Ana Sayfa
Tarİhçe
F.Meçhuller
Faİller
Garİplİkler
Delİller
MeclİsRaporu
Yok mu?
Ö.H.Daİresİ
Örgütlenme
Yenİ Hedef
Laİklİk
Tasfİye
Susurluk
Arşİv
Kİtaplar
A.Harun
İletİşİm
Dİğer
ManŞetlerİmİz
TARTIŞMAFORUMU
İDDİANAMELER
13.08.2001 'den beri:
 Ziyaretçi: 2864079
Her Tür Hak İhlallerini İhbar edin ki Elbirliği ile zulmü engelleyelim ve Adaleti Sağlayabilelim.. Adalet Platformu
 Adresimiz www.kontrgerilla.com veya kontrgerilla.brinkster.net veya ergenekon.ws şeklindedir. Emektar adresimiz http://www24.brinkster.com/aharun hizmetini sürdürmektedir.
AnaSayfa | Tarih | FMeçhul | Fail | Gariplik | Delil | TBMM | Yokmu | ÖHD | Örgüt | YeniHedef | Laiklik | Tasfiye | Susurluk | Arşiv | A.Harun | İletişim | Diğer | Manşetler | Forum | İHBAR ET
Ergenekon, Balyoz ve benzer soruşturmaları engelleme çabalarıErgenekon soruşturma sürecinde ele geçen silahlarErgenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerErgenekon, Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları  
Ergenekon'da 184. duruşma. Ergenekon davasına 184. duruşma ile dev..
Eymür: Suikast timi uçaktaydı. Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür kat..
Genelkurmay dvd'yi gönderdi. Ergenekon sanıklarında yakalanan ve d..
Danıştay: Artık rüya görmüyoruz. Danıştay Başkanı Hüseyin Karakull..
Darbeci Baro'ya darbe. Balyoz davasıyla ilgili yasa hazırlığı iddi..
Ergenekon'da 183. duruşma. Ergenekon davasına 183. duruşma ile dev..
Balyoz'da hakaret davası. Balyoz davası hakimlerine hakaret ettikl..
MBK üyesi: 27 Mayıs ifadesi veririm. 27 Mayıs darbesini yapan suba..
28 Şubat'ın bir kolu Yargıtay'da. Sivas olaylarında; slogan atan s..
Çillioğlu'da 1 gözaltı daha. Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı gör..
Manşetlerin tümünü görmek için tıklayın

SON HABERLER

 HABERLERİN TÜMÜ

Gözaltındaki Albay serbest
Ergenekon bağlantılı 'Kafes Eylem Planı' ve 'Amirallere Suikast' davalarıyla birleştirilen 'Poyrazköy' cephaneliği davasında tutuksuz yargılanan Kurmay Albay Levent Gülmen, hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine İzmir'de gözaltına alındı. Ancak yakaama kararında yanlışlık olduğu anlaşılınca Albay daha sonra serbest bırakıldı.


19.05.2012 12:28 'Kafes Eylem Planı' ve 'Amirallere Suikast' iddialarına ilişkin davalarla birleştirilen ve İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 'Poyrazköy' cephaneliği davasında tutuksuz yargılanan Kurmay Albay Levent Gülmen, mahkemenin yakalama kararı üzerine İzmir'in Foça ilçesinde gözaltına alındı. ''Silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak Kafes Eylem Planı'nı hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olmak'' suçlamasıyla tutuklu yargılanan ve 5 Temmuz 2010'da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Levent Gülmen ile ilgili mahkeme yeniden yakalama kararı aldı. Karar üzerine, Foça Cumhuriyet Meydanı'ndaki 19 Mayıs Atatürk'ü..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(19 Mayıs 2012, 12:28)

Ergenekon'da 184. duruşma
Ergenekon davasına 184. duruşma ile devam ediliyor. Duruşmada gazeteci Nuray Başaran dünkü duruşmada başladığı tanık ifadesine bugün de devam ediyor.

18.05.2012 13:40 Ergenekon davasına 185. duruşmayla devam ediliyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 61'i tutuklu 256 sanıklı davanın Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin içinde bulunan büyük salonda yapılan duruşmasına, Mustafa Balbay, Hurşit Tolon, Veli Küçük, İbrahim Şahin, Doğu Perinçek, Dursun Çiçek, Tuncay Özkan, ve Danıştay saldırısı sanığı Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 46 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Mehmet Haberal ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu 15 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada Odatv Davası'nın tutuklu, bu davanın tutuksuz sanığı olan Yalçın Küçük de hazır bulundu. Dün yapılan oturumda ifade veren tanık Nuray Başaran, bugün de davanın..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Mayıs 2012, 13:40)

Mehmet EymürEymür: Suikast timi uçaktaydı
Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür katıldığı bir TV programında yaptığı açıklamada, 1997'de Kıbrıs'ta tatbikat esnasında vurulan Albay Vural Berkay ile Adana Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı öldürenlerin, 2001'de Malatya'da düşen Casa askeri uçağında olduğunu, bu ekibi yoketmek için uçağın düşürüldüğünün söylendiğini belirtti. Eymür, Yeşil'in yaşamadığını ve 1 Mayıs 1977 olaylarında MİT'in rolünün olmadığını da iddia etti.

18.05.2012 11:49 A Haber'de yayınlanan ve Gazeteci Sevilay Yükselir'in moderatörlüğünü yaptığı %100 Siyaset programının ilk bölümünün konukları Yeni Asır Gazetesi Yazarı Hüseyin Kocabıyık, Hürriyet gazetesi yazarı İsmet Berkan ve Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür oldu. 28 Şubat'ta yaşananları değerlendiren Eymür; "Bir takım şeylerin soruşturulması ve aksaklıkların giderilmesi, devletin yapması gereken şeylerden biri. Şu anda yapılanlar gayet doğal." dedi. Eski Müsteşar Mehmet Eymür; "MİT 12 Eylül'de darbe olacağını siyasi iktidara haber vermedi ayrıca 28 Şubat'ta da..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Mayıs 2012, 11:49)

Levent GöktaşGenelkurmay dvd'yi gönderdi
Ergenekon sanıklarında yakalanan ve davanın en önemli delillerinden biri olan 51 No’lu Dvd’nin aslı, Genelkurmay tarafından özel kurye aracılığıyla mühürlü bez torbada Ergenekon Mahkemesi’ne ulaştırıldı. Ancak daha sonra gelen açıklamalarda Dvdnin asıl değil kopya olduğu, onun da savcılık tarafından asıl Dvd'den kopya edilerek genelkurmaya gönderilen Dvd olduğu öğrenildi.

18.05.2012 11:06 Ergenekon terör örgütü iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ele geçirilen ve davanın kilit delillerinden biri olan 51 No’lu DVD’nin aslının Genelkurmay’da olduğu ortaya çıktı. “Kırıldı, çatladı ve orijinali yok” denilen DVD’nin aslı Genelkurmay tarafından, özel kuryeyle mahkemeye ulaştırıldı. Ergenekon soruşturması kapsamında, tutuklu sanık emekli Albay Levent Göktaş’ın ofisinde ele geçirilen 51 No’lu DVD uzun süre tartışma konusu olmuştu. Ergenekon soruşturması ve dava sürecinde yüksek yargı mensuplarına ait gizlice çekilmiş uygunsuz görüntüler ile çok sayıda gizli askeri bilgi ve belge ile Balyoz gibi harekat planlarının da yer aldığı 51 No’lu DVD’de görüntüleri bulunan Yargıtay mensuplarına ‘şikayetçi olup olmadıkları’ sorulmuştu. 51 No’lu DVD’nin polis tarafından arama sırasında Levent Göktaş’ın ofisine..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Mayıs 2012, 11:06)

Salih ErDanıştay: Artık rüya görmüyoruz
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, saldırıda hayatını kaybeden Mustafa Özbilgin'in mezarı başında anılmasında yaptığı konuşmada, 'Rüya görmüyoruz geçmişteki gibi' dedi. Kullukçu'nun sözü, Danıştay Daire başkanlarından Salih Er'in 17 Mayıs 2009'da Danıştay'da yaptığı konuşmayı hatırlattı. Er, 'Bir düş gördüm' diyerek başladığı ve ABD Başkanı Obama'yı da kattığı konuşmasında Başbakan'a, cumhuriyet savcılarına ve emniyet mensuplarına yönelik inanılmaz ifadeler kullanmıştı. Danıştay saldırısının Ergenekon'la bağlantıları çıkmasına karşın Er, saldırıyı müslümanların yaptığında ısrar etmiş, azmettirici olmakla suçlanan Ergenekon sanıklarını 'devlete hizmet etmiş kişiler' olarak tanımlamıştı.

18.05.2012 09:56 Danıştay'a yapılan silahlı saldırıda hayatını kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin, mezarı başında anıldı. Anma törenine Özbilgin'in eşi Sema ve oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin'in yanı sıra Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Mayıs 2012, 09:56)

Ümit KocasakalDarbeci Baro'ya darbe
Balyoz davasıyla ilgili yasa hazırlığı iddiası doğru çıktı. Balyoz davasında sanık avukatları ile mahkeme heyeti arasında gerilime yol açan 'avukatın yokluğunda karar verilip verilmeyeceği' tartışmasına Meclis el attı. Ak Parti’nin hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifine göre mahkemeler, çocuklarla ilgili yargılamalar hariç avukatın yokluğunda da karar verebilecek. Balyoz davası, İstanbul Barosu ve sanık avukatlarının ortak boykot eylemi nedeniyle halen durmuş durumda.

17.05.2012 20:44 Ak Parti, Balyoz davasında sanık avukatları ile mahkeme heyeti arasında gerilime yol açan “avukatın yokluğunda karar verilip verilmeyeceği” tartışmasına nokta koyuyor. Ak Parti’nin hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifine göre mahkeme, çocuklarla ilgili yargılamalar hariç avukatın yokluğunda da karar verebilecek. Ceza muhakemesi yasasının 188. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesi teklifte şöyle belirtildi: “Bu düzenleme, özellikle çok sanıklı ve karmaşık davalarda zorunlu müdafilerin değişik gerekçelerle karar duruşmasında..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(17 Mayıs 2012, 20:44)

Ahmet ErMBK üyesi: 27 Mayıs ifadesi veririm
27 Mayıs darbesini yapan subaylardan Milli Birlik Komitesi (MBK) üyesi emekli Binbaşı Ahmet Er, 27 Mayıs 1960'ta yapılan darbenin sorgulanması gerektiğini söyledi. Bütün bildiklerini savcılara anlatmaya hazır olduğunu belirten Er, bir örnek verdi: 'Cumhuriyet Halk Partisi'nden iki milletvekilinin, MBK üyesi Orhan Erkanlı'ya, 'Binbaşım, Saraçhane'de sağcılar ile solcuları, bu iki gençlik grubunu kavgaya tutuşturduk, kavga bütün şiddetiyle devam ediyor' dedikten sonra neşelendiklerine şahit oldum.'

17.05.2012 10:31 27 Mayıs'ı yapan askerlerden MBK üyesi ve ünlü 14'ler gurubundan emekli binbaşı Ahmet Er (85), Manisa'nın Akhisar ilçesinde yaşadığı mütevazı evinde Cihan Haber Ajansı'na konuştu. Türkiye darbelerle hesaplaşırken sıranın 27 Mayıs'a geldiğine inandığını belirten Er, yargılama için çok geç kalındığını söyledi. Ahmet Er, "27 Mayıs sorgulanmalı. O, bir kartopu gibi yuvarlana yuvarlana kendisinden sonraki dönemlerde ihtilallere ana unsur oldu. Bu bakımdan 27 Mayıs'ın yargılanması millet için devlet için hayırlı olur kanaatindeyim." dedi. 27 Mayıs'ı..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(17 Mayıs 2012, 10:31)

İbrahim ŞahinErgenekon ve Derin-Sol infazlar
Ergenekon sanığı İbrahim Şahin'in, duruşmada sarf ettiği 'DHKP/C lideri Karataş'ın eşini operasyonda ben öldürdüm' sözleri nedeniyle yeniden yargılanması istendi. 1992'de Kadıköy Çiftehavuzlar ve İstanbul'un değişik semtlerinde yapılan operasyonlar sonucunda 4 hücre evi basılmış, 11 Dev-Sol mensubu öldürülmüştü. Öldürülenler arasında Dursun Karataş'ın eşi Sabahat Karataş da vardı. Bu operasyondan yargılanan İbrahim Şahin, 'kanunun emrini yerine getirdiği' gerekçesiyle beraat etmişti. Şahin'in sözleriyle başlayan tartışma, Dev-Sol'un derin devlet kontrolünde çalıştığı iddialarını bir kez daha gündeme getirdi.

16.05.2012 12:57 Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in, duruşmada sarf ettiği 'DHKP/C lideri Dursun Karataş'ın eşini operasyonda ben öldürdüm' sözleri nedeniyle, diğer sanıklarla birlikte Kayseri'de beraat ettiği dava kapsamında yeniden yargılanması talep edildi. Çağlayan'daki Adalet Sarayı'na gelen, eski DHKP/C lideri Dursun Karataş'ın ağabeyi Reşat Karataş'ın..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(16 Mayıs 2012, 12:57)

Behçet OktayŞok iddianame: Oktay öldürüldü
Emniyet Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Behçet Oktay'ın şüpheli ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan H.K. 'adam öldürmek'le suçlanıyor. Oysa daha önce yürütülen soruşturma intihar gerekçesiyle kapatılmış, ailesinin itirazı üzerine soruşturma yeniden başlatılmıştı.

15.05.2012 10:07 Emniyet Genel Müdürlüğü eski Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın şüpheli ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan H.K. 'adam öldürmek'le suçlanıyor. Zanlı hakkında müebbet hapis cezası isteniyor. Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Düzgün tarafından hazırlanan iddianame 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Oktay, 25 Şubat 2009 tarihinde Ankara Dikmen'de park halindeki aracında ateşli silah yaralanması sonucu hayatını kaybetmişti. Başsavcılık, Oktay'ın intihar ettiği gerekçesiyle takipsizlik kararı vermişti. Oktay'ın ailesinin itirazı üzerine takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatılmıştı.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(15 Mayıs 2012, 10:07)

28 Şubat'ta 11 tutuklama
28 Şubat soruşturması kapsamında önceki gün gözaltına alınan şüphelilerden 11'i tutuklandı, 4 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e yükseldi.

10.05.2012 09:45 Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında önceki gün gözaltına alınan 17 kişiden ikisi dün akşam savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedilen 15 kişinin sorgusu sabah saatlerine kadar sürdü. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğince sorgulanan 15 şüpheliden 11'i tutuklanırken, 4 kişi serbest bırakıldı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık 5 saat süren mahkeme safhasının ardından emekli Kurmay Albay Erkan Yaykır, emekli Albay Ardan Kıratlı, emekli Astsubay Asım Atak ve emekli Astsubay Abdullah Hoşgür serbest bırakıldı. Aralarında 3. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Berkay Turgut ve emekli Korgeneral Çetin Saner'in de bulunduğu 11 general hakkında ise tutuklama kararı çıktı. Tutuklama..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(10 Mayıs 2012, 09:45)

Yıldırım: Ergenekon'a bağlayacaklar
'Futbolda Şike' davasının bugünkü duruşmasında tutuklu sanık Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ek savunma yaptı. Olayın şike davası olmadığını söyleyen Yıldırım, 'Beni Ergenekon'a bağlamaya çalışıyorlar, sözde finansörüymüşüm' dedi. Geçtiğimiz haftalarda savcılığa ifade veren bir gizli tanığın Ergenekon-futbol ilişkisini yer, zaman ve belgelerle ortaya koyduğu iddia edilmişti. Ergenekon davasının gizli tanıklarından Poyraz da, Yıldırım ile Ergenekon arasındaki bağlantılar hakkında bilgi vermiş ve şike olayının arkasında Ergenekon olduğunu söylemişti.

04.05.2012 14:48 'Futbolda Şike' davasının bugün görülen duruşmasında tutuklu sanık Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ek savunma yaptı. Çağlayan'daki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada konuşan Aziz Yıldırım, Mahkeme süresi boyunca basının tef çaldığını ifade etti ve şöyle konuştu: "Herkes görecek, hiçbir şey çıkmayacak. Asıl konuşmamı yapacağım ama önce duygularımı anlatacağım. İnsanlar her şeyi..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>


(04.05.2012, 14:48)

Nadi Türkaslan, Abdulvahap YarenFener savcısından şok savunma
Deniz Feneri savcılarının yargılanmalarına başlandı. Sanık savcı Nadi Türkaslan, evrak üzerindeki bazı bilgileri gizlediğini doğruladı: 'Karar üzerinde zerre kadar oynama yapmadım, sadece üzerini kapattım.' Diğer savcı Abdulvahap Yaren ise skandal savunmasında evrakta tahrifat yapıldığı suçlamasını kabul etti, ancak bunun haklı bir nedeni olduğunu ima etti.

04.05.2012 14:03 Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmadan 'evrakta tahrifat yaptıkları' suçlamasıyla alınan 3 savcının, 'görevde yetkiyi kötüye kullanma' suçundan Yargıtay'da yargılanmalarına başlandı. İlk duruşmaya Cumhuriyet savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren, Mehmet Tamöz ve avukatları ile müşteki avukatları katıldı. Ayrıca MHP Milletvekili Faruk Bal ile CHP Milletvekilleri Emine Ülker Tarhan ve Kamer Genç ile eski Sincan Hakimi Osman Kaçmaz da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı. Savcılar, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde, 'görevde yetkiyi kötüye kullanma' suçundan yargılanıyor. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Deniz Feneri soruşturmasından alınan üç savcı ile ilgili Sincan 1. Ağır Ceza..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Mayıs 2012, 14:03)

Müjdat GezenErgenekon tiyatrosu rahatsız
Devlet tiyatroları tartışması giderek büyürken, tiyatroda da Ergenekon benzeri bir örgütlenme var olduğu iddia ediliyor. Tiyatrocu Ahmet Yenilmez, tiyatrolardaki örgütsel yapılaşmanın tiyatroya istediği kişileri alabilmek için sınavları gece yarısı yaptığını ileri sürdü. Askeriyede ve siyasette olduğu gibi süregelen bir statükonun artık yıkılmak üzere olduğunu söyleyen Yenilmez, gösterilerde ön plana çıkan tiyatrocuların Cumhuriyet mitinglerinde önde olan insanlarla aynı olduğunu söyledi. Gerçekten de Tarık Akan, Müjde Ar, Müjdat Gezen, Bedri Baykam, Rutkay Aziz ve Levent Kırca gibi sanatçıların Ergenekon davasına karşı açık tavır aldıkları görülüyor.

02.05.2012 20:24 Devlet tiyatrolarında maaşlı çalışan sanatçıların, devletin bazı düzenlemelere kalkışmasına tepki göstermesiyle başlayan kriz giderek büyürken tiyatro sanatçılarından aykırı bir ses geldi. Samanyolu Haber TVdeki Güncel Durum programında bugün Başbakan’ın ‘Özelleştireceğiz’ dediği Devlet Tiyatroları konusu konuşuldu. Asım Yıldırım’ın stüdyo konuğu tiyatrocu Ahmet Yenilmez konuyla ilgili önemli..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(02 Mayıs 2012, 20:24)

Fevzi Türkeri28 Şubat ile Ergenekon bağlantısı
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin yürüttüğü 28 Şubat ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri’nin, Ergenekon Terör Örgütü’nün de üst düzey yöneticilerinden olduğu iddia edildi.

29.04.2012 16:39 Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin yürüttüğü 28 Şubat ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri’nin, Ergenekon Terör Örgütü’nün de üst düzey yöneticilerinden olduğu iddia edildi. Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasında tanık olan gazeteci-yazar Zihni Çakır, Fevzi Türkeri’yi sadece 28 Şubat bağlamında değil Ergenekon yapılanması açısından da önemli bir isim olarak düşündüğünü söyledi. Çakır, Fevzi Türkeri’nin Ergenekon’un yeniden yapılandırıldığı 1999’daki süreçte rol alıp almadığının araştırılması gerektiğini bildirdi. Anadolu’da Vakit gazetesinin, 30 Mart 2008 tarihli nüshasında, “1 NUMARA’ Fevzi Türkeri mi?” başlıklı haber yayınlanmış, haberde Fevzi Türkeri’nin Ergenekon sanıklarıyla yaptığı toplantılar hakkında bilgiler verilmişti..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(29 Nisan 2012, 16:39)

Casusluk iddianamesi sitemize eklendi
'Fuhuş ve Casusluk' davası iddianamesinin tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz.

24.04.2012 19:29 'Fuhuş, Askeri Casusluk ve Şantaj' iddialarına ilişkin emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 56 sanık hakkında hazırlanmış olan 250 sayfalık iddianamenin tamamı sitemizde. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. Orjinal iddianame sayfaları, elimize geçmediği için henüz görüntülenememektedir. Elimize geçer geçmez siteye eklenecektir. 'Fuhuş ve Casusluk' iddianamesi 'İddianameler' sayfamızda yerini almıştır. Aramak istediğiniz kelimeleri o sayfadaki arama kutucuğuna yazarak iddianamede geçip geçmediğini öğrenebilirsiniz. Dilerseniz aradığınız kelimeleri yine sayfanın üst tarafında yer alan kutucuğuna yazarak tek bir arama işlemi ile hangi iddianamelerde geçtiğini de öğrenebilirsiniz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık İbrahim Sezer'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 33 kez özel hayatın gizliliğini ihlal etme, haberleşmenin gizliliğini ihlal..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(24 Nisan 2012, 19:29)

Ümit KocasakalBaro'yu endişelendiren tasarı
Meclis'te bulunan yargı paketinde CMK 188'e tek tümcelik bir ekleme yapılacak. Böylece avukat duruşmada olmasa da sanık hakkında karar verilebilecek. Balyoz davasında sanık avukatları duruşmalara katılmayarak yargılamayı durdurmaya çalışıyor. Mahkeme heyeti bu engellemeyi aşmak için İstanbul Barosu'ndan yeni avukatlar talep etti. Ancak Baro kabul etmiyor. Balyoz ve Ergenekon davalarını kilitleyecek bu 'yargıya darbe planı'nın Baro'nun ürünü olduğu ileri sürülüyor. Hükümetin bu planı boşa çıkaracak yasa hazırlığı Baro'da paniğe neden oldu.

22.04.2012 14:19 Hükümet ‘avukatsız yargılama’ için düğmeye basmaya hazırlanıyor. Ankara Barosu Başkanı Prof. Feyzioğlu, “Şeklen hüküm kurma telaşı. Savunmanın dışlanması adil yargılamanın evrensel kurallarına aykırı” dedi. Ceza Muhakemesi Yasası’nın “Duruşmada Hazır Bulunacaklar” başlıklı 188. maddesine eklenecek tümceyle avukat duruşmada olmasa da sanık hakkında karar verilebilecek. Bu..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(22 Nisan 2012, 14:19)

Demirel, mezhebçi cuntayı korudu
28 Şubat'ta TSK'daki alevi cuntanın Kıvrıkoğlu'na suikast girişiminde bulunduğunu, amacın da Çevik Bir'e Genelkurmay Başkanlığı yolunu açmak olduğunu Cumhurbaşkanı Demirel'e ihbar eden Yarbay Yıldar’ın mektubu ortaya çıktı. Demirel, cunta ihbarını Genelkurmay'a iletir. Genelkurmay da Yıldar'ı yargılar. Bu olay, Demirel'in ikinci ihanetidir. 28 Şubat darbe hazırlıklarına dair Emniyet'in elde ettiği belgeleri Başbakan Erbakan da Demirel'e göndermişti. Demirel gereğini yapacak yerde belgeleri Genelkurmay'a ulaştırdı. Yarbay'ın ihbar mektubundan 3 gün sonra, 15 Mart 1998 tarihli Vakit gazetesinde yeralan 'Bu aciliyet niye?' başlıklı yazımız, TSK içindeki, alevi-sol kökenli, şiddetli İslam karşıtı bu cuntasal faaliyetin varlığı ile ilgiliydi.

21 Nisan 2012 11:57 28 Şubat sürecinde ordudaki cunta yapılanmasını ihbar eden, ancak kendisi yargılanmak durumunda kalan emekli Kurmay Yarbay Yavuz Yıldar’ın mektubuna STAR ulaştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e gönderilen; ancak Demirel’in hiçbir işlem yapmadan Genelkurmay..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(21 Nisan 2012, 11:57)

Paşalar intihar görevi aldı mı?
Peşpeşe intihar ederek öldükleri iddia edilen üç Aselsan mühendisinin ölümünde Aselsan yöneticisi paşalar görev aldı mı?.. Ergenekon iddianamesinde yer alan bir telefon görüşmesi, Balyoz iddianamesindeki diğer satırlarla ve soruşturmada ortaya çıkan yeni bulgularla bir araya gelince bu şok şüpheyi akıllara getiriyor.

16.04.2012 13:56 Hüseyin Başbilen: ODTÜ mezunu Makine mühendisi.. 7 Ağustos 2006'da Ankara Pursaklar'da, otomobilinin içinde bileği ve boğazı kesilmiş halde bulundu.  Halim Ünsem Ünal: ODTÜ mezunu Elektrik Elektronik mühendisi.. 16 Ocak 2007'de Ankara Eymür Gölü kenarında kafasına tek kurşun sıkılmış halde ölü bulundu. Evrim Yançeken: ODTÜ mezunu Elektrik mühendisi.. 26 Ocak 2007 tarihinde Ankara Batıkent’te altıncı kattaki evinden düşerek hayatını kaybetti. Üçü de Aselsan'da çalışıyordu. Üçünün soruşturma dosyası da intihar ettiği belirtilerek kapatıldı. Adeta bir intihar fırtınası gibi birkaç aylık aralarla peşpeşe gelen gibi ölümlerin intihar olmadığına başta aileleri olmak üzere kamuoyu..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(16 Nisan 2012, 13:56)

Operasyonlar 1000 yıl sürsün
28 Şubat darbesine yönelik operasyonlarda 29 emekli asker gözaltına alındı. Operasyona tepki gösteren bazı askerlerin tansiyonu yükseldi, sağlık görevlileri müdahale etti. Emekli tümgeneral Özkasnak jandarmayı evinin önüne çağırdı. Gözaltına alınanlardan Albay Hüsnü Dağ, Çiller'in gönderdiği 'Refah Partisi'ni kapatmak suçtur' bildirisini aynen iade etmiş şöyle demişti: 'Türk Silahlı Kuvvetleri ciddi bir kurumdur. İlgisi ve yetkisi olmayan konulara ayıracak vakti olmadığı cihetle, gönderilen faks metni komuta katına sunulmadan ilişikte iade edilmiştir. Rica ederim.' Operasyonlara kamuoyundan büyük destek gelirken, darbecilere yönelik operasyonların 1000 yıl sürmesi isteniyor. Dünkü operasyonlara Gölcük ve Kozmik Oda'dan çıkan belgelerin neden olduğu bildiriliyor.

13.04.2012 10:27 Yargı, siyaseti ve toplumu topyekun hedef alan 28 Şubat postmodern darbesiyle ilgili soruşturmada düğmeye bastı. Dün, 5 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in de aralarında olduğu 29 emekli asker gözaltına alındı. Söz konusu isimler..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(13 Nisan 2012, 10:27)

Sivas dosyası yeniden açıldı
Malatya savcılığı, 1993'te meydana gelen Sivas olaylarıyla ilgili yeni bir soruşturma başlattı. Sivas davası geçtiğimiz günlerde 5 sanık açısından kapanmıştı. Davada sadece kışkırtmalara gelerek olay yerine toplanan kalabalıktan kişiler yargılanmış, olayı kışkırtanlar ve arka planıyla alakalı hiçbir işlem yapılmamıştı. Tanık ve bulgulara göre olay Özel Harp Dairesi'nin işi.

28.03.2012 15:28 Sivas Madımak otelinde 2 Temmuz 1993'te meydana gelen yangında 37 kişinin ölümüyle ilgili yeni bir çalışma başlatan Malatya Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği, Erzurum Özel Yetkili Başsavcılığı'ndan gelen klasörleri de alarak yeni bir soruşturma açtı. Savcılık, soruşturma kapsamında örgüt bağlantısı da dahil olmak üzere, olaya adı karışan kişileri araştıracak. Açılan soruşturma özel yetkili savcılardan Şeref Gürkan, İsmail Aksoy veya Mehmet Badem tarafından yürütülecek. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığından alınan bilgiye göre, açılan soruşturmada zamanaşımı sorunu bulunmuyor. Olayın yaşandığı tarih itibariyle soruşturmaya bir engel olmadığı kaydedildi. Hakimler ve Savcılar..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(28 Mart 2012, 15:28)

Davalardaki delil tartışmaları
Ergenekon ve Balyoz davalarında sanıklar savcılığın getirdiği delillerin sahte olduğunu, polis tarafından üretildiğini iddia ediyorlar. Bu haberimizde bu tartışmalara dair iki tarafın görüşlerini de yansıtmayı amaçlıyoruz. Tartışma konusu olan deliller ile bu delillere karşı ileri sürülen itirazları gücümüz yettiğince burada bir araya toplamayı istiyoruz.

27.03.2012 15:33 Ergenekon ve Balyoz davalarında sanıklar savcılığın getirdiği delillerden bazılarının sahte olduğunu, polis tarafından üretildiğini iddia ediyorlar. Kritik delillerin hiçbirisini kabul etmiyorlar. Örneğin bir sanıktan elde edilen cd'lerden bazılarını kabul ederken içerisinde kritik bilgiler olduğunu iddia ettikleri bazılarını ise kabul etmiyorlar. Bu konuda oldukça komik gerekçeler de ileri sürülebiliyor. Örneğin Ergenekon sanığı Levent Bektaş'ın, "Aramaya gelen polislere çay söylemek için bürodan çıktığımda onlar tarafından yerleştirilmiş" demesi gibi. Diğer bir Ergenekon sanığı Mustafa Dönmez, evinden çıkan silahları arama esnasında polislerin yerleştirdiğini iddia etti. Aramaya katılan askeri yetkililer..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(27 Mart 2012, 15:33)

Yargıtay: Aramada delil şekilden önemli
Yargıtay'dan Ergenekon sanık ve avukatlarını sarsan karar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, polisin yaptığı aramada şekil şartları yerine getirilmemiş olsa da, elde edilen delillerin mahkumiyette kullanılabileceğine karar verdi.

18.03.2012 11:15 Yargıtay Ceza Genel Kurulu, arama sırasında şekil şartı yerine getirilmemiş olsa da, delil elde edilmişse, bunların mahkumiyette kullanılabileceğine karar verdi. Yasadışı delil toplanması tartışmalarında dönüm noktası olan bu karar Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki dava sonucu alındı. Birecik Emniyet Müdürlüğü, Kaleşnikof silah bulundurduğu ihbarı gelen M.D.'nin evinin aranması için Birecik Sulh Ceza Mahkemesi'nden karar çıkarttı. Savcı ya da başka tanığın katılmadığı aramada polis, evde silah bulunca M.D. hakkında Birecik Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Sanığın, "Arama yasaya aykırı yapıldı. Savcı yoksa iki komşu, olay köyde ise köy ihtiyar heyetinden birinin aramada bulunması gerekir" şeklindeki itirazlarını reddeden Mahkeme, "evinde vahim nitelikte ruhsatsız silah bulundurmak" suçundan M.D.'ye 5 yıl..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Mart 2012, 11:15)

Arınç suikasti kapandı mı?
2009 yılında Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nin 'Kozmik Oda'sında bir aya yakın aramalar yapılmasına neden olan soruşturma iki yılı aşan süredir sonuçlanmadı. Arada bir iddianamenin yazıldığı haberleri çıktıysa da hiçbir somut gelişme yaşanmadı. Bu sessizliğin nedeni anlaşılamıyor. Bazı iddialara göre Arınç'a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada suikast değil askeri bir darbe hazırlığı tespit edildi.

23.02.2012 15:38 Halk arasında kontrgerilla olarak da bilinen Özel Harp Dairesi'nin merkezi olan Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda görevli Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü ile Binbaşı İbrahim Göze, ihbar üzerine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle, evinin etrafında 19 Aralık 2009'da gözaltına alındı. Delillerin yok edildiği ihbarı üzerine Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda ve kozmik odalarda hakim eşliğinde 26 günlük bir süreçte 12 tam gün boyunca arama yapıldı. Soruşturma sırasında, Büyükköprü ile Göze de dahil 8 asker gözaltına alındı, 3 subay..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(23 Şubat 2012, 15:38)

MİT darbesi kovuşturulur mu?
MİT krizi üzerine hükümet süratle harekete geçti. Birkaç günlük süreç sonunda cumhurbaşkanının da jet onayıyla yasa değişikliği dün akşam uygulamaya girdi. Bu hızlı süreç, son YAŞ toplantısında topluca emeklilik restini çeken kuvvet komutanlarına karşı hükümet ve cumhurbaşkanının uyguladığı hızlı müdahaleyi hatırlattı. Kriz resmi olarak kapandı. Bazı yetkililere göre hükümete karşı sivil darbe girişimi yaşandı. Bu iddiayı güçlendiren bulgular var. Bu noktada akıllara çok önemli bir soru takılıyor: Bir darbe girişimi şüphesi varsa, bu kovuşturulacak mı?..

18.02.2012 13:21 MİT krizi gündemi ilk sıradan meşgul etmeye devam ediyor. Hükümet kriz karşısında süratle harekete geçti. Birkaç günlük süreç sonunda Cumhurbaşkanının da jet onayıyla yasa değişikliği dün akşam uygulamaya girdi. Ancak tartışmalar bir süre daha süreceğe benziyor. Bir eski MİT yöneticisi, çok açık bir ifadeyle krizi tanımladı: 'Hükümete karşı sivil darbe girişimi yaşandı.' Bu çok büyük bir iddia. Ancak olayın..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(18 Şubat 2012, 13:21)

Sadrettin SarıkayaCemaat-MİT çatışması mı yaşanıyor?
Zaman gazetesinin bugünkü haberlerinde dün görevden alınan savcı Sadrettin Sarıkaya'ya sahip çıkıldığı görülüyor. Bu da bir kaç gündür konuşulan cemaat-MİT çatışması yaşanıyor iddialarını akıllara getiriyor. MİT gerginliğinde birkaç gündür her kesim tarafından cemaat-MİT çatışması yaşandığı ve cemaatin doğrudan Başbakana hamle yaptığı iddiaları ileri sürülüyor. Poliste etkili olan cemaat kaynaklarınca Başbakana bağlı olan MİT'e, üstelik de en üst konumdaki görevliye doğrudan hamle yapıldığı dillendiriliyor. Olaydan sorumlu olduğu ileri sürülen iki polis yetkilisinin bu nedenle derhal görevden alındığı söyleniyor. Bu iddialarda doğruluk payı olabilir mi?..

12.02.2012 10:36 Zaman gazetesinin bugünkü haberlerinde dün görevden alınan savcı Sadrettin Sarıkaya'ya sahip çıkıldığı görülüyor. Bu da bir kaç gündür konuşulan cemaat-MİT çatışması yaşanıyor iddialarını akıllara getiriyor. Savcı Bilal Bayraktar'ın da daha önce Balyoz soruşturmasında baskıya maruz kaldığı hatırlatılıyor. Ancak savcı Bayraktar'a o zaman baskı yapanlar farklı kaynaklardı. Şu anda ise Bayraktar'a herhangi bir baskı..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(12 Şubat 2012, 10:36)

AİHM: Ergenekon örgütü var
AİHM'den tarihi karar.. Ergenekon tutuklu sanığı Tuncay Özkan'ın başvurusuyla ilgili kararını açıklayan AİHM'e göre, Ergenekon diye bir örgüt var. Ergenekon sanıklarının tutuklanma sebepleri de meşru. Karar, AİHM'in Ergenekon'la ilgili ilk resmi değerlendirmesi niteliğini de taşıyor. Karar bundan sonraki bütün Ergenekon davaları için referans teşkil edecek. Türkiye'de Ergenekon davalarına bakan mahkemeler örgütün varlığına dair henüz bir karar vermemişken, AİHM'in deliller üzerinden yaptığı incelemeler sonucunda vardığı bu karar Ergenekon sanıkları arasında şok etkisi yaptı.

10.02.2012 11:07 AİHM, Tuncay Özkan'ın başvurusuyla ilgili kararını açıkladı. AİHM'ye göre Ergenekon diye bir örgüt var.Ergenekon'dan tutuklananların tutuklanma sebepleri meşru. Kararda, Türk yargısının adil yargılama hakkını ihlal etmediği belirtiliyor. Yargılama sürecinin uzun olduğu gerekçesiyle yapılan şikayette reddediliyor. Bundan sonra gelecek bütün Ergenekon davalarının kaderini bu ara karardaki içtihat..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(10 Şubat 2012, 11:07)

27 Nisan muhtırasına soruşturma
Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmayı 12 Eylül soruşturmasına bakan Savcı Kemal Çetin yürütecek. Platformun daha önceki suç duyurusu üzerine 28 Şubat darbe süreci için de soruşturma başlatılmıştı.

02.02.2012 10:08 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı.Adalet Platformu Başkanı Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan açıklamasının sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan açıklamasıyla ilgili olarak dönemin askeri sorumluları hakkındaki suç..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(02 Şubat 2012, 10:08)

Ergenekon davası gerekli mi?
Ergenekon ve benzer davalar uzadıkça bazıları bu davaların kıymetini kaybettiğini iddia ediyor. Bu iddiaları eleştiren Star yazarı Laçiner, 'Ergenekon Davası’na gerek var mı?' sorusuna somut gerekçelerle net yanıt veriyor. Dava öncesi ve sonrasını değerlendiren Laçiner, 'Ergenekon’dan sonra ne bir Danıştay Saldırısı oldu, ne de bir misyoner cinayeti. Ayrıca asker-sivil ilişkileri de kademe kademe rayına girmeye başladı' diyor. Laçiner, davalar kapatılırsa Ergenekon'un tekrar devreye gireceğini de belirtiyor. Yeni dava ve soruşturmaların açılması, örgütün hala aktif olduğunu, dava ve soruşturmaları engellemek için faaliyet yürüttüğünü gösteriyor. Hatta Başbakanın gizli ve resmi telefon görüşmelerini yayınlaması da Laçiner'in haklılığını gösteriyor.

17.01.2012 13:10 Ergenekon ve benzeri davalara gerek var mı? Bu davalar maksadını aştı mı? Artık mahkemelere ihtiyacımız kalmadı mı? Ergenekon Davası ve benzeri davalar uzadıkça bazılarının bu davaların kıymetini ve işlevini unuttuğuna dikkat çeken Star yazarı Sedat Laçiner, 'Ergenekon..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(17 Ocak 2012, 13:10)

OYAK: Devleti korumak ayıp değil
Kanlı Danıştay saldırısına ait güvenlik kamera kayıtlarının silindiğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dün İstanbul, Ankara ve Zonguldak'ta 21 adreste arama yapıldı. Danıştay saldırısı olduğunda OYAK Güvenlik Müdürü olan Orhan Çoban ile birlikte 8 kişi gözaltına alındı. Halen Oyak Genel Müdürü olan Coşkun Ulusoy ise gözaltına alınmadı. Sadece evi ve ofisi arandı. Coşkun Ulusoy'un, Danıştay saldırısında kameraların karartıldığı iddialarında adının geçmesinden şikayetçi olan MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'na, 'Devleti korumak ayıp değil günah değil' dediği dinlemeye takılmıştı.

04.01.2012 10:23 Danıştay saldırısında delilleri kararttıkları iddiasıyla Ankara ve İstanbul'da 21 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı doğrultusunda gerçekleşen operasyon çerçevesinde İstanbul'da Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy'un ev ve iş yerindeki ofisinde arama yapıldı. Ankara'da ise aralarında OYAK eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Ç.'nin de aralarında bulunduğu 8 kişinin gözaltına..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(04 Ocak 2012, 10:23)

Turgut ÖzalÖzal suikastinde çember daralıyor
1988 yılında Turgut Özal'a yapılan suikastle ilgili önemli bilgilere ulaşıldı. Soruşturmayı yürüten savcı, çemberi iyice daralttı. Suikastı o dönem soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede kızının kaçırıldığı ve eski MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiği iddialarını doğruladı.

Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, merhum cumhurbaşkanına 1988 yılında yapılan suikastla ilgili önemli bilgilere ulaştı. Kartal Demirağ'ın gerçekleştirdiği suikastta, Özal baş parmağından yaralanmıştı. Suikastı soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede kızının kaçırıldığını ve eski MGK Genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiğini söylediği belirtildi. Yüksekova Çetesi'ni ortaya çıkaran eski Jandarma İstihbaratçı Hüseyin Oğuz da Özal suikastı soruşturmasında Tonik'e dikkat çekmişti. Fikri Sağlar ise "Soruşturmayı rütbeliler engelledi" demişti. Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal bir gazeteye verdiği..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(19 Kasım 2011, 12:52)

'Mesaja mesaj' ses kaydı
Dün internete düşen bir ses kaydında, 2010 yılında MİT ve PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan çatışmaları durdurma ve PKK'nın silahsızlanması amaçlı görüşme yapıldığı iddia edildi. Ses kaydının medyaya çıktığı saatlerde Başbakan Erdoğan Mısır'da tüm dünyaya yönelik bir konuşma gerçekleştirmekteydi. Ses kaydının yayınlandığı Dicle Haber isimli web sitesi, kaydı kendilerinin yayınlamadığını, sitelerinin hacklendiğini açıkladı. Mesaja mesaj olarak yorumlanan ilginç zamanlama ve ses kaydının site hacklenerek verilmesi, istihbarat operasyonu gibi görünen bu olayın arkasında İsrail'in olduğu kuşkusunu doğurdu. Hatırlanacağı gibi birkaç gün önce İsrail hükümet yetkilisi Lieberman Türkiye'ye karşı PKK'yı destekleyeceklerini açıklamıştı.

İnternete dün düşen bir ses kaydında, MİT ve PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da bir görüşme yapıldığı iddia edildi. Ses kaydı, önce, önceki akşam 18:00’da PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat News’te, ardından dün sabah 09.30’da Dicle Haber Ajansı(DİHA) sitelerinden yayınlandı.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(14 Eylül 2011, 13:39)

Dursun Çiçek, Abdurrahman YalçınkayaBiri yalan uydurdu diğeri dava açtı
İnternet andıcı iddianamesinde AK Parti'ye açılan kapatma davasına ilişkin ilginç ayrıntılara da yer veriliyor. Buna göre, psikolojik harp teknikleriyle kamuoyunu yönlendirerek hükümeti yıpratmak için kurulan 'kara propaganda' sitelerinde kapatma davasını destekleyen yazı ve yorumlar yer alıyor. Bu yalan haberler Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya tarafından AK Parti'ye karşı açılan kapatma davasında delil olarak dosyaya konuldu. Anayasa Mahkemesi'nin incelemesinde ise yalan olduğu tespit edilen çok sayıda delil dosyadan çıkarıldı. Söz konusu siteler ayrıca Abdullah Gül'ün seçilmesini engellemek için 11. cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yürütülen kontrgerilla harekatı kapsamında da aktif olarak kullanıldı.

'İnternet andıcı' davasında AK Parti'ye açılan kapatma davasına ilişkin önemli bilgiler yer alıyor. Kapatma davasında kullanılan gazete kupürleri ile TSK'nın internet sitelerindeki haberler örtüşüyor: "Türkiye irtica tehdidi altında, AKP'de kadına yer yok, Atatürkçü cumhurbaşkanı istiyoruz, Yargı kuşatmada.."

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Ağustos 2011, 11:03)

İşte darbecileri korkutan 13 general
İkinci Balyoz davası delil klasörlerinden şok belgeler çıktı. Balyoz darbesi başlatıldığında, şu an Balyoz'da tutuklu sanık olan Tuğamiral Kadir Sağdıç ve Fatih İlgar’ın da aralarında olduğu 24 subay, 'darbeye karşı geleceği' düşünülen 13 üst düzey komutanı tutuklamakla görevlendirilmiş. Tutuklamayı yapacak subaylara 'Ateş gücü yüksek MP-5 marka silahlar yemin metni okutulup, imzalatılarak' teslim edilmiş. Belgenin altında Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevinden alındıktan sonra Balyoz Davası’nda tutuklanan Abdullah Gavremoğlu’nun adı da yer alıyor. Darbeciler, başarısızlığa uğramamak için Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk ve ailesine yönelik faaliyetler de planlamış.

İkinci Balyoz Davası’nın, önceki gün avukatlara verilen ek delil klasörlerinde bulunan belgelerde, Balyoz Planı’na karşı çıkan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli 13 komutanın nasıl ve kim tarafından tutuklanacağı bilgisi yer aldı.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(13 Temmuz 2011, 13:09)

Atabeyler davasında neler oluyor?
Beş yıldır savcı değişiklikleri nedeniyle ertelenen ‘Başbakan’a suikast’ planını içeren Atabeyler Davası savcısı üçüncü kez değişti. Emniyet'in 'başbakana dört dörtlük suikasttı' dediği ve Özel Harp Dairesi (ÖHD) elemanlarından meydana gelen Atabeyler grubuna yönelik soruşturmada hiçbir 'üst' bağlantı aydınlatılamadı. Şubat ayındaki son duruşmada esas hakkındaki mütalaasını veren savcı sanıkların sadece ‘patlayıcı madde bulundurmak’tan yargılanması gerektiğini savunmuştu. Kararın bu haliyle çıkması durumunda örgütün uzantıları ve kimden talimat aldığı ise açığa çıkmayacak. Kamuoyunda davanın tıpkı Danıştay saldırısı davasındaki gibi örtbas edilmeye çalışıldığı kanaati hakim.

Ergenekon davasına bakan mahkemenin listesini istediği Başbakan’a yönelik suikast dosyalarının başında Atabeyler davası geliyor. 5 yıldır süren davada yarınki (Salı) duruşmasında karar çıkması bekleniyor. Ancak Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın savcısı üçüncü kez değişti.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(11 Temmuz 2011, 12:02)

Kavakçı'ya linç, Balbay'a saygı
Milletvekili seçilen tutuklu Ergenekon milletvekillerinin mahkemelerce tahliye edilmemeleri Ergenekon medyasında 'milli iradeye saygısızlık' olarak gösteriliyor. Oysa 1999 yılında, milletvekili seçilmiş olan ve herhangi bir hapis cezası da olmadığı halde sadece başörtülü diye Fazilet Partisi milletvekili Merve Kavakçı'ya Meclis'te inanılmaz saygısızlık ve hakaret yapıldı. Kavakçı, adeta 'vurun kahpeye' şeklinde çok adice bir lince tabi tutuldu. Kendisi de o dönem milletvekili seçilen ve Kavakçı'yla birlikte Meclis salonuna girerek ona destek olan Nazlı Ilıcak o gün Meclis'te yaşanan o tarihi rezalete en yakın tanık olan kişiydi.

Nazlı Ilıcak (Sabah): Nerede millet iradesi?.. Bugün, tutuklu oldukları için yemin etmeyen milletvekilleri hakkında "milli iradeye saygı duyulması gerektiğini" hatırlatanlar var. Tabii ki milli irade her şeyin üstünde olmalı. 1999'da Merve Kavakçı hakkındaki yorumları hatırlatmaktan maksadımız, "Dün bana, bugün sana" mesajı vermek değil. Ama, meslektaşlarımızın yüzüne bir ayna tutmak da vazifemiz. Bakın neler yazmışlar:

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(05 Temmuz 2011, 12:15)

Hurşit TolonBüyükanıt bizi sattı, Doğan boşboğaz
İkinci Balyoz İddianamesi'ndeki en önemli delillerden biri, Zirve katliamı soruşturması kapsamında Malatya'dan çıkan bir belge oldu. Orgeneral Hurşit Tolon’a ait olduğu iddia edilen belgede, 'Çetin Paşa her fırsatta duyulur mu duyulmaz mı dikkat etmeden hükümet aleyhinde konuştu. 1. Ordu Plan Tatbikatı’nda onlarca subay içinde neredeyse yapacağımız hareketi açıkladı. Milli mutabakat hükümetinin kurulmasından bile söz etti. Bunlar hükümet dahil her yerde duyuldu. Çetin Paşa’nın pervasızlığı yüzünden basının desteğini alamadık. Basın patronları, Çetin Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olacağına ve böylece hükümetin de bir süre sonra yıkılacağına inandırılsaydı hükümeti destekten vazgeçerdi.' şeklinde darbe girişimini itiraf eden şok ifadeler yer alıyor.

Harp Akademileri Komutanı tutuklu Org. Bilgin Balanlı’nın da aralarında olduğu 28 sanıklı 2. Balyoz Davası’nın en önemli delili İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü’nde görevli Prof. Dr. S.C.’nin bilgisayarında bulunan ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Org. Hurşit Tolon’a ait olduğu ileri sürülen bir belge oldu.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Temmuz 2011, 12:42)

Kazım ÇillioğluŞok fotoğraf: Çillioğlu infaz edildi
İntihar etti denilen ancak şüpheler üzerine dosyası tekrar açılan Albay Kazım Çillioğlu'nun ölümünün ardından olay yerinde çekilen fotoğrafı ortaya çıktı. Gündemi sarsacak fotoğraf şüpheleri gideriyor ve Albay'ın intihar etmediğini, dövüldüğünü, kurşunla infaz edildikten sonra, cesedinin oda içinde sürüklendiğini gösteriyor. Kısa süre önce mezarının açılmasıyla yapılan otopside kaburga kemiğinde bir kırık ve sırtında da bir delik tespit edilmişti.

Uçak kazasında hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis'in komutanlarından Albay Kazım Çillioğlu'nun şüpheli ölümüne ışık tutacak olay yeri fotoğrafı ortaya çıktı. Fotoğraf, intihar denilerek kapatılan dosyadaki resmi tutanakları yalanlıyor. Ailesinin duygusal durumunu düşünerek mozaiklediğimiz fotoğrafta, sırtüstü yatan Çillioğlu'nun, dudak çevresindeki şişlik ve kan izleri ölmeden önce darp edildiğini gösteriyor. Resmi tutanağa geçen 'masada sağ eliyle intihar etti' tespitini çürütüyor.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(27 Haziran 2011, 10:35)

Cunta, subayların ihbarından korkmuş
Balyoz planını hazırlayan cuntanın, darbe karşıtı subayların müdahale hazırlıklarını öğrenmesinden rahatsız olduğu, müdahalede 'Görev Verilecek Personel' listesi ile 'Güvenilmez Personel' listelerinin hazırlandığı ortaya çıktı. Cuntanın korktuğu da başına geldi. Hatırlanacağı gibi Balyoz belgeleri ve ses kayıtları bir valiz içerisinde Taraf gazetesine teslim edilmişti. Benzer şekilde ıslak imzalı Kontrgerilla belgesinin aslının da Genelkurmay karargahında apar topar yapılan evrak imha girişiminden kurtarıldığı, gizlice dışarıya çıkarılarak savcılara gönderildiği anlaşılmıştı. Ergenekon soruşturması sürecinde başlatılan örneğin Amirallere Suikast, Özel Harp Dairesi'nin bir kamyon el bombası nakli ve diğer bir çok soruşturma da gelen ihbarlarla başlatılmıştı.

Eskişehir'de ele geçirilen bir belgede, "İç ve dış faktörler olmak üzere iki durumda başarısızlığın yaşanabileceği ifade edilmektedir. Birinci husus planın kendi içimizde müdahale karşıtı kişiler tarafından öğrenilebilmesi..." deniliyor.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(26 Haziran 2011, 10:50)

Hüsnü Mübarek, Çetin DoğanMısır ve Türkiye için tarihi gün: 11022011
13. duruşma balyoz sanıklarına şok getirdi. Balyoz davasının dünkü duruşmasında tarihi bir karar verildi. Eski kuvvet komutanları ile muvazzaf generallerin de aralarında bulunduğu 163 sanık için tutuklama kararı verildi. Dün için beklenmeyen bu şok gelişme Türkiye'yi sarstı. Sanıklar tutuklamaya direndi, güvenlik güçlerine teslim olmak istemedi. Aynı saatlerde Mısır'dan gelen Mübarek'in istifa ettiği, halkın kutlama için meydanları doldurduğu haberleri balyoz tutuklamalarıyla ilginç bir benzerlik oluşturdu. Tüm dünyada demokrasiye, halkın tercihlerine dayalı yönetimlere rağbet var. Mısır halkı, Türkiye'deki demokratik gelişmelere özendiğini protesto gösterilerinde sık sık dile getirmişlerdi. 11 Şubat 2011, Mısır ve Türk balyozculara vurulan darbe ile iki halk için de tarihi bir gün oldu.

Dün 13. duruşması yapılan Balyoz davasına 196 sanıktan 167'si katılmış, 29'u ise mazeretli olarak katılmamıştı. Duruşmada müdahillik başvuruları görüşülmeye devam edilirken söz sırası savcının talebine geldi. Savcı Gölcük'ten çıkan yeni belgeler nedeniyle 180 sanık hakkında tutuklama..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(12 Şubat 2011, 12:42)

Kılıçdaroğlu çıldırdı: Durum ağır, ihtilal hak!
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İsmet Paşa’nın Menderes için söylediği, 'İhtilal, millet için meşru bir hak olur' sözüne destek vererek, 'Evet aynı durum, hatta daha ağır' dedi. CHP'li milletvekilleri ve yöneticilerin son günlerde sürekli sokak çatışmasından ve direnişten bahsetmesi ve seçimler çok yaklaştığı halde bundan çekinmemesi dikkat çekiyor. Bu durum, CHP'nin seçimlerden umudu kestiği, Mısır lideri Mübarek gibi tek güvendiği kurum olan asker içindeki cuntaya umudunu bağladığı şeklinde yorumlanıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Menderes dönemi gibi baskıların yaşandığını savunarak, gerekirse ihtilal bile olabileceğini ima etti. İsmet Paşa’nın Menderes için söylediği, “Demokratik rejimi baskı rejimine çevirirseniz ihtilal, millet için meşru bir hak olur” sözüne karşılık Kılıçdaroğlu’nun, “Evet aynı durum, hatta daha ağır” ifadesini kullanması dikkat çekti.

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(01 Şubat 2011, 13:03)

Süheyl BatumBatum: 50 bin kişiyle Silivri'yi basalım!
CHP'nin, başka milletvekili adayı bulamamış gibi Ergenekon Terör Örgütü mensuplarını milletvekili yapmayı ve Haziran seçimlerinde seçilmelerini sağlayarak, cezaevinden ve davalardan kurtarma planı giderek netleşiyor. Son olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, Silivri'deki Ergenekon sanıklarını korumak için her yöntemi uygulayacaklarını açıkladı.

Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün 18. yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri için İzmir'e gelen Batum, 'Ergenekon' sanıklarının milletvekili yapılarak cezaevinden kurtarılması teklifini değerlendireceklerini belirtti. Batum, "İçeride yatan Atatürkçü aydınları korumak için elimizden geleni yapacağız." dedi. Bunun için her yöntemi uygulayacaklarının altını çizdi. Batum, "Biz terör örgütü falan değiliz. Biz, AKP hükümetinin bilerek ve isteyerek Atatürkçü aydınları içeri tıkmak suretiyle, Türkiye'de kendi iktidarını hiçbir engel olmadan kurmak istediğini düşünüyoruz. Buna kesinlikle izin vermeyeceğiz. Buna izin vermemek her yöntemle olabilir. Oradaki Atatürkçü aydınları partiye alarak veya..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(24 Ocak 2011, 12:42)

Gülseven Yaşer'Darbe olmazsa Ergenekon bizi bitirecek'
Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer'in mahkeme kararıyla yapılan dinleme kayıtlarında tüyler ürperten ifadeler yer alıyor. Yaşer, Ergenekon gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması gerektiğini söylüyor: 'Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır, artık bir tek o kaldı onu yaparlarsa, yoksa bitmiştir.'

Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında iddianame hazırlanan Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer, Ergenekon gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması gerektiğini söylüyor. Yaşer, mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerde Ocak 2009'daki Ergenekon operasyonunun yapıldığı gün Siminsu Baytok Uçak'a "... Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır... Yoksa bitmiştir." yorumunu yapıyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve ÇEV iddianamesi geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından kabul edildi. Derneğe yönelik ağır suçlamalar vardı. İddianamede ÇYDD ve ÇEV'in Ergenekon terör örgütüyle işbirliği yaptığı ileri sürülüyor ve PKK'lı öğrencilere burs..

HABERİN TAMAMINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN >>>

(25 Aralık 2010, 13:55)

ERGENEKON DAVASI HAKİM VE SAVCILARINA TARİHİ UYARILAR!..
Bugün görülmeye başlanacak dava süreci Türkiye'miz için çok hayati önemde. Ne Avrupa Birliği müzakereleri, ne BM güvenlik konseyine seçilmiş olmamız ne de benzeri gelişmelerin hiçbirisi bu dava kadar önemli değil.

Çünkü devleti koruma adına hareket ettiğini iddia eden, hem sivilleri hem devlet görevlilerini öldüren, sakat bırakan, öldürme yemini ettiren, silahlı yemin törenlerinde evlilik nikahları kıyan, pkk, hizbullah, dhkp-c, ibda-c ve benzeri terör örgütlerini maşa gibi kullanan, bizzat onlara veya onlar yaptı süsü verilip devlet görevlilerine eylemler düzenleten, müslüman-laik, türk-kürt, alevi-sünni, sağ-sol ve benzeri kışkırtmalarla Türk halkını yıllardır bölen ve halen de bölmeye çalışan, bebelere kurşun sıktıran, insanlara dışkı yedirerek, köylerini yakarak, aşağılayarak, devletten nefret ettiren, bu baskıların da etkisiyle gençleri dağa çıkaran, bir kardeşi dağda bir kardeşi askerde birbiriyle vuruşturan, binlerce anne-babayı yaşadıkları sürece unutamayacakları tarifsiz
evlat acısına boğan, birçok kadını kocasız, çocukları babasız bırakan, bir çok gazilerimizin ömür boyu sakat kalmasına yol açan, Türkiye'mizi içine kapatan bu menfur, melun terör organizasyonunu kısmen de olsa konu alan bir davaya bakacaksınız! Hiçbir terör örgütü bunlar kadar bu ülkeye zarar veremez!

Bu melun terör organizasyonundan korkmayınız, Türk halkından korkunuz. Şemdinli savcısının başına gelenleri, Şemdinli davasına bakan Van mahkemesi üyelerine yapılan baskıları, İstanbul Organize'ye nöbetçi mahkeme kararı aldırarak baskın yapan ve hukuk dışı şekilde yeni ergenekon soruşturma gelişmelerini kopyalamaya çalışan meslek yüzkaralarını unutmayın! Sizler Türk Halkı adına karar vereceksiniz! Sakın kurtlar vadisindeki gibi, bu adamları, millet adına yaptıkları hizmetlerden dolayı suçlayamayız, beraat ettirmeliyiz, diye düşünmeyin. Bu melun terör organizasyonunun polat alemdar ve ekibiyle hiçbir benzerliği yok, üstelik de bu terör organizasyonu bir film değil, bir gerçek. Yukarıda sıraladığımız cürümleri de önünüze sunulan belge ve bilgilerde!..

Bu adamların işledikleri bu suçlar, insanlık suçlarıdır, en temel suçlardır.. Bu suçlar ve ülkeye yaptıkları kötülükler, ne Türk Milleti adına ne de devlet adınadır.. Eğer onlardan korkarsanız, yanlış tarafta yer alırsanız bu aziz millet bunu da görecektir! Onların hesabı bugün olmazsa, sizler eliyle olmazsa, bir gün mutlaka ama mutlaka görülecektir. Unutmayınız ki kimse bu dünyada kalıcı değildir. Önemli olan geride kalanların bizi nasıl hatırlayacağı, rahmetle mi lanetle mi?

Çok şeyler söylenebilir ama siz arif insanlarsınız, Türk Halkı adına demek istediklerimizi anlamışsınızdır. Yüreğinizden korkuyu silin, sonu ne olursa olsun, hukukun gereğini yerine getirin. Gerekçesi vicdan huzurunuzdan temellenen, milletin de onaylayacağı kararlar verin! Böyle olan tüm yiğit hukuk adamlarımıza Türk Halkı adına başarılar ve kolaylıklar dileriz.


Abdullah Harun, (20 Ekim 2008)

Kontrgerilla, Ergenekon Örgütü müdür veya Kontrgerilla mı Yargılanıyor, Tasfiye Ediliyor?
Ergenekon iddianamesinden net olarak anlaşılmıyor ama eğer Ergenekon örgütü kontrgerilla'nın kendisi midir derseniz, Hayır! O değildir, onun kullandığı alt örgütlerden birisidir. Kontrgerilla vardır, halen devam etmektedir ve Ergenekon'la aynı değildir. Kesinlikle böyledir. Bizce buna en büyük delil, Genelkurmay'ın 1990 yılında yaptığı brifingindeki açıklamasıdır:..Özel Harp Dairesi yalnız antikomünist değildir. Din devrimine de karşıdır...Devrim kelimesi kullanılmış. Başörtüsü taleplerinin en fazla dikkat çektiği “toplumsal hayatta İslam'ın gittikçe daha çok yer alması”nın, brifingi verenlerce din devrimi süreci olarak görüldüğü, dolayısıyla Kontrgerilla'nın, eski adı Özel Harp Dairesi (ÖHD), yeni adı ise Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) şeklinde değiştirilen ve başlangıçta ABD finansmanıyla kurulan, başbakan Ecevit'in bile haberdar edilmediği çok gizli bir devlet örgütü olduğu ve doğal olarak da varlığını halen sürdürdüğü, hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gayet net anlaşılmaktadır. Öyle ayrıcalıkları vardır ki bu örgüt elemanlarının, mevcut kanunlara tabi değildirler, yakalanırlarsa soruşturulmazlar. Genelkurmay Başkanı'nın 'tanırım, iyi çocuktur' dediği ve yargılanmalarına açık müdahalenin yapıldığı Şemdinli olayı subayları buna canlı bir örnektir. Bu sitenin ilgili bir çok sayfasında bunları yıllardır belirtmiştik ama özellikle sitemizin en önemli bölümünü teşkil ettiğine inandığımız Kontrgerilla'nın varlığını gösteren klasik  Deliller  sayfamızı, Özel Harp Dairesi Kontrgerilla mıdır? sorusuna cevap arayan  Ö.H.Dairesi  sayfamızı, Kontrgerilla-Ergenekon-Gladio ve bağlantılı konulardaki güncel haberleri aktaran  Manşetlerimiz  sayfamızı ve tabi  forum  bölümümüzdeki ilgili tartışma başlıklarını okumanızı tavsiye ederiz.

Ergenekon soruşturması ile kuyruğundan yakalanan Kontrgerilla canavarı, kurtulmak için mücadele etmeye başlamıştır. Soruşturmanın yukarılara tırmanmaması için, tıpkı Kurtlar Vadisi'ndeki İskender'in yakalanışıyla adamlarının tüm ülkeyi bombalı ve silahlı saldırılarla cehenneme çevirmeye çalışmaları gibi gözdağı eylemlerine girişmekte ve “daha ileriye gitmeyin” demektedir. Soruşturmanın seyrine göre bu eylemler devam edecek veya şimdilik duracaktır. Son örneklerini teşkil eden Balıkesir Altınova ve benzeri yerlerde sivillere, Aktütün Karakolu'nda askerlere, Diyarbakır'da polislere yönelik peşpeşe düzenlenen saldırılar, 12 Eylül öncesinde başarılan sağ-sol kavgasının günümüzde Türk-Kürt kavgası şeklinde başarılmaya çalışıldığını, kışkırtmaların çok sırıtmasına rağmen bunun yapılmasının ise iç-dış, türk-kürt, sağ-sol, asker-sivil gibi birbirine karşıt unsurların birlikte çalıştıkları statükocu kontrgerillacıların çok zor durumda olduklarını göstermekte. Yıllarca Meclis'teki komisyonlara ifade vermeye tenezzül bile etmeyen General Veli Küçük gibi önemli elemanlarını feda etmeyi göze almaları da kontrgerillacıların köşeye sıkıştığını, şiddetle çırpınmakta olduklarını ve bu telaş yüzünden iyice planlayıp örtemedikleri sırıtan hata dolu operasyonlar yürütmekte olduklarını, en az hasarla kapandan kurtulmaya çalıştıklarını gösteriyor. Benzer durum İtalya'daki Gladio soruşturması sırasında yaşanmış, soruşturmayı engelleme girişimleri dolaylı ve doğrudan devreye sokulmuştur. Belki de yıllar önce, 1980 öncesi başbakanlığı döneminde Kontrgerilla ve Özel Harp Dairesi (ÖHD) iddialarının üzerine somut şekilde giden, kendisine Çiğli Havaalanı'nda suikast girişiminde bulunulan Bülent Ecevit'in, “Özel Harp Dairesi'nin sivil uzantısının açığa çıkarıldıklarında girişebilecekleri tehlikeli tertiplerden duyduğu korku” , bugünkü çılgınca katliam tertiplerini en çarpıcı şekilde anlaşılır kılan, Ergenekon soruşturmasının aslında nerelere kadar tırmanması gerektiğine ışık tutan ilk ve en üst düzey net açıklamadır. Ecevit'in başbakanı olduğu hükümetin koalisyon ortağı Necmettin Erbakan'ın, Uğur Mumcu cinayeti üzerine, bilinen ama kolayca ve normal koşullarda söylenemeyen gerçeği, onbinlerce kişi “Kahrolsun Kontrgerilla!” diye haykırırken dile getirdiği: “Türkiye'de Özel Harp Dairesi var. Bunların CIA'nın emrinde olduğunu, birçok provokasyonda bulunduğunu biliyoruz. Uğur Mumcu'nun öldürülmesine benzer birçok cinayet profesyonelce işlendi. Bu cinayetlerin Özel Harp Dairesi'nin marifeti olduğunu biliyoruz.” sözleri de diğer bir net açıklamadır.

Evet bir örgüt tasfiye ediliyor, adı Ergenekon, ama tıpkı Susurluk'taki gibi kısıtlı tasfiyeden başka bir şey değil bu. Evet bu da bir şeydir, güzeldir şüphesiz. Ama asıl örgüt, asıl beyin veya beyin takımı şu an dışarıda, işinde gücünde insanlar görünümündedir. Muhtemelen çok yakından tanınan kişiler olup ellerini kollarını sallayıp gezinmekte, halka karşı yürütecekleri yeni operasyonları planlamaktadırlar. Boş durmayı sevmezler. Yani kendimizi kandırmayalım, bu iş bitti demeyelim. Yukarıda işaret ettiğimiz ÖHD kaynaklı örgütü ve bunların yurt sathına yaydıkları, gerçek amacı yurt savunması ve yurdumuz işgale uğradığında öğrendikleri, “ortalığı karıştırma, dış düşmana terör uygulama ve böylece halkın direnişini örgütleme, moral verme, dış düşmana karşı direnişi başlatma” gibi görevler üstlenmiş ve bu amaçtan sapmayan, ÖHD'nin sivil uzantısı gizli gerillaları istisna edelim. Ama bu amacını unutup kendi halkını, müslüman insanımızı, kürt insanımızı iç düşman olarak görüp, 12 Eylül darbesini olgunlaştırmak için aynı silahla hem sağcı hem solcu vuran, kahvehane tarayan, bombalama eylemleri yapan, darbe şartlarını olgunlaştıran, Atabeyler Grubu gibi Başbakan'a suikast planları yapan, Şemdinli'de PKK kitapçısını bombalayıp PKK yaptı süsü veren, Güneydoğu'da PKK'ya karşı mücadele ederseniz hapisten firarınızı sağlarız, yakalanırsanız da sizi tanımıyoruz deriz diye MHP'lileri yönlendiren, ister tam ister yarı resmi isterse de gayrı resmi gizli devlet görevlilerinin oluşturduğu gizli gerillaları ne yapalım, onları unutalım mı, bu dosya kapansın mı? Biz istesek de bu dosya kapanmaz. 100 yıldır ittihat terakki komitacılarını konuşuyorsak bir 100 yıl sonraki nesillerimiz hala bu gizli kontrgerilla örgütünü konuşmalı mı? Susurluk'ta sınırlı tasfiye oldu da dosya kapandı mı, hayır. Tam demokrasi tam demokratik kontrol mekanizması kurmak zorundayız. Düşüncesini, yaşam tarzını beğenmediği kendi halkını iç düşman görüp örgütlü terör ve şiddet uygulayanları en şiddetli cezalarla cezalandırıp sindirmedikçe, var olan tüm örgütlenmeleri dağıtmadıkça bu dosya hep açık kalacaktır. İnşallah o meş'um dosyanın kapandığı günleri gelecek nesillere kalmadan bizler de görürüz!..

Abdullah Harun, (27 Temmuz 2008), son güncel.: (13 Ekim 2008)


Kontrgerilla, Gladio, Özel Harp Dairesi, Nato, askeri darbeler, 12 Eylül öncesi-sonrası, siyasi terör Komando - 4.51kB olayları, sonuncusu Uğur Mumcu'yu hedef alan faili meçhul siyasi cinayetler, Başbakan Ecevit'e, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yönelik suikast girişimleri... Tüm bu sözlerle ülkemizin karanlık bir yönü anlatılıyor. Yeraltında birşeyler oluyor, ama ne ?.. 

1990 yılında İtalya'da patlak veren Gladio skandalı ve o sıralarda ülkemizde işlenmekte olan laiklik cinayetleri bu konuyu pek yoğun şekilde gündemimize soktu. Birileri için şok edici bir gelişmeydi. Suçüstü yakalanmışlardı, açıkça itiraf etmeseler de!.. Skandal patladıktan sonra kısa süre içinde tüm Nato üyeleri, ülkelerinde Gladio uzantılarının bulunduğunu kabul ettiler, bir tek Türkiye hariç. Oysa Nato'nun en hassas kanadı bizdik ve en kanlı ve yoğun faili meçhul siyasi terör olayları bizim ülkemizde meydana gelmişti. Buna rağmen pişkinlikle örtbas edildi. Olası bir dış güç işgaline karşı terör uygulamak için eğitilenler mi yaptı terörü yoksa maceracı gençler mi, bir yazarın dediği gibi?.. 

Buradaki bilgiler yeni değil, daha önce yayınlanmış bilgilerin tekrarı. Basılı medyada yayınlanmış bu bilgiler. Ama internet ortamının getirdiği mühim bir avantaj var, o da karşılıklı etkileşim. Bu sitenin bir amacı da bu. Eleştirilerde ve katkılarda bulunabilirsiniz. Eksik ya da hatalı gördüğünüz bilgiler hakkında görüş belirtebilirsiniz. 

Bizi izlemeye devam edin...

Abdullah Harun
13 Ağustos 2001

En iyi görüntü Internet Explorer 1024 x 768 veya tercihen üstü ile izlenir. Mozilla Firefox 2.0 ve üstü ile de büyük ölçüde uyumludur.