Gözaltındaki Albay
serbest
Ergenekon bağlantılı 'Kafes Eylem Planı' ve 'Amirallere Suikast'
davalarıyla birleştirilen 'Poyrazköy' cephaneliği davasında tutuksuz
yargılanan Kurmay Albay Levent Gülmen, hakkında çıkarılan yakalama kararı
üzerine İzmir'de gözaltına alındı. Ancak yakaama kararında yanlışlık
olduğu anlaşılınca Albay daha sonra serbest bırakıldı.
19.05.2012 12:28 'Kafes Eylem Planı' ve 'Amirallere Suikast' iddialarına
ilişkin davalarla birleştirilen ve İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
görülen 'Poyrazköy' cephaneliği davasında tutuksuz yargılanan Kurmay
Albay Levent Gülmen, mahkemenin yakalama kararı üzerine İzmir'in Foça
ilçesinde gözaltına alındı. ''Silahlı terör örgütüyle doğrudan
bağlantılı olarak Kafes Eylem Planı'nı hayata geçirmek üzere faaliyet
yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olmak'' suçlamasıyla tutuklu
yargılanan ve 5 Temmuz 2010'da tutuksuz yargılanmak üzere serbest
bırakılan Levent Gülmen ile ilgili mahkeme yeniden yakalama kararı aldı.
Karar üzerine, Foça Cumhuriyet Meydanı'ndaki 19 Mayıs Atatürk'ü..
Ergenekon'da
184. duruşma Ergenekon davasına 184. duruşma ile devam ediliyor. Duruşmada
gazeteci Nuray Başaran dünkü duruşmada başladığı tanık ifadesine bugün
de devam ediyor.
18.05.2012 13:40 Ergenekon davasına 185. duruşmayla devam ediliyor.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 61'i tutuklu 256 sanıklı
davanın Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin içinde bulunan büyük
salonda yapılan duruşmasına, Mustafa Balbay, Hurşit Tolon, Veli Küçük,
İbrahim Şahin, Doğu Perinçek, Dursun Çiçek, Tuncay Özkan, ve Danıştay
saldırısı sanığı Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 46 tutuklu
sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker
Başbuğ, emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Mehmet Haberal ve emekli
Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu 15 tutuklu sanık ise
duruşmaya katılmadı. Duruşmada Odatv Davası'nın tutuklu, bu davanın
tutuksuz sanığı olan Yalçın Küçük de hazır bulundu. Dün yapılan oturumda
ifade veren tanık Nuray Başaran, bugün de davanın..
Eymür:
Suikast timi uçaktaydı Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür katıldığı bir TV programında yaptığı
açıklamada, 1997'de Kıbrıs'ta tatbikat esnasında vurulan Albay Vural
Berkay ile Adana Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı öldürenlerin, 2001'de
Malatya'da düşen Casa askeri uçağında olduğunu, bu ekibi yoketmek için
uçağın düşürüldüğünün söylendiğini belirtti. Eymür, Yeşil'in
yaşamadığını ve 1 Mayıs 1977 olaylarında MİT'in rolünün olmadığını da
iddia etti.
18.05.2012 11:49 A Haber'de yayınlanan ve Gazeteci Sevilay Yükselir'in
moderatörlüğünü yaptığı %100 Siyaset programının ilk bölümünün konukları
Yeni Asır Gazetesi Yazarı Hüseyin Kocabıyık, Hürriyet gazetesi yazarı
İsmet Berkan ve Eski MİT Müsteşarı Mehmet Eymür oldu. 28 Şubat'ta
yaşananları değerlendiren Eymür; "Bir takım şeylerin soruşturulması ve
aksaklıkların giderilmesi, devletin yapması gereken şeylerden biri. Şu
anda yapılanlar gayet doğal." dedi. Eski Müsteşar Mehmet Eymür; "MİT 12
Eylül'de darbe olacağını siyasi iktidara haber vermedi ayrıca 28
Şubat'ta da..
Genelkurmay
dvd'yi gönderdi Ergenekon sanıklarında yakalanan ve davanın en önemli delillerinden
biri olan 51 No’lu Dvd’nin aslı, Genelkurmay tarafından özel kurye
aracılığıyla mühürlü bez torbada Ergenekon Mahkemesi’ne ulaştırıldı.
Ancak daha sonra gelen açıklamalarda Dvdnin asıl değil kopya olduğu,
onun da savcılık tarafından asıl Dvd'den kopya edilerek genelkurmaya
gönderilen Dvd olduğu öğrenildi.
18.05.2012 11:06 Ergenekon terör örgütü iddiasıyla başlatılan soruşturma
kapsamında ele geçirilen ve davanın kilit delillerinden biri olan 51
No’lu DVD’nin aslının Genelkurmay’da olduğu ortaya çıktı. “Kırıldı,
çatladı ve orijinali yok” denilen DVD’nin aslı Genelkurmay tarafından,
özel kuryeyle mahkemeye ulaştırıldı. Ergenekon soruşturması kapsamında,
tutuklu sanık emekli Albay Levent Göktaş’ın ofisinde ele geçirilen 51
No’lu DVD uzun süre tartışma konusu olmuştu. Ergenekon soruşturması ve
dava sürecinde yüksek yargı mensuplarına ait gizlice çekilmiş uygunsuz
görüntüler ile çok sayıda gizli askeri bilgi ve belge ile Balyoz gibi
harekat planlarının da yer aldığı 51 No’lu DVD’de görüntüleri bulunan
Yargıtay mensuplarına ‘şikayetçi olup olmadıkları’ sorulmuştu.
51 No’lu DVD’nin polis tarafından arama sırasında Levent Göktaş’ın
ofisine..
Danıştay:
Artık rüya görmüyoruz Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, saldırıda hayatını kaybeden
Mustafa Özbilgin'in mezarı başında
anılmasında yaptığı konuşmada, 'Rüya
görmüyoruz geçmişteki gibi'
dedi. Kullukçu'nun sözü, Danıştay Daire başkanlarından Salih Er'in 17
Mayıs 2009'da Danıştay'da yaptığı konuşmayı hatırlattı. Er, 'Bir düş gördüm' diyerek başladığı
ve ABD Başkanı Obama'yı da kattığı konuşmasında Başbakan'a, cumhuriyet savcılarına ve emniyet mensuplarına
yönelik inanılmaz ifadeler kullanmıştı. Danıştay
saldırısının Ergenekon'la bağlantıları çıkmasına karşın Er, saldırıyı
müslümanların yaptığında ısrar etmiş, azmettirici olmakla suçlanan
Ergenekon sanıklarını 'devlete hizmet etmiş kişiler' olarak tanımlamıştı.
18.05.2012 09:56 Danıştay'a yapılan silahlı saldırıda hayatını kaybeden
2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin, mezarı başında anıldı. Anma
törenine Özbilgin'in eşi Sema ve oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin'in
yanı sıra Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, CHP Grup Başkanvekili
Emine Ülker..
Darbeci
Baro'ya darbe Balyoz davasıyla ilgili yasa hazırlığı iddiası doğru çıktı. Balyoz
davasında sanık avukatları ile mahkeme heyeti arasında gerilime yol açan
'avukatın yokluğunda karar verilip verilmeyeceği' tartışmasına Meclis el
attı. Ak Parti’nin hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğu
yasa teklifine göre mahkemeler, çocuklarla ilgili yargılamalar hariç
avukatın yokluğunda da karar verebilecek. Balyoz davası, İstanbul Barosu
ve sanık avukatlarının ortak boykot eylemi nedeniyle halen durmuş
durumda.
17.05.2012 20:44 Ak Parti,
Balyoz davasında sanık avukatları ile mahkeme heyeti arasında gerilime
yol açan “avukatın yokluğunda karar verilip verilmeyeceği” tartışmasına
nokta koyuyor. Ak Parti’nin hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa
teklifine göre mahkeme, çocuklarla ilgili yargılamalar hariç avukatın
yokluğunda da karar verebilecek.
Ceza muhakemesi yasasının 188. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesi
teklifte şöyle belirtildi:
“Bu düzenleme, özellikle çok sanıklı ve karmaşık davalarda zorunlu
müdafilerin değişik gerekçelerle karar duruşmasında..
MBK
üyesi: 27 Mayıs ifadesi veririm 27 Mayıs darbesini yapan subaylardan Milli Birlik Komitesi (MBK)
üyesi emekli Binbaşı Ahmet Er, 27 Mayıs 1960'ta yapılan darbenin
sorgulanması gerektiğini söyledi. Bütün bildiklerini savcılara anlatmaya
hazır olduğunu belirten Er, bir örnek verdi: 'Cumhuriyet Halk
Partisi'nden iki milletvekilinin, MBK üyesi Orhan Erkanlı'ya, 'Binbaşım,
Saraçhane'de sağcılar ile solcuları, bu iki gençlik grubunu kavgaya
tutuşturduk, kavga bütün şiddetiyle devam ediyor' dedikten sonra
neşelendiklerine şahit oldum.'
17.05.2012 10:31 27 Mayıs'ı yapan askerlerden MBK üyesi ve ünlü 14'ler
gurubundan emekli binbaşı Ahmet Er (85), Manisa'nın Akhisar ilçesinde
yaşadığı mütevazı evinde Cihan Haber Ajansı'na konuştu. Türkiye
darbelerle hesaplaşırken sıranın 27 Mayıs'a geldiğine inandığını
belirten Er, yargılama için çok geç kalındığını söyledi. Ahmet Er, "27
Mayıs sorgulanmalı. O, bir kartopu gibi yuvarlana yuvarlana kendisinden
sonraki dönemlerde ihtilallere ana unsur oldu. Bu bakımdan 27 Mayıs'ın
yargılanması millet için devlet için hayırlı olur kanaatindeyim." dedi.
27 Mayıs'ı..
Ergenekon ve Derin-Sol infazlar Ergenekon sanığı İbrahim Şahin'in, duruşmada sarf ettiği 'DHKP/C lideri
Karataş'ın eşini operasyonda ben öldürdüm' sözleri nedeniyle yeniden
yargılanması istendi. 1992'de Kadıköy Çiftehavuzlar ve İstanbul'un
değişik semtlerinde yapılan operasyonlar sonucunda 4 hücre evi basılmış,
11 Dev-Sol mensubu öldürülmüştü. Öldürülenler arasında Dursun Karataş'ın
eşi Sabahat Karataş da vardı. Bu operasyondan yargılanan İbrahim Şahin,
'kanunun emrini yerine getirdiği' gerekçesiyle beraat etmişti. Şahin'in sözleriyle başlayan
tartışma, Dev-Sol'un derin devlet kontrolünde çalıştığı iddialarını bir kez daha gündeme getirdi.
16.05.2012 12:57 Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından eski Özel
Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in, duruşmada sarf ettiği 'DHKP/C
lideri Dursun Karataş'ın eşini operasyonda ben öldürdüm' sözleri
nedeniyle, diğer sanıklarla birlikte Kayseri'de beraat ettiği dava
kapsamında yeniden yargılanması talep edildi. Çağlayan'daki Adalet
Sarayı'na gelen, eski DHKP/C lideri Dursun Karataş'ın ağabeyi Reşat
Karataş'ın..
Şok
iddianame: Oktay öldürüldü Emniyet Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Behçet Oktay'ın şüpheli
ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Oktay'ın ölümü
sırasında yanında bulunan H.K. 'adam öldürmek'le suçlanıyor. Oysa daha
önce yürütülen soruşturma intihar gerekçesiyle kapatılmış, ailesinin
itirazı üzerine soruşturma yeniden başlatılmıştı.
15.05.2012 10:07 Emniyet Genel Müdürlüğü eski Özel Harekat Dairesi
Başkanı Behçet Oktay'ın şüpheli ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı.
İddianamede Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan H.K. 'adam
öldürmek'le suçlanıyor. Zanlı hakkında müebbet hapis cezası isteniyor.
Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Düzgün tarafından hazırlanan iddianame
8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Oktay, 25 Şubat 2009 tarihinde
Ankara Dikmen'de park halindeki aracında ateşli silah yaralanması sonucu
hayatını kaybetmişti. Başsavcılık, Oktay'ın intihar ettiği gerekçesiyle
takipsizlik kararı vermişti. Oktay'ın ailesinin itirazı üzerine
takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatılmıştı.
28
Şubat'ta 11 tutuklama 28 Şubat soruşturması kapsamında önceki gün gözaltına alınan
şüphelilerden 11'i tutuklandı, 4 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere
serbest bırakıldı. Soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e yükseldi.
10.05.2012 09:45 Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında
önceki gün gözaltına alınan 17 kişiden ikisi dün akşam savcılık
sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Tutuklanma talebiyle mahkemeye
sevkedilen 15 kişinin sorgusu sabah saatlerine kadar sürdü. Ankara 11.
Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğince sorgulanan 15 şüpheliden 11'i
tutuklanırken, 4 kişi serbest bırakıldı. Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde yaklaşık 5 saat süren mahkeme safhasının ardından emekli
Kurmay Albay Erkan Yaykır, emekli Albay Ardan Kıratlı, emekli Astsubay
Asım Atak ve emekli Astsubay Abdullah Hoşgür serbest bırakıldı.
Aralarında 3. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Berkay Turgut ve emekli
Korgeneral Çetin Saner'in de bulunduğu 11 general hakkında ise tutuklama
kararı çıktı. Tutuklama..
Yıldırım:
Ergenekon'a bağlayacaklar 'Futbolda Şike' davasının bugünkü duruşmasında tutuklu sanık
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ek savunma yaptı. Olayın şike davası
olmadığını söyleyen Yıldırım, 'Beni Ergenekon'a bağlamaya çalışıyorlar,
sözde finansörüymüşüm' dedi. Geçtiğimiz haftalarda savcılığa ifade veren
bir gizli tanığın Ergenekon-futbol ilişkisini yer, zaman ve belgelerle
ortaya koyduğu iddia edilmişti. Ergenekon davasının gizli tanıklarından
Poyraz da, Yıldırım ile Ergenekon arasındaki bağlantılar hakkında bilgi
vermiş ve şike olayının arkasında Ergenekon olduğunu söylemişti.
04.05.2012 14:48 'Futbolda Şike' davasının bugün görülen
duruşmasında tutuklu sanık Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ek savunma
yaptı. Çağlayan'daki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada
konuşan Aziz Yıldırım, Mahkeme süresi boyunca basının tef çaldığını
ifade etti ve şöyle konuştu: "Herkes görecek, hiçbir şey çıkmayacak.
Asıl konuşmamı yapacağım ama önce duygularımı anlatacağım. İnsanlar her
şeyi..
Fener
savcısından şok savunma Deniz Feneri savcılarının yargılanmalarına başlandı. Sanık savcı Nadi
Türkaslan, evrak üzerindeki bazı bilgileri gizlediğini doğruladı: 'Karar
üzerinde zerre kadar oynama yapmadım, sadece üzerini kapattım.' Diğer savcı
Abdulvahap Yaren ise skandal savunmasında evrakta tahrifat yapıldığı suçlamasını
kabul etti, ancak bunun haklı bir nedeni olduğunu ima etti.
04.05.2012 14:03 Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmadan 'evrakta
tahrifat yaptıkları' suçlamasıyla alınan 3 savcının, 'görevde yetkiyi
kötüye kullanma' suçundan Yargıtay'da yargılanmalarına başlandı. İlk
duruşmaya Cumhuriyet savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren, Mehmet
Tamöz ve avukatları ile müşteki avukatları katıldı. Ayrıca MHP
Milletvekili Faruk Bal ile CHP Milletvekilleri Emine Ülker Tarhan ve
Kamer Genç ile eski Sincan Hakimi Osman Kaçmaz da duruşmayı izleyenler
arasında yer aldı. Savcılar, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde, 'görevde
yetkiyi kötüye kullanma' suçundan yargılanıyor. Yargıtay 11. Ceza
Dairesi, Deniz Feneri soruşturmasından alınan üç savcı ile ilgili Sincan
1. Ağır Ceza..
Ergenekon
tiyatrosu rahatsız Devlet tiyatroları tartışması giderek büyürken, tiyatroda da
Ergenekon benzeri bir örgütlenme var olduğu iddia ediliyor. Tiyatrocu
Ahmet Yenilmez, tiyatrolardaki örgütsel yapılaşmanın tiyatroya
istediği kişileri alabilmek için sınavları gece yarısı yaptığını ileri
sürdü. Askeriyede ve siyasette olduğu gibi süregelen bir statükonun
artık yıkılmak üzere olduğunu söyleyen Yenilmez, gösterilerde ön plana
çıkan tiyatrocuların Cumhuriyet mitinglerinde önde olan insanlarla aynı
olduğunu söyledi. Gerçekten de Tarık Akan, Müjde Ar, Müjdat Gezen, Bedri
Baykam, Rutkay Aziz ve
Levent Kırca gibi sanatçıların Ergenekon davasına karşı açık tavır
aldıkları görülüyor.
02.05.2012 20:24
Devlet tiyatrolarında maaşlı çalışan
sanatçıların, devletin bazı düzenlemelere kalkışmasına tepki
göstermesiyle başlayan kriz giderek büyürken tiyatro sanatçılarından
aykırı bir ses geldi. Samanyolu Haber TVdeki Güncel Durum programında bugün Başbakan’ın
‘Özelleştireceğiz’ dediği Devlet Tiyatroları konusu konuşuldu. Asım
Yıldırım’ın stüdyo konuğu tiyatrocu Ahmet Yenilmez konuyla ilgili önemli..
28
Şubat ile Ergenekon bağlantısı Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin yürüttüğü 28
Şubat ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma eski Genel
Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri’nin, Ergenekon Terör Örgütü’nün
de üst düzey yöneticilerinden olduğu iddia edildi.
29.04.2012 16:39 Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin
yürüttüğü 28 Şubat ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma
eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri’nin, Ergenekon Terör
Örgütü’nün de üst düzey yöneticilerinden olduğu iddia edildi. Ergenekon
Terör Örgütü soruşturmasında tanık olan gazeteci-yazar Zihni Çakır,
Fevzi Türkeri’yi sadece 28 Şubat bağlamında değil Ergenekon yapılanması
açısından da önemli bir isim olarak düşündüğünü söyledi. Çakır, Fevzi
Türkeri’nin Ergenekon’un yeniden yapılandırıldığı 1999’daki süreçte rol
alıp almadığının araştırılması gerektiğini bildirdi. Anadolu’da Vakit
gazetesinin, 30 Mart 2008 tarihli nüshasında, “1 NUMARA’ Fevzi Türkeri
mi?” başlıklı haber yayınlanmış, haberde Fevzi Türkeri’nin Ergenekon
sanıklarıyla yaptığı toplantılar hakkında bilgiler verilmişti..
Casusluk
iddianamesi sitemize eklendi 'Fuhuş ve Casusluk' davası iddianamesinin tamamı sitemize
eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz.
24.04.2012 19:29 'Fuhuş, Askeri Casusluk ve Şantaj' iddialarına ilişkin
emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 56
sanık hakkında hazırlanmış olan 250 sayfalık iddianamenin tamamı
sitemizde. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. Orjinal
iddianame sayfaları, elimize geçmediği için henüz görüntülenememektedir.
Elimize geçer geçmez siteye eklenecektir. 'Fuhuş ve Casusluk'
iddianamesi 'İddianameler'
sayfamızda yerini almıştır. Aramak istediğiniz kelimeleri o sayfadaki
arama kutucuğuna yazarak iddianamede geçip geçmediğini öğrenebilirsiniz.
Dilerseniz aradığınız kelimeleri yine sayfanın üst tarafında yer alan
kutucuğuna yazarak tek bir arama işlemi ile hangi iddianamelerde
geçtiğini de öğrenebilirsiniz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, tutuklu
sanık İbrahim Sezer'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 33 kez özel
hayatın gizliliğini ihlal etme, haberleşmenin gizliliğini ihlal..
Baro'yu
endişelendiren tasarı Meclis'te bulunan yargı paketinde CMK 188'e tek tümcelik bir ekleme
yapılacak. Böylece avukat duruşmada olmasa da sanık hakkında karar
verilebilecek. Balyoz davasında sanık avukatları duruşmalara
katılmayarak yargılamayı durdurmaya çalışıyor. Mahkeme heyeti bu
engellemeyi aşmak için İstanbul Barosu'ndan yeni avukatlar talep etti. Ancak Baro kabul etmiyor.
Balyoz ve Ergenekon davalarını kilitleyecek bu 'yargıya darbe planı'nın
Baro'nun ürünü olduğu ileri sürülüyor. Hükümetin bu planı boşa çıkaracak yasa hazırlığı Baro'da
paniğe neden oldu.
22.04.2012 14:19 Hükümet ‘avukatsız yargılama’ için düğmeye basmaya
hazırlanıyor. Ankara Barosu Başkanı Prof. Feyzioğlu, “Şeklen hüküm kurma
telaşı. Savunmanın dışlanması adil yargılamanın evrensel kurallarına
aykırı” dedi. Ceza Muhakemesi Yasası’nın “Duruşmada Hazır Bulunacaklar”
başlıklı 188. maddesine eklenecek tümceyle avukat duruşmada olmasa da
sanık hakkında karar verilebilecek. Bu..
Demirel,
mezhebçi cuntayı korudu 28 Şubat'ta TSK'daki alevi cuntanın Kıvrıkoğlu'na suikast girişiminde bulunduğunu, amacın da Çevik Bir'e
Genelkurmay Başkanlığı yolunu açmak olduğunu Cumhurbaşkanı Demirel'e ihbar eden
Yarbay Yıldar’ın mektubu
ortaya çıktı. Demirel, cunta ihbarını Genelkurmay'a iletir. Genelkurmay
da Yıldar'ı yargılar. Bu olay, Demirel'in ikinci ihanetidir. 28 Şubat darbe
hazırlıklarına dair Emniyet'in elde ettiği belgeleri
Başbakan Erbakan da Demirel'e göndermişti. Demirel gereğini
yapacak yerde belgeleri Genelkurmay'a ulaştırdı. Yarbay'ın ihbar
mektubundan 3 gün sonra, 15 Mart 1998 tarihli Vakit gazetesinde yeralan 'Bu aciliyet niye?' başlıklı
yazımız, TSK içindeki, alevi-sol kökenli, şiddetli
İslam karşıtı bu cuntasal faaliyetin varlığı ile ilgiliydi.
21 Nisan 2012 11:57 28 Şubat sürecinde ordudaki cunta yapılanmasını
ihbar eden, ancak kendisi yargılanmak durumunda kalan emekli Kurmay
Yarbay Yavuz Yıldar’ın mektubuna STAR ulaştı. Dönemin Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel’e gönderilen; ancak Demirel’in hiçbir işlem yapmadan
Genelkurmay..
Paşalar
intihar görevi aldı mı? Peşpeşe intihar ederek öldükleri iddia edilen üç Aselsan mühendisinin
ölümünde Aselsan yöneticisi paşalar görev aldı mı?.. Ergenekon
iddianamesinde yer alan bir telefon görüşmesi, Balyoz iddianamesindeki
diğer satırlarla ve soruşturmada ortaya çıkan yeni bulgularla bir araya
gelince bu şok şüpheyi akıllara getiriyor.
16.04.2012 13:56 Hüseyin Başbilen: ODTÜ mezunu
Makine mühendisi.. 7 Ağustos 2006'da Ankara Pursaklar'da, otomobilinin içinde bileği ve boğazı kesilmiş halde
bulundu. Halim
Ünsem Ünal: ODTÜ mezunu Elektrik Elektronik
mühendisi.. 16 Ocak 2007'de Ankara Eymür Gölü
kenarında kafasına tek kurşun sıkılmış halde ölü bulundu. Evrim Yançeken:
ODTÜ mezunu Elektrik mühendisi.. 26 Ocak 2007 tarihinde Ankara
Batıkent’te altıncı kattaki evinden düşerek hayatını kaybetti. Üçü de
Aselsan'da çalışıyordu. Üçünün soruşturma dosyası da intihar ettiği
belirtilerek kapatıldı.
Adeta bir intihar fırtınası gibi birkaç aylık aralarla peşpeşe gelen
gibi ölümlerin intihar olmadığına başta aileleri olmak üzere kamuoyu..
Operasyonlar
1000 yıl sürsün 28 Şubat darbesine yönelik operasyonlarda 29 emekli asker gözaltına
alındı. Operasyona tepki gösteren bazı askerlerin tansiyonu yükseldi,
sağlık görevlileri müdahale etti. Emekli tümgeneral Özkasnak jandarmayı
evinin önüne çağırdı. Gözaltına alınanlardan Albay Hüsnü Dağ, Çiller'in gönderdiği 'Refah Partisi'ni kapatmak suçtur' bildirisini aynen iade etmiş
şöyle demişti: 'Türk Silahlı Kuvvetleri ciddi
bir kurumdur. İlgisi ve yetkisi olmayan konulara ayıracak vakti olmadığı
cihetle, gönderilen faks metni komuta katına sunulmadan ilişikte iade
edilmiştir. Rica ederim.' Operasyonlara kamuoyundan büyük destek
gelirken, darbecilere yönelik operasyonların 1000 yıl sürmesi isteniyor. Dünkü
operasyonlara Gölcük ve Kozmik Oda'dan çıkan belgelerin neden olduğu
bildiriliyor.
13.04.2012 10:27 Yargı, siyaseti ve toplumu topyekun hedef alan 28 Şubat
postmodern darbesiyle ilgili soruşturmada düğmeye bastı. Dün, 5 ilde
gerçekleştirilen operasyonlarda, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik
Bir'in de aralarında olduğu 29 emekli asker gözaltına alındı. Söz konusu
isimler..
Sivas
dosyası yeniden açıldı Malatya savcılığı, 1993'te
meydana gelen Sivas olaylarıyla ilgili yeni bir soruşturma başlattı.
Sivas davası geçtiğimiz günlerde 5 sanık açısından kapanmıştı. Davada sadece kışkırtmalara gelerek olay yerine
toplanan kalabalıktan kişiler yargılanmış, olayı kışkırtanlar ve arka
planıyla alakalı hiçbir işlem yapılmamıştı. Tanık ve bulgulara göre olay
Özel Harp Dairesi'nin işi.
28.03.2012 15:28 Sivas Madımak otelinde 2 Temmuz 1993'te meydana gelen
yangında 37 kişinin ölümüyle ilgili yeni bir çalışma başlatan Malatya
Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği, Erzurum Özel Yetkili Başsavcılığı'ndan
gelen klasörleri de alarak yeni bir soruşturma açtı. Savcılık,
soruşturma kapsamında örgüt bağlantısı da dahil olmak üzere, olaya adı
karışan kişileri araştıracak. Açılan soruşturma özel yetkili savcılardan
Şeref Gürkan, İsmail Aksoy veya Mehmet Badem tarafından yürütülecek.
Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığından alınan bilgiye göre,
açılan soruşturmada zamanaşımı sorunu bulunmuyor. Olayın yaşandığı tarih
itibariyle soruşturmaya bir engel olmadığı kaydedildi. Hakimler ve
Savcılar..
Davalardaki delil tartışmaları Ergenekon ve Balyoz davalarında sanıklar savcılığın getirdiği delillerin
sahte olduğunu, polis tarafından üretildiğini iddia ediyorlar. Bu
haberimizde bu tartışmalara dair iki tarafın görüşlerini de yansıtmayı
amaçlıyoruz. Tartışma konusu olan deliller ile bu delillere karşı ileri
sürülen itirazları gücümüz yettiğince burada bir araya toplamayı
istiyoruz.
27.03.2012 15:33 Ergenekon ve Balyoz davalarında sanıklar savcılığın
getirdiği delillerden bazılarının sahte olduğunu, polis tarafından
üretildiğini iddia ediyorlar. Kritik delillerin hiçbirisini kabul
etmiyorlar. Örneğin bir sanıktan elde edilen cd'lerden bazılarını kabul
ederken içerisinde kritik bilgiler olduğunu iddia ettikleri bazılarını
ise kabul etmiyorlar. Bu konuda oldukça komik gerekçeler de ileri
sürülebiliyor. Örneğin Ergenekon sanığı Levent Bektaş'ın, "Aramaya gelen
polislere çay söylemek için bürodan çıktığımda onlar tarafından
yerleştirilmiş" demesi gibi. Diğer bir Ergenekon sanığı Mustafa Dönmez,
evinden çıkan silahları arama esnasında polislerin yerleştirdiğini iddia
etti. Aramaya katılan askeri yetkililer..
Yargıtay:
Aramada delil şekilden önemli Yargıtay'dan Ergenekon sanık ve avukatlarını sarsan karar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, polisin
yaptığı aramada şekil şartları yerine getirilmemiş olsa da, elde edilen
delillerin mahkumiyette kullanılabileceğine karar verdi.
18.03.2012 11:15 Yargıtay Ceza Genel Kurulu, arama sırasında şekil şartı
yerine getirilmemiş olsa da, delil elde edilmişse, bunların mahkumiyette
kullanılabileceğine karar verdi. Yasadışı delil toplanması
tartışmalarında dönüm noktası olan bu karar Şanlıurfa'nın Birecik
ilçesindeki dava sonucu alındı. Birecik Emniyet Müdürlüğü, Kaleşnikof
silah bulundurduğu ihbarı gelen M.D.'nin evinin aranması için Birecik
Sulh Ceza Mahkemesi'nden karar çıkarttı. Savcı ya da başka tanığın
katılmadığı aramada polis, evde silah bulunca M.D. hakkında Birecik
Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Sanığın, "Arama yasaya aykırı
yapıldı. Savcı yoksa iki komşu, olay köyde ise köy ihtiyar heyetinden
birinin aramada bulunması gerekir" şeklindeki itirazlarını reddeden
Mahkeme, "evinde vahim nitelikte ruhsatsız silah bulundurmak" suçundan
M.D.'ye 5 yıl..
Arınç
suikasti kapandı mı? 2009 yılında Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla
başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nin 'Kozmik Oda'sında bir aya yakın
aramalar yapılmasına neden olan soruşturma iki yılı aşan süredir
sonuçlanmadı. Arada bir iddianamenin yazıldığı haberleri çıktıysa da hiçbir somut
gelişme yaşanmadı. Bu sessizliğin nedeni anlaşılamıyor. Bazı iddialara
göre Arınç'a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada suikast değil askeri bir darbe hazırlığı tespit edildi.
23.02.2012 15:38 Halk arasında kontrgerilla olarak da bilinen Özel Harp
Dairesi'nin merkezi olan Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda görevli
Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü ile Binbaşı İbrahim Göze, ihbar üzerine
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle, evinin etrafında
19 Aralık 2009'da gözaltına alındı. Delillerin yok edildiği ihbarı
üzerine Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda ve kozmik odalarda hakim
eşliğinde 26 günlük bir süreçte 12 tam gün boyunca arama yapıldı.
Soruşturma sırasında, Büyükköprü ile Göze de dahil 8 asker gözaltına
alındı, 3 subay..
MİT darbesi kovuşturulur mu? MİT krizi üzerine hükümet süratle harekete geçti. Birkaç günlük süreç
sonunda cumhurbaşkanının da jet onayıyla yasa değişikliği dün akşam
uygulamaya girdi. Bu hızlı süreç, son YAŞ toplantısında topluca
emeklilik restini çeken kuvvet komutanlarına karşı hükümet ve
cumhurbaşkanının uyguladığı hızlı müdahaleyi hatırlattı. Kriz resmi
olarak kapandı. Bazı yetkililere göre hükümete karşı sivil darbe
girişimi yaşandı. Bu iddiayı güçlendiren bulgular var. Bu noktada
akıllara çok önemli bir soru takılıyor: Bir darbe girişimi şüphesi
varsa, bu kovuşturulacak mı?..
18.02.2012 13:21
MİT krizi gündemi ilk sıradan meşgul etmeye devam ediyor. Hükümet kriz
karşısında süratle harekete geçti. Birkaç günlük süreç sonunda
Cumhurbaşkanının da jet onayıyla yasa değişikliği dün akşam uygulamaya
girdi. Ancak tartışmalar bir süre daha süreceğe benziyor. Bir eski MİT
yöneticisi, çok açık bir ifadeyle krizi tanımladı: 'Hükümete karşı sivil
darbe girişimi yaşandı.' Bu çok büyük bir iddia. Ancak olayın..
Cemaat-MİT çatışması mı yaşanıyor? Zaman gazetesinin bugünkü haberlerinde dün görevden alınan savcı
Sadrettin Sarıkaya'ya sahip çıkıldığı görülüyor. Bu da bir kaç gündür
konuşulan cemaat-MİT çatışması yaşanıyor iddialarını akıllara getiriyor.
MİT gerginliğinde birkaç gündür her kesim tarafından cemaat-MİT
çatışması yaşandığı ve cemaatin doğrudan Başbakana hamle
yaptığı iddiaları ileri sürülüyor. Poliste etkili olan cemaat
kaynaklarınca Başbakana bağlı olan MİT'e, üstelik de en üst konumdaki
görevliye doğrudan hamle yapıldığı dillendiriliyor. Olaydan sorumlu olduğu ileri
sürülen iki polis yetkilisinin bu nedenle derhal görevden alındığı söyleniyor.
Bu iddialarda doğruluk payı olabilir mi?..
12.02.2012 10:36 Zaman gazetesinin bugünkü haberlerinde dün görevden
alınan savcı Sadrettin Sarıkaya'ya sahip çıkıldığı görülüyor. Bu da bir
kaç gündür konuşulan cemaat-MİT çatışması yaşanıyor iddialarını akıllara
getiriyor. Savcı Bilal Bayraktar'ın da daha önce Balyoz soruşturmasında
baskıya maruz kaldığı hatırlatılıyor. Ancak savcı Bayraktar'a o zaman baskı
yapanlar farklı kaynaklardı. Şu anda ise Bayraktar'a herhangi bir
baskı..
AİHM:
Ergenekon örgütü var AİHM'den tarihi karar.. Ergenekon tutuklu sanığı Tuncay Özkan'ın
başvurusuyla ilgili kararını açıklayan AİHM'e göre, Ergenekon diye bir
örgüt var. Ergenekon sanıklarının tutuklanma sebepleri de meşru. Karar, AİHM'in Ergenekon'la ilgili ilk resmi değerlendirmesi niteliğini
de taşıyor. Karar
bundan sonraki bütün Ergenekon davaları için referans teşkil edecek.
Türkiye'de Ergenekon davalarına bakan mahkemeler örgütün varlığına dair henüz bir
karar vermemişken, AİHM'in deliller üzerinden yaptığı incelemeler
sonucunda vardığı bu karar Ergenekon sanıkları arasında şok etkisi
yaptı.
10.02.2012 11:07 AİHM, Tuncay Özkan'ın başvurusuyla ilgili kararını
açıkladı. AİHM'ye göre Ergenekon diye bir örgüt var.Ergenekon'dan
tutuklananların tutuklanma sebepleri meşru. Kararda, Türk yargısının
adil yargılama hakkını ihlal etmediği belirtiliyor. Yargılama sürecinin
uzun olduğu gerekçesiyle yapılan şikayette reddediliyor. Bundan sonra
gelecek bütün Ergenekon davalarının kaderini bu ara karardaki içtihat..
27
Nisan muhtırasına soruşturma Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu üzerine, Ankara
Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) internet
sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve tartışmalara konu olan
açıklamayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmayı 12 Eylül
soruşturmasına bakan Savcı Kemal Çetin yürütecek. Platformun daha önceki
suç duyurusu üzerine 28 Şubat darbe süreci için de soruşturma
başlatılmıştı.
02.02.2012 10:08 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in suç duyurusu
üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007'de yayımlanan ve
tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı.Adalet
Platformu Başkanı Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül
darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan açıklamasının sorumluları hakkında suç
duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan
açıklamasıyla ilgili olarak dönemin askeri sorumluları hakkındaki suç..
Ergenekon
davası gerekli mi? Ergenekon ve benzer davalar uzadıkça bazıları bu davaların kıymetini
kaybettiğini iddia ediyor. Bu iddiaları eleştiren Star yazarı Laçiner, 'Ergenekon Davası’na gerek var mı?'
sorusuna somut gerekçelerle net yanıt veriyor. Dava öncesi ve
sonrasını değerlendiren Laçiner, 'Ergenekon’dan sonra ne bir
Danıştay Saldırısı oldu, ne de bir misyoner cinayeti. Ayrıca asker-sivil
ilişkileri de kademe kademe rayına girmeye başladı' diyor. Laçiner,
davalar kapatılırsa Ergenekon'un tekrar devreye gireceğini de
belirtiyor. Yeni dava ve soruşturmaların açılması, örgütün hala aktif
olduğunu, dava ve soruşturmaları engellemek için faaliyet yürüttüğünü
gösteriyor. Hatta Başbakanın gizli ve resmi telefon görüşmelerini
yayınlaması da Laçiner'in haklılığını gösteriyor.
17.01.2012 13:10 Ergenekon ve benzeri davalara gerek var mı? Bu davalar
maksadını aştı mı? Artık mahkemelere ihtiyacımız kalmadı mı? Ergenekon
Davası ve benzeri davalar uzadıkça bazılarının bu davaların kıymetini ve
işlevini unuttuğuna dikkat çeken Star yazarı Sedat Laçiner, 'Ergenekon..
OYAK:
Devleti korumak ayıp değil Kanlı Danıştay saldırısına ait güvenlik kamera kayıtlarının
silindiğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dün İstanbul,
Ankara ve Zonguldak'ta 21 adreste arama yapıldı. Danıştay saldırısı
olduğunda OYAK Güvenlik Müdürü olan Orhan Çoban ile birlikte 8 kişi
gözaltına alındı. Halen Oyak Genel Müdürü olan Coşkun Ulusoy ise
gözaltına alınmadı. Sadece evi ve ofisi arandı. Coşkun Ulusoy'un,
Danıştay saldırısında kameraların karartıldığı iddialarında adının
geçmesinden şikayetçi olan MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'na, 'Devleti korumak
ayıp değil günah değil' dediği dinlemeye takılmıştı.
04.01.2012 10:23 Danıştay saldırısında delilleri kararttıkları
iddiasıyla Ankara ve İstanbul'da 21 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı doğrultusunda gerçekleşen
operasyon çerçevesinde İstanbul'da Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy'un ev
ve iş yerindeki ofisinde arama yapıldı. Ankara'da ise aralarında OYAK
eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Ç.'nin de aralarında bulunduğu 8
kişinin gözaltına..
Özal
suikastinde çember daralıyor 1988 yılında Turgut Özal'a yapılan suikastle ilgili önemli bilgilere
ulaşıldı. Soruşturmayı yürüten savcı, çemberi iyice daralttı. Suikastı o
dönem soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede
kızının kaçırıldığı ve eski MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri
Yirmibeşoğlu tarafından tehdit edildiği iddialarını doğruladı.
Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Özel Yetkili
Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, merhum cumhurbaşkanına 1988 yılında
yapılan suikastla ilgili önemli bilgilere ulaştı. Kartal Demirağ'ın
gerçekleştirdiği suikastta, Özal baş parmağından yaralanmıştı. Suikastı
soruşturan eski savcı Uğur Tonik de savcı Çetin'e verdiği ifadede
kızının kaçırıldığını ve eski MGK Genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu
tarafından tehdit edildiğini söylediği belirtildi. Yüksekova Çetesi'ni
ortaya çıkaran eski Jandarma İstihbaratçı Hüseyin Oğuz da Özal suikastı
soruşturmasında Tonik'e dikkat çekmişti. Fikri Sağlar ise "Soruşturmayı
rütbeliler engelledi" demişti. Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal bir
gazeteye verdiği..
'Mesaja
mesaj' ses kaydı Dün internete düşen bir ses kaydında, 2010 yılında MİT ve PKK
temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan çatışmaları
durdurma ve PKK'nın silahsızlanması amaçlı görüşme yapıldığı iddia
edildi. Ses kaydının medyaya çıktığı saatlerde Başbakan Erdoğan Mısır'da
tüm dünyaya yönelik bir konuşma gerçekleştirmekteydi. Ses kaydının
yayınlandığı Dicle Haber isimli web sitesi, kaydı kendilerinin
yayınlamadığını, sitelerinin hacklendiğini açıkladı. Mesaja mesaj olarak
yorumlanan ilginç zamanlama ve ses kaydının site hacklenerek verilmesi,
istihbarat operasyonu gibi görünen bu olayın arkasında İsrail'in olduğu
kuşkusunu doğurdu. Hatırlanacağı gibi birkaç gün önce İsrail hükümet
yetkilisi Lieberman Türkiye'ye karşı PKK'yı destekleyeceklerini
açıklamıştı.
İnternete dün düşen bir ses kaydında, MİT ve PKK temsilcileri
arasında Norveç’in başkenti Oslo’da bir görüşme yapıldığı iddia edildi.
Ses kaydı, önce, önceki akşam 18:00’da PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat
News’te, ardından dün sabah 09.30’da Dicle Haber Ajansı(DİHA)
sitelerinden yayınlandı.
Biri
yalan uydurdu diğeri dava açtı İnternet andıcı iddianamesinde AK Parti'ye açılan kapatma davasına
ilişkin ilginç ayrıntılara da yer veriliyor. Buna göre, psikolojik harp
teknikleriyle kamuoyunu yönlendirerek hükümeti yıpratmak için kurulan
'kara propaganda' sitelerinde kapatma davasını destekleyen yazı ve
yorumlar yer alıyor. Bu yalan haberler Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya
tarafından AK Parti'ye karşı açılan kapatma davasında delil olarak
dosyaya konuldu. Anayasa Mahkemesi'nin incelemesinde ise yalan olduğu
tespit edilen çok sayıda delil dosyadan çıkarıldı. Söz konusu siteler
ayrıca Abdullah Gül'ün seçilmesini engellemek için 11. cumhurbaşkanlığı
seçim sürecinde yürütülen kontrgerilla harekatı kapsamında da aktif
olarak kullanıldı.
'İnternet andıcı' davasında AK Parti'ye açılan kapatma davasına
ilişkin önemli bilgiler yer alıyor. Kapatma
davasında kullanılan gazete kupürleri ile TSK'nın internet sitelerindeki haberler örtüşüyor: "Türkiye irtica tehdidi
altında, AKP'de kadına yer yok,
Atatürkçü cumhurbaşkanı istiyoruz, Yargı kuşatmada.."
İşte
darbecileri korkutan 13 general İkinci Balyoz davası delil
klasörlerinden şok belgeler çıktı. Balyoz darbesi
başlatıldığında, şu an Balyoz'da tutuklu sanık olan Tuğamiral Kadir
Sağdıç ve Fatih İlgar’ın da aralarında olduğu 24 subay, 'darbeye karşı
geleceği' düşünülen 13 üst düzey komutanı tutuklamakla görevlendirilmiş.
Tutuklamayı yapacak subaylara 'Ateş gücü yüksek MP-5
marka silahlar yemin metni okutulup, imzalatılarak' teslim edilmiş.
Belgenin altında Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevinden
alındıktan sonra Balyoz Davası’nda tutuklanan Abdullah Gavremoğlu’nun
adı da yer alıyor. Darbeciler, başarısızlığa uğramamak için Hava
Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk ve ailesine yönelik faaliyetler de
planlamış.
İkinci Balyoz Davası’nın, önceki gün
avukatlara verilen ek delil klasörlerinde bulunan belgelerde, Balyoz
Planı’na karşı çıkan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli 13
komutanın nasıl ve kim tarafından tutuklanacağı bilgisi yer aldı.
Atabeyler
davasında neler oluyor? Beş yıldır savcı değişiklikleri nedeniyle ertelenen ‘Başbakan’a
suikast’ planını içeren Atabeyler Davası savcısı üçüncü kez değişti.
Emniyet'in 'başbakana dört dörtlük
suikasttı' dediği ve Özel Harp Dairesi (ÖHD) elemanlarından meydana
gelen Atabeyler grubuna yönelik soruşturmada hiçbir 'üst' bağlantı
aydınlatılamadı. Şubat ayındaki son duruşmada esas hakkındaki
mütalaasını veren savcı sanıkların sadece ‘patlayıcı madde
bulundurmak’tan yargılanması gerektiğini savunmuştu. Kararın bu haliyle
çıkması durumunda örgütün uzantıları ve kimden talimat aldığı ise açığa
çıkmayacak. Kamuoyunda davanın tıpkı Danıştay saldırısı
davasındaki gibi örtbas edilmeye çalışıldığı kanaati hakim.
Ergenekon davasına bakan mahkemenin listesini istediği Başbakan’a
yönelik suikast dosyalarının başında Atabeyler davası geliyor. 5 yıldır
süren davada yarınki (Salı) duruşmasında karar çıkması bekleniyor. Ancak
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın savcısı üçüncü kez
değişti.
Kavakçı'ya
linç, Balbay'a saygı Milletvekili seçilen tutuklu Ergenekon milletvekillerinin
mahkemelerce tahliye edilmemeleri Ergenekon medyasında 'milli iradeye
saygısızlık' olarak gösteriliyor. Oysa 1999 yılında, milletvekili
seçilmiş olan ve herhangi bir hapis
cezası da olmadığı halde sadece başörtülü diye Fazilet Partisi
milletvekili Merve Kavakçı'ya Meclis'te inanılmaz saygısızlık ve hakaret
yapıldı. Kavakçı, adeta 'vurun kahpeye' şeklinde çok adice bir lince
tabi tutuldu. Kendisi de o dönem milletvekili seçilen ve Kavakçı'yla birlikte Meclis salonuna girerek
ona destek olan Nazlı Ilıcak o gün Meclis'te yaşanan o
tarihi rezalete en yakın tanık olan kişiydi.
Nazlı Ilıcak (Sabah): Nerede millet iradesi?.. Bugün, tutuklu oldukları
için yemin etmeyen milletvekilleri hakkında "milli iradeye saygı
duyulması gerektiğini" hatırlatanlar var. Tabii ki milli irade her şeyin
üstünde olmalı. 1999'da Merve Kavakçı hakkındaki yorumları
hatırlatmaktan maksadımız, "Dün bana, bugün sana" mesajı vermek değil.
Ama, meslektaşlarımızın yüzüne bir ayna tutmak da vazifemiz. Bakın neler
yazmışlar:
Büyükanıt bizi sattı, Doğan boşboğaz İkinci Balyoz İddianamesi'ndeki en önemli delillerden biri, Zirve
katliamı soruşturması kapsamında Malatya'dan çıkan bir belge oldu. Orgeneral
Hurşit Tolon’a ait olduğu iddia edilen belgede, 'Çetin Paşa her fırsatta duyulur mu duyulmaz mı dikkat etmeden
hükümet aleyhinde konuştu. 1. Ordu Plan Tatbikatı’nda onlarca subay
içinde neredeyse yapacağımız hareketi açıkladı. Milli mutabakat
hükümetinin kurulmasından bile söz etti. Bunlar hükümet dahil her yerde
duyuldu. Çetin Paşa’nın pervasızlığı yüzünden basının desteğini
alamadık. Basın patronları, Çetin Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olacağına
ve böylece hükümetin de bir süre sonra yıkılacağına inandırılsaydı
hükümeti destekten vazgeçerdi.' şeklinde darbe girişimini itiraf eden
şok ifadeler yer alıyor.
Harp Akademileri Komutanı tutuklu Org. Bilgin Balanlı’nın da aralarında olduğu 28 sanıklı 2. Balyoz Davası’nın en önemli delili İnönü
Üniversitesi Tarih Bölümü’nde görevli Prof. Dr. S.C.’nin bilgisayarında
bulunan ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Org. Hurşit Tolon’a ait olduğu
ileri sürülen bir belge oldu.
Şok
fotoğraf: Çillioğlu infaz edildi İntihar etti denilen ancak şüpheler üzerine dosyası tekrar açılan
Albay Kazım Çillioğlu'nun ölümünün ardından olay yerinde çekilen fotoğrafı
ortaya çıktı. Gündemi sarsacak fotoğraf şüpheleri gideriyor ve Albay'ın
intihar etmediğini, dövüldüğünü, kurşunla infaz edildikten sonra,
cesedinin oda içinde sürüklendiğini gösteriyor. Kısa süre
önce mezarının açılmasıyla yapılan otopside kaburga kemiğinde bir kırık
ve sırtında da bir delik tespit edilmişti.
Uçak kazasında hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis'in
komutanlarından Albay Kazım Çillioğlu'nun şüpheli ölümüne ışık tutacak
olay yeri fotoğrafı ortaya çıktı. Fotoğraf, intihar denilerek kapatılan
dosyadaki resmi tutanakları yalanlıyor. Ailesinin duygusal durumunu
düşünerek mozaiklediğimiz fotoğrafta, sırtüstü yatan Çillioğlu'nun,
dudak çevresindeki şişlik ve kan izleri ölmeden önce darp edildiğini
gösteriyor. Resmi tutanağa geçen 'masada sağ eliyle intihar etti'
tespitini çürütüyor.
Cunta, subayların ihbarından korkmuş Balyoz planını hazırlayan cuntanın, darbe karşıtı subayların müdahale
hazırlıklarını öğrenmesinden rahatsız olduğu, müdahalede 'Görev
Verilecek Personel' listesi ile 'Güvenilmez Personel' listelerinin
hazırlandığı ortaya çıktı. Cuntanın korktuğu da başına geldi.
Hatırlanacağı gibi Balyoz belgeleri ve ses kayıtları bir valiz
içerisinde Taraf gazetesine teslim edilmişti. Benzer şekilde ıslak
imzalı Kontrgerilla belgesinin aslının da Genelkurmay karargahında apar
topar yapılan evrak imha girişiminden kurtarıldığı, gizlice dışarıya
çıkarılarak savcılara gönderildiği anlaşılmıştı. Ergenekon soruşturması
sürecinde başlatılan örneğin Amirallere Suikast, Özel Harp Dairesi'nin
bir kamyon el bombası nakli ve diğer bir çok soruşturma da gelen
ihbarlarla başlatılmıştı.
Eskişehir'de ele geçirilen bir belgede, "İç ve dış faktörler olmak üzere
iki durumda başarısızlığın yaşanabileceği ifade edilmektedir. Birinci
husus planın kendi içimizde müdahale karşıtı kişiler tarafından
öğrenilebilmesi..." deniliyor.
Mısır
ve Türkiye için tarihi
gün: 11022011 13. duruşma balyoz sanıklarına şok getirdi. Balyoz davasının dünkü
duruşmasında tarihi bir karar verildi. Eski kuvvet komutanları ile muvazzaf
generallerin de aralarında bulunduğu 163 sanık için tutuklama kararı verildi.
Dün için beklenmeyen bu şok gelişme Türkiye'yi sarstı. Sanıklar tutuklamaya
direndi, güvenlik güçlerine teslim olmak istemedi. Aynı saatlerde Mısır'dan
gelen Mübarek'in istifa ettiği, halkın kutlama için meydanları doldurduğu
haberleri balyoz tutuklamalarıyla ilginç bir benzerlik oluşturdu. Tüm dünyada
demokrasiye, halkın tercihlerine dayalı yönetimlere rağbet var. Mısır halkı,
Türkiye'deki demokratik gelişmelere özendiğini protesto gösterilerinde sık sık
dile getirmişlerdi. 11 Şubat 2011, Mısır ve Türk balyozculara vurulan darbe ile iki halk için
de tarihi bir gün oldu.
Dün
13. duruşması yapılan Balyoz davasına 196 sanıktan 167'si katılmış, 29'u
ise mazeretli olarak katılmamıştı. Duruşmada müdahillik başvuruları
görüşülmeye devam edilirken söz sırası savcının talebine geldi. Savcı
Gölcük'ten çıkan yeni belgeler nedeniyle 180 sanık hakkında tutuklama..
Kılıçdaroğlu
çıldırdı: Durum ağır, ihtilal hak! CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İsmet Paşa’nın Menderes için
söylediği, 'İhtilal, millet için meşru bir hak olur' sözüne destek
vererek, 'Evet aynı durum, hatta daha ağır' dedi. CHP'li milletvekilleri
ve yöneticilerin son günlerde sürekli sokak çatışmasından ve direnişten
bahsetmesi ve seçimler çok yaklaştığı halde bundan çekinmemesi dikkat
çekiyor. Bu durum, CHP'nin seçimlerden umudu kestiği, Mısır lideri
Mübarek gibi tek güvendiği kurum olan asker içindeki cuntaya umudunu
bağladığı şeklinde yorumlanıyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Menderes dönemi gibi baskıların
yaşandığını savunarak, gerekirse ihtilal bile olabileceğini ima etti.
İsmet Paşa’nın Menderes için söylediği, “Demokratik rejimi baskı
rejimine çevirirseniz ihtilal, millet için meşru bir hak olur” sözüne
karşılık Kılıçdaroğlu’nun, “Evet aynı durum, hatta daha ağır” ifadesini
kullanması dikkat çekti.
Batum: 50 bin kişiyle Silivri'yi basalım! CHP'nin, başka milletvekili adayı bulamamış gibi Ergenekon Terör
Örgütü mensuplarını milletvekili yapmayı ve Haziran seçimlerinde
seçilmelerini sağlayarak, cezaevinden ve davalardan kurtarma planı
giderek netleşiyor. Son olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum,
Silivri'deki Ergenekon sanıklarını korumak için her yöntemi
uygulayacaklarını açıkladı.
Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün 18. yılı dolayısıyla düzenlenen anma
etkinlikleri için İzmir'e gelen Batum, 'Ergenekon' sanıklarının
milletvekili yapılarak cezaevinden kurtarılması teklifini
değerlendireceklerini belirtti. Batum, "İçeride yatan Atatürkçü
aydınları korumak için elimizden geleni yapacağız." dedi. Bunun için her
yöntemi uygulayacaklarının altını çizdi. Batum, "Biz terör örgütü falan
değiliz. Biz, AKP hükümetinin bilerek ve isteyerek Atatürkçü aydınları
içeri tıkmak suretiyle, Türkiye'de kendi iktidarını hiçbir engel olmadan
kurmak istediğini düşünüyoruz. Buna kesinlikle izin vermeyeceğiz. Buna
izin vermemek her yöntemle olabilir. Oradaki Atatürkçü aydınları partiye
alarak veya..
'Darbe
olmazsa Ergenekon bizi bitirecek' Çağdaş Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer'in mahkeme
kararıyla yapılan dinleme kayıtlarında tüyler ürperten ifadeler yer
alıyor. Yaşer, Ergenekon gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması
gerektiğini söylüyor: 'Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır, artık
bir tek o kaldı onu yaparlarsa, yoksa bitmiştir.'
Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında iddianame hazırlanan Çağdaş
Eğitim Vakfı'nın (ÇEV) eski başkanı Gülseven Yaşer, Ergenekon
gözaltılarına engel olmak için darbe yapılması gerektiğini söylüyor.
Yaşer, mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerde Ocak 2009'daki Ergenekon
operasyonunun yapıldığı gün Siminsu Baytok Uçak'a "... Yani bir askeri
ihtilal olursa kurtarır... Yoksa bitmiştir." yorumunu yapıyor. Çağdaş
Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve ÇEV iddianamesi geçtiğimiz günlerde
mahkeme tarafından kabul edildi. Derneğe yönelik ağır suçlamalar vardı.
İddianamede ÇYDD ve ÇEV'in Ergenekon terör örgütüyle işbirliği yaptığı
ileri sürülüyor ve PKK'lı öğrencilere burs..
ERGENEKON
DAVASI HAKİM VE SAVCILARINA TARİHİ UYARILAR!.. Bugün görülmeye başlanacak dava süreci Türkiye'miz için çok hayati
önemde. Ne Avrupa Birliği müzakereleri, ne BM güvenlik konseyine
seçilmiş olmamız ne de benzeri gelişmelerin hiçbirisi bu dava kadar
önemli değil.
Çünkü devleti koruma adına hareket ettiğini iddia eden, hem sivilleri
hem devlet görevlilerini öldüren, sakat bırakan, öldürme yemini ettiren,
silahlı yemin törenlerinde evlilik nikahları kıyan, pkk, hizbullah,
dhkp-c, ibda-c ve benzeri terör örgütlerini maşa gibi kullanan, bizzat
onlara veya onlar yaptı süsü verilip devlet görevlilerine eylemler
düzenleten, müslüman-laik, türk-kürt, alevi-sünni, sağ-sol ve benzeri
kışkırtmalarla Türk halkını yıllardır
bölen
ve halen de bölmeye çalışan, bebelere kurşun sıktıran, insanlara dışkı
yedirerek, köylerini yakarak, aşağılayarak, devletten nefret ettiren, bu
baskıların da etkisiyle gençleri dağa çıkaran, bir kardeşi dağda bir
kardeşi askerde birbiriyle vuruşturan, binlerce anne-babayı yaşadıkları
sürece unutamayacakları tarifsiz
evlat
acısına boğan, birçok kadını kocasız, çocukları babasız bırakan, bir çok
gazilerimizin ömür boyu sakat kalmasına yol açan, Türkiye'mizi içine
kapatan bu menfur, melun terör organizasyonunu kısmen de olsa konu alan
bir davaya bakacaksınız! Hiçbir terör örgütü bunlar kadar bu ülkeye
zarar veremez!
Bu melun terör organizasyonundan korkmayınız, Türk halkından korkunuz.
Şemdinli savcısının başına gelenleri, Şemdinli davasına bakan Van
mahkemesi üyelerine yapılan baskıları, İstanbul Organize'ye nöbetçi
mahkeme kararı aldırarak baskın yapan ve hukuk dışı şekilde yeni
ergenekon soruşturma gelişmelerini kopyalamaya çalışan meslek
yüzkaralarını unutmayın! Sizler Türk Halkı adına karar vereceksiniz!
Sakın kurtlar vadisindeki gibi, bu adamları, millet adına yaptıkları
hizmetlerden dolayı suçlayamayız, beraat ettirmeliyiz, diye düşünmeyin.
Bu melun terör organizasyonunun polat alemdar ve ekibiyle hiçbir
benzerliği yok, üstelik de bu terör organizasyonu bir film değil, bir
gerçek. Yukarıda sıraladığımız cürümleri de önünüze sunulan belge ve
bilgilerde!..
Bu adamların işledikleri bu suçlar, insanlık suçlarıdır, en temel
suçlardır.. Bu suçlar ve ülkeye yaptıkları kötülükler, ne Türk Milleti
adına ne de devlet adınadır.. Eğer onlardan korkarsanız, yanlış tarafta
yer alırsanız bu aziz millet bunu da görecektir! Onların hesabı bugün
olmazsa, sizler eliyle olmazsa, bir gün mutlaka ama mutlaka
görülecektir. Unutmayınız ki kimse bu dünyada kalıcı değildir. Önemli
olan geride kalanların bizi nasıl hatırlayacağı, rahmetle mi lanetle mi?
Çok şeyler söylenebilir ama siz arif insanlarsınız, Türk Halkı adına
demek istediklerimizi anlamışsınızdır. Yüreğinizden korkuyu silin, sonu
ne olursa olsun, hukukun gereğini yerine getirin. Gerekçesi vicdan
huzurunuzdan temellenen, milletin de onaylayacağı kararlar verin! Böyle
olan tüm yiğit hukuk adamlarımıza Türk Halkı adına başarılar ve
kolaylıklar dileriz.
Abdullah Harun, (20 Ekim 2008)
Kontrgerilla, Ergenekon Örgütü müdür veya Kontrgerilla mı Yargılanıyor, Tasfiye
Ediliyor? Ergenekon iddianamesinden net olarak anlaşılmıyor ama
eğer Ergenekon örgütü kontrgerilla'nın kendisi midir derseniz,
Hayır! O değildir, onun kullandığı alt örgütlerden birisidir.
Kontrgerilla vardır, halen devam etmektedir ve Ergenekon'la aynı
değildir. Kesinlikle böyledir. Bizce buna en büyük delil,
Genelkurmay'ın 1990 yılında yaptığı brifingindeki açıklamasıdır:
“..Özel Harp Dairesi yalnız antikomünist
değildir. Din devrimine de karşıdır...”
Devrim kelimesi kullanılmış. Başörtüsü taleplerinin en fazla
dikkat çektiği “toplumsal hayatta İslam'ın gittikçe daha çok yer
alması”nın, brifingi verenlerce din devrimi süreci olarak
görüldüğü, dolayısıyla Kontrgerilla'nın, eski adı
Özel Harp Dairesi (ÖHD), yeni adı ise Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK)
şeklinde değiştirilen ve başlangıçta ABD finansmanıyla kurulan,
başbakan Ecevit'in bile haberdar edilmediği çok gizli bir devlet
örgütü olduğu ve doğal olarak da varlığını halen sürdürdüğü, hiç bir
şüpheye yer bırakmayacak şekilde gayet net anlaşılmaktadır. Öyle
ayrıcalıkları vardır ki bu örgüt elemanlarının, mevcut kanunlara
tabi değildirler, yakalanırlarsa soruşturulmazlar. Genelkurmay
Başkanı'nın 'tanırım, iyi çocuktur' dediği ve yargılanmalarına açık
müdahalenin yapıldığı
Şemdinli olayı subayları buna canlı bir örnektir. Bu sitenin
ilgili bir çok sayfasında bunları yıllardır belirtmiştik ama
özellikle sitemizin en önemli bölümünü teşkil ettiğine inandığımız
Kontrgerilla'nın varlığını gösteren klasik Deliller
sayfamızı, Özel Harp Dairesi Kontrgerilla mıdır? sorusuna cevap
arayan Ö.H.Dairesi
sayfamızı, Kontrgerilla-Ergenekon-Gladio ve bağlantılı konulardaki
güncel haberleri aktaran Manşetlerimiz sayfamızı ve tabi
forum
bölümümüzdeki ilgili tartışma başlıklarını okumanızı tavsiye ederiz.
Ergenekon
soruşturması ile kuyruğundan yakalanan Kontrgerilla
canavarı, kurtulmak için mücadele etmeye başlamıştır.
Soruşturmanın yukarılara tırmanmaması için, tıpkı Kurtlar
Vadisi'ndeki İskender'in yakalanışıyla adamlarının tüm ülkeyi
bombalı ve silahlı saldırılarla cehenneme çevirmeye çalışmaları gibi
gözdağı eylemlerine girişmekte ve
“daha ileriye gitmeyin” demektedir.
Soruşturmanın seyrine göre bu eylemler devam edecek veya şimdilik
duracaktır. Son örneklerini teşkil eden Balıkesir Altınova ve
benzeri yerlerde sivillere, Aktütün Karakolu'nda askerlere,
Diyarbakır'da polislere yönelik peşpeşe düzenlenen saldırılar, 12
Eylül öncesinde başarılan sağ-sol kavgasının günümüzde Türk-Kürt
kavgası şeklinde başarılmaya çalışıldığını, kışkırtmaların çok
sırıtmasına rağmen bunun yapılmasının ise iç-dış, türk-kürt,
sağ-sol, asker-sivil gibi birbirine karşıt unsurların birlikte
çalıştıkları statükocu kontrgerillacıların çok zor durumda
olduklarını göstermekte. Yıllarca Meclis'teki komisyonlara ifade
vermeye tenezzül bile etmeyen General Veli Küçük gibi önemli
elemanlarını feda etmeyi göze almaları da kontrgerillacıların köşeye
sıkıştığını, şiddetle çırpınmakta olduklarını ve bu telaş yüzünden
iyice planlayıp örtemedikleri sırıtan hata dolu operasyonlar
yürütmekte olduklarını, en az hasarla kapandan kurtulmaya
çalıştıklarını gösteriyor. Benzer durum İtalya'daki Gladio
soruşturması sırasında yaşanmış, soruşturmayı engelleme girişimleri
dolaylı ve doğrudan devreye sokulmuştur. Belki de yıllar önce, 1980
öncesi başbakanlığı döneminde Kontrgerilla ve Özel Harp Dairesi
(ÖHD) iddialarının üzerine somut şekilde giden, kendisine Çiğli
Havaalanı'nda suikast girişiminde bulunulan Bülent Ecevit'in,
“Özel Harp Dairesi'nin sivil
uzantısının açığa çıkarıldıklarında girişebilecekleri tehlikeli
tertiplerden duyduğu korku”
, bugünkü çılgınca katliam tertiplerini en çarpıcı şekilde anlaşılır
kılan, Ergenekon soruşturmasının aslında nerelere kadar tırmanması
gerektiğine ışık tutan ilk ve en üst düzey net açıklamadır.
Ecevit'in başbakanı olduğu hükümetin koalisyon ortağı Necmettin
Erbakan'ın, Uğur Mumcu cinayeti üzerine, bilinen ama kolayca ve
normal koşullarda söylenemeyen gerçeği, onbinlerce kişi “Kahrolsun
Kontrgerilla!” diye haykırırken dile getirdiği:
“Türkiye'de Özel Harp Dairesi var. Bunların CIA'nın
emrinde olduğunu, birçok provokasyonda bulunduğunu biliyoruz. Uğur
Mumcu'nun öldürülmesine benzer birçok cinayet profesyonelce işlendi. Bu
cinayetlerin Özel Harp Dairesi'nin marifeti olduğunu biliyoruz.”
sözleri de diğer bir net açıklamadır.
Evet bir örgüt tasfiye ediliyor, adı Ergenekon, ama tıpkı
Susurluk'taki gibi kısıtlı tasfiyeden başka bir şey değil bu. Evet
bu da bir şeydir, güzeldir şüphesiz. Ama asıl örgüt, asıl beyin veya
beyin takımı şu an dışarıda, işinde gücünde insanlar görünümündedir.
Muhtemelen çok yakından tanınan kişiler olup ellerini kollarını
sallayıp gezinmekte, halka karşı yürütecekleri yeni operasyonları
planlamaktadırlar. Boş durmayı sevmezler. Yani kendimizi
kandırmayalım, bu iş bitti demeyelim. Yukarıda işaret ettiğimiz ÖHD
kaynaklı örgütü ve bunların yurt sathına yaydıkları, gerçek amacı yurt
savunması ve yurdumuz işgale uğradığında öğrendikleri, “ortalığı
karıştırma, dış düşmana terör uygulama ve böylece halkın direnişini
örgütleme, moral verme, dış düşmana karşı direnişi başlatma”
gibi görevler üstlenmiş ve bu amaçtan sapmayan,
ÖHD'nin sivil uzantısı gizli gerillaları istisna edelim.
Ama bu amacını unutup kendi halkını, müslüman insanımızı, kürt
insanımızı iç düşman olarak görüp, 12 Eylül darbesini
olgunlaştırmak için aynı silahla hem sağcı hem solcu vuran,
kahvehane tarayan, bombalama eylemleri yapan, darbe şartlarını
olgunlaştıran, Atabeyler Grubu gibi Başbakan'a suikast planları
yapan, Şemdinli'de PKK kitapçısını bombalayıp PKK yaptı süsü veren,
Güneydoğu'da PKK'ya karşı mücadele ederseniz hapisten firarınızı
sağlarız, yakalanırsanız da sizi tanımıyoruz deriz diye MHP'lileri
yönlendiren, ister tam ister yarı resmi isterse de gayrı resmi gizli
devlet görevlilerinin oluşturduğu gizli gerillaları ne yapalım,
onları unutalım mı, bu dosya kapansın mı? Biz istesek de bu dosya
kapanmaz. 100 yıldır ittihat terakki komitacılarını konuşuyorsak bir
100 yıl sonraki nesillerimiz hala bu gizli kontrgerilla örgütünü
konuşmalı mı? Susurluk'ta sınırlı tasfiye oldu da dosya kapandı mı,
hayır. Tam demokrasi tam demokratik kontrol mekanizması kurmak
zorundayız. Düşüncesini, yaşam tarzını beğenmediği kendi halkını iç
düşman görüp örgütlü terör ve şiddet uygulayanları en şiddetli
cezalarla cezalandırıp sindirmedikçe, var olan tüm örgütlenmeleri
dağıtmadıkça bu dosya hep açık kalacaktır. İnşallah o meş'um dosyanın
kapandığı günleri gelecek nesillere kalmadan bizler de görürüz!..
Abdullah Harun, (27 Temmuz 2008),
son güncel.: (13 Ekim 2008)
K
ontrgerilla,
Gladio, Özel Harp Dairesi, Nato, askeri darbeler, 12 Eylül öncesi-sonrası,
siyasi terör
olayları, sonuncusu Uğur Mumcu'yu hedef alan faili meçhul siyasi cinayetler,
Başbakan Ecevit'e, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yönelik suikast girişimleri...
Tüm bu sözlerle ülkemizin karanlık bir yönü anlatılıyor. Yeraltında birşeyler
oluyor, ama ne ?..
1990 yılında İtalya'da patlak veren Gladio skandalı ve o
sıralarda ülkemizde işlenmekte olan laiklik cinayetleri bu konuyu pek yoğun
şekilde gündemimize soktu.
Birileri için şok edici bir gelişmeydi. Suçüstü yakalanmışlardı, açıkça itiraf
etmeseler de!.. Skandal patladıktan sonra kısa süre içinde tüm Nato üyeleri,
ülkelerinde Gladio uzantılarının bulunduğunu kabul ettiler, bir tek
Türkiye
hariç. Oysa Nato'nun en hassas kanadı bizdik ve en kanlı ve yoğun faili meçhul
siyasi terör olayları bizim ülkemizde meydana gelmişti. Buna rağmen pişkinlikle
örtbas edildi. Olası bir dış güç işgaline karşı terör uygulamak için eğitilenler
mi yaptı terörü yoksa maceracı gençler mi, bir yazarın dediği gibi?..
Buradaki bilgiler yeni değil, daha önce yayınlanmış bilgilerin
tekrarı. Basılı medyada yayınlanmış bu bilgiler. Ama internet ortamının
getirdiği mühim bir avantaj var, o da karşılıklı etkileşim. Bu sitenin bir
amacı da bu. Eleştirilerde ve katkılarda bulunabilirsiniz. Eksik ya da hatalı
gördüğünüz bilgiler hakkında görüş belirtebilirsiniz.
Bizi izlemeye devam edin...
Abdullah Harun
13 Ağustos 2001
En iyi görüntü Internet Explorer 1024 x 768 veya tercihen üstü ile izlenir.
Mozilla Firefox 2.0 ve üstü ile de büyük ölçüde uyumludur.