÇ TARİHİ ve YERİ GÖZALTI TARİHİ SEVK MADDESİ 6-ILHAMI UMIT HANDAN, PERVIZ Oğlu FATMA ELHAN'den olma, 22/06/1956 doğumlu, İSTANBUL ili, FATİH ilçesi, BİNBİRDİREK köy/mahallesi, 73 cilt, 632 aile sıra no, 10 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Ürgüplü Cad. Yeşilyurt Mah. No:9 Iç Kapı No:5 Bakırköy/ISTANBUL adresinde ikamet eder. Av. HANDAN BAKBAK ÖZDEMİR- İstanbul Barosu Silahlı Terör Örgütüne Uye Olma 07/01/2009 - İSTANBUL 07/01/2009 Türk Ceza Kanunu 314/3, 220/7 maddeleri yollaması ile Türk Ceza Kanunun 314/2. maddesi, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53, 58/9 ve 63. maddeleri SUÇ SUÇ TARİHİ ve YERİ SEVK MADDESİ DELİLLER 7-OZEL YILMAZ, SINAN Oğlu ZEYNEP'den olma, 23/07/1952 doğumlu, BALIKESİR ili, MANYAS ilçesi, köy/mahallesi, 24 cilt, 57 aile sıra no, 8 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Serencebey Yokuşu Sk. Yıldız Mah. No:58 İç Kapı No: 16 Beşiktaş/ISTANBUL adresinde ikamet eder. Silahlı Terör Örgütüne Uye Olma 2009 - İSTANBUL Türk Ceza Kanunu 314/3, 220/7 maddeleri yollaması ile Türk Ceza Kanunun 314/2. maddesi, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, Türk Ceza Kanunun 53 ve 58/9. maddeleri İddia, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital inceleme raporları, iletişim tespit tutanakları, arama, inceleme ve gözaltı tutanakları, şüpheli beyanları ve tüm dosya kapsamı.

SAYFA: 4   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ GİRİŞ ERGENEKON Silahlı Terör Örgütüne yönelik bugüne kadar yapılan soruşturma sonucunda, silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek, halkı yürütme organına karşı silâhlı isyana tahrik etmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, terör örgütüne ait silahları depolamak, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde patlayıcı madde bulundurmak ve kullanmak, nitelikli kasten öldürmeye azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalmak, temin etmek, yasaklanan bilgileri temin etmek, açıklamak, kişisel verileri kaydetmek ve bağlı pek çok suçu işlemekten şüpheli 86 kişi hakkında 10.07.2008 tarih 2007/1536-2008/968-623 sayılı, yine aynı soruşturmanın devamı niteliğinde olan 56 şüpheli hakkında 08.03.2009 tarih ve 2009/511-268-188 sayılı, 52 şüpheli hakkında 17.07.2009 tarih, 2009/1498-751-565 sayılı iddianameler ile kamu davaları açılmıştır. Söz konusu davalar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/209 ve 2009/ 191 Esas sayılı dosyalarında derdest bulunmaktadır. Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne ait silah ve mühimmatlar ile ilgili olarak; 02.02.2009 günü akşam saatlerinde Beykoz Jandarma Komutanlığını arayan vatandaşların yaptığı ihbarda Beykoz Kaynarca Köyü Hocaoğlu mevkiinde yol kenarındaki ormanlık alan içerisinde şüpheli şahıslar bulunduğu, bu şahısların Opel marka araçla uzaklaştıklarının bildirilmesi üzerine görevli Jandarma tarafından yapılan incelemede toprağın 20 cm altında gömülü halde bulunan siyah poşet içerisindeki 50x30x20 cm ebatlarındaki plastik termosta her biri 550 gr ağırlığında 27 adet TNT kalıbı, 155 cm boyunda infılaklı fitil, 3 adet fünye, 1 adet adaptör, 100 gr C-4 plastik patlayıcı madde ele geçirildiği, olaya ilişkin soruşturma evrakının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23.02.2009 tarihinde saat 23.22'de ulaşan 1999 sayılı mail ihbarında özetle; ''20-25 gün önce Beykoz da ormanlık alan içersinde yüklü miktarda patlayıcı bulunduğu, Emekli Albay Levent GÖKTAŞ' a bağlı bir ekip tarafından bu patlayıcı maddelerin eylemde kullanılmak üzere gömüldüğü, bu ekibin özel eğitim almış askerlerden oluştuğu ve ERGENEKON adına eylem yapmak için Levent GÖKTAŞ' tan talimat beklediği, Levent GÖKTAŞ' tan bir emir geldiğinde ekibin harekete geçeceği, ayrıca ekibin içersinde Levent BEKTAŞ, Ercan KİREÇTEPE, Turhan ECEVİT, Eren GÜN AY ve Erme ONAT isimli şahısların olduğu, Beykoz'da ki ormanlık araziye patlayıcıları gömerken vatandaşların fark etmesi üzerine kaçtıkları, bunların ERGENEKON'a bağlı hareket ettiği ve şahıslardan cezaevinde bulunan Levent GÖKTAŞ' ın sorumlu olduğu.........'' şeklinde açıklamaların bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne gönderilen 16.04.2009 tarihinde ulaşan 3866 nolu ihbarda özetle; ''...ERGENEKON davasında tutuklu bulunan Emekli Albay Levent GÖKTAŞ' a bağlı olarak faaliyet gösteren ve eylem yapmak için Levent GÖKTAŞ' tan emir bekleyen bu şahısların sırasıyla Levent BEKTAŞ liderliğinde, Erme ONAT, Turhan ECEVİT, Eren GUNAY ve Ere KÎREÇTEPE olduğunu, bu şahısların

SAYFA: 5   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

eğitimli birer asker ve patlayıcı uzmanı olduklarını, Levent GÖKTAŞ' tan emir alır almaz ERGENEKON adına eylem yapacaklarını, Levent GÖKTAŞ' ın serbest bırakılmaması durumunda ERGENEKON soruşturmasını yürüten savcılarına yönelik büyük bir eylem yapacaklarını, bu eylem için ellerinde bulunan patlayıcı ve silahları Bedrettin DALAN' a ait araziye gömdüklerini, bu malzemelerden DALAN'ın da haberinin olduğunu, bu malzemeleri Beykoz'da bulunan Kurs Sualtı Komutanlığının arka tarafında bulunan köpek kulübeleri ve su deposundan denizin aksi istikametine, tepeye doğru giden patika yolun etrafına gömdükleri...'' şeklinde ibarelerinyer aldığı görülmüştür. İhbar içeriklerinin ciddi olduğu yönünde şüpheler bulunması sebebiyle ihbarda belirtilen, tapuda İstek Vakfı'na ait İstek Servis Eğitim ve Oto Kiralama Ticaret A.Ş ve Emine Müzeyyen Bilginer adına hisseli olarak kayıtlı olan Beykoz Poyrazköy Keçilik Mevkii 138 Ada/Parsel içerisinde binaları olan, tarla ve bahçe ile çevresinde İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2009 tarih ve 2009/489 sayılı arama kararına istinaden 21.04.2009 günü yapılan aramalarda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilmiş ve aramalar devam ederken ihbarlarda isimleri bulunan ve haklarında teknik takip olan şüpheliler Levent BEKTAŞ, Ercan KİREÇTEPE, Erme ONAT , Eren GÜNAY ve Mustafa Turhan ECEVİT sorgularının ardından tutuklanmışlardır. Yukarıda özetle anlatılan olay ile ilgili olarak Levent BEKTAŞ, Ercan KİREÇTEPE, Erme ONAT, Eren GÜNAY, Mustafa Turhan ECEVİT, Ergin GELDİKAYA, Ali TÜRKŞEN, Halil CURA, Feridun ARSLAN, Saadettin DOĞAN, Levent GÖRGEÇ, İbrahim Koray ÖZYURT, Muharrem Nuri ALACALI, Şafak YÜREKLİ, Dora SUNGUNAY, Tayfun DUMAN ve Mert YANIK hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek, terör örgütüne ait silahları, mühimmatı depolamak, patlayıcı madde bulundurmak suçlarından 2009/969 soruşturma, 2010/38 esas, 2010/29 sayılı iddianame ile açılan kamu davası İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/34 Esas sayılı dosyasında derdest bulunmaktadır. Yine kamuoyunda Poyrazköy İddianamesi olarak bilinen soruşturmanın sanıklarından Levent BEKTAŞ'dan ele geçirilen materyaller içerisinde gizli bir şekilde kaydedilen ve ancak özel programlar vasıtasıyla açılan KAFES EYLEM PLANI başlıklı belge içerisinde, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçlarını gerçekleştirmek ve kamuoyunda infial yaratacak eylemler yapmak ve ülkemizi yabancı arenada zor durumda bırakarak mevcut hükümeti işlevsiz durumda bırakmak için, yabancı misyon şefleri ve azınlıklarına yönelik eylem hazırlıkları içerisinde bulunan hücre yapılanması şeklinde bir örgütlenmenin varlığı deşifre edilmek suretiyle, yürütülen soruşturma kapsamında 19.03.2010 tarih ve 2009/2167 Soruşturma, 2010/268 Esas, 2010/189 İddianame sayısı ile İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince 2010/146 Esas sayısı ile kabul görmüş ve halen derdest bulunmaktadır. İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 17.03.2009 tarihinde gelen ve 2740 ihbar numarası ile kaydedilen ihbarda özetle; ''Son dönemde Ergenekon operasyonu ve BOT AŞ kazıları nedeni ile Şırnak'ta Levent ERSÖZ' le birlikte çalışan ve her türlü kirli işleri yapan şahısların şimdi büyük bir korku içinde olduklarını, bu kişilerin Ergenekon operasyonunda tutuklanmaktan korktukları için Ergenekon savcılarına ve polise komplo kurmaya çalıştıklarını, Polis ve Ergenekon

SAYFA: 6   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

savcılarını suçlayan ihbarlar yapmayı planladıklarını, Binbaşı Selçuk ve bir Astsubay tarafından herkesin tanıdığı infazcılardan Koçero SALUÇİ adına ifade yazılıp bu şahsa imzalatıldığını, ifadenin Silopi savcılığına gönderildiğini, ayrıca ifadenin Levent GÖKTAŞ' ın adamı Serdar OZTURK' e gönderilerek basına yayılmaya çalışıldığını, Genel Kurmay Müşavirliğinden Orhan ÖNDER' e de vereceklerini. Bunun dışında yapılacaklara Selçuk Binbaşı karar verdiğini, bu konuda kamuoyu oluşturmaya çalışmalarını da Serdar ÖZTÜRK' ün yürüttüğünü, Selçuk binbaşının serdarın daha büyük iş yapacağını, Ergenekon Operasyonu başlarına geçireceğini söylerken şahit olduğunu, çok planlı bir çalışma içinde olduklarını, bundan sonra Polisi ve Ergenekon savcılarını suçlayan ihbar yapmayı planladıklarını, bunlar korkularından ne yapacaklarını bilmez durumda olduklarını, her türlü kötülüğü yapabileceklerini ''...şeklinde iddialar ve şüpheli Serdar Öztürk 'ün örgütle olan bağlantıları ile ilgili dosyada yer alan diğer deliller gözönüne alınarak İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2009 tarih ve Teknik Takip 2009/822 sayılı kararı ile şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Kavaklıdere Bestekâr Sokak No 17/2 sayılı ADEN Hukuk Bürosu isimli iş yerinde yapılan aramada çok sayıda gizli ibareli belegelerin ele geçirildiği, yapılan incelemesinde; Devletin Güvenliğine İlişkin Gizli Belgeler ile birlikte ''İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI'' başlıklı GİZLİ ibareli Dr.Dz.P.Kur.Kd.Albay Dursun ÇİÇEK'' imzalı belgenin bir sureti ele geçirilmiştir. Bu belgenin içeriği ile ilgili ilerleyen bölümlerde detaylı olarak açıklama yapılacaktır. Ele geçirilen söz konusu belgenin aslı Cumhuriyet Başsavcılığımıza posta yolu ile gönderilen 30.09.2009 tarihli, kendisini ''Kuşaklar boyu TSK'ya hizmet etmiş bir aileye sahip olmaktan onur duyan bir subay olarak'' tanıtan açık kimliği tespit edilemeyen şahsın yapmış olduğu imzasız ihbar mektubunun ekinde, bahse konu ''İrticayla Mücadele Eylem Planının'' ıslak imzalı orijinali de gönderilmiş , İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 19.10.2009 gün ve 250/16. 10. 2009- 57814- 9760/ 8014, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı Dairesi Başkanlığının 13.11.2009 gün ve 2009/8354 , İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 04.02.2010 gün ve 250/26. 01. 2010- 5981- 1029/ 847 , Jandarma Kriminal Laboratuvarının 16.03.2010 tarih ve 2010/145 sayılı bilirkişi raporlarında, ''İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI'' başlıklı belgenin Şüpheli Dursun ÇİÇEK'in eli mahsulü olduğu belirtilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 18.10.2009 tarihinde gönderilen ''Aydınlık'' konulu ihbarda ,''Bugün Aydınlık dergisi manşetinde bahsedilen başbakanın karanlık telefon görüşmesi Ergenekoncu Levent ERSÖZ' ün arşivindendir. Bu arşivde Başbakan ve çok sayıda Akpli bakana ait ses kayıtları bulunmaktadır. Bu arşiv şu anda Aydınlık dergisinde bulunmaktadır. Bu ses kayıtlarının asıl kaynağı Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkayadır. Dergiye bakarsanız anlayacaksınız. Kolay gelsin. '' şeklinde geçen mesaj üzerine ilgili adreslerde yapılan aramalarda, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın da aralarında bulunduğu üst düzey bürokratların dinleme kayıtları ele geçirilmiş olup, bu konu ile ilgili olarak Şüpheliler Ufuk AKKAYA ve Mehmet Deniz YILDIRIM sevk edildikleri İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2009 tarih ve 2009/67 Sorgu sayılı kararlarıyla örgüt üyesi olmak suçundan tutuklanmışlardır. Bu konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar sonucu elde edilen deliller neticesinde dosyamız sanıklarından Levent ERSÖZ ve Hasan Atilla UGUR'un Jandarma Genel Komutanlığında görevli oldukları yıllarda bazı üst düzey bürokratlarla birlikte Başbakan ve diğer hükümet üyelerini hukuk dışı yöntemlerle dinledikleri ve bu dinlemeleri kayıt altına alarak, örgüt arşivlerinde sakladıkları belirlenmiştir. 4*

SAYFA: 7   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Şüpheli Bedrettin Dalan'ın,Ergenekon silahlı terör örgütünün, iktidarda bulunan mevcut hükümeti ortadan kaldırmak amacıyla hazırladığı darbe planlarında, medya ve siyasetin yönlendirilmesi ile bazı üst düzey iş adamlarının bu hususta ikna edilmesi görevini üstlendiği, bu amaçla medya sahipleri ve iş adamları ile görüşmeler yaptığı, darbe planlarının hazırlanmasında aktif rol oynayan Ergenekon terör örgütü üyeleri Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur ve İsmail Yıldız ile görüşerek, askeri müdahalenin bir zorunluluk olduğu yönünde onları teşvik ederek cesaret verip, bu yöndeki motivasyonlarını güçlendirmeye çalıştığı, örgüte fınans desteği sağladığı ve aralarında Adil Serdar Saçan'ın da bulunduğu örgüt üyelerine mütevelli heyeti başkanı olduğu üniversitede görevler verdiği, örgütün stratejisi doğrultusunda Uluslararası ilişkileri yürüttüğü, darbe sonrası kurulacak hükümette başbakan olma görevini üstlendiği anlaşılmıştır. Şüpheli Bedrettin DALAN'ın kendisi hakkında soruşturma yürütüldüğünü ve operasyonla göz altına alınacağını İstanbul MİT Bölge Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Şüpheli Özel YILMAZ vasıtasıyla öğrendiği, ve hakkında hiçbir yakalama kararı ve ifadeye çağrı dahi olmaksızın 15.10.2008 tarihinde yurt dışına kaçtığı, o tarihten soma soruşturmada hakkındaki deliller sebebiyle halen firarda olması sebebiyle 12.04.2010 tarihinde İstanbul 14. Ağır ceza mahkemesince 2010/333 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri çıkartılmıştır. Şüpheli Bedrettin DALAN'la alakalı delillerin daha önce açılan davalarda yargılaması süren sanıklar Şener ERUYGUR, Levent ERSÖZ, Hasan Atilla UĞUR, ve İsmail YILDIZ'DAN çıktığı, yine Doğu PERİNÇEK grubunda görevli örgüt üyeleri Mehmet Deniz Yıldırım ve Ufuk AKKAYA dan elde edilen gizli telefon görüşmelerinin de aynı şüpheliler tarafından darbe çalışmaları sırasında yürütme organını devirmeye teşebbüs eylemlerinde kullanılmak amacıyla Ergenekon silahlı terör örgütü adına kurulan özel istihbarat arşivi için dönemin jandarma istihbaratının teknik imkanlarının da kullanılmasıyla oluşturulan özel istihbarat arşivinden çıkarılıp örgütün talimatları doğrultusunda şüpheliler Mehmet Deniz Yıldırım ve Ufuk AKKAYA tarafından yayınlandığı, Şüpheli Dursun ÇİÇEK ve Serdar ÖZTÜRKÜN de Levent GÖKTAŞLA irtibatları sebebiyle belirtilen şüphelilerle alakalı delillerin aynı dosya çerçevesinde değerlendirilmesinde zorunluluk görüldüğünden aralarındaki irtibat sebebiyle birleştirilme talep edilmiştir. a-Savunması Şüpheli Bedrettin DALAN firari olduğu soruşturma süresince yakalanamadığından hakkında yakalama kararı bulunduğundan ifadesi alınamamıştır. b-Telefon Görüşmeleri Tape No:8363, 20.04.2008 tarihinde Kemal GÜRÜZ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; K.GÜRÜZ'ün ''şu İstanbulu senden başkası alamaz ha'' ''Şu belediyeyi ya sun hırın ellerinden'' dediği, Bedrettin DALAN'ın '' siyasetten çıktığını'' , K.GÜRÜZ'ün ''Ya oraya gir ya geç şu belki bi şeye ge bi önümüze düş bak vebali ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 1-Şüpheli Bedrettin DALAN

SAYFA: 8   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

büyüktür sen yani bunu bi iki üç kişi kaldınız ya ortada gidiyo memleket ha sen bakma bu Rektör'' ''Sen bu Rektörler filan duruyor ya sen bi de bana sor gel çektiğimi bi Allah biliyo bi ben biliyorum ha '' , Bedrettin DALAN'm ''Memleket gidiyor değil gitti'' , K.GÜRÜZ'ün ''Valla hala bi tutulacak tarafı var'' ''Var bu istanbul istanbul bunların elinden alınabilirse Bedrettin abi şayet sen benden daha görürsün düşün taşın bana de gel şunu yap de yanımda şey ol de ben senin emrinde olurum yani'' ''Var ya Ahmet var işte başın adam gibi bi sürü adam var hepsi gayet dünyanın en iyi adamlarını topladın etrafına çünkü sen iyi adamsın'' ''ben sana söyleyim abi Ayseli hanım sonra senin en büyük şansın Ahmettir Haluktur oraya topladığın adamlardır Ahmet gibi adam bulunmaz'' , Bedrettin DALAN'ın ''Ahmet iyidir iyidir çok'' , K.GÜRÜZ'ün ''Deli misin abi ya adam ya o kadar az var ki'' , Bedrettin DALAN'ın ''Maalesef 4. defa da onu koyacağız başka yok'' , K.GÜRÜZ'ün ''abi koy ne düşünüyorsun hiç düşünme hiç düşünme ben geldi dün bana ne dedi ne zaman emretsem bana gel şunu yap hemen orda onu bil'' , Bedrettin DALAN'ın ''Ahmet'i biraz rahatlatayım yerine birini koyayım ama'' ''evet yani Ahmet yönetimde kalsın CEO olsun ...'' , K.GÜRÜZ'ün ''Sana yakında postadan bi kitap gelecek benim Amerika da yayınlanan kitabım dün çıktı'' ''........... 400 sayfa bi kopya sana özel geliyor'' ''Amerikada basıldı'' ''75 dolar fiyatla satışa çıktı'' , Bedrettin DALAN'ın ''Ooo bravo yani'' , K.GÜRÜZ'ün ''Yani şey yani ne yapayım ben kenarda durdum baktım ki ben laf yetiştiremiyorum köpek dolu etrafta geçen gün bi tanesi görev kabul etmiş YOK'te masada ulan köpeksin sen dedim be sırf neye kabul ediyor biliyor musun emekli maaşı artsın diye'' , Bedrettin DALAN'ın kim olduğunu sorduğu, K.GÜRÜZ'ün de ''ATİLLA E... DİYE Bİ KÖPEK'' ''Köpek yalvardım altı aydır yapma Atillacım bu adama şey vermeyin meşruiyet vermeyin diye bana diyor ki ama emekli maaşım artıcak ulan köpek dedim ben dörtyüz milyar lirayı bıraktım be laf gelmesin diye 8 sene emekli maaşı almadım'' , Bedrettin DALAN'ın ''Salak'' , K.GÜRÜZ'ün ''Bunlar adam değil onun için bak ben valla senin adını söyleyecem bazı yerlere BEDRETTİN abiden başkası bunu kurtaramaz diye'' , Bedrettin DALAN'ın ''Öyle benim İstanbul da neresinden baksan % 20'ye yakın şahsi oyum var'' , K.GÜRÜZ'ün ''Var bütün merkez sağ sana verir'' , Bedrettin DALAN'ın ''O zaman oturur o da ben neyse İstanbul'a gelince konuşuruz seninle'' , K.GÜRÜZ'ün ''Yani bu bu fikirde benden çıkmadı Mehmet Ali ile biraz önce konuşuyorduk o ya önümüze düşsün ya bişeye soyunsun diyor'' , Bedrettin DALAN'ın ''BAYAR mı'' diye sorduğu, K.GÜRÜZ'ün ''he, biraz önce bak dur dedim ben çoktandır aramadım zaten o beni aramıyor ben arayayım abiyi dedim''... Bedrettin DALAN'ın da ''İstanbul'a gelince konuşuruz tamam mı'' dediği, Tape No:8665, 30.04.2008 tarihinde Bedrettin DALAN'ın Coşkun UMUR'un kullanımında bulunan 0533 554 49 69 numaralı telefondan İnan K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Coşkun UMUR'un ''Başkanımı veriyorum'' dediği ve görüşmeye Bedrettin DALAN ile İnan K.nın devam ettiği, Bedrettin DALAN'ın ''İnancığım nasılsın iyimisin'' dediği, İnan K.nın ''Sayın Başkanım iyiyim iyide değilim aslında'' ''O çok benim sevdiğim abim sizden biraz büyük 78 yaşındaydı Burak çok uğraştı onlarda uğraştılar dün sabah kaybettik'' ''... Çok üzüldüm çünkü çok uzun süreler bana abilik yapmıştı'' ''Ve onun şeysi içindeyim'' ''Üzüntüsü içindeyim bugün bir ara şeye gittim İlhan SELÇUK beye gittim'' ''Durumu iyi sizi de onu daha yakınlaştıracağım öyle bir misyon aldım'' dediği, Tape No:8365, 01.07.2008 tarihinde Coşkun UMUR ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın inşaat nasıl gidiyor'' diyerek bilgi aldıktan sonra başka dedi kodular'' dediği, C.UMUR'un da ''Başka bi başka bi ters bi problem yok'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Muratla UgiU va^jpı'' dediği, C.UMUR'un ''Yok şu anda onlada ilgili yok beni hiç aramadı'' zaiân'f ^jBÖni hiç aramadı zaten Barış beyle

SAYFA: 9   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

görüştüm'' ''O da nasılsın iyi misin öyle gayet güzeldi sesi bir sıkıntı yok yarın sabahleyin babayı alacağız dedim tamam abi dedi'' ''Acı badem deydim ben şimdi ordan üniversiteye geldim üniversitedeyim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bugün kimler tutuklanmış diye duydum kimleri tutuklamışlar'' dediği, C.UMUR'un ''Televizyonlar söylüyor efendim televizyonlar iki tane eski bi paşamızın bir tane bi paşamızı daha arıyorlarmış eski Hurşit TOLON'' ''Gazeteci bir tane eski Cumhuriyet gazetesinden Ankara temsilcisinden bir gazeteci ondan sonra bir tane ticaret odası başkanı vardı Sinan ENGİN'' ''Sinan AYGÜN onlar yani 7-8 kişi gözaltına almışlar sağlık kontrolünden geçirdiler haberleri izliyoruz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''O paşalar kimler'' dediği, C.UMUR'un ''Bir tanesi Hurşit TOLON'' ''Evet ben size söyleyim bir saniye Turhan ÇÖMEZ ide arıyorlarmış havalimanına gelir gelmez o da İngilterede dil kursuna gittiği yazıyordu'' ''O da AKP liydi biliyorsunuz Balıkesir Milletvekili o da gelince gözaltına alınacağı söyleniliyordu'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Allah Allah peki başka'' dediği, C.UMUR'un ''Yani başka bi başka bi bi sıkıntı yok başkanım başkanım yani'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Paşalardan 2 tane mi 3 tane mi'' dediği, C.UMUR'un ''Şener ERUYGUR'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''onu almadılar mı'' dediği, C.UMUR'un ''Hurşit TOLON la Şener ERUYGUR' u gözaltına almışlar efendim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Üçüncü paşa yok yani 2 tane orda'' dediği, C.UMUR'un ''Üçüncü paşa evet iki tane almışlar'' ''dediği, Bedrettin DALAN'ın Anladım öbürü de Sinan AYGÜN'' dediği, C.UMUR'un ''Sinan AYGÜN'ü almışlar birde gazeteci bir cumhuriyet gazetesinin Ankara temsilcisi onu aldılar işte Turhan ÇÖMEZ i arıyorlar bir sürüde doğru veya yanlış gazete televizyonlarda yorumlar var Mustafa BALBAY vardı onu almışlar gazeteci olarak'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yanında kim var onu anlatıyor sana ...'' dediği, C.UMUR'un da ''Şeyden efendim bu internete girdik te ordan bakıyorum'' dediği, Tape No:8445, 02.07.2008 tarihinde Berra B... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Berra B.nin ''Valla dünden beri keyfim çok kaçık tabi'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yani ama birşey söyleyeyim bak Baro olarak 1 buçuk senedir Yargılanmadan içerde duranlara ses çıkarmıyorsunuz yani bu bir kere Hukukun bu kadar gecikmesi yargının bu kadar gecikmesi şeysiz yargısız infaza dönüşmüyor mu'' dediği, Berra B.nin ''Gayet tabi öyle oluyor Dün akşam bir toplantı yaptık şimdi bu toplantıda hep bunlar konuşuldu ondan sonra işte AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE GİDİLSİN GİDİLMESİN mi canım 5. madde açısından olayları incelemek lazım 5. maddedeki tutukluluk süresinin makul bir süre olması lazım'' ''Ve bir an önce yargılanma makamının önüne çıkarılması gerekir bu olmadıysa bunlara tabi bir tepki gösterilmesi lazım hı kişilerin efendim kendi bireysel başvuru hakları var ama buna bir kamuoyu oluşturulur bir şey yapılır bizimkiler oturuyorlar Kazım zaten artık çok hasta bilmem haberiniz var mı'' .... Bedrettin DALAN'ın ''Şu konuda da biraz reaksiyon gösterin hukukun üstünlüğünü hukukun adil olması konusunda tamam mı'' dediği, Tape No:8610, 23.07.2008 tarihinde Bedrettin DALAN'ın Coşkun UMUR'un kullanımında bulunan 0533 554 49 69 numaralı telefondan Adil Serdar SAÇAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Adil Serdar SAÇAN'ın ''Başkanım nasılsınız efendim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sağol oğlum sen nasılsın iyimisin'' ''O Ankarada ki son dava bitti mi'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Bitti bitti efendim tebligat gelmek üzere çıktı şeyi yazısı'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ha iyi iyi'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Bugün yarın gelir yani'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyi tamamen bitti senin davalar'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Onlar bitti evet efendim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Geçmiş olsun'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''İdari olanlar bitti sağolun efendim sağolun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Senin şimdi göreve iade isteyeceksin'' «.-¦ »i ¦ **•» v

SAYFA: 10   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Evet efendim onlar edecekler zaten mecburen'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ee hayırlı olsun oğlan kaç puan aldı'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Sağol sayısaldan 273 aldı efendim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyi güzel şeyden ne aldı eşit ağırlıktan'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Getir oğlanı da bi bakalım o zaman'' dediği. Adil Serdar SAÇAN'ın ''Emredersiniz efendim sağolun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sana ne bok atıyorlar halen kaç sene geçmiş'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Yani yok Veli KÜÇÜK bana şantaj yapmış da ben onun için kapatmışım soruşturumayı yani abuk subuk şeyler yazıyorlar başkanım hiç'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Okum ya sen savcının haberi olmadan dava kapatabilirmisin yani soruşturma'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''O., onu zaten herkes biliyo da işte o malum malum gruplar yine öyle yapıyorlar başkanım yani'' ''Eee güldü başkanım yani böyle bi şey olur mu hiç bi şey yok ben 6 sene olmuş meslekten atılalı ve hem hem bi taraftan yazıyorlar Veli KÜÇÜK le beraber bi taraftan yazıyorlar Veli KÜÇOK şantaj yaptı yani kendi içerlerinde de tutarlı değil onlar'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yav bir bilgi kirliliği bi bilgi kirliliği aman yarabbim ya resülullah herkes'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Ortalığı evet başkanım ortalığı perişan ettiler'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ortalığı perişan ettiler her gazete kendi kafasına göre yazıyor'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Evet efendim evet'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Neyse bunlar da geçer oğlum'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Geçer başkanım ne olacak size neler yaptılar hepsi geçti ne oldu ...'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ohh 11,5 sene yargılandık ya 11,5 sene'' dediği, Adil Serdar SAÇAN'ın ''Benim daha 5 senem var başkanım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evet doğru valla'' dediği, Tape No:8372, 30.07.2008 tarihinde Arzu ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Arzu canım beni aramışsın'' dediği, Arzu'nun ''Aradım ama şimdi açıklıyor .. konuşmaz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Şey 6 ya 5 kapatılmıyor'' ''Ben öyle duydum'' dediği, Arzu'nun ''Doğrudur'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ne açıklıyor şuanda'' dediği, Arzu'nun ''Kararı açıklıyor'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyi açıkladıktan sonra beni dışardan ara'' ''BEN ..ÖĞRENDİM DE 1 SAAT EVEL'' ''Onu haber vereyim dedim ama sen ondan sonrada beni bi ara'' dediği, Arzu'nun da ''Tamam başkanım'' dediği, Tape No:8428, 15.08.2008 tarihinde Necati K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Necati K.nın ''Bir toplantı varda başkanım buradayız'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Vali aradı şimdi'' ''Biraz bastırdım'' ''Bir hafta içinde bir netice alacağım diyor'' dediği, Necati K.nın ''Yazıyı da yazdı Belediye ya burda imar yok dedi'' ''Politika yapıyor vallahi politika yapıyor acayip bir herif yav orda sana mezarda şeyde camide söyledi'' ''Arkasına gittim oturtacak yer bulamıyor beni ondan sonra deyin ki sayın Vali siz onlara atıyorsunuz onlar size atıyor siz en büyük sizsiniz evet öyle oluyor bilmem ne filan ondan sonra halledeceğim diyor geri gönderiyor neyse bekleyelim 10 günü'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Şimdi ben ona şunu söyledim sadece K.... in değil bütün otoyolların Türkiye de kavşak noktalarını lojistik merkezi ilan etmek lazım'' ''... 1 lira geliyorsa ülkeye servisten 1000 lira geliyor ülkenin önünü açın dedim'' ''Ülkenin önünü açın dedim'' ''Yani K.....meselesi değil bu ülke meselesi'' dediği, Necati K.nın ''Çok doğru doğru nerde öyle adam senin gibi adam mı var'' dediği, Tape No:8615, 25.08.2008 tarihinde Gülçin ve Bedrettin DALAN'ın Coşkun UMUR'un kullanımında bulunan 05335544969 numaralı telefondan Ercüment OVALI ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Ercüment canım nasılsın'' dediği, Ercüment OVALI'nın ''başkanım sağolun teşekkür ediyorum TGRT de izledik teşekkür ediyoruz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''ben hiç hiç çekinmeden konuşurum'' dediği, Ercüment OVALI'nın ''Sağolun ben hatta sizin bu konuşmanızdan ilk konuşmanızdan sonra Türkiye de millet ayağa kalktı beni arıyorlar'' ''Ben sizi arayıp

SAYFA: 11   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

onların sizi arayıp onların size söyliyecekleri ve sizin onlara vereceğiniz cevabı bile hazırlamıştım ama sonradan vazgeçtiler korktular herhalde'' ''tabi çünkü siz çıktınız dediniz ki kordon kanından gerek yok şimdi biz dişlerle bunu yapıyoruz deyince millet panik vaziyetinde ne kadar kordon kanıyla uğraşan adam varsa ayağa kalkıp size bir yazı yazacaklardı'' dediği, ...... Bedrettin DALAN'ın ''ERGENOKONA DA GİYDİRDİM'' ''Yav komedi ya komedi'' dediği, Ercüment OVALI'nın ''Sormayın sormayın başkanım'' dediği, Tape No:8375, 08.09.2008 tarihinde Eser A... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Eser A.nın ''Sabah Aydın abiyle konuştumda ya onu davet edelim veya bi ziyarete gidelim nasıl yapalım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Gidelim'' dediği, Eser A.nın ''Nasıl yapalım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Hemen birazdan saat üçte gidelim'' ''12 de şeye gel vakfa gel'' dediği, Eser A.nın ''Hayır benim şimdi randevularım var onları bakayım hastalarımı'' ''Sen randevularımı bitirip hemen seni arayayımmı abi'' dediği ve görüşmenin devamında Bedrettin DALAN'ın ''Tabi ki gidicez tamam sorun ne biliyorsumun'' ''Bunu bile bile kendi başına açtı'' dediği, Eser A.nın ''Öyle oldu da ..'' ''Şu anda'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ben sana birtek şey söyleyeyim bak'' ''Son Anayasa Mahkemesi Kararı kapatma çıkacak diye ayakları titriyordu'' ''Yani bir ay evvel'' ''Şaşırdınmı'' dediği, Eser A.nın ''Evet doğru doğru şimdi olan oldu abi şimdi bu senden bana ne düşerse biz onu yaparız'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bize ne düşüyorsa yapıcaz o ayrı konu ama sorun kendinden kaynaklanıyor bence şeyden'' dediği, Eser A.nın ''Konuşuruz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''AKP den'' dediği, Eser A.nın ''Onu da abi görüşmek üzere saygılar'' dediği, Tape No:8386, 13.10.2008 tarihinde Necati K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Necati K.'nın ''Hiç başka söylelecek lafın yokmu'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Var var bakarız akşama şey yeni mit bölge başkanı tayin oldu benim yakınım sende tanıyorsun yemeğe çağırdı geliyormusun'' dediği, Necati K.'nın ''Beni çağırmadı'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ya senide çağırdı beni çağırdı demek seni çağırdı demek'' dediği, Necati K.'nın ''Olur gidelim olmazsa'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam ben sana gelirim beraber gideriz'' ''Oldu peki allahısmarladık'' dediği, Tape No:8387, 13.10.2008 tarihinde Gülçin ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Gülçin'in ''Günaydın başkanım buyurun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bugün kim geliyor öğlen yemeğine'' dediği, Gülçin'in ''Bu gün öğlen yemeği başkanım bugün Türkan SAYLAN tarafından bir profesör gelecek 11 buçukta'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Behiç KILIÇ ne zaman geliyor yarın mı'' dediği, Gülçin'in ''o yarın bir de Ertuğrul DOĞUÇ'un yeğeni gelmişti size hani Rotari kulübü diye'' ''O çocuk bugün iki kişiyle yemeğe geliyor size'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam iyi'' dediği, Gülçin'in ''Onun yeğeni yani Ertuğrul beyin'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ertuğrulda geliyor değil mi'' dediği, Gülçin'in ''12:30'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam ben biraz onları al odaya'' ''Ben biraz gecikerek gelecem'' dediği, Tape No:8417, 21.10.2008 tarihinde Ali YASAK ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Saadet'in ''Başkanım günaydın Ali Bey görüşmek istiyor'' dediği ve telefonu Bedrettin DALAN'a bağladığı, Ali YASAK'ın ''Abi emret'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Nasılsın iyi misin'' ''dün nasıl geçti'' dediği, Ali YASAK'ın ''Ya boş iş orada'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Karnavala dönmüş'' ''Sen giremedin bile içeriye'' dediği, Ali YASAK'ın ''girdim çıktım yani biz mahkeme bir an önce olsun diye yardımcı bile olduk orada'' ''Geleceğim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Saat dört buçukta bekliyorum akşam'' dediği, Ali YASAK'ın ''Dört buçukta tamam'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Üniversitede'' dediği, Tape No:8393, 22.10.2008 tarihinde Ali YASAK ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Kızım AJL-beyi bağla bana'' dediği, Gülçin'in ''Ali

SAYFA: 12   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

YASAK'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evet'' dediği, Gülçin'in ''Tamam görüşebilirsiniz başkanım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Alo'' dediği, Ali YASAK'ın ''Abi ben geliyorum'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Vakfa gel'' dediği, Ali YASAK'ın ''Tamam'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyimisin'' dediği, Ali YASAK'ın ''İyiyim süper geliyorum'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Hadi tamam canım'' dediği, Ali YASAK'ın ''Tamam'' dediği, Tape No: 8551, 23.10.2008 tarihinde İlhami Ümit Handan/Bedrettin DALAN'ın Özer Yılmaz...ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;İlhami Ümit HANDAN'ın ''başkanım Bedrettin DALAN başkanım görüşecek'' dediği ve görüşmeye Bedrettin DALAN ile Özer Y.nin devam ettiği, Özer Y.nin ''buyurun başkanım'' ''yarın gelecem hocamla konuştum bir bir buçuk ara bir buçuk iki arası görecek'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Geçmiş olsun ne haldesin'' dediği, Özer Y.nin ''yok iyiyim iyiyim başkanım '' dediği, Tape No:8419, 25.10.2008 tarihinde Çiğdem ile (02163261055 numaralı telefondan) Hüsnü D. Arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hüsnü D.nin ''Ankara dan arıyorum Hüsnü D.'' ''sayın başkanım ofiste mi yoksa gelmedi mi daha'' dediği, Çiğdem'in ''Gelmedi henüz'' dediği, Hüsnü D.nin ''Gelmedi lütfen söyler misiniz Hüsnü D...Albay aradı'' ''Beni bi ararsanız memnun olurum çünkü yarın misafirler geliyor'' ''Kendisinin de bilgisi var Almanya dan geliyorlar'' ''Mutlaka görüşmemiz lazım oda akşam saat 20 de yarın akşam saat 20 de onun arkadaşı geliyor Onunla görüşecekti'' dediği, Çiğdem'in ''Peki nereye geliyor İstanbul a mı'' dediği, Hüsnü D.nin ''İstanbul a.....geliyor yani...'' dediği, Tape No:8398, 31.10.2008 tarihinde Esra T... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Murat Murat Öncel yazdı ve bu 10 bin tane belki yazdı Türkiye deki bütün gazteler Yök Sağlık Bakanlığı Belediye Vilayet bütün parlementerler hepsini yazdı bunu sebebide şu atıldı bu bizim ünivertemizeden biliyorsun birazda ahlaksız çümki kendisini profesörde yaptım ben üniversitede herneyse şimdi bu yalan yanlış her tarafa yazılar yazdı Yökte geldi kontrol etti gitti'' ''Önce dedik bina işte çöküyor binan çökmediğire dair hem eski hem yeni rapor var onu sana kız göndersin şeye gelince ruhsata gelince bu özel bir hastae değil evladım'' ''Yeditepe Üniversitesinin hastanesi bizim ne üneversite hastanemizin ne de Göz hastanemizin ne Diş hastanemizin Bakanlıkla en ufak bir ilgisi yok'' ''Biz bunun yetkisini Yök'ten alırız yök'ten kendine mahsus özel şeyi çıktı ne diyorlar yönetmeliği çıktı istersen yönetmeliği göndereyim sana'' dediği, Esra T.nin ''Binanın'' ''Ruhsatı yokmuş'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evladım binan bak çocuğum binan ruhsatına bakarsan devletin hiçbir belediyenin bile bir ruhsatı yok bizim için geçerli olan binan sağlamlığı artı Yök ün verdiği izin'' dediği, Esra T.nin ''Yok yani binan ruhsatına bakamadan izin verilebiliniyor'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evet verir verir şuan Yeditepe Üniversiteninde dahil Türkiye deki hiç bir üniversite hastanesin ruhsatı yok yani bina ruhsatı yok'' ''Bina ruhsatıyla ne alakası var ki'' dediği, Esra T.nin ''Peki anladım belediye encümeniden yıkın kararı çıkmış ekimin başında'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evladım önada biz dilekçemizi verdik durdurduk'' ''Durdurduk yani benim senden ricam bu konuya lütfen eğilme yani bazı ahlaksız insanlar böyle alet ediyorlar insanları ondan hastaneyle uğraşıyorlar düşünebiliyormusun'' dediği, Tape No:8399, 03.11.2008 tarihinde Mehtap ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Mehtap'ın ''müsaitmisin'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''bu numaradan arama çümkü bu numara tamamı dinleniyor'' dediği, Mehtap'ın ''Anlıyorum dinleniyor ben iyimisin diye sordum sadece'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyiyim hiç merak etme'' dediği, Tape No:8403, 12.11.2008 tarihinde Mine / Ahmet S... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Mine'nin ''size intikal ettirdiler mi Cumhuriyet Gazetesinden bir muhabir arıyo bizim bu ormanla ilişkimizi ve inşaat durumumuzla ilgili bilgi almak üzere randevu istedi Namık KEMAL beyle görüştük, dedik ki başkanımız yurtdışında bu işlerle

SAYFA: 13   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

de kendisi ilgileniyor geldiği zaman sizinle bir röportaj ayarlarız dedik'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam'' dediği, Mine'nin ''dün Barışla konuştunuz mu'' ''Barışa Cumhuriyet Gazetesinin 8 ek Kasım tarihli bir nüshasından bi alıntı gönderdim de'' ''O size okusun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sen söyle kısaca'' dediği, Mine'nin ''Bu yapılan yargılamayla ilgili şey de KERİNÇSİZ diye bir avukat var ya'' ''O iddianamenin Yedi Tepe Üniversitesinde Polisle birlikte hazırlandığı savını ileri sürmüş bunu Cumhuriyet Gazetesi haber yapmış başka bi gazetelerde'' ''Haberlerde de yok sadece Cumhuriyette var arkadan da böyle bi şey gelince Cumhuriyet Gazetesinde bi bize karşı bi şey var herhalde'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ben bunu anlayamadığım bi nokta şu Polisle beraber madem Yedi Tepede hazırlandı'' ''Öteki taraftanda .. sağcılar diyo Ergenekonun merkezi Yedi Tepe solcular diyo'' ''Ergenekonun Ergenekonun komplosu Yedi Tepe demek ki ikisi de bi'' ''Dangalak bunlar'' dediği, Mine'nin ''ben bizde anlamadık ta sizin bilginize sunmak için hani görüşürse size ulaştırsın diye gönderdim gazete kupürünü'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''sen Barışı da söyle İnan amcasını arasın hemen durdurur'' ''İnan KIRAÇ'ı'' ''Yani terbiyesizliğe bak yani iki tarafta terbiyesiz'' , ''Şimdi hep ya solcu olacaksın bu memlekette ya aşırı sağcı'' ''Ortada olduğun zaman iki tarafta saldırıyor'' dediği, Tape No:8404,12.11.2008 tarihinde Füsun ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Füsun'un ''bi mesajım var size yerel seçimlerden sonra davayı düşürüyorlar diye söylememi istediler'' ''İyisiniz keyfiniz var mı yapabileceğim bir şey burada'' dediği, Tape No:8406, 17.11.2008 tarihinde Barış DALAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Barış DALAN'ın ''şimdi odanda bir tane bişey bulduk bilgine ve de yani tam nerde biliyormusun'' ''Masa çalışma masanını üstünde lamba varya lambanın içine çok güzel yerleştirilmiş ve uzun uzun çalışılmış iki saat üç saat orda birisi çalışmış deliklerde açmış içine çok güzel kabloda çekmiş felan filan ama kayıt cihazını bulamadık kayıt cihaz sökülmüş ama yorumumu soruyorsan çok profesyonel işi değil yani daha çok benim yüzde yetmiş şüphem içerden birisi yaptğı yönünde gayri profesyonel bir iş ama uğraşılmış yani uğraşmışlar ama gayri profesyonel bir iş bir tane daha kablo bulduk onun şeye bağlantı noktası var kayıt cihazına'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Onu şeye sorun bakayım şey yapmış olabilir onu neydi Özkan'' dediği, Barış DALAN'nın ''Aynen öyle düşünüyorum bende'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bir konu vardı da onla ilgili'' ''O olabilir bir sorun bakalım'' dediği, Barış DALAN'ın ''Yüzde doksan dokuz benimde çünkü direk aynı şeyi düşünüyorduk'' ''Odur odur hiç şüphen olmasın yüzde doksan dokuz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yani büyük ihtimalle odur'' ''İyi bir kontrol ettiniz mi'' dediği, Barış DALAN'ın ''Her şeyi kontrol ettik yani onu aten bulduktan soma'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Gerisini de bulursunuz'' dediği, Barış DALAN'ın ''bulurduk yani başka bişey yok şimdilik gördüğümüz kadarıyla'' dediği ve görüşmenin devamında Barış DALAN'ın ''ikincisi YÖK denetimi başladı YÖK denetçilerinin masasını dosyalarını hiç bir şekilde girmemeleri gerekirken bizim niyse aslında öğrenecez de duyduğumuz bizim Üniversite ....kira sözleşmesinin orjinal kopyasını birileri sıkıştın vermiş nasıl olduysa o orjinal kopya nasıl ortaya çıktıda neyse yani hiç konu olmayan bişeyi dosyaya koymuşlar sorulmayan bişeyi öyle söyliyeyim sana'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Gidip al o dosyayı'' dediği, Barış DALAN'ın ''Alamayorsun adamla çalışıyor neyse'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Kim söyledi onu sana'' dediği, Barış DALAN'ın ''Şimdi ben aslını öğrenecem baba Namık Kemal abi yolda geliyor iki dakka soma yanımda olacak'' dediği, Tape No: 10517, 17.11.2008 tarihinde Barış DALAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Barış DALAN'ın ''şeyi soracaktım sana ya bir takım şimdi seyahat fotoğraflarım falan vardı onları da ben aldım da onları yok edeyim mi yani bence yok edilmesi gerekir'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam peki oldu oldu evladım'' dediği, Barış DALAN'ın ''O şekilde yapacağım başka da bir şey yok yani bir kaç tane başka bir şey vardı onları da hallettim onları aldım zaten sıkıntı yok yani her şey iyi ... Coşkuna sordum / * * *C 9 \ ğ

SAYFA: 14   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Coşkun ben bilmiyorum dedi şeyi Özkan la konuş dedi'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam Özkan la konuş odur o'' dediği, Barış DALAN'ın ''% 99 öyle ben de öyle gördüm zaten yani'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bencede öyle'' dediği, Barış DALAN'ın ''Sormadan da onu düşünüyordum çünkü şey yani çok profesyonelce bir iş değil'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''öyle öyle ama gene de sen sor'' dediği, Tape No:8409, 19.11.2008 tarihinde Mario Moris L... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Mario Moris L.nin ''Başkanım merhaba ben Mario L...'' dediği ve birbirlerine hal hatır sorduktan sonra Mario Moris L.nin ''sizi bir iyi haberim daha var İstanbul bi masaldır Fransa da yayınlanıyor'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Oo Almanca'dan sonra Fransasızca'' dediği, Mario Moris L.nin ''Almanca'dan sonra Fransızca Romanya'da Yunanistan'da Bulgaristan'da bide Polanya yı görüşüyoruz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''yavaş yavaş bu işler gelişiyor'' dediği, Mari Moris L.nin ''Yavaş yavaş inşallah yavaş yavaş'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Acelemiz yok'' dediği, Mario Moris L.nin ''Hiç acelemiz yok'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Memleketi kötülemeden'' dediği, Tape No:8429, 24.11.2008 tarihinde Necati K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Necati K.nın ''nerdesin ya'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyiyim işte Florida da Miami'de dolaşıyoruz'' ''Bayram sonrasına bileti alıyorum'' dediği, Necati K.nın ''bayram sonrası gel bakalım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Artık programı öyle yaptık'' ''Nerden bi yerden haberim yok işte valla varsa sende olacak'' dediği, Necati K.nın ''Barışı arıyorum Burağı arıyorum bulamıyorum ya'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Barışı numarası yok mu sende'' dediği, Necati K.nın ''Var 5-6 tane numara var hiç birine çıkmıyor'' dediği, Tape No:8535, 24.11.2008 tarihinde İlhami Ümit HANDAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; İlhami Ümit HANDAN'ın ''ben İlhami ellelerinizden öperim'' ''Valla başkanım özledik gayet iyiyiz sizi bekliyoruz dört gözle'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''bende bayramdan sonra gelcem'' dediği, İlhami Ümit HANDAN'ın ''Herkesin selamı var Özer başkanım İsmail başkanın falan'' ''Biran önce gelsin diyolar'' ''... başkanım bi emriniz var mı'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sende kendilerine çok selam söyle kardeşlerime'' dediği, Tape No:8410, 28.11.2008 tarihinde Edip B... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Merhaba paşam nasılsınız iyi misiniz'' dediği, Edip B.nin ''Sağ olasınız siz de iyisiniz inşallah'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ben de iyiyim valla işte böyle bi yurtdışına çıktık'' ''Bazı tavsiyeler üzerine'' dediği, Edip B.nin ''Evet evet evet evet evet anladım tamam anladım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Detayımda bilmiyorum'' dediği, Edip B.nin ''Anlıyorum'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yani ne sorsan bilmiyorum'' ''Hakkaten bilmiyorum'' dediği, Edip B.nin ''Yok yok zaten bi şey soracak değilim soracak bi şey yok daha doğrusu ne sorayım ki yani her şey her şey ayan beyan yani artık'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''yani çık gez diyorlar biz de gezdik yani geziyoruz ne diyeyim ne .. o onda bilgin varsa ...'' ''Sağlığım iyi hiç sorun yok sorun yok geziyoruz'' dediği, Edip B.nin ''tamam üst taraf üst tarafa bakma üst tarafını geç üst tarafını geç buraların buralar bildiğiniz gibi pek değişen bi şey de yok anlatıyorlardır söylüyorlardır'' dediği, Tape No:8411, 28.11.2008 tarihinde Saadet ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''işte böyle biraz gezmem gerekiyormuş geziyoruz'' dediği, Saadet'in ''Kim emretti bunu'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Emir diye bi şey yok kimse emretmedi tavsiye ettiler arkadaşlarım'' dediği, Saadet'in ''tabi ki olmasın sağlık problemi olmasında ben'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''yok canım ne sağlık problemi sağlık problemi olsa gideceğim tek yer benim kendi hastanem başka bi yere gitmem'' dediği, Saadet'in ''YOK SESİNİZ IYI GELİYOR ZATEN OYLE BI'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Buralar buralar var ya buralar.sağlık yönünden buralar ölmüş'' dediği, > S* S>v

SAYFA: 15   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Tape No:8412, 02.12.2008 tarihinde İnan K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; İnan K.nın özlediğinden bahsederek ''İnan K.. çok özledi'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''ben de seni özledim'' dediği, İnan K.nın ''Çok ama çok özledim ben tabi yerleri karıştırdığım için bugün Burakı aradım sonra öğrendim ki yer benim bildiğim yer değil Burak oğlanlar geliyormuş şeyde'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Evet geliyorlar cumartesi'' dediği, İnan K.nın ''Cumartesi günü sizleri onlarda çok özledi bizde çok özledik burnumuzda tütüyorsun'' ''size hanfendiye ilk önce iyi günler dileyeyim soma bayramda'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Her halükarda yılbaşına kadar dönerim diye düşünüyorum çünkü ne olduğunu kimse ne bilmiyor öyle bir havayi bişey'' dediği, İnan K.nın ''bu havayi gibime geliyor dolayısıyla biraz ama bi bakayım biraz öğrenirim biraz bişeylerde'' ''Çok bir istediğiniz var mı benim yapmam gerekli olan'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Kendine iyi bak hanıma çok selamlar kızımı öpüyorum'' dediği, Tape No:8413, 07.12.2008 tarihinde İnan K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; İnan K.nın ''Başkanım nasılsınız'' diyerek görüşmeye başladığı ''Ben size temaslarım var'' ''bir süre içinde konuşuruz bir yerden şey yaparım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Tamam'' dediği, İnan K.nın ''Ama merak edilecek bişey yok çünkü herşey normal gibime geliyor ama emin olmak lazım'' ''dolayısıyla durumuz bu buralar yağmurlu soğuk'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Anladım sen ne dersen onu yapacam zaten'' ''bayramdan sonra tekrar bir konuşalım işallah'' dediği, İnan K.nın ''Ben arada sizi ararım'' ''Şuanda kötü bir durum yok'' dediği, Tape No:8414, 09.12.2008 tarihinde İlhami Ümit HANDAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; birbirlerinin bayramını kutladıktan sonra İlhami Ümit HANDAN'ın ''büyük patronda istanbul da'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Hee anladım çok selamımı söyle'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''Biraz biraz daha kalın söylerim başkanım hürmet ediyorum ellerinizden öpüyorum bayramınızı kutluyorum başkanım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ne dedin biraz daha'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''biraz daha kalın başkanım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Tamam peki'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın da ''Ellerinizden öpüyorum başkanım emirlerinizi bekliyorum'' dediği, Tape No:8430, 14.12.2008 tarihinde İnan K... özetle; İnan K.nın ''Kulaklarınızı çınlatıyorduk'' ''Taylan la beraber bi sesinizi duyalım dedik ondan'' ''Çocuklar döndüler mi'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İşte 1 saat soma uçağa biniyorlar'' ''Hep beraber biniyorlar'' dediği, İnan K.nın ''Hep beraber biniyorlar dolayısıyla sizi gördüler hasret giderdiler ne güzel biz de belki bir gün gelir hasret gideririz size ama'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''ben geleyim artık ben sıkıldım buralardan'' ''hiç bir anlamı da yok ne için hurdayım onu da bilmiyorum'' dediği, Tape No:8431, 16.12.2008 tarihinde Saadet ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; dediği, Saadet'in ''Newyork Times gazetesine bir röportaj vermişsiniz ... yapmışsınız'' ''Başkanım dün yayınlandı ya hepimiz şok olduk'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''... ben hiç öyle bir beyanat vermedim ne ne çıktı'' dediği, Saadet'in ''Sizin oralarda faks var mı ben size fakslıyım var mı'' ''işte size sormuşlar ne yapıyorsunuz nasıl okullar nasıl bu okullara nasıl şey yaptınız yaptınız işte siz anlatmışsınız peki devam edecek misiniz benim burda misyonum bitti başka işlere bakacam diyorsunuz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Böyle bir beyanat vermedim birileri yazmış'' dediği, Saadet'in de ''Olur mu Başkanım sizin cümleleriniz İngilizce hem de ben bi gönderiyim size ama nasıl Ayşe'ye fakslayım Ayşe'yle görüşüyor musunuz'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Görüşüyoruz sen Ayşe ye faksla o zaman bakayım ona oldu'' dediği Tape No:8432, 21.12.2008 tarihinde Burak ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Sen beni bi 10 dakika sonra 15 dakika yarım saat soma arar mısın duyamıyorum seni çünkü hoparlörlerle şey konuşuyor adam konuşuyor senin sesin karışıyor'' dediği, Burak'ın ''Yarım saat sonra biraz.zor ararım ya iyi ki ordasınız hava güzel

SAYFA: 16   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

orda burda hava hem kar yağışı bekleniyor havalar filan kapalı diyorum'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyi kapalıysa kapalı o sizin sorununuz burda da havalar çok açık ...'' dediği, Burak'ın ''anladım her anlamda havalar kapalı'' ''Her anlamda her anlamda'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''İyi peki ta anladım anladım anladım peki ana., anladım peki'' dediği, Tape No:8443, 01.01.2009 tarihinde İnan K...ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Bizim oğlanların dışında benim senden ricam bi de Necati bey var ya bizim'' ''Onlan bi konuş'' ''Yani iki taraf biraz farklı düşünce içindeler'' ''Sen daha iyi değerlendirirsin iki tarafı dinledikten sonra'' ''Bi telefon aç Necati bey bi uğrasın sana'' dediği, Tape No:8446, 03.01.2009 tarihinde Mehmet K... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Mehmet K.nın ''Başkanım sizi bekliyoruz buraya'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Gelelim mi yani illaki'' dediği, Mehmet K.nın ''gelin buraları da bi görün...'' ''Gelin ne var ne yok'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Gelelim ben sana bi, sen bana bi oranın numaranı ver bana Amerikan numarasını ver'' dediği, Mehmet K.nın ''Tamam veririm, kaleminiz varsa yazdırayım'' dediği ve 1310375 3674 numaralı telefonu verdiği, Bedrettin DALAN'ın ''tamam şimdi ben ordan arayım seni daha rahat konuşalım tamam'' dediği, Mehmet K.nın ''Yok şimdi o zaman o zaman ben size şeyimi vereyim cebimi vereyim şuanda cepten arıyorum sizi'' dediği ve 13105615965 numaralı telefonu verdiği ve ''şimdi mesaj atıyorum sizin telefonunuza aynı zamanda'' dediği, Tape No: 8454, 07.01.2009 tarihinde Serdar E... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Nassınız iyi misiniz'' ''şimdi ben size kısa kısa ve öz bişey söyleyim'' ''bundan iki üç ay evvel dediler ki senin hakkında işte bu malûm kişiler kovuşturma yapıyolar aman yurtdışına git falan dediler bende geldim ve bu kovuşturmanın ne için yapıldığını öğrenmek istedim oğluma da öteki şoförüme de öbürüne dedim ki ulan bunu araştırın oğlum nedir bu olay bu anlatabildim mi şoförümü oğlumu ve öteki delikanlıyı almışlar heralde birbirleriyle konuştular araştırma yaptıklarını vay çeteye mi sokmak istiyolar nedir esası bu'' dediği, Tape No: 11265, 09.01.2009 tarihinde Mehmet HABERAL ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; X Bayan'ın Bedrettin DALAN'a hitaben ''İyi günler efendim Başkent Üniversitesi rektörlük makamından rahatsız ediyorum müsaitseniz rektör bey görüşmek ister'' dediği ve görüşmeye Bedrettin DALAN ile Mehmet HABERAL'ın devam etiği, Bedrettin DALAN'ın ''Sayın rektörüm nasılsınız iyi misiniz'' ülkeye geçmiş olsun yani ülkeye nereye gidiyoruz'' dediği, Mehmet HABERAL'ın ''Yani maalesef maalesef ülkemiz yani nereye geldi bu bizim ülkemize yakışıyor mu'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Milliyetçi olmak Atatürkçü olmak'' dediği, Mehmet HABERAL'ın ''Bu ülkeye yakışıyor mu bunlar allah aşkına yani şu durumumuza bakın'' ''Yani insanların suçu varsa birisinin suçu varsa onu getirirsin yargılarsın dersin ki suçun var bunun karşılığı budur bu böyle yapılır ama bu tip şeyler yakışıyor mu Allah aşkına yani şu hale bakın'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''oğlumu bile almışlar yani hiçbir şeyden haberi yok böyle şeyle hani ben bu terörist diye ve yahut ta darbeci diye aldıkları insanların %50 sini-60 ını tanırım'' dediği, Mehmet HABERAL'ın ''Teröristler ortada dolaşıyor'' dediği,.....Bedrettin DALAN'ın ''Bugünkü gazetenin birinde yazıyor ki Üniversitesinde Ulusalcı yapılanma yaptığı için peki yabancılaşmamı yapalım yani'' ''tabii yani ama milliyetçi yapılanma olduğu için suçluymuşum'' dediği, Mehmet HABERAL'ın ''O zaman devlet olmaz ki o zaman devlet niye olsun eğer devletini ...'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Benim Amerika telefonumda var onu vereyim'' dediği ve 3053854466 numaralı telefonu verdiği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Bedrettin DALAN'ın ''Yani bu bazı çevreler şunu görüyorum böyle dalga dalga böyle getiriyorlar bana bu olayı aşağı yukarı 7-8 aydır söylüyorlar aman kendine dikkat et Atütürkçü, Laik, Cumhuriyetçi olarak sana bu ad^İTİâı%dokunur şimdi sen benden aşağı

SAYFA: 17   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Atatürkçü değilsin tamam mı sende kendine dikkat et kardeşim'' ''Bunlar tükenmez yaptılar durup durup zaman zaman bunu yapıyorlar politik olarak maalesef dediği, Mehmet HABERAL'ın ''Ben hizmete talibim Bedrettin Bey çok şükür Allaha ben diyorum ki hizmete talib olanları bir tek yüce Allah durdurur ben hizmete talibim şimdi benim karşıma çıkacak olan'' dediği, var sanığın hakkı var'' ''Hastahane de hastanın hakları var'' dediği, Mehmet HABERAL'ın ''şimdi şunu demiyorlar mı insanlar şu yasa hukuksal yönden şunu suçu ispat edilinceye kadar kişi suçsuzdur'' ''Bu kanun bu'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ama suçlama evresini... kafasına vurmuşlar'' ''Yazık yani yazık'' dediği, Tape No: 11273, 09.01.2009 tarihinde X Şahıs ile (eken kışla 3.tank taburu-smart kartlı ankesör - camiatik mah londra asfaltı yolu cd 95.zırhlı tug. kom. no:- 1/1 merkez malkara,tekirdağ) yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Gözlerinden öpüyorum'' dediği, X Şahsın ''Canım abi bütün yüreğimle'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Bizim böyle darbeyle şunla bunla hiç alakamız olmaz devletin milletin anayasanın emrindeyiz o kadar'' dediği, X Şahsın ''Bütün yüreğimle bütün kalbimle yanındayım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sağol canım gözlerinden öpüyorum allah devleti milleti korusun'' dediği, X şahsın ''Ellerinden öpüyorum'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Bende gözlerinden öpüyorum canım benim'' dediği, Tape No: 11274, 10.01.2009 tarihinde Mehmet HABERAL ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''... vallaha hocam bana daha büyük bi istihbarat geldi söyleyeyim bu telefonumda dinleniyor istedikleri gibi dinlensin'' ''Seninki de dinlenir garanti'' ''Daha trajik bi istihbarat geldi istihbaratta şu bunlar şimdi böyle Atatürkçü, Laik, Cumhuriyetçi, Vatansever kişileri toplayacaklar daha fazla 11., 12. dalga gelecek ondan sonra da bunları bunları affediyoruz affediyoruz hikayesiyle genel bir af kanunu çıkaracaklar oh Bedrettin DALAN'ı affettik işte neydi şunu da affettik bunu da affettik yani vatanseverler ama onu affederken Apo da affonulmuş olacak yani'' ''Teröristlere biraz da bunun için bu operasyonlar yapılıyor diyorlar ve bunu ben yeni duydum bu Amerikada duydum'' ''Yani tüylerim diken diken oldu'' dediği, görüşmenin devamında Mehmet HABERAL'ın da ''Yav şimdi burda tabi daha böyle bi takım uydurma kazılar yapılıyor kazılarda güya silah bulunuyor bilmem ne bir oyun bi rezalet ki iğrenç bi tablo'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ya Polisin terör dairesi başkanlığını yapmış adam'' ''alın kardeşim siz bunu arayın diyecek yani buna kargalar güler ya'' dediği,...... Mehmet HABERAL'ın ''Benim en küçük bi şey olursa haberim olsun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sağolun var olun Allah razı olsun senden'' dediği, Tape No: 11267, 12.01.2009 tarihinde İlhami Ümit HANDAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Oğlum geçmiş olsun'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''Sağolun başkanım ellerinizden öperim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yani bu da geçti geçer'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''Evet başkanım sağolun başkanım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Siz atlattınız sıra bizde siz hesabınızı verdiniz sıra bende'' ''Senden ne istemişler'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''Valla başkanım işte konuştuklarımızı sordular yani'' ''Öyle çok önemli şey yoktu yani bizle ilgili'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''aman peki oğlum hadi geçmiş olsun'' dediği, İ.Ümit HANDAN'ın ''Peki başkanım ellerinizden öpüyorum teşekkür ediyorum'' dediği, Tape No: 11268, 12.01.2009 tarihinde X Şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; X Şahıs ''Biz burda hep beraberiz gerçi şuanda Ülker abla burda Haluk burda Mine burda Sedef burda hepimiz aynı odaya tıkıldık biz yani hayatımızdan memnunuz yani birinci problemimizi de hallettik öbürlerini de zaman içinde yayaraktan hallederiz diye düşünüyoruz'' dediği, Bedrettin Dalan'ın ''ya üniversiteyi böyle terör merkezi gibi gösteriyorlar üniversitenin manevi şahsiyetiyle oynuyorlar utanmaz herifler'' dediği, x şahsın ''oynasınlar ... sen yav üzme kardeşim ne zaman ben açık verdim o konularda gayet sinsi sinsi bekliyoruz biz ağlarımızı örüyoruz boş ver'' ''belki yani tekzibin

SAYFA: 18   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

basılacağını bilsem tekzip bile göndereceğiz tekzibin basılacağını garantiye alamıyoruz'' dediği, Tape No: 11277, 12.01.2009 tarihinde X Bayan ile (musa ö... - kamil ocak mh. divrik cd. dimyat sk. no:68 d:5 keçiören, ankara adına kayıtlı) yaptığı telefon görüşmesinde özetle; X Bayan'ın ''Alo merhabalar'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Alo'' dediği, X Bayan'ın ''alo merhabalar adımı kullanmayın alo'' ''Evet merhabalar adımı kullanmayın'' ''Siz beni tanıyorsunuz daha önce buraya geldiğinizde ben sizinle ilgilenmiştim eşiniz hastayken hatırlıyorsanız arkadaşım sizinle konuşmak istiyormuş bana dedi bu şekilde aranınsınız diye söyledi ve dedi ki acaba hazırkart numarası varsa ben onu aramak istiyorum bir şeyler söyliyeceğim dedi ortak arkadaşımız'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Siz nerdesiniz şu anda'' dediği, X Bayan'ın ''Ben buradayım'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Amerikadamısınız'' ''Amerikan numaranızı verin Amerikan numarasından ben sizi arayayım'' dediği, X Bayan'ın ''Amerikan kendi numarama mı efendim'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''tabi evet Amerikan numaranızı verin ben sizi Amerikan numarasından arayayım'' dediği, X Bayan'ın ''Tamam oldu ben sizi şimdi ankesörlü telefondan arıyorum da arkadaşım dedi bu şekilde arayın dedi ama'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yok yok hiç o kadar önemli değil'' dediği, Tape No: 11280, 16.01.2009 tarihinde İlter U... ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Senin kanaatin ne bu bombalar mombalar bulunuyor nedir bu'' ''Yani bunlar bu kadar iki şey var bunlar hani darbeci mi marbeci mi bunlar çetecimi hakkaten bu kadar dangalak mı bunlar veyahutta o da bir şey mi...'' dediği, İlter U.nun ''Arz edeyim mi efendim şimdi bir saklanan bombalar vardır devlet bir tecavüze uğrarsa'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Onu biliyorum ... savunma'' dediği, İlter U.nun ''Evet şimdi bunun için saklanan silahlarında anahtarı yeri vardır o da Genelkurmayın elindedir şimdi bunlar yepyeni silahlar geçen'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Ama Genelkurmay diyor ki bunlarla bizim alakamız yok diyor'' dediği, İlter U.nun ''Mümkün değil seri numaraları yok hiçbir şeyi yok şimdi'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''tamam Genelkurmayla alakası yok o zaman bu silahlar kimin'' dediği, İlter U.nun ''Kimin o belli işin tuhafı halkta silah bırakmaya başladı her gün yüzlerce silah bulunuyor şimdi de Kızılayda kıyamet kopuyor yerle bir olmuş kavgalar dövüşler işte Filistin şeyine öyle bir ülke haline geldik ki burada zaman bize her şeyi kazandıracak mesela siz şimdi bu anjioya üzüldüm ama Nisana kadar dinlenin ha gayri meşru gelecek varsa allah indinde telefonda yemin ediyorum kaya gibiyim gelsinler hepsini püskürtürüm'' ''Yok gelirse onun da cevabını veririz ben bu filmleri Cevher abi zamanında da görmüştüm başkanım yaptılar da ama hepsi bugün geberdi gitti biz ayaktayız sizi şerefimle temin ediyorum ne bir yere gidiyor ben burada kalıyorum kovsanız bile kalıyorum'' dediği, Tape No:11270, 21.01.2009 tarihinde Coşkun UMUR ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN'ın ''Merhaba oğlum nasılsın iyi misin'' dediği, Coşkun UMUR'un ''Ellerinizden öperim efendim aslanlar gibi burdayız yaramaz bi şey yok geçmiş olsun'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Sağol seninle gurur duyuyorum ama o HANDAN denilen dangalakla İlhami denilen dangalakla gurur duymuyorum'' dediği, Coşkun UMUR'un ''Rahat olun sağlığınıza bakın sağlığınız bitsin ondan soma efendim'' ''Biz Barış ben Barış beylen beraber görüşüyorum devamlı'' ''Hiç merak etmeyin'' dediği, Bedrettin DALAN'ın ''Yalnız ben sana söyleyim İlhami lüzumsuz lüzumsuz değil olmayan şeyleri konuşmuş salak'' dediği, Coşkun UMUR'un ''Orda da söylemesi şu bu burun ameliyatı oldu burun'' ''Ameliyatından dolayı gidip Savcıya da aynısını söylemiş zaten yani ben ne söylediğimi ne yaptığımı bilmiyorum demiş herhalde sorulan sorunun karşılığında evet hayrını kullandıysa onu da bilmiyorum önemli değil efendim bunlar Allah nasip etsin siz bi sağlığınıza kavuşun sj.ğljgımaa^kavuştuktan sonra geldiğinizde bunların hepsi çözülür'' dediği, ^ J^Ctjf\ 7^

SAYFA: 19   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

03.02.2009 günü Fahrettin D. isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: ..... HUKUK GÜCÜMÜZ YETER, Fahrettin D.: Ya gereği yok aceleye de gerek yok bir şu şeyler bir açdsın büyük ihtimalle açacaklar bu ay içerisinde şeyleri İddianamelerde çıkacak sende şeyini yap kalkar gelirsin kardeşim yani öyle fazla bir şeye gerek yok, Bedrettin DALAN:....., Fahrettin D.: Dal budak salmaya gerek yok yani hiç biz orada işte Koksal hoca başkandı gerekli olan zaten hukuk yardım alınır, Bedrettin DALAN: Doğru, Fahrettin D.: Burada tribünde değilde sahada olanlar bize ihtiyaç, Bedrettin DALAN: Doğru doğru, Fahrettin D.: Ben .... sonrada sana söylerim bir kıymetli arkadaşımız var cezacı o benimle sınıf arkadaşı 40 senedir hep ceza çalıştı o o onun için, Bedrettin DALAN: Tamam, Fahrettin D.: O o ben onu düşünüyorum o çok dört dörtlük bizim olayımıza oturur bizi anlayabilecek ve edebilecek bir insan inşallah bu savcılarda yeni tayin olanlara iyi olur ben bir toplantım sebebi ilede şey yapacağım se... ararım ararım yani o bir seyahatim olacak o arada senle de Bedrettin DALAN: Anladım, Fahrettin D.: Bir arzun istediğin var mı bizden, Bedrettin DALAN: Yok kendinize iyi bakın yani bir tek şeyi sana soruyorum, Fahrettin D.: Söyle, Bedrettin DALAN: Hukukçuya da sor bizim, Fahrettin D.: Hı, Bedrettin DALAN: Şeye de sordum, Fahrettin D.: Hı Bedrettin DALAN: Kanunsuz dinle..... yapılan bir kanunsuz, Fahrettin D.: Hı evet kanun delil olmaz, Bedrettin DALAN. Yapılan dinleme, Fahrettin D.: kanunsuz dinleme delil olmaz, Bedrettin DALAN: Dinleme delil olur mu olmaz demi, Bedrettin DALAN: Canının sağlığı çok teşekkür ediyorum, Fahrettin D.: Ee ben arayacağım seni ... zannediyorum salı günü daha rahat konuşuruz, Bedrettin DALAN: Tamam babacığım seni öpüyorum hanıma çok selamlar, Fahrettin D.: Oldu peki çok selamlar Aysel hanıma da hürmetler, Bedrettin DALAN: Sağol Fahrettin D.: Görüşmek üzere dediği, 07.02.2009 günü Fisun D. isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: İyiyim evlat sen nasılsın çocuğum, Fisun D.: İyiyim iyiym gelişmeleri takip ediyoruz (Gülüyor), Bedrettin DALAN: Hıh, Fisun D.: Sizde ediyorsunuzdur, Bedrettin DALAN: Ediyorum ediyorum Tolon Paşayı bıraktılar, Fisun D.: He söylemişti hoca ADAMIN DEDİKLERİ OLUYOR BİR BİR BÖYLE BU İŞLER, biraz sesiniz yorgun geliyor başkanım, Bedrettin DALAN: İşte kızım işte böyle çok yorgunda değilim azcık uyudum uykusuzum kitap okuyorum işte böyle, Fisun D.: Hıh, Bedrettin DALAN: Merak etme yani bende bi şey yok sen üzülme, Fisun D.: Olmasın olmasın olmayacakta, Bedrettin DALAN: Tamam tamam, Fisun D.: Özledik sizi artık bir an önce siz sağlığınızı toparlayın gelin, Bedrettin DALAN: Bende bende ..... inşallah evlat, Fisun D.: Buralar sizi bekliyor, Bedrettin DALAN: ... Geliyor yani yaklaşıyor tarih yaklaşıyor, Fisun D.: Biliyorum biliyorum da yorulmayın tamam mı hiç bir şey de kafaya takmayın çünkü yok kafaya takılacak, Bedrettin DALAN: HOCA TOLON UN ÇIKACAĞINI SÖYLEMİŞTİ Dİ Mİ SANA, Fisun D.: Evet evet çıkacak dedi her şeyin morali düzgün dedi o zeki, dahi ve deli (Gülüyor) başkanım hiç bir şey yok hiç bir şey her şey güzel sizin sağlığınız önemli ondan sonrası palavra sizi çok seviyorum dediği, 12.02.2009 günü Ali Belgütay V. isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: Alo, Ali Belgütay V. : Canım babacığım ellerinden öperim, Bedrettin DALAN: Bende gözlerinden öpüyorum nasılsın iyimisin, Ali Belgütay V.: Sağolasın sen nasılsın baba aklım fikrim hep sende, Bedrettin DALAN: Bir sorun yok merak etme, Ali Belgütay V.: Çok iyi, Bedrettin DALAN: Merak etme aslanım, Ali Belgütay V.: Sağlığın iyi mi beni entérese eden sağlığın yalnız, Bedrettin DALAN: Sağlığım iyi herşey iyi sen hiç merak etme oldu mu oğlum, Ali Belgütay V.: Sağol Aslı da konuşmak istiyor veriyorum Bedrettin DALAN: Ha ver (konuşmanın devamında Aslı isimli şahısla bir müddet konuştuktan sonra telefonu tekrar A. B. VARIMLI alıyor), Ali Belgütay V.: İki gün evvel aradım konuşamadık 536 l'ı numaradan bendim arayan, Bedrettin DALAN:

SAYFA: 20   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Tamam, Ali Belgütay V.: Konuşamadık not bıraktım sonra, Bedrettin DALAN: Tamam, Ali Belgütay V.: Bu numaradan bu numaradan daima emrindeyim baba, Bedrettin DALAN: Tamam tamam canım gözlerinden öpüyorum, Ali Belgütay V.: Ellerinden öpüyorum dediği, 16.02.2009 günü Fahrettin D. isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Fahrettin D.: Bir çalışma şeyi kurmuştuk ama şimdi onu onu tutuyor biliyorum nasıl yapıp devam etmelimiyiz Koksal hoca o Dekan falan, Bedrettin DALAN: O.... bir teşekkür edin bakalım, Fahrettin D.: Ha, Bedrettin DALAN: Nedir esas sorun neyle suçlanıyor bence ondan daha önemli bir şey yok, Fahrettin D.: Valla işte şimdi şeyin davanın açılayacağını yakın tarihte bu ay içerisinde açılacağı ifade ediyor iddianamelerle bir düzenlensin bakalım o arada o çalışmalara da bakarız biz o belgeleri de alırız bir değerlendirme yaparız İddianamede eklenecek zaten, Bedrettin DALAN: Tamam, Fahrettin D.: O arada siz onları ben bu çalışma ekibini şunun için oluşturmuştum hani aradığında bir merkezde bilgiler belgeler olsun ki değerlendirme iletişim vasaire Bedrettin DALAN: Bir bilgi belgemiz hiç bir şeyimiz yok ki ne niçin arandığımızı bilmiyoruz, Fahrettin D.: Daha yok hayır ee tabi şuanda bir şey yok ama iddianameler falan bir ispatlar varmı dur onları bir görelim şimdi göreceğiz ne ... durduk yerde şey yapacak değiller herhalde yani böyle bir şeyi madem ki karar almışlar onun şeyleri mesnetleri işte daha siz o, Bedrettin DALAN: Bunlar iddianameye falan koyacak halleri yok onlar insanları tutukluyorlar bir sene sonra iddianameyi açıklıyorlar, Fahrettin D.: Evet evet şimdi ama yok şimdi bu ve bundan önceki de belli artık şimdi açıklanacak açıklandığında eklenecek iddianame eklerinde göreceğiz, Bedrettin DALAN: Fahrettin D.: Oradaki insanlar sizle ilgili ne onları bir bakacağız şimdi, Bedrettin DALAN: .... inşallah açsınlar dava, Fahrettin D.: Neyi evet, Bedrettin DALAN: Davayı açsalar zaten hemen geleceğim, Fahrettin D.: Evet bu ay zannediyorum öyle bir şeyi duyduk inşallah çünkü bu yeni Bedrettin DALAN: İnşallah, Fahrettin D.: Görevlendirmelerde oldu biliyorsunuz o da Bedrettin DALAN: Yok canım onlar başlamamış orada, Fahrettin D.: Başladı başladı ben ben takip takip ediyorum, Bedrettin DALAN: Hayır Fahrettin D.: Bir kişiyi görevlendirmiş, Bedrettin DALAN: Başlamamış, Fahrettin D.: Bir kişiyi görevlendirdiler Bedrettin DALAN: Fahrettin D.: Bakırköyden gelen bir kişi görevlendi orada alo Bedrettin DALAN: İnşallah ha canım inşallah, Fahrettin D.: Ha tamam iyi olacak başkanım pazar günü toplantımız var bir emrin varmı bu gün ....er bey beni o şey gönderecekmiş yeni genel kurula üyeleri alacağız, Bedrettin DALAN: Hiç kimse gönderemeyecek benim gönderdiğim isimler fıkstir dediği, 10.03.2009 günü Orhan Hikmet A. / X şahıslarla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (Orhan Hikmet A. isimli şahıs konuşmanın devamında telefonu x şahsa veriyor) Bedrettin DALAN: İyiyim iyiyim iyiyim çok şükür daha da iyileşiyoruz bir iki ay içinde gelecem döneceğim gelecem seni çok seviyorum, X: Ha çok acele etmeyin çok acele etmeyin gelmek için durun birazcık orada hocam, Bedrettin DALAN: X: Hı, Bedrettin DALAN: İnşallah inşallah sağol sağol, X: Yok hakketen bunu ciddi söylüyorum hocam gelmenin çok alemi yok çarçabuk, Bedrettin DALAN: Tamam hocam, X: Birazcık durun siz orada, Bedrettin DALAN: Mesajını aldım, X: Evet peki hocam, Bedrettin DALAN: Gözlerinden öpüyorum allah seni başarılı etsin zatende çok başarılısın, X: Sağolun sağolun dediği, 14.03.2009 günü Fatma isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Fatma: Allah iyilikler versin bende çok iyiyim Nurter i hatırlıyorsunuz, Bedrettin DALAN: Bizim Nurter evet, Fatma: Nurter evet Nurter in bi dayı var biliyorsunuz yemeğe gitmiştik onlara vakti zamanında çok önce, Bedrettin DALAN: Evet evet hatırladım, Fatma: Onu yolda gördüm, onu yolda gördüm dedi ki lütfen Fatoş başkanıma selam söyle saygılarımı söyle sağlığına çok iyi baksın dedi ve gelmesin dedi kontrollerini iyi yaptırsın^lfdPS^bJhnıza iyi bakın size öyle bi mesaj

SAYFA: 21   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

gönderdi saygılarıyla birlikte iyisiniz di mi, Fatma: Evet o da sizi çok seviyor her zaman bana soruyor görüşüyor musunuz ne olur saygılarımı söyleyin diye evet ama çok iç açıcı şeyler değil yani seçilmesine rağmen evet, Bedrettin DALAN: İç açıcı değil oynamak istediler onu ordan kaldırmak istediler olmadı, Fatma: Evet evet ama olmadı, Bedrettin DALAN: O kazandı olmadı, Fatma: Hatta ne dediler biliyor musunuz çok enteresan çok üzüldüm demişler ki sizin için beni siz yerleştirmişsiniz oraya işte oda bi şeyci öteki de öyle işte kendi adamınızı oraya yerleştirdi diye hakkımda dedikodu yapmışlar yani çok güldüm geçtim, Bedrettin DALAN: Yapsınlar dediği, 26.03.2009 günü Birhan A. isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Birhan A.: Başkan ben hepsini okudum sayfa sayfa 2000 sayfa tam metin gelmiş ilk gürden seni söylüyorum ben gönlümün sesini duyuyorum yani boşu boşuna kalıyoruz biz Amerika da gayet samimi söylüyorum boşuna kalıyoruz yani bizim bunları konuşmuş etmişiz bunlar çıkıpta televizyonda konuşulacak şeyler yani hiç bir sıkıntımız yok, Bedrettin DALAN: Ben zaten televizyonlarda konuşmadığımız bir şeyi kapılar arkasında konuşmam huyumdur, Birhan A.: Gayri ihtiyari yani gayri ihtiyari yani başkan sizin gibi zeki sizin gibi akıllı bir adam Allaha bin şükür hiç bir problem yok yani akşam değerlendirmesini yapacağız Mehmet gelecek işte Burak ben üçümüz değerlendirmesini yapacağız hiç yani boşu boşuna kalıyorsunuz buna çok üzülüyorum yani, Bedrettin DALAN: Yok üzülme benim burda yani uçağa binme şeyim var, Birhan A.: Şükürler olsun hiç bir problem yok hiç şeyi de yok ben hepsini de okudum yani her şey son derece efendime söyleyeyim şey nizam içerisinde hiç bir problem yok Allanın izniyle en yakın zamanda kavuşacağız size çok özledim çünkü sizi ...sizi gelmezseniz ben gidecem, Bedrettin DALAN: ... Yıkılmasına karışı du... her kurum almak zorunda bunu, Birhan A.: Hepsini okudum saatlerce bütün hepsini indirdim internetten hepsini adınızı geçen her şeyi okudum hiç bir şey yok yarın da değerlendirmesini ....ceğiz zaten efendime söyleyeyim ona göre inşallah 1- 1.5 ay içerisinde onla size kavuşuruz sevgili başkan hayırlısıyla dediği, 31.03.2009 günü X şahıs ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; ... Bedrettin DALAN: He şey Coşkun mu gelmeye çalışıyor buraya, X Şahıs: Yok yok şey ee İlhami İlhami, Bedrettin DALAN: Si... pez..., X Şahıs: Öbürü İlhami ilhami, Bedrettin DALAN: Ya sana söyleyimmi ya o yazar verir elinlen el yazısıyla ben bunu yanlışlıkla verdim der iki yalan söylemiş peze...k, yani şimdi biraz açık konuş yani bunu şöyle herkesde duysun kayda geçsinler, Ulan deyyusoğlu deyyus sen günde 2 saat 3 saat geliyorsun benim yanıma, ee iş takibi için geliyorsun ve her geldiğin de neydi o adamın ismi Veli KÜÇÜK ü görüyorsun ve üst katta gizli toplantılar standart olarak yapıyordu diye beyanat veriyorsun savcıya, şimdi bir kere matematiksel olarak Veli KÜÇÜK benim yanıma gelse dahi onun görme şansı %0 anlatabildim mi, X Şahıs: Bu bunları zaten, Bedrettin DALAN: İki, X Şahıs: Bu bunları amcacım reddediyor, Bedrettin DALAN: Bir dakika bekle oğlum bir dakika bekle, X Şahıs: Tamam, (Bedrettin DALAN diğer telefonda Serhat isimli şahsa biraz sonra aramasını söyledikten sonra X Şahısla konuşmasına devam ediyor), Bedrettin DALAN: Şimdi onları söylemedim diyor peki söylemedin de onun içine savcı kendi kendi mi soktu, salak, X Şahıs: Bu öyle duyor, bunun dediği öyle, Bedrettin DALAN: Yani, X Şahıs: Bunu ben hiç samimi bulmuyorum Ferdayı da, Bedrettin DALAN: Peki öyle, X Şahıs: Bunu çok desteklediği içinde, Bedrettin DALAN: Boşver boşver ben sana birşey söyleyeyim, X Şahıs: Kınıyorum, Bedrettin DALAN: Boşver tamam o başka, madem ki söylemeden savcılığa şey yaptı yazılı yazsın şeye versin, Barışa versin Barışta dursun sana versin sende dursun, X Şahıs: Yo yapmıyor işte, Bedrettin DALAN: Ben böyle bir ifade vermedim, X Şahıs: Yapmıyor artis size gelip bu konuları arz edecekmiş, Bedrettin DALAN: Yo hiç bana gelmesin oğlum, X Şahıs: Getiriyor işte, Bedrettin DALAN: Bana gelmesin, X Şahıs: Kız

SAYFA: 22   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

getirecek onu, Bedrettin DALAN: Kim getirecek, hayır getirmeyecek, X Şahıs: O zaman, Bedrettin DALAN: Benim yanıma gelmesin, X Şahıs: O, Bedrettin DALAN: Yazılı şey vermeden yanıma gelmesin, X Şahıs: Aynen doğrusu budur, Bedrettin DALAN: Tamam, X Şahıs: Aynen doğrusu budur, yani ee neyse inşallah akkoyun karakoyun belli olacak ama işte bu, Bedrettin DALAN: Savcılara da bok o zaman savcılara da bok atmasın, kendisi kendisi ee savcılığa yaranmak için öyle yalan şey söyledi sahtekar,X Şahıs: Şimdi, Bedrettin DALAN: Savcılara da, X Şahıs: Şimdi Coşkun efendiyle de büyük bir ittifak içindeler öyle arzedeyim size, Bedrettin DALAN: Tamam tamam olsun, hiç sorun değil tamam X Şahıs: Arz edebildim mi amcacım, he hiç sorun değil tabi ama işte bu süreçte yine de çok panikletmeden idare etmek lazım bunları, ...dediği, 17.04.2009 günü Eser A./ Mesut isimli şahıslarla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Eser A.: Bende seni ....., Bedrettin DALAN: Çok özlediğimi hissettim iyi ki sana bi mesaj, Eser A.: .... mesaj değil ben telefonla şey yapıyorum dinlerlerse ... dinlemeyen, Bedrettin DALAN: .... kaldım sana canım, Eser A.: Dinlemeyen şerefsizdir ya boşver, Bedrettin DALAN: Dinlesinler boşver, Eser A.: Değil mi hiç umurum da değil boşver, Bedrettin DALAN: Küfür etme kızıyorlar onlar da görev yapıyor boşver, Eser A.: Ya ona bir şey demiyorum da yani sen iyi misin nasılsın sağlığın, Bedrettin DALAN: İyiyim iyiyim sen nasılsın iyi misin sağol, Eser A.: Biz oturduk şimdi Parlakla beraber, Bedrettin DALAN: He, Eser A.: Bu rektörlükten düştü ya daha yüzüne bakan yok, Bedrettin DALAN: Ya şeye çok üzüldüm ya, Eser A.: Neye, Bedrettin DALAN: HABERAL a çok üzüldüm komaya girmiş, Eser A.: Evet evet, neh, Bedrettin DALAN: Şey komaya girmiş şeydeymiş yoğun bakımda nerde acaba ya, Eser A.: Ne komaya girmiş ya, Bedrettin DALAN: HABERAL ı tutuklamışlar komaya girmiş adam, Eser A.: Biliyorum biliyorum da koması moması yok abi, Bedrettin DALAN: ... komaya girmiş yoğun bakımda, Eser A.: Yav haberlerden sen öyle mi aldın ben daha dün sabahtan beri, Bedrettin DALAN: Evet şuan şuanda internetten baktım ya, Eser A.: .... Hasta bakıyorum şey bakıyordum yani hiç bakmadım haberlere, Bedrettin DALAN: Bak, Eser A.: Onu bakarım hemen şimdi ya, Bedrettin DALAN: ....., Eser A.: Yazık günah ya şey adam bir adamdı ya dinç bir adamdı, Bedrettin DALAN: Yav şey yaptım, Bedrettin DALAN: Yani eğer üniversite hastanelerindeyse bir ilgilenin ya gözünü seveyim, Eser A.:Tabi tabi ne demek, Bedrettin DALAN: Adam o adamcağız benim burda ki kalp işiyle ta ordan ilgilendi benim ayağımı yerden kesti burda Allah razı olsun, Eser A.: Sağolsun sağolsun, Bedrettin DALAN: İstanbul üniversitesindeyse Mesut un .... orda, Eser A.: Kötüleşmiş .... tabi ona hemen bir şey yaparız Haseki de, Bedrettin DALAN: Bir vaziyet et, Eser A.: Hayır hayır koması falan var mı yok ya yok koma değil ya Hasekideymiş, Bedrettin DALAN: Yoğun bakım diye yazıyor ya internette, Eser A.: Tamam yoğun bakım mı tamam tamam çocuklarla görüşmüş Mesut abi, Bedrettin DALAN: Heh, Eser A.: He yani sorun yok yani sorun yok, Bedrettin DALAN: İyi bir Mesutla bir görüşeyim ben ver .... (konuşmanın devamında Bedrettin DALAN Mesut isimli şahısla görüşüyor), .. Bedrettin DALAN: Sana ne diyeceğim HABERAL hocanın durumu nedir Mesut: Yo yo birşey yok bi hipertansiyon ile ilgili bir problemi olmuş, Bedrettin DALAN: He, Mesut: Şeyde bir sıkıntı yok çocuklarla ben görüştüm gündüz bir sıkıntı yok hayır hayır, Bedrettin DALAN: Yani öyle ölümcül bir durumu yok yani dediği, 17.04.2009 günü Haluk isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Haluk: Valla iyilik sağlık memlekette herkesi alıyorlar içeri kaç tane rektör bilmem ne falan, Bedrettin DALAN: Valla alınmayanlarda bi eksiklik oluyor sende bi eksiklik var galiba (Gülüyorlar), Haluk: Beni de alırlar o zaman ne yapalım yani hiç tadı tuzu yok yani, Bedrettin DALAN: Ya şaka bir tarafa da çok üzüldüm yani HABERAL hocaya Haluk : Evet şimdi yoğun bakımdaymış kalp krizi geçirmiş, Bedrettin DALAN: Dünya çapında bir doktor-yanj, ... yani memleketin güzel evlatları böyle

SAYFA: 23   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

en... püften şeylerle yani olmayacak şeylerle suçlanıyorlar yazık, Haluk: Maalesef maalesef buda geçecek inşallah, Bedrettin DALAN: İnan içim kan ağlıyor, Haluk: Buda geçecek inşallah, Bedrettin DALAN: Geçecek tabi ki geçecek evet tabi ki geçecek, ...dediği, 20.04.2009 günü Halil isimli şahısla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Halil: Görüşemiyoruz, Bedrettin DALAN: Vallah işte böyle oldu ben seni ee bu numaralarıda değiştiriyorum, Halil: Heh, Bedrettin DALAN: Ondan sonra ucuz bi numaralar alacağım .... Halil: Burda hep sana yazıyor ama başkanım ordan bir hat alsana, Bedrettin DALAN: Alacam işte onu söylüyorum, Halil: Hep sana yazıyor bu hatlar paralar, Bedrettin DALAN: Olsun canım yazsın .... oğlumun şeyi ..sında burdan bir hat alacam sana verecem tamam mı Halil: Tamam dün dün aradım akşam şimdi ee cevap vermediniz merak ettim dediği, 29.04.2009 günü Saadet / Ülker isimli şahıslarla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (Bedrettin DALAN'a ait vakıf telefonundan Saadet isimli bayan görüşüyor ve devamında Saadet telefonu Ülker isimli şahsa bağlıyor), Bedrettin DALAN: Ülker Hanım, Ülker: Efendim Başkanım iyi günler diliyorum günaydın diyelim, Bedrettin DALAN: İyi günler, Ülker: Buyurun, Bedrettin DALAN: Nasılsınız iyi misin?, Ülker: Teşekkür ediyorum teşekkür ediyorum buyurun, Bedrettin DALAN: Şimdi bir çocuğumuz daha oldu Genel Kurmay Başkanı işte herkes oraya girebilir diye söylemiş Ülker: Dikenli tel geçirmek üzere temasa geçiyoruz gerekli girişimlerde bulunuyoruz Burak Bey de burda Namık Bey burda, Bedrettin DALAN: Bir açıklama yap Sayın Genel Kurmay Başkanımın verdiği şey hukuki açıdan hukuki durumu yönüyle doğrudur ancak fiili, Ülker: Fiili durum açısından mümkün değildir, Bedrettin DALAN: Fiili durum fiili durumda mümkün değildir değil fiili durumu 15 senedir bizim söylediğimiz gibidir belgesi de işte hakimin, Ülker: Hakimin kararı onu bugün internet sitesine tekrar koydurdum bizim sitemize, Bedrettin DALAN: Onu koydurmak değil, Ülker: Hı anlıyorum anlıyorum tamam, Bedrettin DALAN: Bir basın toplantısı yapın yine bir basın şeyi açıklaması yapın Genel Kurmay Başkanın hukuki durumunu asıl izah etmiştir ancak 15 yıldır fiili durum Ülker: İfade edildiği gibi değildir, Bedrettin DALAN: Fiili durum bizim dediğimiz gibidir, Ülker: Evet, Bedrettin DALAN: İfade edildiği gibi yani adamı yalanlamayın, Ülker: Anlıyorum, Bedrettin DALAN: Doğruyu söyler söyler, Ülker: Anlıyorum bizim bizim açık, Bedrettin DALAN: Sayın Genel Kurmay Başkanımız arsanın hukuki durumun anlatmış doğrudur ancak fiili durum 15 yıldır bizim dediğimiz gibidir o yalan söylüyor demeyin siz doğru söyleyin, Ülker: Anladım tamam tamam tamam Başkanım başka bir isteğiniz varmı?, Bedrettin DALAN: ... fiili durum şimdi birde çit ile çevirin bakalım ne bok yiyecekler ordan, Ülker: Çit için bugün şeyden kadastrodan ..rengilerin sınırların belirlenmesi için şimdi müracaat ediyorlar ondan sonra da çit için gerekli girişimler de bulunacaklar eğer bir engelleme olursa onunla ilgili noter tespiti yaptırıp kendimizi sağlama alma yönünde işlem başlatıyoruz, Bedrettin DALAN: Noter, tamam daha etkili, Ülker: Onu yapacağız yani çit çitlen çitlen çevirtme yoluna gidiyoruz biraz önce Burak Bey de geldi başlatıyoruz onu, Bedrettin DALAN: Tamam tamam işte böylece o Sad Komandoları oraya sıkışıp kalır çıkmak zorunda kalırlar ordan, Ülker: Birde çek ifadeye göre Burak Bey diyor ki oraya şey yapmışlar helikopter sahası falan diyor bakalım yani arsamızın da tam yerini tam yerini de bilemiyoruz ki kadastro kanalı ile o şeyi tespit ettirirsek sınırlarımızı arsanın, Bedrettin DALAN: Kadastroyu sokmayacaklar şimdi, Ülker: İşte sokmazlar ise onun önlemi de noter ile kadastro sokulmamıştır diye tespit, Bedrettin DALAN: Tamam biran evvel ama bir şuanda bir açıklama yapın yani, Ülker: Tamam tamam bir basın açıklaması gönderelim, Bedrettin DALAN: Sayın Genel Kurmay Başkanı arsanın hukuki durumunu anlatmış doğrudur, Ülker: Evet, Bedrettin DALAN: Ancak fiili durum başından beri, Ülker: Bizim daha önce ifade ettiğimiz gibidir, Bedrettin DALAN: Saygılarımız ile o kadar o 24* 1

SAYFA: 24   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

kadar, Ülker: Tamam tamam, Bedrettin DALAN: Başka bir şey değil, Ülker: Tamam Başkanım, Bedrettin DALAN: Yani onu bir doğrulayın, Ülker: Anlıyorum, Bedrettin DALAN: Hukuki durumunu doğrudur söylüyor, Ülker: Anlıyorum anlıyorum anlıyorum yani onu da yalanlıyor durumuna düşürmek istemiyorsunuz, Bedrettin DALAN: Evet tabi, Ülker: Pekiyi bir de şey bu Mehmet ALTAN nın bir yazısından söz etmiştim size onun ile ilgili suç duyurusundan bulunuyoruz bir de manevi tanzimat davası açıyoruz, Bedrettin DALAN: Tamam tamam, ... kendinize iyi bakın öpüyorum, Ülker: Sağolun sağolun, Bedrettin DALAN: Yalnız Genel Kurmay Başkanlığının bugün arsamız ile ilgili yaptığı açıklamada Ülker: Tamam şimdi basın duyurusu hazırlıyorum sizin aynen ifadenizi kullanıyorum, Bedrettin DALAN: Hukuki boyutu açıklamıştır evet, Ülker: He hukuki yönden Genel Kurmay Başkanın açıklaması uygundur ancak fiili durum bizim daha önceki açıkladığımız gibidir kamuoyuna saygı ile duyurulur uygun mudur, Bedrettin DALAN: Tamam o kadar Ülker: Tamam Başkanım, Bedrettin DALAN: Aldatıyorlar adamı Ülker: (Gülüyor) evet, Bedrettin DALAN: Haydi öpüyorum, Ülker: Sağolun Başkanım, Bedrettin DALAN: Ama ... girebilir derken yani onlar koymuştur anlamına getirmiyor adam, Ülker: Evet evet, Bedrettin DALAN: Bizim çok fazla Ülker: Tabii tabii yok yani burada bizim aleyhimize olacak hiç açıklama olmadı gayet güzel CMUK un şeylerini kurallarını gözler önüne sergiledi onların bu kadar şeyi kanunsuz yaptığı işleri dile getirdi iddianamenin sakat yönlerini ifade etti yani diğer konular hepsi bizi lehimi/evdi sadece burada evet, Bedrettin DALAN: Yani yalanlama değildir doğrudur, Ülker: Onu şöyle diyorum tekrarlıyorum size Sayın Genel Kurmay Başkanının yaptığı açıklama hukuki yönden doğru olmakla birlikte fiili yönden bizim daha önce ki beyan ettiğimiz şekildedir, Bedrettin DALAN: Gibidir, Ülker: Gibidir evet, Bedrettin DALAN: Alo, Ülker: Dinliyorum Başkanım, Bedrettin DALAN: Alo, Ülker: Dinliyorum efendim, Bedrettin DALAN: Alo, Ülker: Dinliyorum efendim duymuyor musunuz alo alo, Bedrettin DALAN: Alo dediği ve görüşmenin kesildiği, 30.04.2009 günü X Bayan / Ülker isimli şahıslarla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (X Bayan konuşmanın devamında telefonu Ülker isimli şahsa bağlıyor), Bedrettin DALAN: Şeyi Genelkurmay başkanının o açıklamasının içine baktığı zaman aslında bizi pek suçlar bi tarafı yok hatta koruyan tarafı var, Ülker: Hayır pek değil hiç suçlar tarafı yok, bizi lehimize olacak o kadar çok şey söyledi ki sadece orada söylediği bi laf vardı işte buraya girilebiliyor dedi, ona ilişkin bi duyuru hazırladım, Ülker: Altına da mahkemeden alınan ve onların komutanlığı mahkemenin bu yazısı üzerine yazdığı yazıları ekledim salı günü şey yaptırıyoruz orda tespit, hakim kanalıyla nirengi noktalarını belirleyip orayı bi tel içine almak istiyoruz ondan sonra onu da göndereceğim, o tespit de yapıldıktan sonra bugün Nurdan tekrar gitti içeriye girdirmiyorlar kimseyi, Bedrettin DALAN: ... noterle götürseydi bari, Ülker: Götüremedi noteri maalesef götüremedi hakimden salı gününe şey aldık randevu alındı salı günü bi kadostrocuyu da alacak orada nirengiler bizim arsalarımızın, Bedrettin DALAN: Peki hakimi sokmazsa içeri, Ülker: (Gülüyor) Nasıl sokmayacak sokacak artık, Ülker: Ama her an burayla şeydeyim merak etmeyin ilişkideyim, Bedrettin DALAN: Açıklamayı ne tarzda yapacaksınız, Ülker: Açıklamayı şöyle yazdım şu anda aşağı çantamı götürdüler metin elimdeydi, dedim ki şeyim sayın Genel Kurmay başkanı İ.. B..un şu tarihte basını bilgilindirme toplantısında şunu ifade et şu şekildeki ifadesi üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği doğmuştur dedim şöyle ki dedim, Bedrettin DALAN: He, Ülker: Şeyin bu Poyrazköy deki araziye girilmesi Türk vatandaşlarının girebileceği yolundaki beyanları kanunen öyle ise de şani girilebileceği öyle ise de fiili durumda bizim şu tarihte yaptığımız açıklamada belirttiğimiz şekildedir dedim altına da şeyleri koydum, iki yazıyı koydum eki olarak, Bedrettin DALAN: Muhtemelen siz şimdi diyeceksiniz gene sokmayacaklar, Ülker:»jş|:e bjügün Nurdan gitmiş gine şey etmemişler Jr -fr.

SAYFA: 25   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

sokmamışlar ama salı günü sokmak zorundalar sokmazsa da zaten lehimize olur şöyle ki hakim orda tutanak tutar, keşif için gelindi tespit için gelindi ama komutanlık sokmadı diye, Bedrettin DALAN: Ne gün gidiyorlar ., Bedrettin DALAN: Güzel güzel şimdi bu adamın o güzel şeyinden sonra terse gidecek bi açıklama yapmamız düzgün, Ülker: Yok, Bedrettin DALAN: Doğru olur mu olmaz mı, Ülker: Şey açıklamayı sizinle konuştuk ya o şekilde ben şimdi birazdan çantamda eve geçince olmazsa sizi arar okurum metni aynen, Bedrettin DALAN: Tamam, Ülker: İsterseniz şey etmeyelim vermeyelim veyahutta şeye kişiye özel şeklinde şey deyim kendisine göndereyim, Bedrettin DALAN: Anladım, yani bizim bildiğimizin dışında her hangi bir durum şu anda mevcut değil, Ülker: Hayır hayır elimizde hiç bi şey yok, sizin yani bizim elimizdeki şeyler yalnız orda işte bi yeni kaset çıkarttılar, o ne derece doğru onu bilemem, Bedrettin DALAN: Ne kaseti, Ülker: Şeyin o adamcağızın neydi asker olanın, Ersöz mü, Bedrettin DALAN: Ersöz, Ülker: Ersöz, Bedrettin DALAN: O yeni kaset değil eskisi, eskisi o, Ülker: Ha işte eski kaset de şimdi onu şey ettiler millete dağıttılar ya artık gazeteler onu yazıyor, Bedrettin DALAN: Yazsın, Ülker: Sizin konuşmalarınız..., Bedrettin DALAN: Olabilir olsun ne olacak yani suç mu varmış yani, kaldı ki o kaseti doğru bile olsa fiilen kullanmaları mümkün değil çünkü gayri yasal elde edilmiş, Ülker: Doğru değil üstelik, Bedrettin DALAN: Gayri yasal elde edilen, Bedrettin DALAN: Konuşmalarımdan dolayı insan insan ne zamandan beri düşüncesinden dolayı suçlan., boş ver ordan bi şey çıkmaz, doğru değil doğru olsa da çıkmaz, olmasa da çıkmaz onun dışında her hangi bi şey yok yani, Ülker: Hayır konuşmalarınız sizin işte şey 28 şubatı sizin ayarladığınız komutanlarla görüştüğünüz falancayı oraya gönderdiğiniz o ve ona benzer laflar, Bedrettin DALAN: Boş laflar, Ülker: He, Bedrettin DALAN: 28 şubatı ben mi ayarlamışım, 28 şubatla benim ne alakam var saçmalıyorlar,... hiç bi tepki de göstermem, 28 şubatda eğer bi suçluluk varsa o zamanın bütün başta Çevik paşa olmak üzere toplasınlar hepsini bana ne, kaldı ki 28 şubat olalı 10 sene oldu onun hukuken de şeyi kalmadı geçerliliği, hukuksuzlukla da geçerliliği kalmadı 28 şubat gayri kanuni bi işse herke başbakanın ... bunlar niye imza attılar, orda bi şey yok, hani 28 şubata mı atıfta bulunuyorlar, Ülker: Oraya atıfta bulunuyorlar, Bedrettin DALAN: Bulunsunlar hiç orda hiç bi şey yok, Ülker: Evet, Bedrettin DALAN: Hiç ne hukuken bi şey var ne fiilen, önemli değil o, ha ben yaptırmış olsam ne olacak 28 şubat gayri kanuni bi şey miymiş, Ülker: 28 şubatı sizin yaptırdığınıza kim şeyde inanır yani Bedrettin DALAN: Ha diyelim ki ben yaptırdım gayri kanuni bi şey miymiş, komedi, 28 şubatın başbakanı orda duruyor, Genelkurmay başkanı orda duruyor duruyor, bakanlar kurulu orda duruyor, hepsi imzaladılar, benimle ne alakası var, Ülker : Öyle, Bedrettin DALAN: Saçmalamışlar, yani odak noktası bu yani başka bi şey yok, Ülker: Yayınladılar, onları zaten oldu bitti, Bedrettin DALAN: Demek, demek ki ben çok güçlü bi adammışım Türkiye yi idare ediyorum ne güzel ya, o kadar gücüm olsaydı ben Türkiye yi ne güzel güllük gülistanlık, dünyanın en demokrat en şahane ülkesi yapardım, keşke o kadar gücüm olsaydı neyse komedi dediği, 11.05.2009 günü Saadet / Nurdan isimli şahıslarla Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (Bedrettin DALAN'a ait vakıf telefonundan Saadet isimli bayan görüşüyor ve devamında Saadet telefonu Nurdan isimli bayana bağlıyor), Bedrettin DALAN: Pekiyi pekiyi çiti çektiğiniz zaman nasıl tatbikat yapacaklar onlar, Nurdan: Başkanım tam bir tane küçük parsel var o parselin ortasında şey var uçak var uçak duruyor hemen burunların dibi bende merak ediyorum nasıl olacak zaten böyle çit çekeceğiz filan deyince komutanın sürati değişti hemen dedim çekeceğiz madem ki var, ..Bedrettin DALAN: Hayır yani bir defa Genel Kurmay Başkanı hatayı yaptı konuşurken bizde yalanlamadık tabii ordunun başıdır,... bir defa ısrar ile söyleyince sinirim bozuldu yani, Nurdan: Evet evet herkes biliyor Başkanım orda yaşayan herkes biliyor kadastro müdüründen şeyine kadar yani mümkün mu buralara girmek böyle bir şey herkes biliyor,

SAYFA: 26   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Bedrettin DALAN: Çiti çevireceğiz deyince morardı mı orda komutan?, Nurdan: Evet (gülüyor) suratı değişti nasıl olacak falan diye yani bizim çit ile çevireceğimiz alanın ortasında uçak var bir sembolik uçak var, Bedrettin DALAN: O zaman uçağı da kalsın uçağı da orda kalsın, Nurdan:Tamam (gülüyor) öyle yapacağız artık, Bedrettin DALAN: Bir an evel çevirin bakalım ordan ne gelecek ise gelsin tamam mı?, Nurdan: Tamam Başkanım tamam tamam, Bedrettin DALAN: Ayıp, Nurdan: Ya o CPS aletine bağlı olduğumuz için onlardan randevu aldık ancak öyle, Bedrettin DALAN: Tamam kızım dediği, 17.06.2009 günü Can Ö. isimli şahsın Bedrettin DALAN'a attığı mesaj içeriğinde; Can O.: Sayın başkanım size iyi günler, bizim burada İstanbulda saat şuanda 21, ben İstek Belde Lisesinin diploma törenindeyim, NBA eski genel sekreteriniz Can Ö.'yüm., ... Orduevinden emekli subay Can Ö.'yüm, küçük oğlum U. Ö. liseyi bitirdi şuanda tören yapılıyor, sayenizde bitirdi, büyük oğlumda R. O. Ö. bir hafta önce üniversiteyi bitirdi, o da sayenizde oldu, hepimiz ellerinizden öpüyoruz saygılarımızı sunuyoruz, çok teşekkür ederiz, sayenizde her iki çocuğumda ingilizce bilir vaziyette okullarınızdan mezun oldu sayın başkanım, hürmet ediyoruz saygı sunuyoruz, teşekkür ederiz hayırlı akşamlar başkanım şeklinde olduğu, 08.07.2009 günü Bedrettin DALAN'ın Faruk isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Alo, X ŞAHIS: Alo nasılsın, Ferda U.: Ha merhaba teşekkür ederim, Faruk bey yanımda, X: Veriyorum, Ferda U.: Okey, X: Bi saniye (X şahıs telefonu Bedrettin DALAN'a veriyor, Ferda U. da telefonu Faruk isimli şahsa veriyor), (Faruk isimli şahıs ile Bedrettin DALAN görüşme yapıyor), Bedrettin DALAN: Alo, Faruk: Alo, Mister Die nasıl nasıl nasıl yeni ismin Mister Die, Bedrettin DALAN: İyi iyi sen taktıktan sonra herşey iyidir, Faruk: Nasıl keyfin iyimi, Bedrettin DALAN : İyiyim iyiyim sen nasılsın, Faruk: Sağolasın iyiyim Ferda hanımın ordayım toplantı yapıyoruz, Bedrettin DALAN: Tamam devam edin öbür pezevengi çıkartın kendim giriyorum oraya doğrudan, Faruk: En iyisini yaptığını kalbimden söyleyeyim, Bedrettin DALAN : Tamam tamam, Faruk: Tamam, Bedrettin DALAN: Doğrudan giriyorum, Faruk: Süper yapıyorsun tamam Mister Die tamam öyle diyorum artık Mister Die olarak tanındığın için, Bedrettin DALAN: Valla evlat yetiştiriyoruz da ruhunu veremiyoruz yani onu Allah veriyor, Faruk Üzülme, Bedrettin DALAN:... evlat yetiştiriyorum neyse, Faruk: Üzülme üzülme, Bedrettin DALAN: Neyse neyse, Faruk: Neyse 10-15 gün sonra herşey düzelir, Bedrettin DALAN: İnşallah öyle görünüyor, Faruk: Gelince gerekeni yaparsın şimdi hiç üzme canını, Bedrettin DALAN: Tamam tamam babacım, Faruk: Tamam ağabeyciğim, Bedrettin DALAN: Seni çok seviyorum kardeşimsin her zaman her zaman benim bir tane kardeşimsin, Faruk: Sende keza abimsin kalbimden yüreğimden seviyorum hiç üzme canını on on beş günümüz kaldı, Bedrettin DALAN: Tamam tamam baba sen Ferda ile bak o işlere işinizi kurun dediği, 12.07.2009 günü Bedrettin DALAN'ın Ferda U. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: Yok yok yok, Ferda U.: Öbür şeyi söyledim şimdi ben çıktım onun yanından, hemen kapıdaydım zaten, onu haledecek bir, ikincisi bizim avukat aradı şey bizim .... ondan sonra çok ilginç bir gelişme olmuş bugün 4 saat şeyle çalışmış kendisininki ile, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Hastanedeki arkadaşı ile ve sizin konuşmalarınızı kesinlikle sizin o konuşmalarına iyice çalışmışlar ve olmadığını, onun da ispatı var ellerinde, enteresan gelişme var yani, Bedrettin DALAN: Akşam konuşuruz, Ferda IL: Tamam okey, ben biraz detay öğrenebilirsem anlatırım tamam mı size dediği, 16.07.2009 günü Ferda U./ Hasan ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (konuşmanın devamında Ferda U. isimli şahıs telefonu Hasan isimli şahsa veriyor) Bedrettin DALAN: Ne zarnan^görüşeceğiz sence, Hasan: Ya şimdi zaten ı

SAYFA: 27   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

yattım ... bitmiş on 18 temmuzdan sonra tüm etkileri onu yan etkileri de kırılacak istediğiniz zaman gelebileceksiniz yani size bi şey sorsalar bile bi şey olmuyor yani serbestsiniz, Bedrettin DALAN: Tamam anladım, Hasan: Serbest yani hiç bir şey yok sizin içn böyle sorsalar bile şey diyelim mu...... yani serbestsiniz, Bedrettin DALAN: Tamam anladım, Hasan: He bu konuyla ilgili hiç bir girişimde bulunmanıza gerek yok çünkü şey değil yani sizle ilgili hiç bir şey yok, Bedrettin DALAN: Tabi zatende yokdu da bunlar böyle çamur attılar izi kalsın, Hasan: Ya odur odur işte o belli şeylerder belli şeyler çıkarmak için şimdi onlar artık etkisizleşti artık onların size şey verecek şeyleri yok güçleri kalmadı, Bedrettin DALAN: Çok şükür Allaha, Hasan : Onların hepsi deşifre olacak yani şimdi birbirlerine girmek üzereler hiç merak etme, Bedrettin DALAN: Hadi inşallah inşallah dediği, 20.07.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Ben şeyden aradım sizi ama siz bu telefondan niye konuşuyoruz şimdi onu anlayamadım, Bedrettin DALAN: Hangi telefon bu, Ferda U.: Bir dakika, ben öbür taraftan çevirdim, isterseniz bir kapatabilir miyim, ben arayayım tekrar, Bedrettin DALAN: Dur bakayım, bu numara hangi numara, Ferda U.: ... ben anlayamadım ben şeyden aradım sizi magic ten, ama öbür telefondan konuşuyoruz şimdi, Bedrettin DALAN: 531 li ile, Ferda U.: Hı hı, ben, Bedrettin DALAN: ... sen kapat, Ferda U.: Kapatıyorum arıyorum tekrar dediği, 22.07.2009 günü Ferda U./ Hasan ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (konuşmanın devamında Ferda U. isimli şahıs telefonu Hasan isimli şahsa veriyor) Hasan: He daha öğlen değil mi, doğru orası öyle, burası geceye geldi evet, nasıl efendim iyisiniz inşallah, Bedrettin DALAN: İyiyim Allah şükür, gelsem koruyacan mı beni, Hasan: Yo yo şey yok, Bedrettin DALAN: Yarın geleyim, Hasan: Tamam yarın gelebilirsin herhangi bir risk yok sizin için, Bedrettin DALAN: Hasan: ... he ben ona kefil, yok yok ben ona kefilim hiçbir şey olmayacak Allanın izni ile, Bedrettin DALAN: Yapma ya, Hasan: He hiçbir şeysi yok çünkü ben mesajı gereken mesajı aldım, Bedrettin DALAN: Aldın mı iyi, Hasan: Aldım gereken mesajı aldım, sizin için hiçbir risk yok, Bedrettin DALAN: Tamam, anladım anladım, Hasan: He sen ondan yani emin ol, Allanın izni ile o çok o mesaj çok yüksek bir yerden geldi yani dediği, 28.07.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: ... Faruk beyi havaalanın orda ki oteline bıraktım bu aradan Hasan beyle buluştuk şimdi Hasan bey demişti ya hani ara formül bulunacak diye hatırlıyor musun bi ara formülü, Bedrettin DALAN: Hıh hıh, Ferda U.: Ondan soma diyor ki bu işin onu şey diyor zaten diyor tekrar dan şey yapmış yani ara formül bulunacak diyordu bu ... dediğim ara formül bu diyor ve diyor yani iyi şeyler olmayacak diyor yan bunların sonu şeye gidiyor yani onu söylüyor, Bedrettin DALAN: Belli olur, Ferda U. Ara formül lafını, Bedrettin DALAN: Sonun da benim dediğim çıkacak dedim, Ferda U. Sizin dediğiniz çıktı zaten o öyle diyor sizinde dün akşam dediğiniz oldu öyle biris atanmış ya hani başlarına, Bedrettin DALAN: İyi iyi tamam, Ferda U.: Ve soru şu aynen yani anlatıyor bana şimdi hakem konumunda diyor ve şey diyor yani o Özlem de şey olabilir yani, Bedrettin DALAN: Peki sen şimdi, Ferda U.: Seyahata gidebilirsiniz hıh, Bedrettin DALAN: Şu şeye bi ...omlaş bizim ismimiz var mı yok mu bu şeyde bu üçüncü de, Ferda U.: Hıh açacağım ama o telefon onda konuştuğum telefon evde onu eve gidince arayacam ki şimdi bundan konuşmak istemiyorum onu şarja koymuştum unutmuşum evde eve gidince arayacam onu yani lsaat 2 saat kadar şimdi biz havaalanın oraya gelmişken Züleyha nın yanına geçiyoruz şimdi Hazan beyle ikimiz ordan eve gidecem zaten, Bedrettin DALAN: Tamam Faruk u koydun mu otele, Ferda U.: Faruk u otele koydum dabulyu otele havaalanın orda buda hani Züleyha Bedrettin DALAN: Yarın geliyor mu dediği,

SAYFA: 28   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

01.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Sizi çok taciz ediyorum ama, Bedrettin DALAN: Olur olur kızım ben memnun oluyorum, Ferda U.: Şeyi söyleyeceğim, Züleyha aradı da, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Dedi çok süper dedi mesajlar var, ne zaman geliyorsun dedi, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Humadan dedi, bende dedim geleceğim dedim işte 1 saat yani 1 kaç saate kadar geleceğim dedim, yani hani gel diye özellikle aradı yani, haber vereyim dedim size de, Bedrettin DALAN: Tamam kızım biran evvel git, biran evvel git de haber ver, Ferda U.. Tamam oldu, birde sizi ben artık başka bir numaradan arayacağım açın yani olur mu, çünkü değiştireceğim şeyimi, Bedrettin DALAN: Tamam çocuğum, Ferda U.: Tamam hadi görüşürüz hoşçakalın, Bedrettin DALAN: Hadi sağol dediği, 04.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Evet, Amerika cebi Amerika numarasından, Türk cebinden aramasın dedi, Bedrettin DALAN: Var var biliyorum, Ferda U.: Hı hı bekliyor telefon, Bedrettin DALAN: Bende var, Ferda U.: Tamam mı, Bedrettin DALAN: Tamam tamam tamam, Ferda U.: Ulaşamazsanız beni çaldırırsınız ona göre düşünürüz, Bedrettin DALAN: Tamam tamam, olur olur dediği, 05.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Ondan sonra ama şimdi Barlas daha elime geçmedi bizim elimize geçmedi daha diyor yani ben geçtiği anda bakacam sana haber verecem diyor, Bedrettin DALAN: Tamam, Ferda U.: Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum yani siz nasılsınız bu arada, Bedrettin DALAN: İyiyim bende basın bildirisi şey yaptım Ülker hanıma dikte ettim yarın çıkacak her halde her yere gönderdik, Ferda U.: Ha bugün gönderdiniz di mi, Bedrettin DALAN: Evet evet kızım, Ferda U.: Anadolu Haber Ajansına da gönderiyorlar mı acaba biliyorlar her halde nerelere göndereceklerini, Bedrettin DALAN: Bilirler bilirler, Ferda U.: Ha iyi tamam o zaman ondan sonra şeyi söyleyecektim işte Barlas dedi ben 12 de toplantıya giriyorum dedi 1 de çıkacam o arada zaten benim elime de ulaşır dedi yani şuan dedi bi şey söyleyemiyorum dedi, Bedrettin DALAN: Şimdi benim ismim çıkmamış Cnn Türk öyle söylüyor benim ismim yok, Ferda U.: Evet ama ne kadar doğru acaba, Bedrettin DALAN: Doğru doğru, Ferda IL: Allah Allah, Bedrettin DALAN: O zaman ... iyi demek ki bi şey bulamadılar ne bulacaklar ki, Ferda U.: Şey Özbek in var mı ismi acaba, Bedrettin DALAN: Pek zannetmiyorum onun da yok, Ferda U.: Hayır ama o içerde, Bedrettin DALAN: Kimin o, Ferda U. : Mustafa ÖZBEK var ya hani Barış larla aynı gün giden hani, Bedrettin DALAN : Hah onlar var onlar var, Ferda U.: Aaa o zaman süper haber bu, Bedrettin DALAN : Evet onlar var, Ferda U.: Ooo çok güzel bir şey o zaman bu, Bedrettin DALAN: Yani bi şey bulamadılar bence, Ferda U. : Ay o zaman kesin öyle bi şey hani o grup varsa eğer kesinlikle, Bedrettin DALAN: O grup var, Ferda U.: O grup varsa zaten tamamdır iş yani süper, Bedrettin DALAN: Barış la gidenlerin hepsinin ismi var benim adım yok, Ferda U.: Süper çok sevindim, Bedrettin DALAN: Kulp takamadılar, Ferda U.: Ay bu güzel haber, Bedrettin DALAN : Sen şunu bi Ali Rıza ya sor da bana bi dön ne anlama geliyor, Ferda U.: Tamam tamam aradım arıyorum ben şimdi onu tamam hemen size dönüyorum, Bedrettin DALAN: Tamam çocuğum, Ferda U.: Hoşça kal, Bedrettin DALAN: Hadi gözlerinden öpüyorum dediği, 05.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: He şimdi Ali Beyin yorumu şu, eğer yok ise diyor, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Yakalanmadığı için ifadesi alınmadığı için tefrikat yapılmıştır diyor, ama diyor onunla ilgili herhangi bir suç ... varsa diyor dosyanın içerisinde mevcut olması lazım diyor, yani daha sonradan şey olmuyor diyor, yani neticede sizin ile ilgili ne ... adınızın geçtiği yerlerden sizin ile ilgili suçlama varsa çıkar

SAYFA: 29   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

diyor, anlatabiliyor muyum, Bedrettin DALAN: Peki, Ferda U.: Yani tefrikat yapdması zaten diyor iddianamenin en sonunda demesi lazım ki bu kişiler ifadesi alınamadıkları için şey yapılamamıştır diye yazması lazım diyor, iddianame elime geçtiğinde ben ona bakacağım diyor, önce bir elimize geçirelim diyor, hani tefrikat yalpılmış olabilir diyor, o zaman bu bizim işimizi kolaylaştırır diyor, tutuklamanın şeyini diyor, direkt bize öyle bir hak veriyor zaten diyor, Bedrettin DALAN : Ha, şunu da soruver o zaman, Ferda U.: İsterseniz numarasını vereyim siz de konuşun dediği, 05.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: Alo, Ferda IL: Merhaba konuştunuz mu Ali beyle, Bedrettin DALAN: Konuştum, Ferda U.: Ha iyi, Bedrettin DALAN: Konuştum kızım, Ferda IL: Tamam o zaman ben şeyle haberleşince ben arayacağım sizi Barlas la, Bedrettin DALAN: Tamam dediği, 05.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Merhaba internete düştü iddianame, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Barlas dedi ki CNN Türk e gir dedi, aradı gelmene gerek yok dedi, sizin HABERAL ile ilgili telefonda Amerikadan konuştuğunuz konuşma var, Bedrettin DALAN : He ... ne varki, Ferda U.: Yok bir şey yokta Bedrettin DALAN: Allah seni korur, Ferda U.: He, Bedrettin DALAN: He, Ferda U.: Şey demişsiniz, Atatürkçüleri ve laik insanları toplamaya çalışıyorlar gibi bir şey demişsiniz dediği, 05.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Merhabalar şimdi Ali bey bakıyor bilgisayardan da ben dışardayım ben birinci sayfaya kadar geldim orda çıkmak zorundaydım ama ben tahmin ediyorum yani hani şey ... HABERAL la konuşmalarınızı okudum, Bedrettin DALAN: Hıh, Ferda U.: Ondan soma siz orda şey diyorsunuz işte Atatürkçüleri laikleri hepsini toplayacaklar bu iddianameleri 11-12 kadar çıkacak falan diyorsunuz ona, Bedrettin DALAN: Hıh, Ferda U.: Ondan sonra onun ifadesi oda ifadesinde demiş ki hani ben sizin orda firari olduğunuzu bilmiyordum Dalan öyle gittiğini diyor ama diyor telefonda zaten diyor Dalan kendisi o özellikle gittiğini söylüyor diyor yani falan saçma sapan bi yani hiçbir anlam ifade etmeyen hani şey açısından böyle sohbeti yazmışlar oraya yani ama Ali bey şimdi açmaya çalışıyorum diyor en son sayfasına bakacak ki onun ona göre haberleşeceğiz yani, Bedrettin DALAN: Doğru tamam çocuğum, Ferda U.: Sonra ben eve gidince sizi ararım şeyden uzun uzun konuşuruz bugün konuşulacak şeyler var baya, Bedrettin DALAN : Tamam tamam ne var nelerle ilgili, Ferda U.: Yok şeyler var Ali bey şey diyor mesela cuma günü gidip avukat sizin vekaletname vereceğiniz avukat o Sedef dedi de siz Sedef e vermiyorsunuz o yüzden ben Sedef demedim o Sedef demedim o Sedef Mehmet ...ALA ne yaptı savcılığa gidiyor şey o yetki istiyor sizin adınıza yetki istiyor sizden aldığı vekalet nameyle mahkeme derse ki yetki veriyoruz demek bu işin devamı var sizinle ilgili yok ise diyor ki hayır zaten bu kişiyle bi şeyimiz yok diyor yetki vermiyor böyle bi şey varmış kanun da şeyde yasada yani savcılıkla ilgili, Bedrettin DALAN: Hıh anladım, Ferda U.: Hah o zaman diyor bu işin devamı olup olmadığını bir an önce o şekilde anlamış oluruz diyor, Bedrettin DALAN: Hıh anladım tamam, Ferda U.: Tamam mı, Bedrettin DALAN: Kendinin yetkilendirilmesini istiyor orda anladım, Ferda U.: O da diyor ku yetkilendiremem böyle bir olay yok zaten dediği anda işin devamı yok demektir oluyor bir an önce öğrenmek adına söylüyor bunu, Bedrettin DALAN: Anladım iyi mantıklı tamam, Ferda U.: Öyle şimdi Ali bey bakıyor hıh, Bedrettin DALAN: Ama bu ... son sayfasında bi şey yoksa zaten gene de bi şey olmaz, Ferda U.: Yok ben eve gidince inicem ama Ali bey şimdi uğraşıyor aradım, daha açamadım ben diyor bakıyorum diyor ilk klasör şey ... klasörler varmış onları açmış ama iddianameyi açamadım diyor ama var yani bende gidecem Ali bey uğraşıyor sen dur benden haber bekle dedi dediği,

SAYFA: 30   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

09.08.2009 günü Ferda U. / Müge. A. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; (konuşmanın devamında Ferda U. telefonu Müge. A'ya veriyor) Bedrettin DALAN: ...Bende sizi özledim ya vallahi, Müge A.: Vallahi çok özledik ama durun orada daha durun başkanını ya biraz bekleyin biraz sabredin biraz sabredin biraz durulsun ortalık ondan sonra gelirsiniz inşallah, Bedrettin DALAN: İnşallah ama tahmin ediyorum bu akşama gelirim, Müge A.: Gelmeyin başkanım vallahi gelmeyin hiç değmez yani şuan hiç değmez siz daha iyi biliyorsunuz ama şuan gelmeyin dediği, 12.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Bedrettin DALAN: Alo, Ferda IL: Arayayım mı, Bedrettin DALAN : Ara kızım şeyden de arayabilirsin, Ferda U.: Tamam tamam arıyorum, Bedrettin DALAN: Benim şeyden ... malum şeyden de arayabilirsin, Ferda U.: Tamam okey hoşçakalın dediği, 14.08.2009 günü Ferda U. ile Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; Ferda U.: Alo, Bedrettin DALAN: Alo, efendim çocuğum, Ferda U.: Hemen mesaj vereyim, Amerikadan haber geldi, işte sizi yarın arıyormuş Chicago ya geçiyorum diyor, ondan sonra yarın sizi arayacakmış, Bedrettin DALAN: Tamam çocuğum öptüm seni, Ferda U.: Bir o ikinciside Erol Bey yarın geliyor, havaalanında sizi karşılayacaklar dedim, ona göre siz yani birini gönderiyorsunuz değil mi oraya, Bedrettin DALAN: Tamam, tabi tabi çocuğum, Ferda U.: Tamam öyle konuştuk, hadi akşam konuşuruz o zaman dediği, tespit edilmiştir. c-Orgütsel İrtibatlar İlhami Ümit HANDAN emniyet ve savcılık beyanında , Veli KÜÇÜK'ün görev yaptığı dönemde patronu Bedrettin DALAN'ın yanına gelip gittiği için tanıdığını, Veli KÜÇÜK'ün Bedrettin DALAN'ın yanına 5-6 ayda bir gelip gittiğini,Erol MÜTERCİMLER'in patronu Yeditepe Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştığını ve Bedrettin DALAN'ın yanına gidip geldiği için tanıdığını, Ahmet Tuncay ÖZKAN'ı Bedrettin DALAN'ın yanına gelip gittiği için tanıdığını, Tuncay ÖZKAN'ın ortalama ay da bir (1) Bedrettin DALAN'ın yanına geldiğini, Adil Serdar SAÇAN'ı Yeditepe Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştığından dolayı tanıdığını, Halil Kemal GÜRÜZ'ü İstanbul'a geldiği dönemlerde Bedrettin DALAN'ın yanına uğrayıp görüştüklerini bildiğini,Ali Yasak'ın Bedrettin Dalan'ın yanınında gördüğünü,Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'nun sürekli geldiğini, Yalçın KÜÇÜK'ün bir kez ve Atilla A...nın Bedrettin DALAN' ı aralıkla bir kaç kez ziyaret ettiklerini,beyan etmiştir. Dosyada detayları yer alan telefon görüşmelerinden ve şüphelinin Ergenekon Terör Örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan İlhan Selçuk, Ahmet Tuncay ÖZKAN, Kemal GÜRÜZ Kemal AYDIN,Erol MÜTERCİMLER Durmuş Ali ÖZOĞLU ile irtibatlı olduğunu ve sanıklarla gizli görüşmeler yaptığını ortaya koymaktadır. Sanık Levent ERSÖZ'ün Mahkeme sorgusunda; İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde kendisini ziyarete gelen kişilerin bazılarının ses ve görüntülerini üstlerinin emri üzerine çektirdiğini, bunları daha sonra Jandarma Genel Komutanlığına sunduklarını, ziyaretine gelen Cem U., Bedrettin Dalan, Kıvanç D., Turgut A. ile bu şekilde görüştüğünü, bu kişilerin kendilerine iletmek istedikleri şeyler olduğunu, bu maksatla şahıslarla görüştüklerini, bu kişilerin bir kısmının Jandarma Genel Komutanını ziyaret ettiklerini, oradan yönlendirme ile kendisine geldiklerini, Sanık Hasan Atilla UĞUR'un Mahkeme sorgusunda, Mustafa BALBAY ile ilgili gizli görüşme kayıtlarını ellerinde bir tape olsun diye bulundurduklarını, Tuncay ÖZKAN,

SAYFA: 31   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Nuray BAŞARAN, Bedrettin DALAN ile yapılan görüşmelerin Cd çözümlerini de bu aktardığı gerekçe sebebiyle kaydedildiğini, Sanık Veli KÜÇÜK'ün Emniyette alınan ifadesinde; Adil Serdar SAÇAN'ı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda; Adil Serdar SAÇAN'ı Yeditepe Üniversitesinin sahibi Bedrettin DALAN'ı ziyarete gittiğinde Bedrettin DALAN'ın odasında karşılaştıklarını, kendisinin orada ders verdiğini öğrendiğini ancak konuşmadığını,ayrıca cep telefonunun ve ajandasının yapılan incelemesinde; Bedrettin DALAN'ın isim ve telefon numarasının ''Bedrettin Dalan 533.....'' ve ''Bedrettin Dalal 2163......'' ''Bedrettin DALAN 0216 57.....'' numaralı telefonunun yer aldığı, Şüpheli Yalçın KÜÇÜK'ün Emniyette alınan ifadesinde; Bedrettin DALAN'ı yaklaşık 4-5 yıldır tanıdığını, Bedrettin DALAN'ın Ankara ilindeki kendi evine birkaç kez geldiğini, kendisinin de İstanbul ilinde Yeditepe Üniversitesine daveti üzerine bir kez gittiğini, üniversiteyi kendisine tanıttığını, herhangi bir faaliyette birlikteliklerinin olmadığını, Bedrettin DALAN ile ülke meseleleri konusunda sohbetlerinin olduğunu,ayrıca şüpheliden el konulan; (1) adet ''7 Ağustos'' ibaresi ile başlayıp ''hissediyorum'' ibaresi ile biten basketbolcu resimli el yazması okul defterinin (60) ile numaralandırılmış sayfasında, ''Balgat 24 Haziran'' tarihinin altında, ''Önceki Gün BEDRETTİN DALAN, Haluk ... geldiler, verimli oldu'' şeklinde notun yer aldığı, Sanık Hüseyin NAZLIKUL'un Savcılıkta alınan ifadesinde; Tape No:8127, 20.08.2008 tarihinde Bedrettin Dalan ile yaptığı görüşmenin Tuncay Özkan'ın da katılacağı bir yemekli toplantıya ilişkin olduğunu, Sanık İsmail YILDIZ'ın cep telefonunun yapılan incelemesinde; ''Bedrettin.Dalan 5544969'' şeklinde isim ve telefon numarasının yer aldığı, Sanık Mehmet Adnan AKFIRAT'ın 354532010923898 imei numaralı cep telefonu ve 0555....... numaralı sim kartının yapılan incelemesinde, ''Dalan53355......'' ''Dalanl 5323......'' şeklinde isim ve telefon numarasının yer aldığı, İşçi Partisinin telefon rehberleri incelendiğinde; Bedrettin DALAN'ın isim ve telefon numaralarının ''Bedrettin Dal, Bedrettin Dalan 0212 342..... -342 0....(216) 57....- (216) 326-....-0535 72....-(533) 55.....-0532 33.....'' yer aldığı, Şüpheli Mustafa ÖZBEK'in 359542/01/195847/5seri nolu cep telefonu ve 0801140345458 seri numaralı sim kartın yapılan incelemesinde; ''BEDRETTİN DALAN 5336.......'' numaralı telefonunun ve isminin yer aldığı, Şüpheli Tuncer KILINÇ'tan el konulan (l)numarası ile numaralandırılan el yazması telefon fihristinde; ''Bedrettin DALAN: 0216 3......-326 9......-578 .....'', (3) numarası ile numaralandırılan el yazması telefon fihristinde; ''Bedrettin Dalan 0216 578 .....'', (4) numarası ile numaralandırılan elyazması telefon fihristinde; ''Bedrettin Dalan 0216 3......326 99....0216 5.........'' isim ve telefon numaralarının yer aldığı,tespit edilmiştir. Haklarında kamu davası açılan sanıkların dijital verileri,cep telefon kayıtları ve fihristleri ile ele geçirilen notlardan,yukarıda adı geçen örgüt üyeleri ile şüphelinin irtibatlı olduğu anlaşılmaktadır. d-Şüpheli hakkında soruşturma kapsamında elde edilen diğer deliller: Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un Genel Başkanlığını yaptığı Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 102/7-8 Ankara adresindeki ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında bulunan 13 Nolu Cd içerisinde yer alan ''17oca04_kivanc_degirmencil.wav'' ses kaydında konuşan şahıslardan birisinin Kıvanç DEĞİRMENCİ kod adını kullanan İsmail YILDIZ olduğu, yine konuşmaların içeriğinden diğer iki şahsın rütbeli askeri personel oldukları, bunlardan birisinin general rütbesinde Levent ERSÖZ , diğerinin ise albay rütbesinde Hasan Atilla UĞUR olduğu anlaşılmıştır

SAYFA: 32   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Görüşmenin başında Ali Müfit GÜRTUNA'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili olarak konuştukları, bu bağlamda Levent ERSÖZ'ün Ali Müfit GÜRTUNA'ya destek verilmediğinden bahsettiği, İsmail YILDIZ'ın da ''Ali Müfit ile uğraşıyoz hala... Başbakan çok yoğun bir baskı uyguluyor buna.'' diyerek Ali Müfit GÜRTUNA'ya başbakan ve bazı milletvekillerinin ''bir yere gitme bizde kal baskısı'' yaptıklarından bahsettiği, görüşmenin devamında Levent ERSÖZ'ün de ''Ağar ne yapıyor?'' diye sorduğu, İsmail YILDIZ'ın ''Ağar' da bu operasyonu bekliyor, GÜRTUNA operasyonu nu'' dediği, ve ''bu olur yada olmaz Alternatiflerini hazırlıyalım bir yandan bir yandan alternatiflerini hazırlıyoruz.'' diyerek tespit ettiği isimleri saydığı, Levent ersöz'ün seçimlerle ilgili ''ittifak olayı falan düşünmüyonuz mu hiç?'' diye sorduğu, ismail yıldız'ın da ittifak düşünmediklerini, ittifakın görünmez ittifak şeklinde olmasını söylediği ve devamında mehmet ağar ile ilgili olarak; ''propaganda stratejisinde çekingen davranmazsa sayın ağar biz bu seçimde bize istediğimizi yapma fırsatı verirse yüzde 25'i yakalayabiliriz biz.... biz en zayıf noktasını ekonomi oluşturuyor diye düşünüyoruz, dolar bir anda örnek veriyorum 100.000 lira arttı, akp nin yerel seçimde alacağı oy bitti paşam. Yani ciddi anlamda zarar görüyor bundan,'' ''kullanılabilecek ciddi propaganda enstrümanları var.... medyanın buradaki şeyi önemli, ben onun için sayın Ağar Dalan' ı getirdiydim buraya, Dalan ...manipüle etmemizi yol açıp enforme etmemize sebeb olacak kanalları açar paşam, onun öyle bir özelliği var. Doğan' a yakın, Karamehmet' e yakın, Dinç bilgin' e yakın, bunları Ağar'a Dalan'ın ofisinde enforme edildi onlara paşam.'' dediği, ve görüşmenin devamında ismail yıldız'ın ''sayın Dalan diyorum şunu söyle şunu söyle bak bu arada sende bizim liderimizsin bir süre sonra, çünkü sonra bu alan boşalacak ağar cumhurbaşkanlığına kayar yada sen kayarsın onu şimdiden belirlemek zor, ama sende hiç değilse senaryodaki verini al dedik.'' şeklinde görüşmenin tespit edilmiştir.yapıldığı Sanık İsmail Yıldız'dan ele geçirilen Samsung s0dwjljl918228 seri numaralı harddisk içerisinde ''siyaset yorgunlugu.doc'' isimli word belgesi içerisinde ''''siyaset yorgunluğu'' ya da ''insan unsuru''nun takviyesi'' başlıklı yazı olduğu görülmüş, ''tek çıkar yol, türk silahlı kuvvetleri'nin siyasete doğrudan müdahalesidir!'' başlığı altında; ''Üniter devlet ve millet modeli''ne, Atatürkçü Düşünce Sistemi'ne, ''laik demokratik hukuk devleti kimliği''ne, bölünmez bütünlüğe, istiklal ve istikbalimize karşı içeriden ve dışarıdan yapılan bu sistemli saldırı ve savaşa, ancak ''TSK'nın kapsamlı müdahalesi'' ile karşı konulabilir ve sonuç alınabilir. Yani toplumun tüm katmanları ile içimizdeki ve dışımızdaki tüm düşmanlarımız; ''otorite''yi, ''kararlılığı'', ''gücü'' ve ''duruşu'' bizzat hissetmelidir. Ancak böyle bir kararlılıkla oluşacak Meclis ve Hükümet istenilen sonucu alabilir. Göreve hazır olan var mı? 2002 Seçimleri'nin arka planı ve Edelman'ın YSK ziyareti ile ilgili birlikte yapılan değerlendirme sonrasında AKP Hükümeti bir ''milli güvenlik sorunu'' olarak algılanmış; ancak ''ABD, İngiltere, İsrail ve uluslararası örgütlerin ördüğü ağ'' sebebi ile açıkça harekete geçilememiştir. Bu süreçte bir çok isimle mülakat yapılmış ve talep üzerine bunların ikisi ile mutfak arasında bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden sonra Ali Müfit Gürtuna ismi elenmiş ve ''Bedrettin Dalan ile temasın devam ettirilmesi''ne karar verilmiştir. Sayın Dalan'la bu süre zarfında sürekli temas halinde olunmuş; bu ''olası pozisyon''a hazırlanması istenmiştir. ''Gerçekleşme ihtimali çok yüksek ama kesin olmayan bu süreçle ilgili olarak Sayın Dalan'ın yaptığı tüm hazırlıklar'' yakından gözlemlenmiş ve rapor edilmiştir. Hiçbir partinin hazır olmadığı ''büyük kaos''a Sayın Dalan'ın üç yıl boyunca nasıl hazırlandığına ilişkin yeterli doküman vardır. Bu dokümanlar üzerinden satırbaşları ile ''Sayın

SAYFA: 33   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Dalan'ın yaptığı hazırlıklar, yaptığı katkılar ve gerçekleştirdiği temaslar'' hakkında bilgiler verilebilir. Sayın Dalan'ın ''İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'' gibi siyasal bir kimliği vardır. Özal'ın bir iç darbe ile koltuğunu ele geçirmesinden korktuğu Dalan, ANAP deneyiminin ardından bir parti kurarak reel siyaset gerçeği ile yüzleşmiş, DYP'de Demirel'le politika yapmış, İSTEK Vakfı ve Okulları ile Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olarak da farklı alanlarda bir profil oluşturmuştur. Türkiye, İstanbul, özellikle Bizans (İmparatorluk bakiyesi, tarihin birikimi İstanbul kastediliyor. Ve etnik, dini, sosyal, ekonomik tezgahlar.) ile dünyayla ilgili farklı bir bakış açısını ve yaklaşımı elde etmiş ve bu birikimle Türkiye'yi yönetecek bir derinlik kazanmıştır. Aslen Bayburtlu, Aydın doğumludur. ''İstanbul'da tahsil, ticaret ve siyaset yapma'', ''ANAP'ın dört eğilimini gözleme'' gibi insanı sıra dışı yapacak bir çok sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal, dini ve etnik faktörü Türkiye potasında sentezleyerek, ''milleti kucaklayacak bir yönetici kimliği''ni oluşturmuştur. Bütün bunların yanında Sayın Dalan Neo-Conlar'ın Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdikleri yoğun operasyon esnasında ABD'deki odaklara Türkiye'nin görüşlerini hem bizatihi kendisinin, hem de bizim aktarmamıza yardımcı olmuştur. Bu kapsamda ABD'lilerle temas kurmamızda elindeki imkanları bize de tahsis etmiştir. Bir çok yabancı diplomatın gelmesini sağlamış; ''AKP, Türkiye, Ortadoğu ve Türk Coğrafyası gerçeğinin nasıl algılanması gerektiğf'ni hem kendisi, hem de bizim anlatmamıza katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda Yeditepe Üniversitesi, talimatı ile bize hep açılım sağlamış ve katkıda bulunmuştur. ''Ekonomik istihbaratla ilgili etkinlik çerçevesinde yaptığımız operasyon''a sponsor olduğu gibi, diğer faaliyetlerimizde de katkısını esirgememiştir. ''ABD'li Neo-Conlar'ın Türkiye'de ılımlı İslami diktatörlük kurma projesi'' Sayın Dalan'ın hazırlığı, sponsorluğu, ilişki ağı ve enformasyon transferi ile sonlandırılabilmiştir. Sayın Dalan bazen ''gölge bir başbakan'', bazen ''gölge bir dışişleri bakanı'', bazen de ''gölge bir ekonomiden sorumlu devlet bakanı'' gibi davranarak ''Türkiye'nin AKP ile oluşan zaafları''nı telafi etmiştir. ''Türkiye'nin yönetim modeli, makro ve mikro sorunları'' çerçevesinde yaptığımız bir çok görüşmede ''Sayın Dalan'ın hazırlığının ebatlarını ve detaylarını'' bizzat görme ve analiz etme imkanı buldum. Başta ''makro ekonomik sorunlar'' olmak üzere, ''bölücülük'', ''irtica'', ''eğitim'', ''sağlık'', ''sosyal güvenlik'', ''işsizlik'', ''üretim ve ihracatın artırılması'', ''alt yapı sorunları'', ''turizm'', ''dış ticaret'' gibi ajandamızda çözümü aranan sorunları oluşturan tüm konulardaki çalışması izlenmiş, analiz edilmiş ve Sayın Dalan'ın isminde konsensüs sağlanmıştır. ''Sayın Dalan'ın İstanbul sermayesi'', ''İsrail, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya ile ilişkilerinin derinliği'' incelendiğinde de ''dış politikada karşılaştığımız bir çok soruna açılım getirebileceği ve Türkiye'nin yeni kozlar elde etmesinde etkin rol üstlenebileceği'' değerlendirilmiştir. Bununla birlikte Sayın Dalan Yeditepe Üniversitesi'nin imkanlarını ve altyapısını görüşmeden sonra sürekli böyle bir göreve hazırlık için yeniden değerlendirmiş ve bir nevi ''nitelikli bir hazırlık dönemi'' geçirmiştir. Bugün Sayın Dalan hem bir Bakanlar Kurulu, hem bir Danışma Meclisi türü oluşum için işbirliği içinde gerçekleştirilebilecek şekilde göreve hazırdır. Ayrıca Sayın Dalan'ın bu görüşme döneminde ''bu görevi kendisinin dışında daha iyi yapabilecek birisinin bulunması durumunda feragat edebileceğini ve her türlü desteği vereceğini'' defaatle ve samimi bir biçimde ifade etmesi değerlendirilmiş; ama diğer alternatiflerin ''tecrübe'', ''kalite'', ''derinlik'', ''ilişkiler ağı'', ''yönetsel kabiliyetler'', ''siyasal pratik'', ''dış dünya ile temaslar'', ''i^'o^y^sı'^lç ilişkiler'', ''etnik soruna yaklaşım'',

SAYFA: 34   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

''ekalliyetlerle ilgili düşünceleri ve ilişkileri'', ''Atatürkçülük'', ''Atatürkçü düşünce istemine yakınlık ve katkı'', ''laiklik ile ilgili açılım ve düşünceler'' gibi bir çok parametre üzerinden yapılan analizler sonucu ''Sayın Dalan üzerindeki konsensüs'' her rotasyon döneminde devam etmiştir. Sayın Dalan'ın konferanslarından derlenen kimlik, Kürtçe, Kürtçülük, Türk, Atatürk, Atatürkçülük ile ilgili görüşleri de bir ''devlet adamı'' kimliğinin tüm boyutları ile temayüz ettiğini göstermektedir.'' şeklinde değerlendirmelerin yer aldığı görülmüştür. Sanık Hasan Atilla UĞUR'dan ele geçirilen 5 nolu CD, Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un genel başkanlığını yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezinde ele geçirilen 13 nolu CD içerisinde yer alan ses kaydı ve çözüm tutanağı içeriğinde; Tutuklu sanıklar Levent ERSÖZ, Hasan Atilla UĞUR ve Kıvanç DEĞİRMENCİ kod adlı tutuklu sanık İsmail YILDIZ ile Bedrettin DALAN arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Öncelikle bir süre Jandarma hakkında konuştuktan sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin genel yapısı ve ülke gündemindeki meselelere yaklaşımı ile ilgili konuştukları, bu çerçevede Bedrettin DALAN'ın ''en büyük sorumluluktan kaçan kurumlardan birisi maalesef sizin kurumunuz'' ''ben geldiğim zaman buraya, kimlerle yaptığım konuşmaları anlatırım, Kıvrık Paşadan başlayarak'' dediği, devamında Doğan GÜREŞ 'ten bugüne kadarki tüm genelkurmay başkanlarının arkadaşı olduğunu ve hepsine ülkedeki tehlikeyi anlatmaya çalıştığını, bir an evvel tedbir alınması gerektiğini söylediğini, Türkiye'nin İslamcı federal bir kürt yapıya doğru gittiğini anlatmaya çalıştığını, fakat hiçbirisine anlatamadığını, zamanında Doğan GÜREŞ'e durumu defalarca anlatmaya çalıştığını, fakat Doğan GÜREŞ 'in konuyu basite indirgediğini ve ''topuğu vurdum mu bitiririm onların işini'' dediğini, fakat bunun böyle olmayacağını, her geçen gün çok geç kalındığı, bu nedenle bir an evvel bir şeyler yapılması gerektiğini söylediği, Görüşmenin devamında kendisinin bir zaman İran Genelkurmay Başkanı ile oturup konuştuğunu ve İran da herhangi bir şey yapamadıkları için adamı suçladığını, bunun üzerine İran Genelkurmay Başkanının ''farkında olduğumuz zaman askeri kışladan çıkaramadık. Kışla ile şehir arasındaki yollara çarşaflılar yattılar, dünyanın hiçbir askeride çiğneyip de kendi milletini inkar edemez. Bizden geçti de siz kendinize bakın.'' dediğini söylediği, görüşmenin devamında on gün önce l.inci Ordu Komutanı Yaşar BÜYÜKANIT'a anlatmaya çalıştığını, fakat ona da anlatamadığını söylediği, bunun üzerine Levent ERSÖZ'ün ''Yaşar Paşaya anlatamadınız. Bu iki cümle ile özetlediğinizi anlatamadınız.'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da anlatamadığını söyledikten sonra ''bütün Silahlı Kuvvetlere anlatamadığım şey şu. En az siviller yaptı. Siviller böyle bir şey yapamaz. Türkiye Cumhuriyetinin sosyolojik yapısı sivil bir enstütashana müsait değil.'' dediği ve devamında bir süre Osmanlı ve Türklerden bahsettiği, devamında Türkiye'de anadolu insanının zenginleşmesine müsaade edilmediği için Anadolu da fikir hareketi ve buna bağlı olarak aydınlanma çağının gelişmediğini, Avrupa da ise bu durumun tam tersi olduğunu ve bu nedenle Avrupa'da burjuvanın kralın elinden gücünü aldığını, cumhuriyeti ve demokrasiyi kurduklarını, fakat demokrasi ve cumhuriyeti asla sahipsiz bırakmadıklarını, bugün Amerika ve Avrupa'daki demokrasinin arkasında yüzde bir milyon o burjuvanın kontrolü olduğunu, Amerika'da Kennedy burjuvanın kontrolünden çıktığı için öldürüldüğünü söylediği, Bedrettin DALAN'ın çevresindeki zenginlere tavsiyede bulunurken ''siz yeni yetme zenginlersiniz, ama ülkenizin burjuvası olması için hızlandırın kendinizi, okuyun hızlandırın. Yani Tuncay Ö....ın yüzüne söyledim. Bir şey demiyor ki.'' dediği ve Türkiye'de Osmanlıdan sonra padişahın kutsal gücünü Türk Silahlı Kuvvetlerinin aldığını, Türkiye'de anayasayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığını söylediği ve bu çerçevede ''bütün anayasaları kuran daima bir güç vardır. Partili demokrasilerde burjuvadır. Türk demokrasisinde silahlı kuvvetlerdir. Şimdi bu gücün sahibi olduğunun farkında değil Silahlı Kuvvetler'' dediği, Tamam, alternatifinizde var.Alternatifinizde Türkiye'de sivil enstitü olarak tarikatlar var ve bu tarikatlarında kökü vşr.Bunların da hiyerarşisi var,düzenleri

SAYFA: 35   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

var. Emir kumanda zincirleri ile çalışıyorlar.Uluslararası ilişkileri de var.Şimdi bu kutsal güce başka bir güç oluştu Türkiye'de hızlı bir şekilde. Destekle de oluşturuldu. Neden de oluşturuldu onu da biliyorum. Şimdi sizin elinizden bunu biz tutamayız. İsterseniz verin, isterseniz vermeyin bana ne. Dediği bir süre soma Levent ERSÖZ'ün ''başkanım ne yapalım, ihtilal mi yapalım'' diye sorduğu, Bedrettin DALAN'ın da ''ihtilal yapılsın demiyorum. Bir çözümü her zaman vardır.'' Levent ERSÖZÜN'ün Nedir söyleyin başkanım? B.DALAN'nın Ben söylemem.O çözümü kendiniz bulun. Levent ERSÖZÜN'ün başkanımın görüşünü almak önemli. B.DALAN'ın bu işlerimden dolayı dünyada değişik kişilerle tanıştım.Şuandaki Fransa Cumhurbaşkanı benim yardımcımdı.3 sene öncesi Almanya'nın eski .... eyalet başbakanı ...... çok yakın dostluğum vardır.İstanbul'a getirdim.Bir gün ben ona bir şey sordum;nasıl olurda siz Almanya denilen yapıyı nasıl yapılandırdınız?Dedi ki sizin ordunuz çok.Bunun eyalet başbakanı diyor.Çok önemli bir adam.Değeri de fazla olan bir adam.Çok iyi bir dostum.Bir benzer yönümüz var.Ben onun babasına çok benzermişim.Ne demek istiyorsun? Biz dedi ikinci dünya savaşında mağlup olduktan sonra Hitler'in ordusundan geriye kalan subayları,Hitler'in ordusunun tüm mallarını topladı........... ardından bizlerde bir şeyler kurdurduk ve arkadan da organizasyon desteği vererek Almanya'yı yeniden ayağa çıkarttık.Şimdi Almanya'nın ölü ordusu diri bir Almanya çıkardı.Bizim diri ordumuz ölü bir Türkiye'mi çıkaracak.Ben bunu söylüyorum. Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, Türkiye'de Turgut ÖZAL'ın Türk Silahlı Kuvvetlerinin karşısına polisi dikme projesi başlattığını, bu proje kapsamında polise ağır silahlar verildiğini ve bu projenin halen devam ettiğini söylediği, Daha sonra, 28 Şubat öncesi Çevik Bir paşayla oturup konuştuğunu, Çevik Paşanın dört saat not aldığını ve bunları bilgi notu şeklinde karargahındaki generallere dağıttığını söylediği, devamında TSK'nın bugünlerde yaptığı faaliyetleri takdirle karşıladığını, Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın üçüncü, dördüncü sıradaki silahlı kuvveti olduğunu, bu gücünün kıymetini bilmesini gerektiğini, şayet bu gücünün kıymetini bilirse Bedrettin DALAN'ın da ona katılacağını, Levent ERSÖZÜN'ün Başkanım ben sizi anlıyorum. Siz diyorsunuz ki, sap, hesap ve keser mevzuunu, dediği, Bedrettin DALAN'ın ''A... D... da ona katılır, Amerika'da Avrupa'da ona katılır, elinden aslanlar gibi öper. Niye öperler. Silahlı Kuvvetler istediği için değil, bu coğrafya başka bir coğrafya, Deli Dumrul'un coğrafyası'' Levent ERSÖZÜN'ün Silahlı kuvvetler bu güne kadar milletinin daima ......... kendisine vermeden bu günlere gelmiştir. Bundan soma da yapar hiç merak etmeyin. Bu konuda yeter ki güçler birleşsin, ama ben Bedrettin DALAN'dan çok daha farklı şeyler bekliyorum. Çok daha netlikler bekliyorum. Bedrettin DALAN' ın ''Sen şu sopayı göster, yarım saat sonra devletini satan herkesi tanırım. Muhakkak tavşan gibi korkarlar.'' dediği, Levent ERSÖZÜN'ün Başkanım biz Bedrettin DALAN' a şahit olmak istiyoruz. Bu ülkenin menfaatleri açısından baktığınızda Türküm diyen, etnik yapısını bıraktım diyen diğer kargalar nerede, neden, niçin piyasada değiller? Bedrettin DALAN'ın Onların böyle Türkiye sevdası yok. Bir defa kurulmuşlar, daha yerleşememişler. Bir sıkıyı görseler New York'ta, Paris'te yaşamayı göze almış adamlar. Kendim kaç defa ölçtüm, ........ gidiyorum, bir hafta geçtiği zaman kuşun kanadıyla Türkiye'ye kaçıyorum. Yemin ediyorum, kaçmaya çalışsam 10 gün sonra idama razı olur geri Türkiye'ye dönerim. Benim yapım bu. Bir şey daha anlatayım Libya'ya gitmiştik bir iş için, işler biraz ağır gitti, bir gün bir arkadaşım 21 günde bitti dedi.......ya geldim, dediler yarın sabah uçak kalkıyor. Dedim, bu gece kalkan uçak yok mu? Dediler,...... gece 04:00'te varır İstanbul'a, sabah 1 LOO'de var uçak, 04:00-11:00 arasında 6 saat fark var, sabaha kadar uyumadım 1000 dolar fark verdim, İstanbul'a geldim 6 saat için. Şimdi bu herifler ise bir ay evvel yurt dışındalar. Bu adamlara sizlerin taciz etme veyahut da nerede bu ülkenin menfaatlerini niye savunmuyorlar diye bir soruyu sormanız fayda etmiyor ona göre. ''Sen şu sopayı göster, yarım saat sonra devletini satan herkesi tanırım. Muhakkak

SAYFA: 36   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

tavşan gibi korkarlar.''Siz hedefe gittiğiniz zaman o hakikaten gelir arkadan ve senden fazla senci olur, ben bunu söylüyorum. Yaşar paşa bana bunu soruyor. Diyor ki nerdesin, yap kardeşim, kim ilgilenir, be adam bende yokum, tek basmasın görevin varsa yaparsın yapmazsan da kendin bilirsin bu kadar basit. Arkanıza bakmayın kim var diye, yok. Senin arkanda Allah var, iman var, güç var hedefin oradaysa gideceksin. Ben bunu söylemek istiyorum. Yani kim benden yana diye bakmayın. Görüşmenin devamında, Mehmet A., ve Deniz B...'dan bahsettiği, bu çerçevede ''Mehmet AĞAR benim kardeşim, kendisine epeyce bir destek çıktım televizyonda'' ''Evvelki gün bir tebrik gördüm. Mehmet AĞAR'ın yılbaşı tebriği. Ön sayfada tamamen kendi resmi, arka sayfada 2004 yılının takvimi, bu Mehmet AĞAR'dan hiçbir şey olmaz,'' ''Öbür tarafta Baykal var, Baykal tamamen uçuk, zaten Moon tarikatının üyesidir,'' dediği ve Mehmet AĞAR'ın tamamen kontrolünde olduğunu, kendisinin haberi olmadan ciddi adımlar atmayacağını söylediği, Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, demokrasiden bahsettikleri, Levent ERSÖZ'ün ''Asker demokrat olamaz mı başkanım.'' dediği, Bedrettin DALAN'ın da ''Olamaz, olmaması da lazım'' ''Olay şu, demokrasi denilen olayda dünyada öyle bir demokrasi falan yok'' ''Demokrasi bir game, oyun, gösteriş, şov. Yoksa gerçek demokrasi yok. Kennedy niye öldürüldü? Çünkü Kennedy Amerikan demokrasisinin patronu olan Amerikan burjuvasının işini bozmak, soğuk savaşı kaldırmaya kalktı, ihtar edildi, devam etti, alnına kurşunu yedi. Böyle bir demokrasi falan yok, bunlar normal halkın demokrasi var diye oyalandığı bir oyundur. Türkiye de bizim şanssızlığımız Osmanlının bir burjuvayı yetiştirip de Türkiye'yi o sivil burjuvaya teslim etmedi. Askerlerde demokrasiyi kutsal bir tabu zannediyor, kenarda kalınca işte bu şekilde ayakta duruyor, olay bu. Bugün keşke benim elimde bir güç olsaydı, demokrasi nasıl olurdu, gösterirdim.... Güç kullandır, zamanı geldiği zaman kullanılır. Kullanılmadığı zaman kafana çuval geçirilir'' dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Bedrettin DALAN'ın ''Türkiye Cumhuriyeti devletinin en eski, en güçlü kurumunun içerisindesiniz, bunun hakkını verin'' dediği ve görüşmenin sonlarına doğru dönemin Genelkurmay Başkanına hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu anlaşılmıştır. Yine aynı konuyla alakalı olarak, Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un genel başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında bulunarak el konulan 13 Nolu Cd ve sanık Hasan Atilla UĞUR'dan el konulan 5 Nolu Cd içerisinde ''21oca04_cem_uzan2'' isimli ses dosyasının çözümünde; Görüşmenin başında Cem UZAN, İsmail YILDIZ, Hayrullah Mahmut ÖZGÜR, Hasan Atilla UĞUR ve Levent ERSÖZ'ün konuştukları, daha sonra Cem UZAN'ın görüşmeden ayrıldığı İsmail YILDIZ, Hasan Atilla UĞUR ve Levent ERSÖZ'ün Cem UZAN ile yapılan konuşmayı değerlendirdikleri, İsmail YILDIZ'ın Cem UZAN'ın AKP ile anlaştığını düşündüğünü, bu nedenle yeterince muhalefet yapmayacağını öne sürdüğü, Cem UZAN'ın yaptığı davranışların AKP'nin oyunu artırıcı etkilerin yapacağını söylediği, bu nedenle yerel seçimlerde iyi hazırlık yapılması gerektiğini, vatandaşın daha önce yaşadığı mağduriyetlerden dolayı Ankara'da Melik GÖKÇEK'i desteklediğini, sol kazanacağına Melik GÖKÇEK kazansın dediğini, İstanbul'da ki vatandaşların Nurettin SÖZEN dönemi bildiklerinden sol kazanacağına sağcı parti kazansın dediğini söylediği, bu çerçevede ''Burada yapmaları gereken tek şey var herkesin, Melik GÖKÇEK'in defterine açacak herkes, diyecek ki arkadaş sen bu kadar hizmet yaptım diyorsun, ama bak bu kadar borca sokmuşsun... sen devleti soymuşsun arkadaş, git içerde biraz yat bunun hesabını ver demek'' dediği ve yaklaşımlarını benzer şekilde anlatmaya devam ettiği, görüşmenin devamında Hasan Atilla UĞUR'un ''eğer AKP senin dediğin oy oranını alırsa, sonbaharda AB tarihini almadan evvel seçime gider.'' Dediği, İsmail YILDLJ'jn da Bülent GEDİKLİ'nin ofisine geldiğini, kendisine ''%45-50 oy alan AKP ye Türkiye'de iktidar vermezler'', ''biz %30 oy ile gideceğiz

SAYFA: 37   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

diyor.'' ''Heider'in durumuna düşebiliriz'' dediğini, Levent ERSÖZ'ün de ''Eğer adam buradan bu oyu alırsa iş adamına sununa bununa her şeyi yapacak ise sonbaharda Avrupa Birliğine ile ilgili bütün her türlü argümanı da kullanır, Cumhurbaşkanı'nın zamanı ne zaman bitiyor?'' diye sorduğu, İsmail YILDIZ'ın da ''2007'nin Zannediyorum Mayıs'ında bitecek. Mayıs yada Nisan o civarda'' dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''Şu anki parlamentonun zamanı ne zaman bitiyor?'' dediği, İsmail YILDIZ'ın da ''2002 de yapıldı. 2007'nin Kasımında bitiyor. Yani Cumhurbaşkanı'nı seçtikten sonra bitiyor.'' Dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''Peki o zaman nasıl bir tablo çıkartacak ortaya?'' dediği, İsmail YILDIZ'ın ''Paşam işte onu anlatmaya çalışıyorum, bakın bir, İstanbul'daki ekonomik çevreler az önce Cem biraz ağzından kaçırdı, ......SA* yı sattı diyor Sabancı. Bugün akşam televizyonda Sabancı var. Hükümet ekonomik programda taviz vermemeli seçim sebebiyle, Koç kalktı muhalefet bayrağını açtı, hepsi muhalefet etmeye başladı iş dünyasının. Hepsi şunu gördüler, Ülker, birçok şey alıyor büyüyor, Topbaş'lar birçok şey alıyor büyüyor.'' ''Şimdi iş dünyası tehlikenin farkına vardı.'' Dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''Vardı da hiç biri bir şey yapamıyor.'' Dediği, İsmail YILDIZ'ın da ''Paşam yapabilmesi için organize edilmesi gerekiyor, organize edilmesi için ben Bedrettin Dalan' ı kullanıyorum burada. Bedrettin DALAN' a diyorum ki, git şunu şunu söyle bunu bunu söyle, Koç'u bu hale getiren Bedrettin DALAN ile yaptığımız iş. ben diyorum paşamın talimatı var git söyle böyle böyle diye. İsminizi tam olarak bilmediği için, daha yeni öğrendi isminizi,.'' dediği, Görüşmenin sonuna doğru Levent ERSÖZ'ün İsmail YILDIZ'a anlattığı konuları rapor olarak yazmasını istediği, İsmail YILDIZ'ın da ''Tamam paşam, ben İstanbul'da operasyonu yürütüyorum onu rapor olarak getireceğim, hepsini birleştireyim dedim. Bedrettin Beyin Amerika seyahati, onu bir alalım.'' Dediği, Levent ERSÖZ'ün ''Amerikalının onunla yaptığı görüşme'' dediği, İsmail YILDIZ'ın da ''Onlarla birlikte hepsini bir paket halinde getiriyorum ama iş dünyasını yavaş yavaş çekiyoruz. Sabancı ile bir görüşme yaptı Dalan, bugünkü açıklaması ona dayanıyor.'' Dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''Sabancı ile bir işe varılmaz genel olarak....'' Dediği, İsmail YILDIZ'ın da ''Paşam şey yapıyoruz en azından iki tane muhalif sesin çıkması yada desteğini çekmesi...........yeterli'' dediği anlaşılmıştır. Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un Genel Başkanlığını yaptığı Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 102/7-8 Ankara adresindeki ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında bulunan 13 Nolu Cd içerisindeki Muhtelif/görüşmeler-1/Ses dosyaları/kıvanç değ ses kayt 17 ocak 04 isimli klasör içerisinde ''17oca04_kivanc_degirmencil.wav'' isimli görüşmenin çözümünde; Hasan Atilla UĞUR'un ''Gitti Dalan'' dediği, İsmail YILDIZ'ın da ''gitti orda şunu şunu şunu söyle diye gönderdik paşam şimdi, gelecek metni getircem ben size pazartesi günü İsrail' e gidecek, mossad' ın başkanıyla bir şeyiyle görüşecek paşam, yani bu Dalan bütün bunları benimle yapmıyor yani benimle yaptığını düşünmüyor paşam. Şimdi diyor ki bana böyle bir misyon verdiler.'' ''Şimdi paşam o şeyi daha bu DALAN, SESAR adına yapmıyor kendisi adına da yapmıyor ben DALAN' a dedim ki bak devlet böyle istiyor ve sizi anlattım ve o size hayran... şeyden sonra çıkıyorsun paşa beni diyo zorladı diyo dedim daha zorlanmamalı çok nazik davrandı sana dedim ya burası önemli diyor çünkü çok yere gitti geldi bana soruyor İsmail diyor devlette en önemli yer neresi ise oraya gidecem. Ben de dedim o zaman levent paşamın yanında git. Çünkü en önemli orası çünkü ben şeyi anlattım biraz şimdi Bu operasyonu sizler adınıza yaptığımı biliyor kafasında o var çünkü bunları dedim ben istemiyorum, bunu devlet istiyor devlet adına yap ama bunu bir gevezeliğini yapma sağda solda çünkü önemli bir şey olduğunu bil. İkincisi bunu bizahati de onlar adına yap yani ben burda dedim. Sadece iletişimi sağlayan insan konumundayım düşündüm milli bir vazifeyi alıp geldi kendisine göre medya operasyonu da aynı kapsamda yapıyor paşam diyor, devlet bana böyle bir misyon verdi ben bunu yerine getireyim şimdi aslında bunu da sizin adınıza yapıyor. Kendi bilinç altında o var. yani

SAYFA: 38   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

iyi götürüyor muyuz diyor iyi götürüyorsunuz diyorum ben tamam diyor yani .............. onlarda bu işi iyi götürdüğünüzü biliyorlar takdir ediyorlar falan bunu yapmamız gerekiyor paşam çünkü şey yok baktık ki meydan boş görünüyor kimse ilgilenmiyor...'' dediği ve ''şu Albay vardı ..... şu profesör vardı Cemil...... o da ayrı bir şeytan.........görüşürken ordaydı. Dalan son kısmına girmedi bi kısmına ..........Dedi ki çok ölümcül bir hata yaptım dedi, ayağa kalktı ben de oturuyorum bu koltukta parmağını oynatıyor, bakıyor, benim ferdi olarak yapmış olduğum ölümcül hatanın çok fazla bir önemi yok ben dedim bunu öderim ama Amerika' nın devlet olarak yapmış olduğu ölümcül hata o bir devletin hayatına mal olur, ferdin hayatı ile devletin hayatı dedim. Mukayese kabul etmez bi de dedim bu hatayı yaptıran sizin gibi beyinsiz diplomatlar dedim siz kendinizi çok akıllı zannediyorsunuz. Türk toplumunu çok iyi okuduğunuzu zannediyorsunuz falan gibi çok geri zekalıca şeyler söylemişsiniz dedi HSCB raporunu okudum dedi bak o kadar yalan söylüyon ki Con Bey dedim ben raporu okumadım, SESAR' ı tanımadım diyorsun şimdi bütün raporu okuduğunu söylüyorsun ve beni geri zekalılıkla itham ediyorsun burada geri zekalı olan sizlersiniz dedim neden bir operasyon yapıyorsunuz geri de dedim iz bırakıyorsunuz iz bırakmayın bir yerde biz de görmeyelim çünkü somut izler bırakınca somut şeyler doneler orta da kalıyor biz de alıp derleyip soruyoruz dedim ee bi de sizi itham etmedik, bak bunlar sadece soru sorduk. Sorular bir itham gibidir cevap verin ithamdan kurtulun dedim.'' Dediği, Levent ERSÖZ'ün ''Kim vardı senin coni ile yanında'' diye sorduğu, İsmail YILDIZ'ın da ''Cemil hocaydı ....... Şeyde Yeditepe Üniversitesinin şu Reşit.... de ofisi var orada görüşmüştük'' Levent ERSÖZ'ün Sheraton da mı görüştüklerini sorduğu, İsmail YILDIZ'ın da ''Hayır Sheraton da Sheraton da bir araya geldik ordan çıktık gittik paşam. Netice de CIA'nin o şeyi alma ihtimali var Sheraton' ı bi de kameraların altındasınız sürekli. Con bi hayli şeyden etkilendi hatta dedi. DALAN bize bile yurt dışından 6.000 tane öğrenci getirecekler şimdi dedi şeyden Rus İnterlantı Eski Sovyet İnterlantındı.'' ''biz getirecez paşam dedim ki ha dedi ki DALAN yani aslında dedi karşıda devletin en ciddi unsurlarından birisi var ben DALAN' IN ...... tanımıyorum biraz şey açsın diye onlar ha bire şey yaptı Bekraundunu biliyorum dedi MR YILDIZ' ın neyi bildiğini sordum ne biliyorsun dedim ha di söyle bakalım Bekraundun da neresi var bi söyle de bende öğreneyim neresi olduğunu. Ben dedi biliyorum Dalan' da ısrarla soruyor neresi var Bekraundun da diye cevap vermedi ben sana özel olarak söylerim dedi Dalan' a, DALAN bana döndü söyleyecekmi dedi''şeklinde görüşmenin yer aldığı tespit edilmiştir. ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında Bulunan 13 ve 6 Nolu CD, Hasan Atilla UGUR'dan ele geçirilen 5 nolu CD içerisinde yer alan; 16 Aralık 2003 tarihinde sanıklar Levent ERSÖZ ile Ahmet Tuncay ÖZKAN arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Tuncay ÖZKAN ve Levent ERSÖZ'ün bir süre konuştuktan soma Ali Müfit GÜRTUNA ve bu kişiye ait olduğunu söylediği İstanbul TV isimli televizyon kanalı hakkında konuşmaya başladıkları, Tuncay ÖZKAN'ın ''Yeni bir televizyon, bunaltmış yolsuzlukla elde etmiştir, nasıl yolsuzlukla elde etmiştir, bir tarihte demiş şunu al bunu al falan, içine bir milyon dolarlık malzeme koymuş, belediye olarak iki tane müteahhittin üzerine yapmış. Şimdi bunu da içeride yönetemiyorlar, televizyon bir işe yaramıyor. Ben bu yerel seçimlerden önce, biraz da bu Mehmet Emin'e bulaşmamamın sebeplerinden bir tanesi de bu. Tabi operasyon yürüyor, operasyonu mutlu sonuçlandırmak gerekiyor ki ben adamla kavga ediyor pozisyonda olmayayım, çünkü döndüğüm zaman yapacaklarıma engel olmasın. İkincisi eğer dönemezsem benim bu bayrağı taşımam lazım. Onun için Ali Müfit GÜRTUNA'nın backgrounduyla, şimdi ben Bedrettin DALAN ile Ah Müfit GÜRTUNA' yi görüştürüyorum. Ali Müfit GÜRTUNA' nın seçimlerde bir talebi var. Diyor ki: merkez sağda ortak ana yol. Bu konuda MHP ile ANAP ile ve DYP ile ben görüşmeler yapıyorum. Onu ortak aday olarak gösterebilirim ya da karşısına aday,.çıkarttırmayabilirim. Buna CHP' yi de dahil etti.''

SAYFA: 39   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Dediği ve bu çerçevede Tuncay ÖZKAN'ın ''Ali Müfit'i sıkıştırmak gerekiyor. Yine ben sizden yardım isteyeceğim'' dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''Herhangi bir partiye gitme durumu var mı?'' diye sorduğu, Tuncay ÖZKAN'ın da ''Yok şu anda ortak aday olmak için uğraşıyor. DYP'ye girebilir, DYP'den ortak aday olabilir. Şimdi ben kendisine diyorum ki, ben kendisiyle yüz yüze konuşmadım daha korkmasın diye. Çünkü bu Recep Tayyip nedeniyle bundan korkuyorlar da. DALANT KONUŞTURDUM, BEDRETTİN BEYİ KONUŞTURDUM, siz de Bedrettin beyle konuşup bilgi alabilirsiniz. Bedrettin DALAN' a dedim ki ''git bununla bir konuş, böyle bir şeye bizim ihtiyacımız var. Bu İhtiyaç Türkiye'nin ihtiyacıdır, burada bir ulusal duruşu oraya taşımalıyız'' dediği,. Daha sonra, medyanın öneminden ve medyadaki ulusal duruşu kontrol altına almaktan bahsettikleri, bu çerçevede Tuncay ÖZKAN'ın ''medya çok önemli, medya içerisinde benim ve benim arkadaşlarım bu düşüncede, ortak düşündüğümüze inandığımız bu düşüncelerin bu duyguların bulunmasında büyük fayda var, bunun için ben diyorum ki biz operasyonu mutlulukla sonuçlandıralım. Ne olmalı, Mehmet Emin'in kafası bu işe aymalı ve aydınlanmak ve geriye gitmemelerini değerlendiririz.'' ''ikincisi de yedek bir sistem olarak bu Ali Müfit GÜRTUNA'nın elindeki sistemi almalıyız ve olayı organize etmeliyiz. Ben, onunla ilgili olarak Ali Müfit beye yapılacak psikolojik bir baskının çok yararlı olacağına inanıyorum. Orada bu TV kanalı, bugüne kadar Türkiye'de ve dünyada hiç kimsenin yapamadığını yapabilir... Yerel seçim öncesinde Show TV de Mehmet Emin'in yaptıramadığı her şeyi yapma olanağı var. Bütün görüşlerini orada seslendirme olanağı alır ve yarın bir gün çok ileri bir hamle alır'' dediği, Levent ERSÖZ'ün de ''İKTİDARA VURULACAK DARBE İÇİN BU ÇOK ÖNEMLİ'' dediği, Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde; yeniden medyanın öneminden bahsettikleri ve Tuncay ÖZKAN'ın bu çerçevede ''TÜRKİYE'Yİ İNŞA EDEBİLMEK İÇİN BİR TEK KOŞUL VAR, TÜRK MEDYASINI AYNI ZAMANDA KONTROL EDEBİLMEK..., Dünyanın neresinde psikolojik istihbarat yapmayan devlet var, bu ne demek, MGK'nın tutanağı gizli. Bunu sana veren, bu bilgiyi yaymak için sana veriyor'' dediği, (Tuncay ÖZKAN'ın Küçükçekmecedeki deposunda yapılan aramalarda çok sayıda MGK toplantı tutanakları ele geçirilmiştir.) Bilahare, Tuncay ÖZKAN'ın ''İstanbul TV konusunda mutlaka Ali Müfit GÜRTUNA'ya baskı yapıp, bunu devredip çıkması konusunu sağlamalıyız. Ama bununla birlikte mutlaka Akşam'da geri adım atmak zorunda. Çünkü onu bugüne taşıyan Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bugün ayakta kalmasını Türk Silahlı Kuvvetlerine ve bana borçludur, yaptığı her şey çok büyük hata olur ve kendisine döner.'' dediği ve görüşmenin devamında Levent ERSÖZ'ün Mehmet Emin KARAMEHMET'in nerede olduğunu sorduğu, Tuncay ÖZKAN'ın da ''Ankara'da olması lazım, bugün veya yarın Turkcell toplantısı var. İstanbul'a dönebilir ama buralarda. Burada ben bir yöntem olarak ta şunu tavsiye ediyorum, çünkü ben çok fazla girmek istemiyorum, sonuçları açısından. Yoksa ben karşısına dikilir, kendisini çok da güzel azarlar ve terbiye ederim. Buradaki en önemli sorumuz şu. Nankörlük etmenin kendisine bedeli olacağını öğrenmesi lazım. Ciddi söylüyorum, buralara gelmesindeki en büyük etken TSK dır, benim buraya gelmemdeki en büyük etken TSK dır, bu Türkiye için bir görev olarak verilmiştir.'' dediği ve görüşmenin sonuna doğru Tuncay ÖZKAN'ın ''Yani ben istiyorum ki yıl başından önce bu iş gerçekleşsin ki dönüş olsun. Dönüş pek çok şeyi psikolojik olarak yerine getirir. O da bir silkelenir kendine gelir. Onun yanı sıra benim asıl önemsediğim İstanbul TV. Orada Dalan'la siz de temas edebilirsiniz. Çok açık bir insansınız. Çünkü benim Dalan'ı tercih etmemin sebebi, Dalan'la Gürtuna'nın arasında çok önemli kopmaz bir bağ var. Gürtuna'nın kendisine kardeşim o Tv'yi daha iyi çalıştıracak insanlar var. Biz orayı inanılmaz bir kale haline getirebiliriz. Türk medyasında yepyeni bir başlangıçtır.'' Şeklindeki görüşmelerin yer aldığı tespit edilmiştir. jk*0*''******

SAYFA: 40   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Sanık İsmail YILDIZ'dan ele geçirilen Samsung s0dwjljl918230 seri numaralı harddisk içerisinde ''akp neden geldi-neden gider.doc'' isimli word belgesinde; ''SESAR olarak edindiğimiz bilgiler; Bedrettin Dalan'ın MGK-Koç ortak girişimi ile siyasete yeni ve güçlü bir geri dönüş için hazırlık yaptığı yolundadır. Dalan'ın, Genç Parti - Telsim misali, Koç'un bayi altyapısını partisine lojistik destek sağlamak için kullanacağı ve kuracağı parti ile merkezi hedeflediği belirtilmektedir.'' Şeklinde yazının yer aldığı görülmüş, belgenin devamında ise ''Başbakan' ın olumsuz yönlerini bu şekilde portreleştirdikten sonra; gelmekte olan tehlikeyi daha net olarak görmek için bir de karşısına çıkarılması olası figürlerden birinin; yani Bedrettin Dalan'ın ''olumlu'' bir portresini ön plana çıkaralım. Eğer amaç Başbakan Erdoğan'ı bir yanılsama perdesi ile kuşatmak olsaydı; kendisinin ''olumlu'', rakiplerinin ''olumsuz'' haritalarını önümüze koyar ve Başbakan'ın içini rahat tutmasını sağlardık. Amaç; ''suyun uyuyup düşmanın uyumadığı'' Türk siyasetinde Başbakan'ı uyarmak ve siyasi reflekslerinin sürekli dinç kalmasını sağlamak ise, masanın üzerinde sürekli açık tutulması gereken haritalar, Başbakan'ın ''olumsuz'', rakiplerin ise ''olumlu'' portreleridir. Bu çerçevede; siyasette oluşan yeni dalgada arkasına ciddi destekler aldığı anlaşılan Bedrettin Dalan'ın ''olumlu'' portresi AK Parti açısından da mesajlar içermektedir. Bedrettin Dalan'ı siyasette yükseltecek olan unsurlar nedir? Türkiye ile ABD'nin çıkarlarını ortak bir paydada buluşturmak için gündeme oturtulan ''Yeni Turancılık'' akımını en iyi inşa edebilecek figürlerden biri olarak durmaktadır İlişkiler ağı Türkiye'deki dengeler ile çok daha örtüşmektedir. Dalan; bir yandan ''derin devletle'' , bir yandan hem İstanbul, hem Anadolu sermaye çevreleri ile yakın ilişkileri olan bir isimdir. Küresel gereklerle, milli çıkarlar dengesini, ne küresel baronları, ne de milli odakları rahatsız etmeden yerine getirebilir. Bu özellikleri Dalan'a, mini bir Demirel demek mümkündür. Arı Grubu'na üniversitesinde salon verip, daha sonra bu salonda Arı Grubu'nun gerçekleştirdiği konferansta yaptığı konuşmada Grubu ''ABD ile fazla içli dışlı olmayın'' şeklinde uyaran Dalan'ın bu yaklaşımı ''denge'' kabiliyetine güzel bir örnektir. Perde arkasında tarikat ve cemaat ilişkileri bulunan bu isim; söylemi ile Türk, kökeni ile Kürt olması nedeni ile Türkiye'de ki çeşitli toplum unsurlarını siyasete entegre etme konusunda da; bir balyoz değil amortisör özelliği göreceğinden dolayı hayli tercih edilir bir noktada duracaktır. Bir yandan ''Kürt'' tabana mesajlar yollarken; bir yandan hem Türk, hem Atatürk milliyetçiliğini sırıtmadan savunabilecek olması ciddi bir artıdır. Dalan'ın ''rant mekanizmaları kurma'' ve ''dönüştürme'' kabiliyeti hayli yüksektir. İletişim kabiliyeti iyi olduğu gibi; aydınlar, sanat ve mafya camiası ile içli dışlı olması profilini kontrol etme konusunda dış kaynaklardan çok kendi hinterlandı fazlası ile yeterli olacaktır. Bu artıları yanında bir çok eksileri de bulunan Dalan; AK Parti'ye karşı oluşturulan yeni dalganın unsurlarından biri olacaktır. Tehdit değerlendirmesi yapılırken ağırlığı buna göre belirlenmelidir. AK Parti'nin 367 sınırının üzerine çıkması ile yeniden hareketlenenler; 28 Şubat sürecinde kullanılan ''anti-laik/şeriatçı'' temasının eskisi kadar güçlü olmadığını ve AK Parti'nin iktidarı ile belli noktalarda eklemlenen medyanın artık bu temaya eskisi kadar sahiplenmeyeceğini farketmişlerdir. Bu nedenle bu sefer ki senaryo çok daha boyutlu ve derinlikli hazırlanmakta; cephe çok boyutlu olarak inşa edilmektedir. AK Parti'nin bu sefer 28 Şubat'tan daha sert bir demir yumruğu; daha yumuşak bir kadife eldiven giymiş olarak karşısıpda. bulma ihtimali hızla artmaktadır. Bu sefer

SAYFA: 41   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

yaşanacak olan bir kopuş değil, bir süreç olacaktır ve bu süreç şimdiden inşa edilmeye başlamıştır.'' şeklinde ifadelerin yer aldığı görülmüştür. Sanık İsmail YILDIZ'dan ele geçirilen Samsung marka s0dwjljl918230 seri numaralı harddisk içerisinde ''kose03090311.doc'' isimli word belgesinde ''Sağ Siyaset Erdoğan'ı Sırtından Atmadan'' başlığı altında ''...Fakat bugünlerde Erdoğan'ı çok daha ''derin'' bir tehlike bekliyor. Güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgiler; Bedrettin Dalan'ın yeni bir parti hazırlığı içinde olduğunu gösteriyor. Bedrettin Dalan'ın parti kurması Tayyip Erdoğan için pek ciddiye alınacak bir tehdit olarak gözükmeyebilir ama aldığımız bilgiler ''merkeze'' oynayacak bu partiye koç gibi güçlerin lojistik destek vereceği ve bu koç gibi güçlerin belli bayi altyapılarının bu lojistik destekte kilit rol oynayacağı yolunda. Anlaşılan; birileri ''Telsim'le Uzan başardı biz niye başarmayalım'' diye düşünüyor.''Eğer siyaset bazı güçler için ''lider yaratma'' sanatı ise, ''mavi gözleri,'' ile ''şehirli'', tavırları ile Anadolulu; söylemi ile ''Türk'', etnik temeli ile ''Kürt'', yaptıkları ile ''milli'', arka plan bağlantıları ile ''küresel'' ve sempatik bir Bedrettin Dalan'ın sahneye yeni ''lider'' olarak sürülmesi hiç de zor olmayacaktır.'' Şeklinde yazıların yer aldığı görülmüştür. Sanık İsmail YILDIZ'dan ele geçirilen Samsung marka s0dwjljl918230 seri numaralı harddisk içerisinde bulunan ''dalan_mmh_yebi_olusum.doc'' isimli word belgesinde; Bedrettin DALAN'ın Kişisel Özellikleri, Türkiye Nereye Gidiyor, Türkiye Raporları, Milli Mutabakat Hükümeti, Karizma Arayışı, Yeni Bir Siyasi Oluşum, Örgütlenme Alt Yapısı, ABD İle İlişkileri Geliştirme Kapsamında BOP'a Yeni Bir Yaklaşım, AB Alternatiflerini Konu Alan Bir Seri Toplantı, TSK ile Birlikteliği Sağlayacak Bir Seri Panel/Konferans, Kamuoyu Oluşturmak, Olası Kabine ile Toplantılar, Medya Desteği, Bedrettin DALAN ile İlgili Perde Arkası Enformasyon Verilmesi başlıklarının yer aldığı görülmüş, ''DALAN'' başlığı altında; *Küresel gerçeklerle, milli çıkarlar dengesini kimseyi rahatsız etmeden temsil edebiliyor. *Anadolu sermayesi ile rahat ilişki kurabilir. * Selçuklu'lara hayranlığı var. *Arı grubuna salon sağlıyor ama ''Sizin ne olduğunuzu biliyorum, sizinle tangoya varım'' diyor. *Türk milliyetçiliğini de, Atatürk milliyetçiliğini de rahat savunabilir. *Çok güzel rant dağıtma mekanizmaları kurar. *Dönüştürme kabiliyeti var. (pazarlama kabiliyeti çok yüksek) *ABD-İngiltere-İsrail-Almanya ve Rusya ile bağlantıları iyi. *lletişim kabiliyeti çok iyi. *Gerekirse tarikat ve cemaat ilişkilerini rahatça kurabilir. * Aydınlar, sanat, sermaye ve medya camiası ile ilişkileri iyi. *Türkiye'nin tüm elit grupları ile iyi ilişkileri var. *Tüm siyasi kesimlerle rahat diyalog kurabilir, iş birliği yapabilir. *Teori ve pratiği son derece iyi sentezlemiştir. *Zemini kaybetmeyi istemez. *Uluslar arası bağlantıları sorun olabilir. * İmajı çok kolay yıpratılabilir. * Etnikçi gösterilebilir. *Seçkinci gösterilebilir. *Geniş örgütlenmeleri sağlayamaz. *Lobicidir. * Kendisinin üretmediği bir misyonu taşıyamaz.'' Şeklinde maddelerin yer aldığı görülmüş, ''YENİ BİR SİYASİ OLUŞUM'' /'vP'ÎŞ*

SAYFA: 42   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

''Eğer bir MMH (Milli Mutabakat Hükümeti) kurulamayacak olursa acilen bir siyasal yapılanma süreci ile yeni bir siyasi olumun temelleri atılmalıdır. Toplum böylesine duvara çarptığı zamanlarda çoğunlukla ''bir mesih'' ortaya çıkmaktadır. Turgut Özal böyle çok kritik bir dönemde kendini göstermişti. Üstelik Süleyman Demirel gibi güçlü bir başbakan varken ortaya çıkmıştı. Çünkü ''24 Ocak'' gibi iddialı ve ihtiraslı bir programı yapmak ve uygulamak için böyle bir karizmaya ihtiyaç vardı. Bedrettin Dalan da böylesi bir etki ile topluma yeni bir heyecan ve dinamizm kazandırabilir. Bu dalga sadece Türk toplumuna değil ABD, İngiltere, İsrail, AB gibi dış güçlere de siyasette AKP'nin alternatiflerinin olabileceğini gösterecektir. Nitekim ABD'nin en üst diplomatik misyonları yeni bir siyasi oluşum kapsamında ciddi bir hazırlığın yapıldığını göremediği için AKP'ye destek verilmekte olduğunu ancak bu konuda atılacak olan somut adımlar olması durumunda bu oluşuma destek verebileceklerini ifade etmişlerdir. e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi: Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'dan ele geçirilen 13 Nolu Cd içerisinde yer alan ''17oca04_kivanc_degirmencil.wav''' ses kaydında konuşan Kıvanç DEĞİRMENCİ kod adını kullanan sanık İsmail YILDIZ 'ın sanık Levent Ersöz ile yaptığı görüşmede ''Dalan ...manipüle etmemizi yol açıp enforme etmemize sebeb olacak kanalları açar paşam, onun öyle bir özelliği var. Doğan' a yakın, Karamehmet' e yakın, Dinç bilgin' e yakın, bunları Ağar'a Dalan'ın ofisinde enforme edildi onlara paşam.'' dediği, ve görüşmenin devamında İsmail Yıldız'ın ''sayın Dalan diyorum şunu söyle şunu söyle bak bu arada sende bizim liderimizsin bir süre sonra, çünkü sonra bu alan boşalacak ağar cumhurbaşkanlığına kayar yada sen kayarsın onu şimdiden belirlemek zor, ama sende hiç değilse senaryodaki yerini al

SAYFA: 43   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Sanık Hasan Atilla UĞUR'dan ele geçirilen 5 nolu CD, Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un genel başkanlığını yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezinde ele geçirilen 13 nolu CD içerisinde yer alan ses kaydı ve çözüm tutanağı içeriğinde: Tutuklu sanıklar Levent ERSÖZ, Hasan Atilla UĞUR ve Kıvanç DEĞİRMENCİ kod adlı tutuklu sanık İsmail YILDIZ ile Bedrettin DALAN arasında yapılan görüşmede şüphelinin , ''Doğan GÜREŞ 'ten bugüne kadarki tüm genelkurmay başkanlarının arkadaşı olduğunu ve hepsine ülkedeki tehlikeyi anlatmaya çalıştığını'', ''bütün Silahlı Kuvvetlere anlatamadığım şey şu. En az siviller yaptı. Siviller böyle bir şey yapamaz. Türkiye Cumhuriyetinin sosyolojik yapısı sivil bir enstütashana müsait değil. '', ''Türkiye'de Osmanlıdan sonra padişahın kutsal gücünü Türk Silahlı Kuvvetlerinin aldığını, Türkiye 'de anayasayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığını söylediği ve bu çerçevede, bütün anayasaları kuran daima bir güç vardır. Partili demokrasilerde burjuvadır. Türk demokrasisinde silahlı kuvvetlerdir. Şimdi bu gücün sahibi olduğunun farkında değil Silahlı Kuvvetler '', ''Bizim diri ordumuz ölü bir Türkiye'mi çıkaracak.Ben bunu söylüyorum.'' ,''Sen şu sopayı göster, yarım saat sonra devletini satan herkesi tanırım. Muhakkak tavşan gibi korkarlar. '' , ''Askerlerde demokrasiyi kutsal bir tabu zannediyor, kenarda kalınca işte bu şekilde ayakta duruyor, olay bu. Bugün keşke benim elimde bir güç olsaydı, demokrasi nasıl olurdu, gösterirdim.... Güç kullanılır, zamanı geldiği zaman kullanılır. Kullanılmadığı zaman kafana çuval geçirilir'', ''Sen şu sopayı göster, yarım saat sonra devletini satan herkesi tanırım. Muhakkak tavşan gibi korkarlar. '' şeklinde ,sanıklar Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur'a yönelik kullandığı ifadelerden,şüphelinin 2003-2004 yılları arasındaki darbe planlarını hazırlayan adı geçen sanıklara ,askerin müdahalede bulunmasının zorunlu olduğu ve kendisinin de bu çalışmalara destek verdiğini bildirmek suretiyle ,sanıkları bu yönde teşvik ederek , moral ve motivasyonlarını arttırmaya çalıştığı görülmüştür. Sanık Mehmet Şener ERUYGUR'un genel başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında bulunarak el konulan 13 Nolu Cd ve sanık Hasan Atilla UĞUR'dan el konulan 5 Nolu Cd içerisinde ''21oca04_cem_uzan2'' isimli ses dosyasının çözümünde;sanıklar Levent Ersöz ve İsmail Yıldız arasındaki telefon görüşmesinde, ''Paşam yapabilmesi için organize edilmesi gerekiyor, organize edilmesi için ben Bedrettin Dalan' ı kullanıyorum burada. Bedrettin DALAN' a diyorum ki, git şunu şunu söyle bunu bunu söyle, Koç'u bu hale getiren Bedrettin DALAN ile yaptığımız iş. ben diyorum paşamın talimatı var git söyle böyle böyle diye. İsminizi tam olarak bilmediği için, daha yeni öğrendi isminizi,. '' , ''Tamam paşam, ben İstanbul'da operasyonu yürütüyorum onu rapor olarak getireceğim, hepsini birleştireyim dedim. Bedrettin Beyin Amerika seyahati, onu bir alalım.^şeklindeki konuşmalardan,şüpheli Bedrettin Dalan'ın sanık İsmail Yıldız ile sürekli görüşmeler yaptığını ve şüphelinin özellikle askeri müdahaleye zemin oluşturma çalışmaları kapsamında ,bazı üst düzey iş adamlarını ve siyaset dünyasının önemli isimlerini ikna etmek amacıyla faaliyetler yürüttüğü açıkça ortaya koymaktadır^ ADD Genel Merkezi Genel Başkan Odasında Bulunan 13 ve 6 Nolu CD, Hasan Atilla UĞUR'dan ele geçirilen 5 nolu CD içerisinde yer alan; 16 Aralık 2003 tarihinde sanıklar Levent ERSÖZ ile Ahmet Tuncay ÖZKAN arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Levent Ersöz'ün ''Bedrettin DALAN ile Ali Müfit GÜRTUNA' yı görüştürüyorum. Ali Müfit GÜRTUNA' nın seçimlerde bir talebi var.'', Ahmet Tuncay ÖZKAN'ın ''Çünkü bu Recep Tayyip nedeniyle bundan korkuyorlar da. DALANT KONUŞTURDUM, BEDRETTİN BEYİ KONUŞTURDUM, siz de Bedrettin beyle konuşup bilgi alabilirsiniz. Bedrettin DALAN' a dedim ki 'git bununla bir konuş, böyle bir şeye bizim ihtiyacımız var. Bu İhtiyaç Türkiye 'nin ihtiyacıdır, burada bir ulusal duruşu oraya taşımalıyız'' , ''Dalan'la Gürtuna'nın arasında çok önemli kopmaz bir bağ var. Gürtuna'nın kendisine kardeşim o Tv'yi daha iyi çalıştıracak insanlar var. Biz orayı inanılmaz bir kale haline getirebiliriz, ''şeklinde konuşmalaruv-^yeiL aldığı ve bu görüşmede kullanılan S «V f** V

SAYFA: 44   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

ifadelerden,şüpheli Bedrettin DALAN'in, iktidardaki mevcut hükümeti ortadan kaldırmak amacıyla Mehmet Şener Eruygur ve ekibi tarafından hazırlanan darbe planları kapsamında ,ayrıca medyayı ve siyaseti yönlendirme görevini üstlendiği görülmüştür. Sanık İsmail YILDIZ'dan ele geçirilen Samsung sOdwjlj 1918230 seri numaralı harddisk içerisinde; ''akp neden geldi-neden gider.doc'' isimli word belgesinde; ''Dalan'ın ''rant mekanizmaları kurma'' ve ''dönüştürme'' kabiliyeti hayli yüksektir. İletişim kabiliyeti iyi olduğu gibi; aydınlar, sanat ve mafya camiası ile içli dışlı olması profilini kontrol etme konusunda dış kaynaklardan çok kendi hinterlandı fazlası ile yeterli olacaktır. '', '' Bedrettin Dalan 'ın ''olumlu'' bir portresini ön plana çıkaralım. '', ''Bu artıları yanında bir çok eksileri de bulunan Dalan; AK Parti 'ye karşı oluşturulan yeni dalganın unsurlarından biri olacaktır. Tehdit değerlendirmesi yapılırken ağırlığı buna göre belirlenmelidir. '', ''Bu nedenle bu sefer ki senaryo çok daha boyutlu ve derinlikli hazırlanmakta; cephe çok boyutlu olarak inşa edilmektedir. '' Samsung marka sOdwjlj 1918230 seri numaralı harddisk içerisinde bulunan ''dalan_mmh_yebi_olusum.doc'' isimli word belgesinde; ''DALAN'' başlığı altında;*Küresel gerçeklerle, milli çıkarlar dengesini kimseyi rahatsız etmeden temsil edebiliyor, Anadolu sermayesi ile rahat ilişki kurabilir,Selçuklu'lara hayranlığı var,Arı grubuna salon sağlıyor ama ''Sizin ne olduğunuzu biliyorum, sizinle tangoya varım'' diyor,Türk milliyetçiliğini de, Atatürk milliyetçiliğini de rahat savunabilir,Çok güzel rant dağıtma mekanizmaları kur ar, Dönüştür me kabiliyeti var. (pazarlama kabiliyeti çok yüksek),ABD-İngiltere-İsrail-Almanya ve Rusya ile bağlantıları iyi,İletişim kabiliyeti çok iyi.Gerekirse tarikat ve cemaat ilişkilerini rahatça kurabilir,Aydınlar, sanat, sermaye ve medya camiası ile ilişkileri iyi,Türkiye'nin tüm elit grupları ile iyi ilişkileri var,Tüm siyasi kesimlerle rahat diyalog kurabilir, iş birliği yapabilir,Teori ve pratiği son derece iyi sentezlemiştir, Zemini kaybetmeyi istemez, Uluslar arası bağlantıları sorun olabilir,İmajı çok kolay yıpratılabilir, Etnikçi gösterilebilir,Seçkinci göster ilebilir,Geniş örgütlenmeleri sağlayamaz,Lobicidir,Kendisinin üretmediği bir misyonu taşıyamaz. '' şeklinde değerlendirmelerin yer aldığı tespit edilmiştir. Şüpheli hakkındaki geniş kapsamlı bu değerlendirmelerden, Ergenekon terör örgütünün gerçekleştirmeyi planladığı askeri müdahale sonrasında, hükümet kurma görevini şüpheliye vermeyi tasarladığı anlaşılmaktadır. Şüpheli Bedrettin DALAN'ın ''yani çık gez diyorlar biz de gezdik yani geziyoruz ne diyeyim ne .. o onda bilgin varsa ...'' ''Sağlığım iyi hiç sorun yok sorun yok geziyoruz'', ''işte böyle biraz gezmem gerekiyormuş geziyoruz'' ''yok canım ne sağlık problemi sağlık problemi olsa gideceğim tek yer benim kendi hastanem başka bi yere gitmem ''şeklinde kullandığı ifadeler ile telefonda kendisiyle görüşen şahısların, ''dolayısıyla durumuz bu buralar yağmurlu soğuk'', ''Biraz biraz daha kalın söylerim başkanım'' , ''burda hava hem kar yağışı bekleniyor havalar filan kapalı diyorum'' , ''bir birisini görüşmeye bekliyorum da o iyice netleşsin ondan sonra'', ''son kez birisi ile görüşmeyi bekliyorum dedim o beklediğim görüşme gerçekleştikden sonra ar//&''şeklideki konuşmalarından, şüphelinin soruşturma öncesinde hakkında tahkikat yürütüldüğü yönünde bilgiler aldığını ve bu nedenle yurt dışına çıktığını açıkça ortaya koymaktadır.Ayrıca kendisine tutuklanmayacağı yönünde teminat verilmesi halinde yurda dönmeyi planladığı görülmektedir. Toplanan Delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Şüpheli Bedrettin DALAN'ın, Ergenekon silahlı terör örgütünün, iktidarda bulunan mevcut hükümeti ortadan kaldırmak amacıyla hazırladığı darbe planlarında,medya ve siyasetin yönlendirilmesi ile bazı üst düzeyiş-adamlarının bu hususta ikna edilmesi görevini

SAYFA: 45   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

üstlendiği,bu amaçla medya sahipleri ve iş adamları ile görüşmeler yaptığı,darbe planlarının hazırlanmasında aktif rol oynayan Ergenekon terör örgütü üyeleri Levent Ersöz,Hasan Atilla Uğur ve İsmail Yıldız ile görüşerek,askeri müdahalenin bir zorunluluk olduğu yönünde onları teşvik ederek cesaret verip,bu yöndeki motivasyonlarını güçlendirmeye çalıştığı,örgüte fınans desteği sağladığı ve aralarında Adil Serdar Saçan'ın da bulunduğu örgüt üyelerine mütevelli heyeti başkanı olduğu üniversitede görevler verdiği,örgütün stratejisi doğrultusunda Uluslararası ilişkileri yürüttüğü,darbe sonrası kurulacak hükümette başbakan olma görevini üstlendiği,tüm bu eylemleri ile hükümeti cebir ve şiddet yöntemiyle ortadan kaldırma suçuna iştirak ettiği,yukarıda belirtilen örgüt adına gerçekleştirdiği tüm eylem ve faaliyetlerinin örgüt yöneticiliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, Şüphelinin eylemlerine uyan TCK 314/1, 312, 3713 Sayılı Yasanın 5.maddesi uyarınca cezalandırılması ve hakkında TCK 53,58/9 maddelerinin uygulanması talep edilmiştir. 2-Şüpheli Dursun ÇİÇEK a-Savunmaları: Savcılık beyanı 2004 yılı Ağustos ayından itibaren şu anda görev yaptığı Bilgi Destek Daire Başkanlığı bünyesinde çalıştığını, bu biriminin isminin 2005 yılı başına kadar Psikolojik Harekat Daire Başkanlığı olduğunu, görev yaptığı şubenin görev kapsamının 2008 yılının Ocak ayında yeniden düzenlendiğini, bu tarihten itibaren ''1915 Olayları, Pontus Olayları, Dış Türkler, NATO ve Tatbikatlar'' gibi dış konuların bu şubenin sorumluluk alanına dahil edildiğini, bu tarihten önce görev alanının günlük cari işlemlerin yürütülmesi olduğunu, plan yapma gibi uzun vadeli bir görevlerinin olmadığını, günlük olaylara ilişkin farklı konularda çalışma yapan bir şube olduğunu, Cumhuriyetçi Çalışma Grubu isimli bir oluşum hakkında bilgisinin olmadığını, bu grubun ne tür faaliyetler gerçekleştirdiğini bilmediğini, Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2007/1536, 2008/1756 sor.sayılı dosyalarında gözaltına alınarak haklarında işlem yapılan şüpheli veya sanıklardan, 1995 Mayıs-1996 Temmuz ayları arasında Şırnak'ta görev yaptığı dönemde ERBAY ÇOLAKOGLU'nun taburda 3 ay TİM komutanlığı yaptığını, İLYAS ÇINAR isimli şahsı da deniz subayı olarak ismen bildiğini, Mustafa Levent GÖKTAŞ'ın Harp Okulundan devre arkadaşı olduğunu, harp okulundan ayrıldıktan sonra bir dönem ilişkisinin olmadığını, kendisinin Genelkurmay'da çalıştığı dönemde LEVENT GÖKTAŞ'ın da Özel Kuvvetlerde görev yaptığını, SERDAR ÖZTÜRK'ü tanımadığını, bu şahıs hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını, Şüpheli Mustafa Hüseyin BUZOĞLU'nun yapılan aramasında elde edilen dijital verilerin incelenmesinde''ANDIÇ'' başlıklı GİZLİ ibareli Mart 2006 tarihli Dz.P.Kur.Albay Cari İşi. Md. Dursun ÇİÇEK'' imzalı belgeyi basından duyduğunu, böyle bir belge hazırlamadığını, ANDIÇ'ın yapılacak bir çalışma ile ilgili komuta katından ön onay alma işlemi olduğunu, kendi görevleri arasında yapılan çalışma ile ilgili komutanların verdiği görevler kapsamında ANDIÇ hazırlama görevinin olduğunu, Silahlı Kuvvetlerin yönergesinde de ANDIÇ'ın tanımının açıkça yapıldığını, belgenin ele geçirildiğinin belirtildiği MUSTAFA HÜSEYİN BUZOĞLU isimli şahsı tanımadığını ve böyle bir şahsa bu mahiyette bir belge vermediğini, Soruşturma kapsamında 07.06.2009 günü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanan Avukat Serdar ÖZTÜRK'ün 04.06.2009 tarihjn.de ofisinde yapılan aramada ele geçirilen ''İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PL^tf^İlık&sÇİZLİ ibareli Dr.Dz.P.Kur.Kd.Albay

SAYFA: 46   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Dursun ÇİÇEK'' imzalı belge ile ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma sırasında detaylı bilgiler verdiğini, bunun haricinde açıklayacağı herhangi bir hususun olmadığını, söz konusu belge içeriği ile ilgili hiçbir çalışmanın tarafından yapılmadığını, söz konusu belgeyi de ilk kez basında gördüğünü, ayrıca belgenin içerik, şekil, kullanılan terimler, imza blokları ve diğer hususlar açısından yazışma kurallarına uymadığını, söz konusu belgede yer alan ve kendisine atfedilen imzanın kendisine ait olmadığını, ancak benzetilerek düzenlenen belgedeki bu imzanın benzerini 1980 yılında göreve başladığı tarihten yaklaşık 3 yıl öncesine kadar kullandığını, ancak yaklaşık 3 yıldır farklı bir imza kullandığını, Askeri Savcılıkta verdiği ifade sırasında kullandığı imzayı yaklaşık 3 yıldır kullandığını, 03.03.2009 tarihli tebliğ tebellüğ belgesi, 08.04.2009 tarihli ''Dağıtım Kısmına Yazılmıştır'' başlıklı belge ile 15.05.2009 tarihli ''Bilgi Destek Okul Komutanlığına'' başlıklı belgelerde yer alan imzaların söz konusu belgedeki imzalarla benzer mahiyette olması ve yukarıdaki ifade ile çelişmesi ile ilgili soruya; Kendi imzasının başkalarının eline geçip kullanıldığı hususundaki şüpheleri sebebi ile 12 Haziran'da Genelkurmay Askeri Savcılığındaki imzasını biraz değiştirerek attığını, değiştirerek attığı imzanın diğer belgelerdeki imzalarıyla benzeşip benzeşmediğini ve kendi el ürünü olduğunun kriminal açıdan tespit edilebileceğini de bildiğini, ayrıca Askeri Savcılıkta attığı bu farklı imzanın birkaç gün sonra basında yer aldığını, bu imzanın da basına nasıl sızdırıldığı hususunun araştırılıp tespit edilmesini istediğini, Askeri Savcılıkta ifade tutanağının altına attığı formdaki imzayı Askeri Savcılığın kararını tebliğ ettiği belgede de kullandığını, bu imzayı yukarıda saydığı nedenlerle değiştirdiğini, bundan sonra da kullanmaya devam edeceğini, farklı imzasını ilk kez Askeri Savcılık ifade tutanağında kullandığını, o ana kadar örnekleri Savcılıkta bulunan imzayı kullandığını, yukarıda her ne kadar 3 yıl önce bu imzayı kullanmaya başladığını beyan etmişse de; sehven bu sözleri kullandığını, böyle bir belgenin başka birileri tarafından kendi ismi ve imzasının kullanılarak hazırlanmasının, birincisinin TSK ile siyasi iktidar arasındaki başta Terörle Mücadele olmak üzere mevcut olan uyumu bozmak olabileceğini, ikincisinin ise ülkede gündemi değiştirerek kaos ortamı yaratmak amacıyla yapılmış olabileceğini, Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Erme ONAT'tan ele geçirilen dijital verilerin incelenmesi neticesinde '' _CURUKLERl.ppt'' isimli belgede Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli olup yakınları çürük raporu alarak askerlik yapmayan bazı personelin isimlerinin bulunduğu, bu belgede Kur. Kd. Alb. Dursun ÇİÇEK olarak iki akrabasının da çürük raporu alarak askerlik yapmadığı şeklindeki soruya; ERME ONAT isimli şahsı tanımadığını, daha önce söz konusu iddialar ile ilgili Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde inceleme yapılarak bu konunun sonuca bağlandığını, kendisini yıpratmak maksadıyla bu tip gerçek dışı belgeleri hazırlayanların bulunduğunu düşündüğünü ifade ettiğini, Sanık Ahmet Hurşit TOLON'un dijital verilerinin incelemesi neticesinde kendi adını taşıyan 8 adet ''DURSUN CICEK 000.jpg-...- DURSUN CICEK 007.jpg'' isimli muhtelif resim dosyaları ve bazı belgelerin olduğunun tespit edildiği, bahse konu belgeleri şüpheli Ahmet Hurşit TOLON' a kendisinin mi verdiği, verdi ise ne amaçla verdiği ile ilgili soruya; HURŞİT TOLON ile emir-komuta zinciri altında çalıştığı bir dönemin olmadığını, adı geçen şahsa ait dijital verilerde isminin yer almasının nedenini bilmediğini sanık Ünal İNANÇ'tan elde edilen ''takip edilip gerekli yerlere iletilecek liste''' isimli 2 sayfalık belgede, ''DURSUN ÇİÇEK - Kd. Alb - 532.......'' şeklinde isminin geçtiğinin tespit edildiği ve kendisine gösterilen listede ismi olan şahıslardan A. C.E ile S. D. isimli şahısları harp akademisinden tanıdığını, Ünal İnanç'ı tanımadığını, TİB' den telefon dökümü alınan Erbay ÇOLAKOĞLU'nun 533...... sayılı telefon numarasıyla kendi üzerine kayıtlı 532.......polu telefon numarası ile irtibatının ne olduğu ile

SAYFA: 47   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

ilgili soruya; ERBAY ÇOLAKOGLU'nu tanıdığını daha önce belirttiğini, aralarında telefon irtibatının olmasının doğal olduğunu, ancak görüşmelerinin çok seyrek olduğunu, Genelkurmay Askeri Başsavcılığının çalıştığı birimdeki bilgisayarlara 12.06.2009 tarihinde el koyduğunu, bilahare gerekli teknik incelemeleri yaptığını, evindeki aramanın ise yaklaşık 5 gün sonra 17.06.2009 tarihinde yapıldığını, evinde yapılan aramada yaklaşık 2 yıldan beri kullandığı yanlış hatırlamıyorsa TOSHIBA marka dizüstü bilgisayarına el konulduğunu, kendisine ait laptopun hard diskinin imajının bir suretinin tarafına verildiğini, imajı alındıktan sonra laptopunun kendisine iade edildiğini, hard diske ait imajın Genel Kurmay Askeri Savcılığı tarafından incelenmesinin tamamlandığını, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını, Mart 2006 tarihli ANDIÇ belgesinin formatının TSK'nın formatına benzediğini, ancak MART 2006 tarihli ANDIÇ belgesini kendisinin hazırlamadığını ve kendi birimi tarafından hazırlanmadığını, ancak ANDIÇ belgesinde sağ tarafta yer alan ''Yazıyı Hazırlayanın TLF. NO: 1868'' ibaresindeki 1868 numarasının kendi görev yaptığı Bilgi Destek Şube Müdürlüğünün dahili numarası olduğunu, belgenin sol üst köşesindeki sayının evrakların konusuna göre verilen sayılara benzediğini, ancak kendisine gösterilmiş olan belgenin bir bilgisayar çıktısı olduğunu, resmi olarak düzenlenen formatında boşluk olarak görünen yerlere ilgili sayıların ve tarihin işlendiğini, ayrıca imzaların atıldığını, dolayısıyla kendisine gösterilen bu dokümanın kendi şubesinde resmi olarak hazırlanan formattaki belgeler ile bir benzerliğinin olmadığını belirttiği, 29.06.2009 günü saat:19.17'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muharebe Elektronik Şube Müdürlüğüne gelen 6683 nolu e-mail ihbarında; ''...Levent Ersöz ve ...... 94-95 yıllarında Sımak'ta görev yapmıştır. Dursun Albay Ergenekon 'dan tutuklanan bu şahıslar ile ta o dönemden tanışıyor. Ergenekon silahlarıyla yakalanan Mustafa Levent Göktaş ile de hem sınıf arkadaşıdır hem de hemşeridir, her ikisi de Tokat 'ın Reşadiye ilçesindendir. Yani Dursun Albay eskiden beri Ergenekoncu subaylarla hep iç içe olmuştur. ...Dursun Albay hükümet karşıtı yayın yapan ''turkatak.com'' ve dini gruplar hakkında yayın yapan ''irtica, org'' sitelerini de yönetiyor. Bu sitelere içerik sağlıyor. Bu sitelerin Genelkurmay tarafından psikolojik maksatlı hazırlandığı gazetelerde de yer almıştı. Özellikle PKK, Ermeni sorunu ve Ergenekon içerikli yazılar yazıyor. Yazılarını e-maille üstlerine ve tanıdıklarına sunarak ilişkilerini hep sıcak tutmaya çalışıyor...'' şeklinde içerik ile ilgili olarak, söz konusu sitelerden haberdar olduğunu, ancak bu siteleri kendisinin yönetmediğini ve bu sitelere içerik sağlamadığını, ileri sürülen hususların tamamen asılsız olduğunu, bu siteleri yönetme işinin şube müdürü seviyesinde bir kişinin yapacağı bir iş olmadığını, aynı ihbarda; ''...İrticayla mücadele eylem planını da kesinlikle kendisi hazırlamıştır. Çünkü Bilgi Destek Grup Komutanlığı 'nda hazırlanan bazı belge ve raporların başkalarının eline geçtiğinde yalanlaması ve inkar edilmesi için askeri yazışma kuralları dışında (farklı yazı formatı, sivil ağızla ifadeler vb.) hazırlanmasına yönelik sözlü emirler verilmiştir. Bu belgelerde isim, imza, birlik adı bulunmamasının nedeni budur. Bu şekilde Bilgi Destek Komutanlığı tarafından hazırlanmış çok değişik formatlarda bilgi notu, eylem planı, andıçlar var. Hem onun gibi tecrübeli (daha önce basına sızmış olan, altında imzası bulunan belgelere bakılabilir) bir kişi, belgenin Genelkurmay bilgisayarlarında hazırlanmasının risklerini düşünerek belgeyi farklı bir bilgisayarda hazırlamış, imzaladıktan sonra fotokopilerini gerekli yerlere ulaştırıp orijinalini imha etmiş de olabilir. Bilgi Destek Dairesi'ne bağlı OBİ Şubesi vardır. Burada Dursun Albay'ın kullandığı bir bilgisayar var. Mesela bu bilgisayar incelenmedi. Bu bilgisayar değiştirilmiş de olabilir, bu tespit edebilir. Ayrıca Genelkurmay intraneti üzerinde Dr. Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek imzalı birçok bilgi notu var. Son eylem planında da aynı imzayı kullanmış. 2008 yılında basında Toplumu Biçimlendirme Planı isimli bir belge yayınlamıştı. Bu belgenin TSK tarafından hazırlandığı ortaya çıkmıştı. Bu eylem planını yazan kişinin ismi ''xx'' olarak geçmişti. ''xx'' Dursun Albay'ın rumuzudur. Yani bu planı da o hazırlamıştır. Artık o kadar nettir ki Dwsun< Albay, TSK içerisinde faaliyet gösteren

SAYFA: 48   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

cuntanın bir elemanıdır. Son eylem planı ile de iyice deşifre olmuştur. Aslında Dursun Albay'a sahip çıkan Genelkurmay Başkanlığı değil cuntadır...'' şeklindeki iddialarla ilgili olarak; Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Grup Komutanlığında hazırlanan bazı belge ve raporların başkalarının eline geçtiği ve yalanlanması ve inkar edilmesi için askeri yazışma kuralları dışında belge hazırlanmasına yönelik sözlü emir verilmediğini, zira Genelkurmay Başkanlığında sözle emirler ile iş yapılmadığını, emirlerin yazılı verildiğini, yapılan her işin yönergesi ve talimatının olduğunu, ''XX'' işaretli bir rumuz kullanmadığını, yukarıda belirtilen belgeyi de kendisinin hazırlamadığını, ayrıca yazışma usullerinde rumuz kullanılmadığını, ihbarın devamında ''...Hurşit Tolon'un da dahil olduğu cuntacı yapı, Bilgi Destek Daire gibi kritik bir noktada bulundurdukları personel ile, ki Dursun Albay bunların önde gelen isimler indendir, yurt içi, yurt dışı Bilgi Destek Taburlarından gelen bilgilere vakıf olabilmektedirler. TSK içindeki bu cuntacı yapılanma, oluşturdukları politika ve projeleri etkili uzantıları aracılığıyla bu taburlara uygulatma imkânına da sahiptir. Bu türlü projeleri hazırlamak Dursun Albay 'ın görevidir. İçeriğinde suç unsuru bulunmasa ve kendi halkına değil de düşman ülkeye karşı hazırlanmış bir proje olsa psikolojik harekât açısından oldukça başarılı da sayılabilir aslında. Bu belgede de kendisine verilen emri yerine getirmiştir. Ancak bu emri veren makam Genelkurmay değil, cuntadır. Yani eylem planı belgesini Dursun Albay tek başına hazırlamamıştır...'' şeklinde isnatlarla ilgili olarak, CUNTA denilen bir gruptan emir almadığını, iddiaları kabul etmediğini beyan ettiği,aynı ihbarda; ''...Bu cunta ayrıca karşısında gördüğü personeli kurdukları fuhuş çetesiyle şantajla sindirmektedir. Yapılacak eylemler Dursun Albayın ast ve üstleriyle ekip olarak yürüttüğü bir projedir. Ekipte Ergenekon'un fuhuş organizatörü Tuğamiral....., kendisine bağlı faaliyet gösteren Dz.Bnb., aynı organizasyonun sivil sorumlularından emekli Albay Levent Göktaş ve avukat Serdar Öztürk'de vardır. Dz.P.Bnb........ operasyonel faaliyetlerde Dursun albayın sevk ve idaresinde hareket eder. ... '' şeklindeki iddiaları reddettiğini, Dosyada mevcut bilirkişi raporları ve şüpheliye ait resmi kurumlar tarafından gönderilen geçmiş tarihlerde kullanmış olduğu imza örnekleri gösterildiğinde, kendisine ait olduğunu söylediği, 20.06.2009 tarihli görüşmede: DURSUN'un ''Bana ihtiyaç var mı?'', MUSTAFA'mn ''Yok yok her hangi bişey yok olursa zaten bildiririz'', DURSUN'un ''Tamam ZAMAN da bişey var ee yakın taklit bişey herhalde dikkatinizi çekmiştir'', MUSTAFA'mn ''Hee'', DURSUN'un ''Şeyde ee'', MUSTAFA'mn ''Okudum komutanım okudum'', DURSUN'un ''Hah tamam benzemiyor da ona yakın biraz'', MUSTAFA'mn ''Ha anladım'', DURSUN'un ''Tamam'' dediği görüşme ile ilgili olarak ; İmza konusu ile ilgili olarak Daire Başkanıyla yaptığı görüşme olduğunu, imzamın fotokopisinin veya taklidinin hangi kaynaktan alınmış olabileceğini ifade ettiğini, 22.06.2009 tarihli görüşmede; DURSUN'un ''Tamam oldu o şey zaten bu konuyu incelemiştik yani organizasyonun örgütlü olduğunu delili gibi olabilir bu şeyler gelişmeler onu destekliyor yani bazı yerlere ulaşabilen bi kesimin olduğunu destekliyor taaa 200l'e kadar ulaştıklarına göre'', MUSTAFA'mn ''Ha anladım albayım'', DURSUN'un ''Tamam mı'' , MUSTAFA'mn ''Tamam kardeşim'', DURSUN'un ''Oldu hadi kolay gelsin'', görüşme ile ilgili olarak cevaben; görüştüğü kişinin Daire Başkanı olduğunu, söz konusu sahte belgedeki imzanın muhtemelen 2001 yılında Çukurova Üniversitesinde Doktora yaptığı sıradaki Doktora müracaatındaki belgedeki imzanın taklit veya fotokopi yoluyla kullanılmış olabileceğini düşündüğünden, bu tip bir belgeye ulaşılmasının, kendisinde bu olayın örgütlü bir şekilde yapıldığı kanaatini uyandırdığını, bunu da telefonla Daire Başkan vekiliyle paylaştığını,

SAYFA: 49   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

21.06.2009 tarihli görüşmede; ABDULLAH'ın ''Biz onları görüyoruz biz onları görüyoruz sen merak etme'', DURSUN'un ''Mutlaka ama esas hedef kurum tabi yani biz orada evet'', ABDULLAH'ın ''Yani kurumumuz şimdi şimdi sen orda uzun yıllardır da aynı yerdesin ya'', DURSUN'un ''Tabi tabi tabi tabi'', ABDULLAH'ın ''Şimdi LEVENT'e yapılanlarla sana yapılanlar iki önemli kurumdaki iki hemşeri'', DURSUN'un ''Evet evet'' dediği, görüşme ile ilgili cevaben; burada görüşme yaptığı kişinin emekli general olduğunu, söz konusu sahte belge ile ilgili görüşme yaptığını, bu konuşmada ismi geçen hemşerileri olarak belirtilen kişinin de Mustafa Levent GÖKTAŞ olduğunu beyan etmiştir. 11.11.2009 günü savcılıkta alınan ek ifadesinde; 2004 yılı Ağustos ayında Genelkurmay Başkanlığında 3. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak göreve başladığını, şubenin görevlerini dış konular, dış milli sorunlar, NATO ve Tatbikatlar olarak belirlendiğini, eylül 2009'da Deniz Kuvvetleri Harekât Başkanlığına Daire Başkanı olarak atandığını, halen orada görevli olduğunu, bu güne kadar yurt dışına 20 seferden fazla gittiğini, gittiği çoğu seferin görevli amaçlı olduğunu, 3 kez de özel olarak gittiğini, Ergenekon örgütü ile alakalı her hangi bir bilgisinin olmadığını, bu örgütü basından takip ettiği kadarı ile bildiğini, bu güne kadar kullandığı telefon numaralarını önceki ifadesinde verdiğini, Cumhuriyet Çalışma Grubu ve 2003-2004 yıllarında yapılması planlanan SARIKIZ, AYIŞIĞI, YAKAMOZ ve ELDİVEN kod adlı darbe planlarını basından duyduğunu, Daha önceki ifadesinde Ergenekon soruşturması nedeniyle ifadesi alınan şahıslardan tanıdıklarını söylediğini, bunların dışında herhangi birini tanımadığını, 30/06/2009 tarihinde İstanbul Cumhuriyet savcılığında vermiş olduğu ifadede; şüpheli Serdar ÖZTÜRK' ün 04.06.2009 tarihinde ofisinde yapılan aramada çıkan ''İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI'' isimli belge ile ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma sırasında detaylı bilgi verdiğini, bunun haricinde açıklayacağı herhangi bir husus olmadığını, söz konusu belge içeriği ile ilgili hiçbir çalışmanın kendisi tarafından yapılmadığını, söz konusu belgeyi de ilk kez basında gördüğünü, ayrıca belge içerik, şekil, kullanılan terimler, imza blokları ve diğer hususlar açısından kendilerinin yazışma kurallarına uymadığını, söz konusu belgede yer alan ve kendisine atfedilen imzanın kendisine ait olmadığını, benzetilerek düzenlenen belgedeki imzanın benzerini 1980 yılında göreve başladığı tarihten yaklaşık 3 yıl öncesine kadar bu imzayı kullandığını, yaklaşık 3 yıldır farklı bir imza kullandığını, Askeri Savcılıkta verdiği ifade sırasında kullandığı imzayı yaklaşık 3 yıldır kullandığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına posta yolu ile gönderilen 30.09.2009 tarihli ihbar mektubu ekinde yer alan Dursun Çiçek imzalı ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' başlıklı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu konu ile alakalı daha önce Genelkurmay'da ifade verdiğini ve Genelkurmay Başkanlığında yapılan soruşturma sonucunda bu belge ile ilgili takipsizlik kararının verildiğini, şu an itibariyle de Genelkurmay'ın aynı dosyayı tekrar açtığını, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının da o tarihten beri Genelkurmay'ın yaptığı soruşturmaya herhangi bir yetki itirazında bulunmadığını, kendisinin Genelkurmay Başkanlığında ifade verdiğini, orada kendisine ihbar mektubunun fotokopisinin, Adli Tıp Raporunun ve diğer eklerinin gösterildiğini, ihbar mektubu denilen belgenin isimsiz, imzasız ve yasal delil niteliği olmayan bir belge olduğunu, bu arada şüphelinin belgeleri gördüğünü, ancak burada da görmek istediğini söylemesi üzerine ihbar mektubu ve ekindeki belgelerin kendisine gösterildiği, medyaya ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' adıyla yansıyan doküman ile ilgili olarak komutanlarından bir görev almadığını, böyle bir planı hazırlamadığını, bu belgenin altına imza atmadığını, irtica konusunun hiçbir zaman kendisinin müdürlüğünü yaptığı şubenin bir konusu olmadığını, Genelkurmay Başkanlığında hangi şubenin ne işlerle ilgileneceğinin kesin olarak belirlendiğini, dolayısıyla müdürü olmayan bir şubenin ilgisiz bir

SAYFA: 50   Orjinal iddianame sayfasını görüntülemek için tıklayın

Görüntülenen: 1 - 50 (Toplam 184)  | Sonraki 50 
| Paylaş: